GÜNDEM - 05 Eylül 2020 Cumartesi 23:02

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

A
A
A
Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

Sakarya’nın Kocaali ilçesinde Kürt kökenli mevsimlik tarım işçilerinin darp edildiği iddialarını bölgede çalışan diğer mevsimlik işçiler yalanlayarak, propaganda yapıldığını söylediler. Yaklaşık 10 senedir geldikleri ilçede çok sıcak karşılandıklarını belirten işçiler, çalıştıkları yerde bulunan vatandaşlar ile adeta bir aile gibi çalıştıklarını dile getirdiler.

Kocaali ilçesi Köyyeri Mahalles'nde 4 Eylül tarihinde mevsimlik tarım işçileri, iddiaya göre işveren ve köylüler ile aralarında çıkan tartışmanın ardından minibüsle şehirden ayrıldı. Bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde olay, ‘Kürt kökenli işçilere saldırı’ iddiaları ile gündeme geldi. Bölgede çalışan diğer mevsimlik tarım işçileri, olayın Türk-Kürt meselesi olmadığını, tarafların kendi aralarında yaşanan bir sıkıntıdan dolayı kavga ettiğini söylediler.

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

Tarafların kendileri arasında bir sıkıntıdan dolayı kavga ettiklerini belirten Kürt kökenli mevsimlik tarım işçisi 25 yaşındaki Seyfettin Bağlayan, yaşanan olayın çok üzücü olduğunu ifade ederek, bölgedeki yerli halkla aile gibi olduklarını vurguladı. 10 senedir geldikleri yerden memnun olduklarını dile getiren Bağlayan, “Mardin Derik’ten geldik, işçiyiz burada. Yaşanan olayı bizde duyduk ve çok üzüldük ama olayın aslı öyle değil, Türk-Kürt aynı. Biz buraya geldik ve herkesten razıyız, 10 seneden beri buradayım. İşçiyiz ve gidip geliyoruz, herkes ekmeğinin peşinde. Herkesten razıyız, öyle bir şey kesinlikle olmadı ve çok yanlış. Çok şükür işimiz var, fındık topluyoruz. 10 seneden beri buradayız ve böyle bir olay olmadı. Biz bir aileyiz, herkesi tanıyoruz ve onlar da bizi tanıyor. Kimse yanlış bilmesin. Hepimiz biriz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Hepimiz tekiz, bir sıkıntımız yok çok şükür” dedi.

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

"Hepimiz aynıyız, hepimiz Müslümanız"

59 yaşındaki Sıdıka Bağlayan, “Ben buradan razıyım. Patron iyi ve ağabeyimiz, babamız, kardeşimiz gibi. Biz bir aile olarak çalışıyoruz. 10 seneden beri biz buraya geliyoruz. Böyle bir sıkıntı olmadı ve biz böyle bir sıkıntı duymadık. Hepimiz aynıyız, hepimiz Müslümanız” diye konuştu.

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

"Biz burada memnunuz, aramızda yabancılık olmadı"

27 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Nazım Bağlayan, “Biz buraya çalışmak için geldik, 2 hafta oldu. Biz muhtarımız ve mahalleliden çok razıyız. İki tarafta aynı, biz sadece buraya çalışmak için geldik. Biz burada memnunuz, aramızda yabancılık olmadı. Aile gibi görüyoruz biz onları, biz onlardan, onlar da bizlerden razı” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

 

"Türk-Kürt ayrımı hiç olmadı bizde"

Aynı kaptan yemek yiyip su içtiklerini aktaran Köyyeri Mahallesi sakinlerinden Azem Uygun, “Yıllardan beri işçiler gelip gidiyor ve kardeş gibi yaşıyoruz. Aynı kaptan, aynı tastan yemek yiyip, su içiyoruz. Hiçbir sorunumuz yok. Kendi aralarında yaşanan bir sorundan dolayı kavga etmişler, daha sonrasında herkes yoluna gitmiş ama farklı bir şeyler ortaya çıkmış. Normalde hiçbir sıkıntı yok, bazen ağabey ve kardeşte kendi aralarında kavga ediyor ama barışabiliyorlar. Türk-Kürt kardeşlik konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Kocaali Köyyeri Mahallemizde yaşanan ve yanlış şekilde lanse edilen olay yok, kendi aralarında çıkan kavgadan dolayı kendileri tartışmışlar, yani bir sıkıntımız yok. Türk-Kürt ayrımı hiç olmadı bizde” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

"Kardeş gibi geçinip gidiyoruz"

Köyyeri Mahallesi'nde ikamet eden ve yaklaşık 35 tarım işçisi çalıştıran 41 yaşındaki Mehmet Doğan ise, olayın bazı yerlerde yanlış yönlere çekildiğini söyleyerek, “Mal sahibi ile işçiler arasında olmaması gereken bir olay, kimse istemez ama bunu yanlış yönlere çekmek isteyenler var sosyal medyada. Benim kendimin 30-35 tane işçim var. Hep beraber kardeş gibi geçinip gidiyoruz. Bunu başka mecralara çekmenin anlamı yok. Sakarya’yı kötülüyorlar ama Sakarya öyle kötü bir yer değil yani. Buraya gelen kişiler bizim işçimiz değil, yani bizim misafirimiz, kendi kardeşimiz gibi onlar. Bizim evimize, biz ise onların evine giderek çay içebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

Burak Can Tokyürek - Orkun Kaya - Sezgin Genç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Bulanık’ta örnek davranış: Para dolu cüzdan sahibine teslim edildi Muş’un Bulanık ilçesinde yaşayan Mehmet Güneş, yolda bulduğu ve içinde para, cep telefonu ile önemli evraklar bulunan çantayı emniyet güçlerine teslim etti. Olay, dün öğle saatlerinde Hastane Caddesi üzerindeki bir market yakınlarında meydana geldi. Yolda bir kadın çantası bulan Mehmet Güneş, çantanın içerisinde yaklaşık 3 bin TL, cep telefonu ve çeşitli evraklar olduğunu fark etti. Duyarlı vatandaş, vakit kaybetmeden Bulanık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek çantayı teslim etti. Emniyet ekipleri tarafından yapılan incelemede, çanta içerisindeki evraklardan sahibinin Malazgirt ilçesine bağlı Çiçekli köyünde ikamet eden Rozerin Eser olduğunu belirledi. Bunun üzerine Eser, Bulanık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne davet edildi. Bulanık İlçe Emniyet Müdürü Engin Arli’nin de katılımıyla gerçekleştirilen teslim işleminde, çanta resmi tutanakla sahibine verildi. Çantayı bulan Mehmet Güneş, "Yolda yürürken çantayı fark ettim. İçini kontrol ettiğimde önemli eşyalar olduğunu gördüm. Hiç düşünmeden en doğru yerin emniyet olduğunu bildiğim için direkt götürüp teslim ettim. Bu tür durumlarda herkesin aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Bulanık İlçe Emniyet Müdürü Engin Arli ise, "Vatandaşımız Mehmet Güneş’in sergilediği bu örnek davranış, toplumumuz adına gurur vericidir. Bu tür duyarlı hareketler hem güven duygusunu artırır hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Kendisine teşekkür ediyor, bu davranışın herkese örnek olmasını diliyoruz" diye konuştu. Çantasına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Rozerin Eser ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çantamı kaybettiğimde çok üzülmüştüm. İçinde önemli eşyalarım vardı. Emniyetten arayıp bulunduğunu söylediklerinde çok sevindim. Çantamı bulup teslim eden Mehmet Güneş kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Allah kendisinden razı olsun."
Ankara Rıza Kayaalp ve Güreş Milli Takımı yurda döndü Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olarak tarihi bir rekora imza atan Rıza Kayaalp Ankara’ya döndü. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 130 kiloda kazandığı altın madalyayla 13. Avrupa şampiyonluğuna ulaşarak rekor kıran Rıza Kayaalp ve beraberindeki güreş takımı yurda döndü. Milli güreşçileri Esenboğa Havalimanında kulüp yöneticileri, antrenörleri, çalışma arkadaşları ve aileleri Türk bayraklarıyla karşıladı. 1 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Grekoromen Güreş Milli Takımı Avrupa ikincisi oldu. 130 kiloda Rıza Kayaalp altın, 67 kiloda Murat Fırat gümüş, 72 kiloda Cengiz Arslan ve 63 kiloda Kerem Kamal ise bronz madalya kazandı. "Bu şampiyonanın benim için önemi kırılmaz denilen bir rekoru kırmaktı" Zorlu bir şampiyonayı geride bıraktığını kaydeden Rıza Kayaalp, "Bu şampiyonanın benim için önemi kırılmaz denilen bir rekoru kırmaktı. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu zafere ulaştım. 15. kez final yapıp, 13. kez Avrupa şampiyonu olarak grekoromen gibi zor bir branşta bunu elde eden ilk güreşçi olarak tarihe geçmek, ülkemizi temsil etmek bir Türk sporcusu olarak bunun olmasını sağlamak beni çok mutlu etti. Emeklerimin karşılığını almış oldum. Şükürler olsun. Aslında çıkıp güreşmek kolaydı. 2023’te en son Avrupa şampiyonluğumu kazanmıştım. 12. kez kazanarak o zaman egale etmiştim ama ondan sonraki süreçte çok şey geçti başımdan. Bu süreçte hiçbir zaman yılmadım. Bıktığımız zamanlar oldu ama bu küçük yavrumun duası beni her zaman ayakta tuttu. Ona bir söz vermiştim. Tekrar şampiyon olacağım diye. Allah’a şükürler olsun, yılmadım. 4-5 aydır da neredeyse eve gidemedim. Çocuklarımdan ayrı kaldım, ailemden ayrı kaldım. Bu rekoru ülkeme kazandırmak için elimden gelen bütün gayreti, çabayı gösterdim. Artık uzun yıllar boyunca Avrupa şampiyonluğu bir Türk güreşçide kalmış olacak. Bundan dolayı da çok mutluyum" diye konuştu. Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Kayaalp, dünyanın çocuklar için güzel bir yer olmasını diledi. Konuşmasının ardından kızına "Seni güreşte yenerim" diyen Kayaalp, kızından "Yenemezsin" cevabı aldı. Milli sporcu, kızının büyüyünce iyi bir sporcu olması temennisinde bulundu.
İstanbul Beykoz’da çocuklar bayramın tadını doyasıya çıkardı Beykoz Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında ilçede tam bir festival havası estirdi. Sahilde kurulan dev etkinlik alanında binlerce çocuk eğlencenin tadına varırken, dünya çocukları Beykoz’da kardeşlik köprüleri kurdu. Beykoz’da 23 Nisan kutlamaları, sabahın erken saatlerinde Beykoz Belediyesi 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda düzenlenen resmi törenle başladı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından program, Yücel Çelikbilek Gençlik Merkezi’nde devam etti. Beykoz Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ve ilçe protokolünün katılımıyla gerçekleşen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kutlama programında çocukların hazırladığı gösteriler büyük beğeni topladı. Resmi törenlerin ardından bayramın coşkusu, Beykoz Belediyesi’nin ev sahipliğinde sahil etkinlik alanına taşındı. Gün boyu süren etkinliklerde çocuklar için adeta bir özel bir dünya kuruldu. Şişme oyun gruplarında enerjilerini atan minikler, VR sanal gerçeklik gözlükleri, motosiklet ve Formula 1 simülasyonları ile teknolojik bir serüvene atıldı. At binme deneyimi yaşayan, basketbol makinesinde ter döken çocuklar, ebru, uçurtma, tuval boyama ve 23 Nisan temalı atölyelerde ise yeteneklerini sergiledi. 5 ülkeden dans grupları Beykoz’da Etkinlik alanındaki program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. 23 Nisan kutlamaları kapsamında Türkiye’ye gelen Almanya, Kırgızistan, Kosova, Bosna Hersek ve Kıbrıs halk dansları ekipleri, kendi kültürel ezgilerini Beykoz sahilinde sergiledi. Türk halk oyunları ekibinin de eşlik ettiği gösteriler, izleyicilerden büyük alkış topladı. "Sizler geleceğin mimarlarısınız" Gösterilerin ardından sahneye davet edilen Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, çocukların bayramını kutlayarak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyadaki tüm çocuklara armağan ettiği bu eşsiz bayramda sizlerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Beykoz Belediyesi olarak en büyük önceliğimiz, sizlerin gülen yüzüdür. Bugün sadece eğlenmiyoruz, aynı zamanda farklı ülkelerden gelen kardeşlerimizle bir gönül köprüsü kuruyoruz. Cumhuriyetimizin teminatı olan sizler, yarının güçlü Türkiye’sinin mimarları olacaksınız. Hepinizin bayramı kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından dünya çocuklarına katılım sertifikalarını takdim eden Başkan Vekili Gürzel, minik misafirlerle anı fotoğrafı çektirdi. Program, çocukların sevgilisi Kral Şakir Müzikali ve göz alıcı Bubble Show gösterileriyle kesintisiz devam etti. Beykoz’da sporla büyüyen nesiller 23 Nisan coşkusu sahil etkinliklerinin yanı sıra Beykoz Belediyesi Spor Müdürlüğü tarafından düzenlenen sportif organizasyonlarla ilçenin farklı noktalarına yayıldı. Alibahadır Mesire Alanı Mete Gazoz Okçuluk Tesisleri’nde "Hedef Tam Merkez: 23 Nisan Olimpik Okçuluk Turnuvası" kapsamında düzenlenen müsabakalarda "Minikler" ve "Yıldızlar" kategorisindeki sporcular, ata sporu okçulukta olimpiyat ruhunu Beykoz’a taşıdı. Geleceğin Mete Gazoz’larının yetişmesine imkân sağlayan turnuva, izleyenlerinden tam not aldı. Bayram heyecanının bir diğer adresi ise Kavacık Spor 15 Temmuz Şehitler Stadı oldu. Belediye bünyesinde organize edilen futbol etkinliklerinde bir araya gelen genç yetenekler, sportmenlik çerçevesinde hazırlık maçları gerçekleştirdi. Fiziksel gelişimi ve takım ruhunu destekleyen bu organizasyonlarla Beykozlu çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı hem sanatın hem de sporun birleştirici gücüyle kutlama imkânı buldu.