TEKNOLOJİ - 04 Kasım 2021 Perşembe 10:01

Türk bilim insanları 2 yeni deniz canlısı keşfetti: Dünya literatürüne girdi

A
A
A
Türk bilim insanları 2 yeni deniz canlısı keşfetti: Dünya literatürüne girdi

Bilim insanlarınca Marmara Denizi ve Karadeniz’de yapılan çalışmalar sonucu bugüne kadar keşfedilmemiş 2 yeni deniz canlısı türü dünya literatürüne kazandırıldı. Yapılan keşif uluslararası bir bilim dergisinde yayınlanarak duyuruldu.

Sinop Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güley Kurt Coşkun ve öğrencisi Dr. Sevgi Kuş ile Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melih Ertan Çınar tarafından, ülkemizin Karadeniz ve Marmara Denizi kıyılarında dağılım gösteren Nephtyidae (Annelida) familyası üyeleriyle ilgili kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Çalışma sonucunda saptanan 6 poliket türünden iki tanesi bilim dünyası için ilk kez adlandırılıp tanımlandı. Türlerden birisi tip lokalitesi olan “Sinop” şehrine atfen Nephtys sinopensis, diğeri ise Türkiye’ye atfen inermonephtys turcica olarak isimlendirildi.

Çalışmayla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Güley Kurt Coşkun, “Bizim bu yaptığımız çalışma poliket türlerinin taksonomisiyle ilgiliydi. Çalışma doktora öğrencim Sevgi Kuş’un tez çalışması kapsamında toplanan örneklerden gerçekleşti. Bilim dünyası için 2 yeni tür tanımladık. Bunlardan bir tanesi nephtys sinopensis, diğeri inermonephtys turcica olarak tarafımızca adlandırıldı” dedi.

Türk bilim insanları 2 yeni deniz canlısı keşfetti: Dünya literatürüne girdi

Poliket türlerinin genel özelliklerinden söz Doç. Dr. Kurt Coşkun, “Poliketler denizlerde yaşayan, tatlı sularda da temsilcileri olan ama yoğun olarak denizlerde dağılım gösteren deniz tabanında yaşayan omurgasız canlılar. Bunlar deniz tabanında en sığ bölgelerden, derin deniz çukurlarına kadar olan bölgelerde dağılım gösteriyorlar. Çok çeşitli bir yaşam döngüsüne, yaşam stratejisine sahipler. O kadar çok türe sahip olmaları poliketleri bizim de değişik alanlarda değerlendirmemizi sağlıyor. Bunlara örnek verecek olursak kirlilik izleme çalışmalarında poliketleri indikatör türü olarak kullanıyoruz. Onun dışında poliketler yine akua kültürde canlı yem olarak kullanılıyor. Olta balıkçılığında balık yemi olarak kullanılan türleri de var” diye konuştu.

Türk bilim insanları 2 yeni deniz canlısı keşfetti: Dünya literatürüne girdi

300 istasyondan gelen örnekler incelendi
Geniş kapsamlı bir işe imza attıklarını belirten Dr. Sevgi Kuş ise, “Bu aslında benim doktora tezimin küçük bir parçası. Benim doktora tezim Karadeniz, Marmara, Ege ve Levant denizinin bütün kıyılarından 300 istasyonu içeren oldukça kapsamlı bir çalışma oldu. Bu materyalleri de Marmara’da TÜBİTAK 1001 çalışması, diğer denizlerde de yapılan TÜBİTAK çalışmaları ve en büyük kısmını da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ‘Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme’ projeleri kapsamında alınan materyallerden elde ettik. Bu vesileyle de ilgili kurumlara çok teşekkür ediyorum. Küçük bir parçasını sadece Marmara ve Karadeniz’i içeren bir çalışma yaptık. Burada tanımladığımız birçok farklı tür de vardı ancak bunlar daha önce bilinen türler. Bunların içinde Marmara için yeni bir kayıt vardı. Nephtys sinopensis ve inermonephtys turcica ise bilim dünyası için yeni tanımlandı” şeklinde konuştu.

Türk bilim insanları 2 yeni deniz canlısı keşfetti: Dünya literatürüne girdi

Sinop ve Türk’ün adını duyurdu
Yapılan keşiflerin Türkiye’nin biyoçeşitliliğine katkı sağladığını belirten Dr. Kuş, “Nephtys sinopensis tip lokalitesi Karadeniz olduğu için ismini Sinop’tan alıyor. Birazda burada yaşadığım, eğitimimi burada aldığım için böyle bir isim vermek istedik. Diğer inermonephtys turcica ise Marmara, Ege denizi ve levant denizine dağılımı olan bir tür. Onun ismi de Türk isminden geliyor. Yeni bir tür bulmak bizim çalışmalarımızda olukça değerli bir şey. Bunlardan biri olmak beni de çok mutlu etti. Çalışmalara yine devam edeceğiz. Türkiye’nin biyoçeşitliliğine oldukça katkı yapacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Yapılan çalışma ve keşifler hazırlanan makale ile hayvan taksonomisi alanındaki saygın uluslararası dergilerden Zootaxa'da yayımlandı.

Ünsal Karka

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Mehter tartışmalarının hedefi olan okul yönetiminden açıklama: "Suç duyurusunda bulunacağız" Denizli Zübeyde Hanım Anaokulu’nda 23 Nisan kutlamalarında mehter marşının yarıda kesildiği yönündeki iddiaları yalanlayan okul aile birliği, görüntülerin kasıtlı olarak kurgulandığını savunarak suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Denizli Zübeyde Hanım Anaokulu’nda düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında, "Mehter marşının yarıda kesildiği" yönündeki iddialar kamuoyunda gündem oldu. Tartışmalar üzerine bir basın toplantısı düzenleyen okul aile birliği yönetimi, iddiaları yalanladı. Açıklamada, kutlama programının büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildiği ve hiçbir sınıfın gösterisinin yarıda kesilmediği vurgulandı. Mehter marşı eşliğinde gerçekleştirilen gösterinin 3 dakika 13 saniye sürdüğü belirtilirken, gösterinin alkışlarla tamamlandığı, müziğin tekrar çalmaya başlaması nedeniyle sıradaki gösteri için müdahale yapıldığı savunuldu. İddiaları kesin bir dille yalanlayan, görüntülerin kasıtlı olarak kesildiğini belirterek, sorumlularla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Okul Aile Birliği Başkanı Özlem Erdemir, ?"Mehter marşı eşliğindeki gösteri 3 dakika 13 saniye sürmüş ve başarıyla tamamlanmıştır. Ancak gösteri bittikten sonra müzik tekrar çalmaya başlayınca, program akışı gereği çıkış müziğine geçilmiştir. Sosyal medyaya servis edilen videolar, gösteri bittikten sonraki anları kapsayan kurgulanmış görüntülerdir. Bir sendika şube başkanı, şahsi sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla okulumuzu ve idarecileri hedef gösterdi. Bu tür asılsız haberlerin halkı kin ve nefrete sürüklemektedir. Söz konusu şahıs hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağız" dedi. Veliler ise okul müdürü ve yöneticilerine destek vererek, okul yönetiminin milli ve manevi değerlere bağlı olduğunu, kısıtlı imkanlara rağmen okul bünyesinde mescit alanı oluşturulduğunu ve Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yardım faaliyetleri düzenlendiğini ifade etti.
Bursa BUÜ’de Türkçenin geleceği konuşuldu Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen 11. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi, 3 gün boyunca Türkçenin öğretiminde yapay zekâ, ölçme-değerlendirme ve uluslararasılaşma başlıklarını akademik gündeme taşıdı. Yurt içi ve yurt dışından 200’ü aşkın akademisyeni buluşturan kongrede, Türkçenin dünya dili olma hedefi ve dijital çağda dil öğretiminin geleceğini ele aldı. Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) ile Eğitim Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "11. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi", Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde 24-26 Nisan tarihlerinde gerçekleşti. Programın açılış bölümünde; ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alparslan Okur ile ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel konuşma yaptı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Türkçenin uluslararası standartlarda ölçülmesini sağlayacak olan Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDTS) üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Dilin gücünün akademik nitelikle ölçüldüğünü belirten Ersoy, e-YDTS’nin Türkçenin prestijini artıracak somut bir adım olduğunu ifade etti. Bu sınavın sadece teknik bir süreçten ibaret olmadığını, Türkçe öğretimine gönül veren akademisyenlerin bilgi birikimi ve emeğiyle şekillenmiş milli bir değer olduğunu vurgulayan Ersoy, sertifikaların uluslararası tanınırlığı için üniversite yönetimlerinin desteğinin kritik önem taşıdığını hatırlattı. Kurum olarak her türlü teknik desteği sunmaya hazır olduklarını dile getiren Ersoy, Türk diline hizmet etmekten duyduğu gururu paylaşarak sözlerini tamamladı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, bir araştırma üniversitesi olarak böylesine önemli bir bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Günümüzde yapay zekânın tüm alanlarda olduğu gibi dil öğretiminde de merkezi bir rol oynamaya başladığını belirten Kırıştıoğlu, eğitim süreçlerinde bu teknolojilerden maksimum düzeyde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin uluslararası öğrenci hedefleri doğrultusunda Türkçenin stratejik önemine değinen Kırıştıoğlu, özellikle "gönül coğrafyası"ndaki gençlerin kendi ülkelerinde Türkçe öğrenmelerinin bu süreci kolaylaştıracağını vurguladı. Kongrenin akademik çıktılarının tam metin olarak basılacak olmasının bilim dünyası için ayrı bir kazanç olduğunu hatırlatan Kırıştıoğlu, tüm katılımcıların verimli bir süreç geçirmesini diledi. Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alparslan Okur ise Türkçenin dünya genelindeki yaygınlığına dikkat çekti. 11 yıl önce başlatılan bu bilimsel yolculuğun Türkçeyi bir dünya dili yapma ülküsüyle sürdüğünü belirtti. Günümüzde sadece dijital bir nesille değil, her adımı yapay zekâya sorgulatan "dijital ötesi" bir kuşakla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Okur, bu yeni nesle yönelik dil eğitiminde teknolojinin hızına ayak uydurmanın akademik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Herhangi bir ticari kaygı gütmeden, tamamen Türkçeye hizmet etme gayesiyle hareket ettiklerini dile getiren Okur, kongrenin ev sahibi BUÜ’ye ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel, Türkçenin Orhun Kitabeleri’nden günümüze kadar devam eden gelişim sürecini merkeze aldığı konuşmasında, ülkemizin uluslararası arenadaki gücünün dilimize olan talebi artırdığını vurguladı. Dil öğretiminde teknolojinin önemli bir rolü olduğunu ifade eden Demirel, kongre odağını yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme konularına çevirdiklerini belirtti. Dijitalleşen dünyada yeni uygulama örneklerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Demirel; organizasyonun mutfağında büyük emek veren Kongre Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Erdem Hamaratlı başta olmak üzere, BUÜ Rektörlüğüne, destek veren kurumlara ve bilimsel katkı sağlayan tüm paydaşlara şükranlarını sundu. Toplamda 123 bildirinin kabul edildiği, yurt içinden ve yurt dışından 200’ün üzerinde akademisyen ile uzmanın katılım sağladığı kongre, yapılan sunumların ardından sona erdi. Türkçenin öğretimine dair yenilikçi yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı etkinlik, akademik bildirilerin tamamlanmasıyla noktalandı.
Ankara Başkentin tarihi dokuları dijital enstalasyonuyla Ankara Uluslararası Marka Buluşmaları’nda yer aldı Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında kurulan "Doku Ankara Immersive Video Space", başkentin binlerce yıllık tarihini dijital enstalasyonla ziyaretçilere sundu. ATO’nun "Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor" mottosu ve "Braind Conference" temasıyla ATO Congresium’da düzenlediği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, fuar ve deneyim alanlarıyla da büyük ilgi gördü. Bu alanlardan biri de ATO’nun 2026 takviminde de yer alan "Doku Ankara"nın dijital enstalasyonu oldu. "Doku Ankara Immersive Video Space" adıyla kurulan 150 metrekarelik deneyim alanında, Ankara’nın binlerce yıla yayılan tarihi dokuları dijital enstalasyonu görsel bir şölen olarak izleyicilere anlatıldı. Başkentin taşta, ahşapta, motifte, kumaşta dönemin mekan anlayışı, estetik dili ve yaşam kültürünün dokularla dijital ekranda görünür hale getirildiği projede, Ankara’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ahi Şerafeddin (Arslanhane Camii) ile Gordion Mezarı ve Ankara Evleri de yer aldı. Doku Ankara’nın deneyim alanının Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın büyükelçiden rektöre, yaşlılardan gençlere kadar tüm kesimler tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, şunları söyledi: "2026 yılı hem ’Türk Dünyası Başkenti’ olması, hem de NATO toplantısının Ankara’da yapılacak olması nedeniyle başkentimizin uluslararası arenada görünür olacağı bir yıl. Biz de 2026 yılı takvimimizle, kadim Ankara’yı tarihinin dokusu ve yine tarihimizden bize miras kalan minyatür sanatıyla tanıtmayı amaçlamıştık. Ankara’yı binlerce yıllık tarihin derinliklerinden süzülerek gelen dokularla anlatmak farklı ve ilgi çekici olmuştu. Doku Ankara, 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın ’yapan zeka ve yapay zeka’ konseptine uygun bir şekilde dijital ekrana bir deneyim alanı olarak aktarıldı. Frigler’den Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan binlerce yıllık tarihinin izlerini ses ve ışık gösterisi olarak izlemek gerçekten heyecan verici bir deneyim oldu. Gelen yorumlardan ve alanın önündeki sıralardan da büyük ilgi gördüğünü söyleyebiliriz."
Denizli Halk oyunları şöleni Buldan’da izleyenleri mest etti Halk Oyunları Kulüpler Grup Şampiyonası, 25 Nisan Cumartesi günü Buldan İlçe Spor Salonu’nda gerçekleşti. Gün boyunca süren performansların ardından düzenlenen törenle dereceye giren ekiplere ödülleri takdim edildi. Denizli Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile Halk Oyunları Federasyonu Denizli Temsilciliği organizasyonunda düzenlenen Halk Oyunları Kulüpler Grup Şampiyonası, 25 Nisan Cumartesi günü Buldan İlçe Spor Salonunda gerçekleşti. Farklı illerden gelen 16 kulüpten 25 ekibin performanslarını sergilediği yarışmalar tribünleri dolduran izleyicileri büyüledi. Halk Oyunları yarışmalarına sporcu aileleri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İlçe Spor Salonunda tribünleri dolduran seyirciler ekiplere tezahürat ve alkışlarla destek verdi. Seremoninin ardından ekipler; Geleneksel Düzenlemeli ve Geleneksel Düzenlemesiz Dal’da Minikler, Yıldızlar, Gençler ve Büyükler kategorilerinde sırayla sahne aldı. Halk Oyunları yarışmalarında Minikler, Yıldızlar, Gençler ve Büyükler kategorilerinde 25 ekipten toplam 600 sporcu yarıştı. Sahne alan ekiplerin uyum ve performanslarına göre Halk Oyunları milli hakemlerinden oluşan jüri tarafından puanlama yapıldı. Gün boyu süren yarışmalar sonunda yapılan ödül töreniyle derece elde eden ekiplere kupa ve madalyalarını Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, Gençlik Spor İl Müdürlüğü Yurt Hizmetleri Müdürü Tekin Kazak, Buldan Gençlik Spor İlçe Müdürü Tayfur Öztepe ile federasyon yetkilileri takdim etti. Kategorilerinde şampiyon olan ekipler, illerini Halk Oyunları Kulüpler Türkiye Şampiyonası’nda temsil etmeye hak kazandı. Denizli’den 7 ekip Türkiye Şampiyonası’nda Halk Oyunları Bölge Finali’nin ardından Denizli’yi Türkiye şampiyonasında temsil edecek ekipler de belli oldu. Minikler Düzenlemeli Dal’da Vali Recep Yazıcıoğlu İlkokulu SK, Yıldızlar Düzenlemesiz Dal’da Destan Halk Oyunları SK, Gençler Düzenlemeli Dal’da Kale Belediye SK ve Gençler Düzenlemesiz Karma’da Hemdem SK şampiyonaya katılma hakkı kazandı. Büyükler kategorisinde ise Düzenlemesiz Kadın dalında Destan Halk Oyunları SK, Düzenlemesiz Erkek dalında Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesi SK ve Düzenlemesiz Karma dalında İndigo Kültür Sanat Dans SK Denizli’yi temsil edecek. Dereceye giren kulüpler ise; Minikler Düzenlemeli Dalında, 1’inci Vali Recep Yazıcıoğlu İlkokul Sk. 86.00, 2’inci Aydın Ayhot Sk. 84.20, Yıldızlar Düzenlemeli Dalında; 1’inci Elifname SK 88.00, 2’inci Grangaz Dans Sanat 87.80, Minikler Düzenlemesiz Dalında; Uşak Gül Gençlik SK. 86.60, 2’inci Tavas Birlik SK 86.00, Yıldızlar Düzenlemesiz Dalında; 1’inci Destan Halk Oyunları SK 88.00, 2’inci Aydın Ayhot SK 86.60, Gençler Düzenlemeli Dalında; 1’inci Kale Belediye SK 88.00, 2’inci Aydın Aydans SK 88.00, Gençler Düzenlemesiz Kadınlarda; 1’inci Karanfil Kültür Sanat SK 89.40, 2’inci Abalım SK 87.20, 3’üncü Zeyyah SK 86.60, Gençler Düzenlemesiz Erkek; 1’inci Ayhot SK 88.40, 2’inci Kale Belediye SK 87.80, Gençler Düzenlemesiz Karma; 1’inci Hemdem SK 86.20, Büyükler Düzenlemeli Dal; 1’inci 7 Eylül Efeler SK 86.40, Büyükler Düzenlemesiz Kadın: 1’inci Destan Halk Oyunları SK 88.60, 2’inci Aydın Büyükşehir Belediye SK 87.40, Büyükler Düzenlemesiz Erkek; 1’inci Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesi SK 89.80, 2’İnci Uday Akademi SK 88.00, Büyükler Düzenlemesiz Karma: 1’inci İndigo Kültür Sanat Dans SK 87.80, 2’inci 7 Eylül Efeler SK 87.40 oldu.