TEKNOLOJİ - 19 Mart 2022 Cumartesi 09:43

Türkiye, uzaydaki gücünü Washington’a taşıyor

A
A
A
Türkiye, uzaydaki gücünü Washington’a taşıyor

ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenecek olan dünyanın en büyük uydu fuarı Sattellite 2022’e bu yıl Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Türksat ve Profen firmaları ile birlikte katılarak çıkarma yapacak.

ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenecek olan dünyanın en büyük uydu fuarı Sattellite 2022’e bu yıl Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Türksat ve Profen firmaları ile birlikte katılarak çıkarma yapacak. Geçtiğimiz yıl hizmete giren Türksat 5A ve bu yıl hizmete girecek olan Türksat 5B başta olmak üzere 5’nci nesil uydularının gücü ile fuara katılacak Türksat, kendi üretimi olan PeycON anten ailesiyle fuarda boy gösterecek.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Yeni Nesil Elektrikli Haberleşme Uydusu, TÜRKSAT 6A ve GÖKTÜRK Yenileme uydu projeleriyle ABD’de görücüye çıkaracak. PROFEN, Nspector serisi spektrum analizörleri, PTA serisi taşınabilir anten ile XY kaideli anten sistemlerinin yanı sıra uydu yer istasyonları, veri merkezleri, sinyal işleme ve dağıtma gibi merkezlerin monitör, kontrol ve yönetimine olanak tanıyan “Visionic” gibi Ar-Ge ürünleri ile fuarda yer alacak.

Fuar 22 - 24 Mart tarihleri arasında

Dünyanın en büyük uydu üreticileri ve uydu operatörlerini bir araya getiren Satellite 2022 Fuarı 22-24 Mart tarihleri arasında ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenecek. Otuz yılı aşkın süredir uydu teknolojileri endüstrisinden üst düzey yöneticiler, mühendisler, hükümet yetkilileri ve ticari müşterileri bir araya getirerek sektörün sorunlarına ortak çözümler aranan etkinlikte bu yıl dijitalleşme ve yenilikçilik çağında endüstrinin geleceği ve yeni iş fırsatları tartışılacak. Sektörün en önemli oyuncularının yer alacağı fuarda Türkiye; uydu ve uydu sistemleri alanında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, TÜRKSAT, ve PROFEN ile çıkartma yaparken geliştirdikleri çözümlerle trilyon dolar büyüklüğe sahip sektörden daha büyük pay almayı hedefliyor.

Türkiye’nin uydu ihracatçısı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii kabiliyetlerini sergileyecek

Yer Gözlem ve Keşif Uyduları, Haberleşme Uyduları projeleri ile sahip olduğu Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde uyduların ve milli sistemlerin test faaliyetlerini gerçekleştiren Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, milli uzay sistemlerinin yerli olarak geliştirilmesi ile tasarım verilerinin yanında test verilerinin de ülkede kalmasını sağlıyor. Türkiye’nin milli uzay programına katkı sunan ve geçtiğimiz yıl ilk uydu ihracatını gerçekleştiren Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin, 2024 yılında teslim edilecek bu uydusu Ka Band’da HTS olarak adlandırılan yüksek veri çıkış kapasitesine sahip olacak ve tümüyle elektrikli itki sistemi ile donatılacak.

Savunma Sanayii Başkanlığı’nın GÖKTÜRK Yenileme Uydusu Geliştirme Projesi ile Türkiye’nin yüksek çözünürlüklü görüntüleme ihtiyacının karşılanmasında ana yüklenici olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, Türkiye'nin Yerli Milli İlk Haberleşme Uydusu TÜRKSAT 6A’dan edindiği kabiliyetleri de fuarda uluslararası katılımcıların beğenisine sunacak. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii iştiraki olan GSATCOM ile 2019 yılında geliştirmeye başladığı yüksek çıkış gücüne sahip, tümüyle elektrikli yeni nesil haberleşme uydu ailesine yönelik görüşmeler de gerçekleştirecek.

Türkiye, uzaydaki gücünü Washington’a taşıyor

Kotil: “Tam bağımsız uzay ekosistemi için çalışıyoruz”

Satellite Show 2022 fuarı hakkında görüşlerini paylaşan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil yaptığı açıklamada “Havacılıkta olduğu gibi uzay sistemleri projelerinde de ülkemizin öncü şirketi olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Satellite Show 2022, dünya genelinde bu sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve ülkemizin bu alandaki geldiği son durumu dünya kamuoyuna aktarmak için önemli bir fırsat. Uzay alanında ülkemizin ihtiyaçlarını milli ve yerli imkanlarla karşılamanın ötesine geçerek, bu alanda ilk ihracatı 2021 yılı içerisinde gerçekleştirdik. Ülkemiz artık havacılık ve uzay alanında dünyanın sayılı ülkelerinden biri ve daha yeni başladık diyebiliriz. Uzay alanında gerçekleştireceğimiz daha çok projelerimiz var. Tam bağımsız havacılık ve uzay ekosistemi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Satellite Show 2022, dünya genelinde bu sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve ülkemizin bu alandaki geldiği son durumu dünya kamuoyuna aktarmak için önemli bir fırsat” dedi.

Türksat 5B Dünya’ya Açılıyor

Türksat, fuara hareketli araçlar için denizde ve karada uydu aracılığıyla ekonomik, kesintisiz hizmet olanağı sağlayan ve Türksat tarafından üretimi yapılan SOTM (Satcom On The Move) antenleri olan HidrON, TerrON ve AerON’un yarı sıra sırtta taşınabilir Manpack çözümü MicrON ile yerini alacak. Türksat, ayrıca geçen yıl hizmete giren beşinci nesil haberleşme uydusu Türksat 5A ve yine bu yıl yaz aylarında hizmete girecek olan Türkiye’nin en güçlü uydusu Türksat 5B ile yerli ürünlerine yönelik görüşmeler de gerçekleştirecek. Program kapsamında Türksat, özellikle yerli ve milli olarak ürünleriyle hedef pazarlardaki etkinliğini artırmayı, yeni pazarlara açılarak, faaliyet alanlarında sahip olduğu birikimini ülke dışında gerçekleştireceği yeni projelerle sınırları aşmayı planlıyor.

Ertok: “Türksat, en güçlü ve güvenilir sağlayıcı”

Türksat Genel Müdürü Hasan Hüseyin Ertok, Türksat’ın da uydu sektörü için en kalabalık ve en yüksek gelirli bölgede yer aldığına işaret ederek, Türksat’ın MENA ve Ortadoğu bölgesinde satcom çözümleri için en güçlü ve en güvenilir sağlayıcı olduğuna dikkat çekti. Ertok, “Yeni nesil GEO uyduları gelişen kapasiteleri ve yükselen kullanım ömürleri ile potansiyelleri artıyor. Su kapsamda Türkiye’nin yeni nesil haberleşme uydusu Türksat 5B’yi de yakın zamanda hizmete alacağız. 5B ile hem verilen hizmetler hem de uçtan uca iş modelleri artacak. Satellite 2022, bu kapsamda artan kapasitemizi ve gücümüzü sektörün önde gelenlerine ve kamuoyuna aktarmamız açısından büyük öneme sahip” dedi.

PROFEN, Yeni Nesil Anten Çözümleri, Visionic ve Nspector ile ABD’de

Uydu Haberleşme, Telekomünikasyon & Veri Merkezi, Savunma teknolojilerinde alanında lider firmalardan PROFEN, ulusal ve uluslararası ihtiyaçlara cevap verebilecek, milli imkanlarla geliştirilen sabit ve mobil X/Y ve Az/El Anten Sistemleri, Sabit ve Mobil Telemetri Yer İstasyonu çözümlerini sergileyecek. Uydu yer istasyonları ve veri merkezlerinin gözlem, kontrol ve yönetiminde kullanılan “Visionic” ürünün en yeni sürümüne de fuarda yer verecek olan PROFEN, PTA serisi Taşınabilir Antenler ve Gerçek Zamanlı Spektrum Analizörü “Nspector” ürünlerini de katılımcıların beğenisine sunacak.

Havuzlu: “Dünyayla rekabet edebilir durumdayız”

Satellİte 2022 hakkında açıklamalar yapan PROFEN CEO'su Önder Havuzlu, “Türkiye'nin uydu sistemleri ve yer istasyonları alanında milli üreticisi konumunda olan PROFEN olarak, milli imkanlarla geliştirdiğimiz anten sistemlerimizi, dünya çapında sektör öncülerinin bir araya geleceği Satellite 2022'de sergileyeceğiz. Tasarımından üretimine ve Ar-Ge süreçlerine kadar tamamen yerli mühendislikle geliştirdiğimiz ürün ve hizmetlerimizle dünya ile rekabet edebilir bir konumdayız. Ülkemizin uzay ve havacılık alanındaki yetkinlikleri her geçen gün artıyor ve Türkiye bu noktada küresel bir oyuncuya dönüşüyor. Satellite 2022'de ülkemizin bu alanda öncü şirketleriyle birlikte Türkiye'yi temsil etmekten memnuniyet duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.

Ali Nargüner
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul Milletvekilleri, cuma günleri sahaya inerek vatandaşlarla buluşuyor AK Parti İstanbul Milletvekilleri, her hafta cuma günü İstanbul’un üç bölgesinde esnaf, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarla bir araya geliyor. "Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul" anlayışıyla yürütülen saha programlarında talep, öneri ve beklentiler yerinde dinleniyor. AK Parti İstanbul Milletvekilleri, her hafta cuma günü İstanbul’un üç bölgesinde gerçekleştirdikleri saha programları kapsamında vatandaşlarla buluşmayı sürdürüyor. Her hafta İstanbul’un farklı ilçelerinde düzenlenen programlarda İl Başkanı Abdullah Özdemir, milletvekilleri ve teşkilat üyeleri; esnaf, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar, çarşı ve pazar esnafıyla bir araya gelerek talep, öneri ve değerlendirmeleri yerinde dinliyor. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen saha çalışmalarında, şehrin farklı bölgelerinde eş zamanlı ziyaretler gerçekleştiriliyor. Programlarda mahallelerin ihtiyaçları, ilçe bazlı öncelikler ve vatandaşların gündeminde yer alan konular doğrudan sahada ele alınıyor. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın NSosyal hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda, "Sadece konuşan değil; dinleyen, anlayan ve çözüm üreten bir anlayışla sahadayız. Esnafımızla bereketi, hanelerimizde muhabbeti, STK’larımızla ortak aklı, milletimizle güçlü yarınları konuşuyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" ifadelerine yer verildi. "Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul" sloganıyla sürdürülen saha programlarının, her hafta cuma günü İstanbul’un 39 ilçesinde düzenli olarak devam edeceği belirtildi.
Manisa Demirci 2. El Oto Pazarı kapılarını açtı Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen 2. El Oto Pazarı, ilk gününde yoğun katılımla kapılarını açtı. Çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar ve galerici esnafının akın ettiği pazar, bölgenin yeni ticaret merkezi olma yolunda önemli bir adım attı. Demirci Belediyesi’nin ilçeye ekonomik hareketlilik kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği proje kapsamında, açık pazaryeri alanı 2. El Oto Pazarı olarak hizmete sunuldu. Vatandaşların araç alım-satım işlemlerini daha düzenli ve profesyonel bir ortamda gerçekleştirmesini amaçlayan pazarda, ilk gün adeta izdiham yaşandı. Komşu il ve ilçeler Demirci’de buluştu İlçede bir ilk olma özelliği taşıyan pazara yalnızca Demirci’den değil; Selendi, Gördes, Köprübaşı gibi Manisa ilçelerinin yanı sıra Balıkesir’in Sındırgı ve Kütahya’nın Simav ilçelerinden de çok sayıda vatandaş katıldı. Geniş bir coğrafyaya hitap eden pazar, bölgedeki ikinci el araç ticaretinin yeni merkezi olarak öne çıktı. Demirci Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, pazarda standardizasyonu sağlamak amacıyla araç sahiplerine üzerinde marka, model, kilometre, takas ve vade seçeneklerinin yer aldığı bilgi kartları dağıttı. Araçların camlarına asılan bu kartlar sayesinde alıcılar için daha şeffaf bir alışveriş ortamı oluşturuldu. Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de pazar alanında devriye gezerek güvenliği sağladı. Vatandaşlara dolandırıcılık olaylarına karşı uyarılarda bulunan ekipler, bilgilendirici broşürler dağıttı. "İlçemize ekonomik dinamizm kazandıracağız" Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, AK Parti İlçe Başkanı Nurullah Akgün ve MHP İlçe Başkanı Ümit Kanyılmaz ile birlikte pazar alanını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Vatandaşlarla sohbet eden Başkan Kara, satıcı ve alıcıların taleplerini dinledi. Başkan Kara yaptığı açıklamada, "İlçemizde önemli bir eksikliği daha gidererek 2. El Oto Pazarı’nı hizmete açtık. Amacımız vatandaşlarımızın güvenli ve düzenli bir ortamda ticaret yapmasını sağlamak. Katılımın bu denli yoğun olması bizleri memnun etti. Tüm esnafımıza hayırlı ve bereketli kazançlar diliyorum" dedi. Demirci Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İrfan Aksu ise pazarın ilçe ekonomisine katkı sağlayacağını belirterek, "Bu organizasyon ilçemizde ticari hareketliliği artıracak önemli bir adım oldu" diye konuştu. Gördes’ten gelen vatandaşlardan Cengiz Çakmak da pazarın konum avantajına dikkat çekerek, "Birçok ilçenin ortasında yer alıyor. Her hafta kurulması bölge ekonomisine ciddi katkı sağlar" ifadelerini kullandı. İlk gününde çok sayıda araç satışının ve takas işleminin gerçekleştirildiği Demirci 2. El Oto Pazarı’nın, önümüzdeki süreçte her hafta pazar günleri düzenli olarak kurulması ve bölgedeki ticari sirkülasyonu artırılmasının hedeflendiği öğrenildi.
Malatya Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ülkemiz, dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ülkemiz bugün 208 üniversitesi, yaklaşık 187 bin akademik personeli ve 7 milyona yaklaşan öğrenci kapasitesiyle dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" dedi. Anadolu Mektebi Vakfı’nın okuma hareketinin 15’inci yılı sebebiyle düzenlenen ‘Okuma, Eğitim ve Kültür Çalıştay’ kapanış toplantısı, Başkent Öğretmenevi Hitit Salonu’nda düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Tanıtım sunumuyla başlayan program, kürsü konuşmaları ile devam etti. "40’ı aşkın ilde ve yaklaşık 15 ülkede yürütülen faaliyetler, okuma kültürünü yaşayan ve yaşatan güçlü bir ekosistem haline gelmiştir" Gönüllü bir hareket olarak 2012 yılında temelleri atılan oluşumun, bugün Türkiye’nin dört bir yanında ve uluslararası arenada binlerce gence rehberlik ettiğini belirten Yılmaz, "40’ı aşkın ilde ve yaklaşık 15 ülkede yürütülen faaliyetleri, ortaokuldan lise düzeyine uzanan programları ve her yıl yüzlerce panelde binlerce gencin söz aldığı üretken yapısıyla, okuma kültürünü yaşayan ve yaşatan güçlü bir ekosistem haline gelmiştir. Mustafa Kutlu okumalarında 368 panelde bin 385 konuşmacının, Tarık Buğra okumalarında 259 panelde bin 50 konuşmacının, Cengiz Aytmatov okumalarında ise 154 panelde 615 konuşmacının yer alması, bu yapının ulaştığı boyutları ve yaygınlığı ortaya koymaktadır" diye konuştu. Cevdet Yılmaz, öğrencilerin seçkin yazarların eserleri üzerinden derinlikli bir okuma ve düşünme sürecine dahil olduğunu, edindikleri birikimi yazı ve sunumlarla ifade ederek entelektüel üretime katıldıklarını belirtti. Bu sayede gençlerin köklü bir edebiyat ve fikir mirasıyla buluştuğunu vurgulayan Yılmaz, Anadolu Mektebi’nin okuyan, düşünen ve kendini ifade edebilen bireyler yetiştiren önemli bir eğitim ortamı sunduğunu dile getirdi. Gençlerin, Yunus Emre’den Cengiz Aytmatov’a, Necip Fazıl’dan Cemil Meriç’e uzanan köklü bir fikir ve edebiyat mirasıyla derinlikli bir temas kurduğunu ve düşünce dünyalarını besleyen güçlü bir istikamet kazandıklarını dile getiren Yılmaz, "Bu yönüyle Anadolu Mektebi, gençlerimizi okuyan, düşünen, yazan ve söz söyleyen bireyler olarak yetiştiren gerçek bir mektep hüviyeti taşımaktadır. Bu sistemli okuma disiplini, gençlerimizin zihinsel kapasitesini artırırken onlara güçlü bir şahsiyet kazandırmaktadır. Kendi kültürel havzasından beslenen evlatlarımız, edindikleri bu birikimle yarının Türkiye’sini inşa edecek bir öz güvene kavuşmaktadır. Zira bu öz güvenin ve fikri derinliğin kaynağı, asırlık birikimimizi bugüne taşıyan dilimiz ve edebiyatımızdır. Türk edebiyatı, milli şuurun inşasında ve canlı tutulmasında en güçlü dayanaklarımızdan biridir. Asırlar boyunca milletimizin hafızasını, değerlerini ve istikametini kelimelerle yoğurarak bugüne taşımıştır. Bu eserlerle kurulan bağ, gençlerimizin aidiyet duygusunu perçinlemekte ve onları köklerinden kopmadan geleceğe hazırlamaktadır. Bu zeminde yetişen nesiller, tarihine vakıf, sorumluluk duygusu yüksek ve milletinin istikbaline yön verme iddiası taşıyan vakur bir duruş sergilemektedirler" açıklamasında bulundu. Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan Maarif Model ile Türkçenin öğretimini; dil bilinci, düşünme becerisi ve milli-kültürel kimliğin inşası açısından stratejik bir alan olarak ele alındığını vurguladı. Cevdet Yılmaz, eğitim modelinde dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin bir bütün olarak ele alındığını belirterek, okumanın analiz ve yorumlama gibi üst düzey düşünme süreçleriyle geliştirildiğini, yazmanın ise öğrencinin kendi düşüncesini üretip ifade etmesine dayandığını ifade etti. "Ülkemiz, dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" Türkiye, son 20 yılı aşkın dönemde yükseköğretim alanında hem erişim hem de kapasite bakımından önemli bir gelişim kaydettiğini söyleyen Yılmaz, "Ülkemiz bugün 208 üniversitesi, yaklaşık 187 bin akademik personeli ve 7 milyona yaklaşan öğrenci kapasitesiyle dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu. "Yapay zeka alanındaki gelişmeler, yükseköğretim sisteminin yeniden yapılanmasında belirleyici rol oynamaktadır" Cevdet Yılmaz, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Dijital dönüşüm ve yapay zeka alanındaki gelişmeler, yükseköğretim sisteminin yeniden yapılanmasında belirleyici rol oynamaktadır. Veri, günümüzde ekonomik ve akademik karar alma süreçlerinin merkezine yerleşmiş; veri analizi ve yapay zeka, tüm disiplinler için temel bir yetkinlik alanı haline gelmiştir." Veri Analizi Okulu’nun katılımcılara yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda analitik düşünme ve problem çözme becerileri kazandırdığını kaydeden Cevdet Yılmaz, programın veriye dayalı karar alma yetkinliği geliştiren yeni nesil bir eğitim modeli sunduğunu söyledi. Yılmaz, kütüphanelerin yalnızca sessiz çalışma alanları değil, gençlerin bir araya geldiği, kültürel ve sanatsal etkileşimin merkezinde yer alan canlı mekanlar olması gerektiğini belirtti. Bu anlayışın önemli bir örneği olarak Millet Kütüphanesi’ni gösteren Yılmaz, kütüphanelerin sosyal ve kültürel hayatın kalbinin attığı yerler haline gelmesinin önemine dikkat çekti. Okuma kültürünün eğitimde temel bir unsur olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Millet Kütüphanesi’nin bu anlayışın önemli bir örneği olduğunu vurgulayarak, yapılan çalışmaların gençlerin düşünce dünyasını güçlendirmesine katkı sağlamasını temenni etti. Program, toplu bir şekilde hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sonlandı.