EKONOMİ - 16 Haziran 2019 Pazar 18:59

Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı belli oldu

A
A
A
Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı belli oldu

'Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2018’ araştırmasına göre ilk 1000 şirket önceki yıla göre 10,5 milyar artışla toplam 102,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Otomotiv sektörü zirveyi bırakmazken, Türkiye’nin ihracat lideri ise Ford Otomotiv oldu. İkinci sırada Toyota, üçüncü sırada ise Tofaş yer aldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 'Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı 2018' araştırması sonuçlarını açıkladı. Bu yıl 17’ncisi açıklanan 'Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2018’ araştırmasına göre ilk 1000’de yer alan şirketlerin toplam ihracatı 2017’ye göre 10,5 milyar dolar artışla 102,8 milyar dolara ulaşırken, toplam ihracattan aldıkları pay ise yüzde 61,2’ye yükseldi. İlk 500 şirketin ihracattaki payı yüzde 52,6’sı oldu.

Araştırma sonuçlarına göre Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. 5 milyar 683 milyon dolarlık ihracatla Türkiye’nin lider şirketi olurken, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş., 4 milyar 598 milyon dolarla ikinci, Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları A.Ş. ise 2 milyar 998 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı.

Bir önceki yıl 6’ncı sırada bulunan Kibar Dış Ticaret A.Ş., 2 milyar 720 milyon dolarlık ihracatla 4’üncü sıraya yükselirken, önceki yıl 12’nci sırada bulunan TGS Dış Ticaret A.Ş., 7 sıra birden yükselerek 2 milyar 591 milyon dolarla 5’inci sıraya yükseldi. 6’ncı sırada ise Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş., 2 milyar 467 milyon dolarlık ihracatla yerini aldı. Vestel Ticaret A.Ş., 2 milyar 255 milyon dolarla 7’nci, Arçelik A.Ş. ise 1 milyar 937 milyon dolarla 8’inci sıradaki yerini korurken, 9’uncu sırayı ise 1 milyar 784 milyon dolarla Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. elde etti. 10’uncu sırayı ise 1 milyar 544 milyon dolarla önceki yıla göre 1 sıra yükselen Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. aldı.

"2018 yılında küresel ticaret, 19,2 trilyon dolara ulaştı"

TİM Başkanı İsmail Gülle yaptığı açıklamada küresel ticaretin seyrinden bahsederek, "Yıllara göre seyrine baktığımızda 2018 yılında küresel ticaretin, 19,2 trilyon dolara ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek dünya cirosudur. Küresel ticaret rekor kırarken, dünyada 100 milyar dolar üzerinde yapan ülke sayısı da 37’den, 36’ya düşmüş durumda bulunuyor. İran’ın ihracatı 2018 yılında 100 milyar doların altında kalarak, bu sıralamanın altına düştü. 10 yıllık dönemde küresel ticaretteki ilk 5 sıralamasında da önemli değişiklikler olduğunu görüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Almanya’nın önüne geçtiğini, Fransa’nın ilk 5 içinden yerini Hollanda’ya bıraktığını görmekteyiz. 10 yıl öncesine göre, ülke sıralamalarını karşılaştırdığımızda Türkiye’nin yerinin değişmediğini görüyoruz. 2018 yılında ilk 5 ülke, küresel ticaretin neredeyse yüzde 40’lık kısmını gerçekleştirdiğini görüyoruz" dedi.

"2018 yılında cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat performansı, yüzde 7’lik artışla 168 milyar dolara ulaştı"
Gülle sözlerine şöyle devam etti: "Özel ticaret sistemi kapsamında yıllara göre baktığımızda 2018 yılında cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat performansı olan, yüzde 7’lik artışla 168 milyar dolara ulaştığımızı görüyoruz. Genel ticaret sistemine göre baktığımızda 2018 yılında bu rakamın yüzde 7,5 artışla 177 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Bilindiği üzere 2018 yılı aylık bazda tarihi rekorlar kırdığımız bir sene oldu. Tarihimizde 10 milyar doları aştığımız yıl 2007’iydi. 15 milyar dolar psikolojik sınırını da 2018 yılında aştık. 2018’in Mart ayında 15,6 milyar dolarla kırılan rekor rakamı, Ekim ayında 15,7 milyar dolarla egale ettik. İhracatın rekorlar yılı olan 2018’i aylık olarak incelediğimizde, sadece Haziran ve Ağustos aylarında daha önceki yıllarda rekor kırdığımızı görüyoruz. Kalan 10 aylık ihracat rekorlarını 2018 yılında kırmayı başardık. İhracatta çok önem verdiğimiz konulardan birisi de ihraç ürünlerimizin teknoloji yoğunluğudur. İhracatımızın yüksek teknoloji ürünlerinin durumu yıllara göre sabit kalırken, orta ve yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının yüzde 34,2 olduğunu görüyoruz".

"2018 yılında 1 milyar dolar üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 39’a çıktı"

Gülle, 2017 yılında 77 bin 730 olan ihracatçı sayısını, 2018 yılında yüzde 7,1 arttırarak 83 bin 286 ya çıktığını belirterek, "İhracat pazarlarımızdaki performanslara bakacak olursak, 2018 yılında 1 milyar dolar üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 39’a çıktı. Listeye Çekya, İsviçre, Libya, Portekiz, Hindistan ve Katar girerken; Türkmenistan’ın buradan düştüğünü görüyoruz. İller bazındaysa 1 milyar dolar üzerinden ihracat yapan il sayımızın geçtiğimiz seneyle aynı olduğunu görüyoruz. Sadece Trabzon yerini Eskişehir’e bıraktı" ifadelerini kullandı.

Geriye kalan sonuçlar ise şöyle:

Araştırma sonuçlarına göre sektörel değerlendirmede ilk sırada 154 şirketle hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, ikinci sırada 106 şirketle kimyevi maddeler ve mamulleri, üçüncü sırada ise 102 şirketle otomotiv sektörü yer aldı. İlk 1000’de yer alan ihracatçı şirketlerin İstanbul’dan Şırnak’a, Samsun’dan Osmaniye’ye 50 farklı ilde faaliyet gösteriyor olmaları da ihracatın Türkiye sathına yayıldığının en büyük göstergesi oldu. Şirketlerin 440’ı İstanbul merkezli iken, İstanbul’u 76 şirketle İzmir 67 şirketle Kocaeli izledi. Bölgesel dağılımda ise Marmara Bölgesi’nden 600, Ege Bölgesi’nden 146 ve İç Anadolu Bölgesi’nden 83 şirket listeye girmeyi başarırken, 7 coğrafi bölgemizde de İlk 1000 listesine girmeye hak kazanan firmaların olması dikkat çekti. İlk 1000 İhracatçı araştırmasında 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan şirket sayısı bir önceki yıla kıyasla 10’dan 13’e yükselirken, 100 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan şirket sayısı ise 145’ten 171’e yükseldi. 2018 yılında listenin en son sırasında yer alarak Türkiye’nin en çok ihracat yapan 1000. firması olan firma 21,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, bu rakam 2017’de 19,5 milyon dolar, 2016’da ise 18,2 milyon dolardı. İlk 1000 şirketin yüzde 66.3’ünün üretici ihracatçı şirketlerden oluştuğu dikkat çekti.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Anamur Koordinasyon Merkezi ile hizmetler tek çatı altında Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda insan odaklı hizmetlerini Anamur’da tek merkezde topladı. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Anamur Koordinasyon Merkezi, vatandaşların belediye hizmetlerine daha hızlı ve kolay ulaşmasını sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından daha önce atıl durumda bulunan bir yapı yenilenerek modern bir hizmet binasına dönüştürüldü. Anamur merkezde konumlanan koordinasyon merkezi, yalnızca ilçe sakinlerine değil, çevre ilçeler olan Bozyazı, Gülnar ve Aydıncık’ta yaşayan vatandaşlara da hizmet veriyor. Hizmetler 3 katlı binada toplandı Üç kısımdan oluşan binanın bodrum katında depo alanları ve Kedi Kısırlaştırma Merkezi yer alırken, zemin katta MESKİ işlemleri gerçekleştiriliyor. Aynı katta MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi ile Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi de bulunuyor. 15 derslikten oluşan kurs merkezinde farklı kademelerdeki öğrencilere eğitim verilirken, psikolog desteği almak isteyen öğrenciler MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezinde danışmanlık hizmetinden yararlanabiliyor. Binanın üst katında ise Mersin Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü (AYKOME), Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Zabıta Dairesi Başkanlığı ve Sosyal Hizmetler birimleri hizmet sunuyor. "Anamur ve yakın ilçelere hizmet veriyoruz" Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında inşaat mühendisi olarak görev yapan Enes Akkoç, koordinasyon merkezinin halkın talepleri doğrultusunda dizayn edildiğini belirterek, birden fazla birimin tek noktada toplandığını söyledi. Akkoç, "Daha önce atıl halde olan bu yapıda birçok birimi bir araya getirdik. Buradaki organizasyonla Bozyazı, Aydıncık ve Gülnar’a kadar birçok ilçenin Büyükşehir Belediyesi hizmetlerine erişimi sağlandı. Yakın zamanda şehir merkezinde bulunan otogar da binamızın bir parçası haline gelecek. Anamur ve yakın ilçelerdeki vatandaşlarımıza daha iyi hizmet verebilmek için projelerimize hız kesmeden devam edeceğiz" dedi. Vatandaşlardan tam not Emekli öğretmen Hüseyin Kovancı, hizmetlerin tek noktada toplanmasının büyük kolaylık sağladığını ifade ederek, "Vatandaş oradan oraya koşarken şimdi tek yerden işini halledip gidiyor. Gerçekten mükemmel. Çalışanların sıcakkanlı olması da çok önemli" diye konuştu. Merkezin fiziki koşullarını beğendiğini dile getiren Filiz Kutlay ise işlemlerini beklemeden tamamladıklarını belirterek, hizmetlerin bir arada sunulmasının önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Gaziantep Memurluğu bıraktı, şimdi dünya markalarına gelinlik dikiyor Gaziantep’te memur olarak görev yaptığı belediyeden istifa ederek açtığı iş yerinde ilk önce gelinlik satmaya başlayan ve daha sonra üretime geçen kadın girişimci Serpil Karuserci, dünya markalarına gelinlik üretiyor ve 32 ülkeye de ihracat yapıyor. 1974’te sınırlı imkanlarla üretime başlayan 65 yaşındaki Serpil Karuserci, el işçiliğine dayalı tasarım anlayışı ve kalite odaklı yaklaşımıyla kısa sürede hayalini gerçekleştirdi. Yıllar içerisinde istikrarlı büyüme gösteren hem üretim kapasitesini hem de tasarım gücünü artıran Karuserci, Türkiye’nin gelinlik sektöründeki güçlü temsilcilerinden biri haline geldi. 1970’li yıllarda Gaziantep Belediyesinde 5 yıl memur olarak görev yapan Karuserci, belediyede görev yaptığı dönemde mesai bitiminden sonra çocukluğundan beri ilgi duyduğu dikiş ve nakış kursuna katılmak için mahallelerindeki kız meslek lisesinin akşam kurslarına gitmeye başladı. 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştı Kursta dikiş, nakış ve tasarım alanında kendini iyice geliştiren Karuserci, 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştıktan sonra ilk çocuğunu dünyaya getirince istifa etti. Daha sonra ikinci çocuğunu dünyaya getiren Karuserci, çocukları büyüdükten sonra çocukluk hayalini gerçekleştirmek ve aile ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla kendi iş yerini kurmaya karar verdi. 1974’te 55 metrekarelik küçük bir butik açan Karuserci, evlenen ve nişanlanan kızlara gelinlik, abiye, kaftan kiralayarak ve satarak iş hayatına atıldı. Çevresinde tanınmaya başlayan ve işinde kendini iyice geliştiren Karuserci’nin hayatı Almanya’dan gelen gurbetçi bir ailenin kızının katalogda gördüğü ve çok beğendiği gelinliği sipariş vermesiyle değişti. Evde gelinlik dikmeye başladı Mağazasını işlettiği esnada evde de gelinlik dikmeye başlayan ve aldığı siparişin ardından evdeki dikiş makinesini iş yerine getiren Karuserci, ilk üretiminin ardından gelinlik üretimi yapmaya karar verdi ve zamanla seri üretime başladı. İlk olarak birkaç dikiş makinesi ve elemanla gelinlik ile abiye üretimine başlayan Karuserci, kısa sürede işleri artınca hem makine hem de elaman sayısını artırdı. Satış ve üretim yapmaya başladığı dönemde İstanbul’da moda tasarım eğitimi kurslarına katılıp sertifikalar alan, moda tasarım konusunda kendine özgü ve çok özel sezgilere sahip olan Karuserci’nin ürettiği gelinlikler çok beğenilmeye başladı. Kendi işinin patronu oldu Küçük ve butik bir mağazayı büyük bir endüstriye çeviren Karuserci, en büyük kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu’nu İngiltere ve İtalya’daki moda tasarım okullarında okuttu. Kızı Çağnur’u moda tasarım alanında yetiştiren Karuserci, hayallerini gerçekleştirmek ve genç kızların hayali olmak için atıldığı iş hayatında kendi işinin patronu oldu. Ürünlerine ilginin her geçen gün artması ve siparişlerin çoğalması üzerine işlerini büyütmek isteyen Karuserci, Şehitkamil ilçesinin Güvenevler Mahallesi’nde 3 bin 750 metrekarelik 7 katlı binada kendi işletmesini kurdu. Kendi markasıyla üretim yapıyor 51 yıldır kendisine ait iş yerinde gelinlik, abiye, nişanlık ve kaftan üretimi yapan Karuserci, büyük bir başarı ortaya koyduğu girişimcilik yolunda kendi markasıyla üretime devam etti. Her geçen gün vizyonunu genişleten bir bakış açısıyla kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu ile birlikte 100 kişiyi istihdam ettiği işletmesinde üretime devam eden Karuserci, Türkiye’nin en büyük perakende gelinlik mağazası, 7 bayisi, 46 ayrı şehirdeki 140’dan fazla satış noktasıyla aralarında dünya moda başkentlerini de barındıran 32 ülkeye yaptığı ihracatla, 2006 yılında temellerini attığı ve 54 ülkede uluslararası tescilli kendi markasıyla artık sektörün en bilinen firmalarından biri olmayı başardı. Kadınlara istihdam sağlıyor Çoğunluğu kadın çalışan olan 100 işçi ile ürettiği gelinlikleri, abiyeleri, nişanlıkları ve kaftanları Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok ülkeye ihraç etmeye devam eden Karuserci, kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen kadınlara da istihdam sağlıyor. Azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek olan, zor şartlar altında başladığı iş hayatındaki bu başarı hikayesi ile hayalini gerçekleştirmek isteyen kadınlara destek olan Karuserci, meslek hayatı boyunca girişimciliği nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan başta olmak üzere birçok kişi ve kurumdan onlarca ödül ile sertifika aldı. Kadın girişimci olarak kadınlara pozitif ayrımcılık yapan Karuserci, ürettiği gelinlikleri 32 ülkeye ihraç ediyor ve en çok ihracatı ise İtalya’ya yapıyor. İtalya’ya yılda 2 bin adedin üzerinde gelinlik gönderen ve 300 farklı modelde gelinlik üreten Karuserci, torunlarının da kendisi ve kızı gibi kadın girişimci olmasını istiyor. Uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil ediyor Küçük bir atölyede başlayan yolculuğunu bugün uluslararası ölçekte sürdüren ve Türkiye’nin gelinlik modasında yarım asrı geride bırakan Karuserci, markasını Gaziantep merkezli köklü bir moda evine dönüştürdü. Gaziantep’in üretim gücünü küresel moda sahnesine taşımayı başaran Karuserci, yarım asrı aşan tecrübesi, güçlü aile yapısı ve ihracat odaklı stratejisiyle faaliyetlerini sürdürüyor, girişimcilik ruhunu koruyarak Türkiye ekonomisine ve istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor. Her yıl ortalama 8 farklı ulusal ve uluslararası fuara katılarak koleksiyonlarını sektör profesyonelleriyle buluşturan Karuserci, Avrupa’dan Ortadoğu’ya ve Amerika’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. "Küçük bir butikle işe başladık" Küçükken bebeklerine gramafon kağıtlarından kıyafetler yaptığını belirten Serpil Karuserci, "Ben küçük yaşlarda bebeklerime kıyafetler dikerek işe başlamıştım. Eğitim sonrası belediyede çalışmaya başladım. Belediyede çalıştığım sırada akşamları bayanlar için kursların olduğunu duydum. Her akşam işten çıkınca kursa gidiyordum. Kursta dikiş, nakış ve el sanatlarını öğrendim. Sertifikalar cebimdeydi. Evlendikten sonra çocuklarım olunca çocuklarımı daha iyi yetiştirebilmek için belediyeden ayrılmak zorunda kaldım. Küçük bir butikle işe başladık. Çalışarak, emek vererek önce yurt içine daha sonra da yurt dışına ihracat yapmaya başladık. Çocuklarla birlikte işletmemizi bir aile şirketine dönüştürdük. Şu anda kızım Çağnur işin başında ve birlikte çalışıyoruz. Şirketimiz ikinci kuşak olarak devam ediyor. Kız torunlarımda inşallah üçüncü-dördüncü kuşak olarak şirketimizi devam ettirirler" dedi. "Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz" Annesinin izinden gittiği için çok mutlu ve gururlu olduğunu belirten Çağnur Karuserci Konukoğlu da, "Yaklaşık 51 yıllık olan bu markanın ikinci nesil ortaklarından biriyim. Annemden devraldığımız bu atölyeyi ikinci nesil olarak ben yürütüyorum. Bu meslek benim DNA’ma geçti. Çünkü yıllardır bu işin içerisinde yani atölye ortamında büyüdüm. Çocukluğumdan itibaren kumaşlarla bir aradaydım ve moda sektörünün içerisindeydim. O yüzden aslında benim için kaçınılmaz bir son gibiydi. Sıraların üzerine ortaokuldayken çizim yapıyordum. Her halde içten gelen bir sevgi diye düşünüyorum. O yüzden sonrasında okuluyla devam etmek, okulunda okumak benim için ekstra bu mesleğe katabileceklerimi gösteren bir yol haritası oldu. Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz. Biz annemin hayali olan bir butikten yola çıktık. Şu an 54 ülkeye de tescilli bir marka olmanın, 46 farklı ülkeye ihracat yapmanın gururunu yaşıyoruz. Annemin çocukluk hayali bir anda dev bir hikayeye dönüşmüş oldu. Bu da bizim için aile olarak gurur verici" diye konuştu.
Gaziantep Sadece Ramazan’da yapılan lezzet: Halep kahkesi Türkiye’nin ilk gastronomi şehri olan Gaziantep’te Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan, tadı, yapım aşamaları ve gördüğü ilgiyle dikkat çeken ’Halep kahkesi’, yılda sadece bu ayda yapılıyor. Yıllardır çocuklara oruç tutmayı sevdirmek amacıyla sadece Ramazan ayında yapılan bir tür simit olan "Halep kahkesi" veya "Ramazan kahkesi" özel aroması, tokluk hissini artırması ve damakta bıraktığı lezzetten dolayı tercih ediliyor. Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında On bir ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tezgahtaki yerini alan Halep kahkesi için mesai başladı. Gaziantep’in köklü lezzetlerinden biri olan, Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarında tercih edilen ve damakları şenlendiren Halep kahkesi, Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece Ramazan ayında yapılan, iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Halep kahkesi için ustalar büyük emek harcıyor. Un, şeker, zeytinyağı ve mahlep gibi maddelerle hazırlanan kahke, "Halep kahkesi" veya "Ramazan kahkesi" olarak da biliniyor. Fırınlarda yoğun mesai Gaziantep’te yüzyıllardır süregelen bir lezzet olarak bilinen ve bir tür simit çeşidi olan Halep kahkesi için simit imalathanelerinde ve fırınlarda yoğun mesai harcanıyor. Hummalı çalışmayla hazırlanan ve iftar saatinde de tezgaha çıkarılan Halep kahkesi için simitçilerin ve fırınların önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Gaziantep’in bu önemli lezzetini sadece Ramazan ayında bulabilen vatandaşlar, iftar saatine saatler kala sokaklarda kokusu yayılan kahkeyi almak için sıraya giriyor. Sokaklar mis gibi kokmaya başlıyor Ramazan boyunca her gün rağbet edilen kahkenin hazırlandığı ve tezgaha çıkarıldığı andan itibaren sokaklar mis gibi kokmaya başlıyor. Özel bir lezzet olarak sofralardaki yerini alan kahkenin tadına bakan vatandaşlar, aroması ve lezzetiyle damaklarda farklı bir tat bıraktığı için kahkeyi tekrar yiyebilmek için bir sonraki Ramazan ayını adeta iple çekiyor. Gaziantep’te sadece Ramazan ayı boyunca üretilen Halep kahkesinin iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer aldığını belirten simit işletmecisi Ömer Aksu, Halep kahkesinin 7’den 70’e herkesin severek iftar ve sahur sofralarında tükettiğini söyledi. "İftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez lezzetidir" Her yıl Ramazan ayında Halep kahkesine ciddi bir talebin olduğunu belirten Aksu, "Gaziantep’te 3 kuşaktır bu mesleği yapmaktayız. Ramazan kahkesi Şaban ayının son günlerinde üretime başlanıp Ramazan ayının son günlerine kadar üretilen bir üründür. Fırınlardan çıkan mahlep kokusuyla biz Gaziantepliler Ramazan’ın geldiğini hissederiz. İçerisinde bulunan un, su, yağ, mahlep ve şeker ile hem çok lezzetli bir ürün olup hem de uzun süre insanı tok tutar. Gaziantep’imizin iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez bir lezzetidir" dedi. "Gaziantep’e özgü Ramazan kahkesi haline gelmiştir" Halep kahkesinin geçmişinin Osmanlı dönemine dayandığını belirten Aksu, "Halep veya Ramazan kahkesini normal sıradan unlu mamul ürünleriyle karıştırmamamız gerekiyor. Çünkü çok meşakkatli bir üründür. Kahke akşam saatlerinde iftara saatler kala sıcak sıcak fırından çıktığından dolayı çoğu insanımız ’akşam kahkesi’ de demektedir. Bu da yine kahkenin taze tüketilmesi gerektiğini gösterir. Ramazan kahkesinin geçmişi Halep’e dayanmaktadır. Fakat bu lezzet Gaziantep’e geldikten sonra yapımı değiştirilerek, Gaziantep’e özgü Ramazan kahkesi haline gelmiştir. Ramazan kahkesi Gaziantep’imizde kültürün, geleneğin ve bereketin bir sembolü haline gelmiştir. Ramazan Kahkesi iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez bir lezzetidir" şeklinde konuştu. "Asıl aromasını mahlep bitkisi vermektedir" Kahkenin yapımıyla ilgili de bilgi veren Aksu, "Ramazan kahkesinin çok meşakkatli bir yapımı vardır. Tek tek el ile yapılır. Önce bir fitil halinde gözlük şekli verilir. Ardından çerçeve şekli verilerek 14 parça halinde bir bütün haline getirilir. Üzerine yumurtası sürülür. Daha sonra ise üzerine susam basılarak fırına verilir. İçerisinde un, yağ, şeker, mahlep ve tuz bulunmaktadır. Asıl aromasını mahlep bitkisi vermektedir" ifadelerini kullandı. Simit ustası Celalettin Aksu da, "Bu ay yoğunluğumuz diğer 12 aya bakarsak en yoğun olduğumuz ay Ramazan ayıdır. Bu ayımız diğer 11 aydan daha çok yoğundur. Sahurda mesaimiz başlıyor ve iftar saatinde de işimiz biter" diye konuştu.
Kars Kars’ta kaldırımlar tazyikli suyla yıkanıyor Kars Belediyesi’nin kent genelinde başlattığı kapsamlı temizlik seferberliği, vatandaşlardan tam not aldı. Belediye ekipleri, cadde ve kaldırımlarda biriken çamur, toz ve kalıntıları temizlemek için seferber oldu. Kaldırımlar tazyikli suyla temizleniyor. Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger’in talimatlarıyla yürütülen çalışmalarda, özellikle yaya trafiğinin yoğun olduğu ana arterler ve çarşı merkezindeki kaldırımlar hedef alınıyor. İtfaiye ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin ortak yürüttüğü çalışmalarla, tazyikli su ve özel temizlik solüsyonları kullanılarak kaldırımlar adeta yeniden parlatılıyor. "Vatandaş ve esnaf memnun" Kars Belediye Başkanlığı’nca kaldırımların yıkanması, Vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandı. Özellikle toz ve çamurdan şikayet eden esnaf, dükkan önlerinin temizlenmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kaldırımların yıkanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, "Kars’ın sert kışından sonra yollar ve kaldırımlar çok yıpranıyor. Belediyenin bu şekilde tazyikli suyla yıkama yapması hem şehre estetik katıyor hem de bizlere temiz bir yürüyüş alanı sağlıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dediler. "Belediyeden temiz şehir vurgusu" Belediye yetkilileri, temizlik çalışmalarının sadece merkezle sınırlı kalmayacağını, belirlenen program dahilinde tüm mahalle ve ara sokaklara yayılacağını belirtti. Ayrıca "Gazi Kars’ımızı daha yaşanabilir ve tertemiz bir şehir haline getirmek temel önceliğimizdir" mesajı verildi.