DÜNYA - 21 Mart 2025 Cuma 12:07 | Son Güncelleme : 21 Mart 2025 Cuma 12:10

Tunus Cumhurbaşkanı Said, Başbakan Maddouri'yi görevden aldı

A
A
A
Tunus Cumhurbaşkanı Said, Başbakan Maddouri'yi görevden aldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, göçmen akınının artması ve ekonominin kötüleşmesi nedeniyle Başbakan Kamel Maddouri'yi görevden alarak yerine Sara Zaafarani'yi atadı.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Başbakan Kamel Maddouri'yi görevden aldı. Sahra Altı Afrika ülkeleri üzerinden göç akışının artması ve ekonominin kötüleşmesi nedeniyle görevden alındığı belirtilen Maddouri'nin yerine Sara Zaafarani başbakan olarak atandı. Said, dün akşam saatlerinde atamanın ardından yeni başbakanı Zaafarani’yi kabul etti. Said görüşmede Zaafarani'ye hükümet çalışmalarının koordinasyonunun arttırılması ve Tunus halkının beklentilerinin karşılanması için tüm engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Tunus’ta iki yıldan daha az bir sürede üçüncü başbakan olarak atanan ve mühendis olan Zaafarani, 2021'den bu yana Ekipman ve İskan Bakanı olarak görev yapıyordu.
Geçtiğimiz ay Maliye Bakanı Sihem Boughdiri'yi de görevden alan Cumhurbaşkanı Said, son aylarda bakanların performansını sert bir şekilde eleştirerek, çoğunun gerekli standartları karşılamadığını ve Tunus halkının beklentilerinin yüksek olduğunu belirtmişti.

Şeker, pirinç ve kahve gibi temel gıda ürünlerinde kıtlığa yol açabilecek ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya olan Tunus’ta ekonomik büyüme geçtiğimiz yıl yüzde 1.4 olarak kaydedilmişti. Tunus’ta ayrıca binlerce Sahra Altı Afrikalı göçmenin İtalyan kıyılarına ulaşmak için ülkeye akın etmesi nedeniyle göçmen krizi yaşanıyor. Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, 2021’de "ülkenin tehlikede olduğu" gerekçesiyle dönemin başbakanını görevden almış, parlamentonun yetkilerini dondurmuştu. Muhalefet Said’in aldığı kararları darbe olarak nitelendirmişti.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Limonda hasat sonu: Kadınların yoğun mesaisi sürüyor Türkiye’nin limon deposu Mersin’in Erdemli ilçesinde hasat sonuna yaklaşılırken, yüzde 70’ini kadınların oluşturduğu ayrıştırma ve paketleme tesislerinde mesailer yoğunlaştı. Türkiye’de yaş sebze ve meyve üretiminde önemli bir yere sahip Mersin’de limon hasadının sonuna gelindi. Limon deposu olarak bilinen Erdemli ilçesinde hem hasatta hem de tesislerdeki ayrıştırma ve paketleme de binlerce tarım işçisi çalışıyor. Eylül ayı ile birlikte hasadın başladığı bölgede Mart ayında sezon bitme aşamasına geliyor. Toplanan limonlar iç ve dış piyasaya satılırken, önemli bir bölümü de yazın tüketilmek için soğuk hava depolarına alınıyor. Binlerce ailenin ekmek yediği limonun yetiştirilmesinden, hasadına, ayrıştırmasından paketlemesine kadar ki bölümde çalışanların yüzde 70’ini ise kadınlar oluşturuyor.Geçen yıl sezonda bahçede kilogramı 5 ile 10 TL olan limon, bu sene 35 ile 50 TL arasında alıcı buldu. "Bir çok ülkeye ihraç ediliyor" Limon deposu Mersin’de hasat sonuna geldiklerini belirten üretici esnaflardan Murat Topal, son hasatların yapıldığını ancak tesislerde yoğun mesainin sürdüğünü söyledi. Topal," Hasat edilen depoya alınan ürünler tesiste tek tek ayrıştırılıp başta yurt içinde İstanbul’dan Diyarbakır’a Van’dan Ankara’ya kadar yurdun her yerine gönderiliyor.Bunun yanı sıra Balkanlar’dan Rusya’ya ve Orta Doğu‘ya bir çok ülkeye ihraç ediliyor" dedi. Bölgede yaklaşık 1 milyon ton limon üretimi yapıldığına dikkat çeken Topal, Mersin’in Türkiye’de limon üretiminde birinci sırada yer aldığının altını çizdi. Kadınların üretimdeki önemine de vurgu yapan Topal," Limon üretiminde dalından sofraya kadar olan süreçte kadınlar yoğun mesai harcıyor. Narenciye paketleme fabrikalarında çalışan ve istihdam ettiğimiz personelin yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor" diyerek sözlerini tamamladı. Limon hasadı yapan kadınlar, artık son bahçelere girdiklerini yaklaşık 10-15 gün daha kesim işleri yapacaklarını söyledi. Limon ayrıştırma ve paketleme de çalışan kadınlarda, bölgedeki her evden bir kadının mutlaka üretimde yer aldığını söyledi. Kadınlar," Ailemizi, çocuklarımızı geçindirmek kolay değil. Kadınlar olarak üretimde yer alıp çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Malatya Kayısıda kritik bakım dönemi başladı Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, kayısı ağaçlarında tomurcukların kabarma dönemine girildiğini belirterek üreticilere doğru zamanda bakım ve ilaçlama yapılması uyarısında bulundu. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan kayısı üretiminde mevsimsel olarak önemli bir döneme girildiğini belirterek özellikle tomurcukların şişme ve çiçeklenme sürecinin başlamasıyla birlikte bahçe bakımlarının büyük önem taşıdığını söyledi. Üreticilerin bakım ve ilaçlama dönemleri konusunda Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirmeleri yakından takip etmeleri gerektiğini ifade eden Özcan, süreçte doğru zamanda yapılacak uygulamaların ürün kalitesini doğrudan etkilediğini kaydetti. Kayısıda tomurcuk kabarma döneminin ardından çiçeklenme ve meyve bağlama sürecinin başlayacağını belirten Özcan "Önümüzdeki yaklaşık iki aylık süreç kayısı üretimi açısından en kritik dönemlerden biri. Bu süreçte rutin bakımların doğru zamanda yapılması ve ilaçlamaların zamanında gerçekleştirilmesi gerekiyor" dedi. Yaş kayısı ihracatında en önemli sorunlardan birinin ilaç kalıntıları olduğunu belirten Özcan, üreticilerin ruhsatlı ilaçları ziraat mühendislerinin denetiminde ve yetkili bayilerden temin etmeleri gerektiğini söyledi. Kontrolsüz ve zamansız ilaç kullanımının kayısıya faydadan çok zarar verebileceğini kaydeden Özcan, özellikle pestisit kalıntılarının ihracatta sorun oluşturduğunu ifade etti. Düşük rakımlı bölgelerde çiçeklenmenin Mart ayı ortalarında başlayabileceğini aktaran Özcan, Doğanyol, Kale ve Eski Malatya bölgelerinde tomurcukların kabarmaya başladığını söyledi. Geceleri havanın kısmen soğuk seyrettiğini buna paralel gündüz sıcaklıklarının ise artmaya başladığını kaydeden Özcan, üreticilerin bakım süreçlerini iklim şartlarını dikkate alarak yürütmeleri gerektiğini ifade etti. Nisan ayının ortalarından itibaren meyve oluşumunun belirginleşmesini beklediklerini belirten Ramazan Özcan yeni sezonda iyi bir rekolte hedeflediklerini ifade ederek, "Bu yıl hem kuru kayısı hem de yaş kayısı ihracatında hedeflerimiz yüksek. 100 bin ton ihracat hedefimizin üzerine çıkmayı planlıyoruz" diye konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır’da kolon kanserine dikkat çekmek için sunumlar gerçekleştirildi Diyarbakır’da Memorial Hastanelerinde kolon kanserine dikkat çekmek için sunumlar yapıldı. Memorial Diyarbakır ve Memorial Dicle Hastanesinde düzenlenen etkinliklere hastane yöneticileri, doktorlar, çalışanlar ve vatandaşlar katıldı. Konferans salonunda yapılan konuşmalarda kolon kanserinin dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olduğuna dikkat çeken doktorlar, hastalığın gelişim süreci ve korunma yolları hakkında detaylı sunumlar yaptı. Sunumların ardından açıklamalarda bulunan Memorial Sağlık Grubu Direktörü Abdurrahman Aktaş, mart ayının kolon kanseri farkındalık ayı olduğunu söyledi. Bunun rengi olarak da maviyi, gökyüzünün ve denizin mavisini seçerek hayata ve canlılığa vurgu yaptıklarını belirten Aktaş, çünkü erken teşhise en fazla olumlu yanıt veren kanser türlerinden biri kolon kanseri olduğunu dile getirdi. Aktaş, Memorial olarak sadece sağlığın tedavi edici yönünü değil, aynı zamanda kitlelerde sağlık farkındalığının, sağlık okuryazarlığının ve bilinçlenmenin de oluşmasına dair sorumluluk gördüklerini belirterek, "Her ne kadar bugünlerde deniz ve gökyüzü maviliğinden savaşlarla bir renk kaybetmiş olsa da insanımızın rengi sağlıkla buluşup erken teşhisle hayata bağlansın diyoruz" dedi. Gastroenteroloji Uzm. Doç. Dr. Nurettin Tunç ise kolon kanserinin dünyada en sık görülen üçüncü kanser ve dünyada kansere bağlı ölümlerin en sık ikinci sebebi olduğuna değinerek, "Dünyada en sık ölüm sebebi meme kanseri iken, ikincisinde kolon kanseri var. Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Gastroenteroloji Derneği’nin önerileriyle 45 yaşını geçen her vakada bu açıdan kolonoskopi taraması önerilmekte. Şuna dikkat çekmek istiyorum; özellikle hiçbir şikayeti olmayan hastalarda da tarama amacıyla kolonoskopi tetkiki önermekteyiz" diye konuştu. Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzm. Musluh Hakseven de, mart ayının kolon kanseri farkındalık ayı olduğunu, bu kapsamda ülke genelinde ve dünya genelinde çeşitli etkinlikler yapıldığını kendilerinin de bu kapsamda kendi hastalarıyla farkındalık toplantısı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Hakseven, "Kolon kanseri yaşı gittikçe küçülmekte. Eskiden 50 yaşında taramaya başlarken, şu an kolon kanseri için tarama yaşı 45’e çekildi. Dolayısıyla gittikçe artan bir hastalık yüküyle karşı karşıyayız. Bizim elimizdeki en önemli silah da bunu erken tespit etmek. Hastalık bulgu verdiğinde, semptom başladığında; şişkinlik, kanama gibi şikayetler ortaya çıktığında artık gecikmiş oluyoruz. Bu nedenle erken dönemde mutlaka tarama yapmak gerekiyor. Hiçbir şikayet olmasa bile kolonoskopi yapılması lazım. Ailede kanser öyküsü varsa, kanser öyküsü olan hastanın kardeş ve anne-babasında taramayı özellikle o hastanın tanı yaşından 10 yıl öncesine kadar indirmek gerekiyor. Bazen sendromik durumlar da olabiliyor, ırsi durumlar gibi. Bu durumlarda taramalar 25-30 yaşlarına kadar başlayabiliyor. Dolayısıyla tarama burada en hayat kurtarıcı şey" şeklinde konuştu.
Tunceli Tunceli’de akran dayanışması Tunceli’de akran dayanışması ve akran nezaketi kapsamında etkinlikler düzenlendi. Türkiye’de akran zorbalığı sıkça gündeme gelirken Tunceli’de öğrenciler arasında dayanışma ve nezaketin ön plana çıktığı anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri, Özel Eğitim Meslek Okulunda eğitim gören akranlarını ziyaret ederek birlikte vakit geçirdi. Cumhuriyet Ortaokulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Rabia Kaya, Cumhuriyet Ortaokulu müzik öğretmeni Cem Mercan ve Özel Eğitim Meslek Okulu öğretmenlerinden Umut Bayoğlu’nun katkılarıyla yapılan etkinlikte öğrenciler hediyeleşti, birlikte şarkılar söyledi, sohbetler etti, pasta kesti. "İyi insan yetiştirme hedefine uygun olarak zorbalığı ortadan kaldırırız" Etkinlikte hakkında bilgi veren bulunan Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse akran zorbalığının son bulması için herkese görev düştüğünü belirtti. Müdür Karaköse, "Akran nezaketi ve akran dayanışmasını ön plana çıkartmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili içerikler üretmeye, projeler oluşturmaya çalışıyoruz. Bugün de bir okulumuzda bir etkinlik var. Bu okulumuz özel öğrencilerimizin devam ettiği bir okul. Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri akranlarını ziyaret etti, karşılıklı hediyeleştiler, tanıştılar, şimdi de sohbet ediyor ve planlar yapıyorlar. Biz şunu oluşturmaya çalışıyoruz; doğru iletişim kanalları oluşturularak çevrede, evde, okulda, bizler eğer doğru ortamlar oluşturursak Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin temel hedeflerinden biri olan iyi insan yetiştirme hedefine uygun olarak zorbalığı ortadan kaldırırız diye düşünüyoruz. Bunun için de toplumun tüm kesimlerine görevler düşüyor. Evde anneye, babaya, okulda yöneticilere, öğretmenlere, çevrede esnafa, vatandaşlara kadar herkes bu konuda bilinçli olursa, sorumluluk sahibi olursa istemediğimiz üzücü olayları yaşamayız ya da en aza indiririz diye düşünüyoruz" diye konuştu. "Birbirimizden farklı olmamız bir arada olamayacağımız anlamına gelmiyor" Cumhuriyet Ortaokulu öğrencilerinden Nizara Keskin, "Özel arkadaşlarımızla birlikte eğlenmek için burada şarkılar söyledik, birkaç etkinlik yaptık, onlara hediyeler getirdik. Çok mutlu olduklarını düşünüyorum. Ayrıca onlar da bizi buraya davet ederek çok hoşgörülü davrandı. Çok teşekkür ederim. Kardeşlik çok önemlidir. Birbirimizden farklı olmamız bir arada olamayacağımız anlamına gelmiyor. Hep beraber çok daha iyi bir dünya olabiliriz" dedi. Cumhuriyet Ortaokulu öğrencilerinden Ali Rojat Gül ise, "Türkiye’de akran zorbalığı yüksek bir şekilde devam ediyor. Tunceli’de çok fazla nüfus olmadığı için böyle şeyler görünmüyor ama biz okulda da akran zorbalığı yapmama ve akran zorbalığı nedir konularında derslerimizi işliyoruz. Arkadaşlarımıza karşı bu zorbalıkları uygulamamalıyız" şeklinde konuştu. Etkinliğe Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, Tunceli Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kaya, çok sayıda öğretmen ve öğrenci katıldı.
Gümüşhane Türkiye’de en düşük rakımda sadece Gümüşhane’de görülüyor Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Gümüşhane’nin sarp ve geçit vermez kayalıklarında yaşam mücadelesi veren çengel boynuzlu yaban keçilerinin (Şamua) büyüleyici görüntülerini kamuoyuyla paylaştı. "Sarp Kayalıkların Ustaları" başlığıyla servis edilen video, Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü görevlisi Yusuf Özkan tarafından dronla kayda alındı. Türkiye’nin en düşük rakımlı yaşam alanı Uzmanlar, Gümüşhane’yi diğer illerden ayıran en önemli özelliklerden birisinin normal şartlarda çok yüksek rakımlarda yaşamaya alışkın olan çengel boynuzlu dağ keçilerinin, Türkiye’de yalnızca bu bölgede bu kadar düşük rakımlara inerek yaşamını sürdürebilmesi olduğunu belirtti. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda, görüntülerin "belgesel tadında" olduğu vurgulanırken, yaban hayatının korunması ve izlenmesi konusundaki kararlılık dile getirildi. Görüntülerde keçilerin sarp kayalıklar üzerindeki rahat hareketleri ve doğal ortamlarındaki huzurlu halleri detaylıca görülüyor. Gümüşhane’nin yaban hayatı envanteri açısından kritik önem taşıyan bu tür, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından titizlikle korunuyor. Gümüşhane’nin turizm potansiyeline katkı sunması beklenen bu tür görüntüler, şehrin doğa fotoğrafçıları ve yaban hayatı meraklıları için bir cazibe merkezi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Koruma altındaki bu türlerin yaşam alanlarının bozulmaması için yetkililer denetimlerini aralıksız sürdürüyor.