GÜNDEM - 31 Ocak 2019 Perşembe 12:06

Türkiye’ye gelen turist sayısı 46 milyon 112 bin 592’ye ulaştı

A
A
A
Türkiye’ye gelen turist sayısı 46 milyon 112 bin 592’ye ulaştı

Türkiye, turizmde son yılların rekorlarını kırmaya ve yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Geçen yıl Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısı 46 milyon 112 bin 592’ye ulaştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Aralık ayı sınır giriş-çıkış istatistiklerine göre Türkiye, 2018 yılında 39 milyon 488 bin 401 yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Yurt dışında ikamet eden 6 milyon 624 bin 191 vatandaşın da dahil olduğu rakamlarla birlikte Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısı toplam 46 milyon 112 bin 592 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise geçtiğimiz yıl yüzde 12,3 artışla 29 milyar 512 milyon 926 dolar turizm geliri elde edildi. 2018 yılında kişi başına ortalama harcama 647 dolar, yabancıların ortalama harcaması 617 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 801 dolar olarak gerçekleşti. Turizm gelirinin yüzde 81,8'i yabancı ziyaretçilerden, yüzde 18,2'si ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlardan elde edildi.

Rus ziyaretçi 2018’in birincisi 

Bakanlığın Ocak-Aralık 2018 dönemi yıllık verilerine göre turizmde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 21,84 artış yaşandı. En çok ziyaretçi, 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 26,49 artış ve 5 milyon 964 bin 613 ziyaretçi ile Rusya Federasyonu’ndan gelirken, yüzde 25,88 artış ve 4 milyon 512 bin 360 ziyaretçi ile Almanya ikinci, yüzde 28,82 artış ve 2 milyon 386 bin 855 ziyaretçi ile Bulgaristan üçüncü sırada yer aldı. Bulgaristan’ı sırasıyla İngiltere ve Gürcistan izledi. 

Türkiye’yi geçtiğimiz Aralık ayında ziyaret eden yabancı sayısı ise yine bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,49 artarak, 1 milyon 950 bin 705 yabancı ziyaretçi ağırlandı. Türkiye’ye Aralık 2018 döneminde en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Bulgaristan birinci, Almanya ikinci, Gürcistan üçüncü sırada yer aldı. Gürcistan’ı İran ve Rusya Federasyonu izledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yunusemre’den çevreye duyarlı nesiller için ödüllü yarışma Yunusemre Belediyesi, çocuklarda çevre bilincini artırmak ve bitkisel atık yağların doğaya zarar vermeden geri dönüşümünü sağlamak amacıyla Okullar Arası Ödüllü Bitkisel Atık Yağ Toplama Yarışması düzenliyor. Yarışmada dereceye giren okullara laptop, yazıcı ve projeksiyon cihazı hediye edilecek. Yunusemre Belediyesi, su kaynaklarını kirleterek çevreye büyük zarar veren bitkisel atık yağların toplanarak ekonomiye kazandırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen yarışma ile hem öğrencilerin çevre duyarlılığının artırılması hem de geri dönüşüm bilincinin küçük yaşta kazandırılması hedefleniyor. Yarışma kapsamında ücretsiz olarak toplanacak atık yağlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisanslı firma aracılığıyla biyodizel ve bioelektriğe dönüştürülecek. Müracaat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılacak İlçe genelinde yarışmaya katılmak isteyen okulların Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabileceği bildirildi. Yarışmaya katılan okulların 22 Mayıs 2026 tarihine kadar topladıkları bitkisel atık yağları, Yunusemre Belediyesi ile sözleşmeli ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş firmaya teslim edebileceği kaydedildi. Yarışmanın ödül töreni ise 5 Haziran 2026 Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Dereceye giren okullara teknoloji ödülü Yarışma sonunda en fazla bitkisel atık yağ toplayan ilk üç okul ödüllendirilecek. Buna göre; birinci olan okula laptop, ikinci okula yazıcı, üçüncü okula ise projeksiyon cihazı hediye edilecek. Yunusemre Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından yürütülen kampanya hakkında detaylı bilgi almak isteyen okulların 444 62 09 numaralı telefonu arayabileceği belirtildi.
İstanbul Finansal hizmetler güven endeksi Şubat ayında azaldı Şubat ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 7,6 puan azalış kaydederek 176,0 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Şubat ayında Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında FHGE, bir önceki aya göre 7,6 puan azalış kaydederek 176,0 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, son üç aydaki hizmetlere olan talebin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla bir miktar güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin zayıfladığı, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise bir miktar güçlendiği görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin bir miktar zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Şubat ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre "Finans ve Sigorta Faaliyetleri" sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre "64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)" ve "65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)" sektörlerinde sırasıyla 8,4 ve 0,3 puanlık azalış, "66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler" sektöründe ise 21,1 puanlık artış olduğu gözlendi.
İzmir Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) mekanizmasının, jeotermalin tüm entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde Jeotermal Enerji Kaynak Alanları (JEKA) modeli adıyla uygulanmasını talep ediyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının sadece rüzgâr ve güneşten ibaret olmadığını, jeotermalin pek çok alanda değer zinciri oluşturabilen yapısıyla Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğü en yüksek kaynakları arasında yer aldığını vurguladı. En az iki jeotermal kullanım alanı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan ve Türkiye’nin temiz enerji kurulu gücünün artışında çok önemli işlev yüklenen YEKA modelinin; jeotermal enerjinin entegre kullanım alanlarından iki ve daha fazla sektörü kapsayacak şekilde kurgulanması gerektiğine dikkat çeken Kındap, "Bir yatırım ve iş modeli olarak düşündüğümüz JEKA projesi, ilk aşamada Maden Tetkik Arama Kurumu’nun keşfini yaptığı, jeotermal potansiyeli belirlenen ya da bilinen alanlarda rahatlıkla gerçekleşebilir. JEKA yarışmaları yatırımcılara; Enerji, Jeotermal Seracılık, Konut Isıtma, Termal Turizm, Jeotermal Madencilik, Kurutma Tesisleri gibi entegre kullanım alanlarından ikisi ve daha fazlasını yatırım planına alacak şekilde konumlandırılabilir." dedi. Yerli ekipman şartı aranmalı Bu modelde daha fazla yatırımcı ve sektörün değer zincirine dahil olarak, sermaye gücü yüksek firma ve girişim gruplarının ilgisinin çekilebileceğine işaret eden Ali Kındap, rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli üretim şartlarının korunması, ekipman üretiminde ise Türkiye’de konuşlu şirketlerin katma değer zincirinde yer alması gerektiğini belirtti. JEKA modeli ile jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulmasının mümkün olduğunu sözlerine ekleyen JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: Öncelik keşfi tamamlanan alanlarda "Son derece pratik ve uygulanabilir olduğunu düşündüğümüz bu modelin detaylarını, yakın zamanda enerji bürokrasimiz ile paylaşacağız. JEKA’lar, keşfi henüz yapılmamış sahalarda tahsis edilecek arama lisanslarına, tıpkı petrol aramalarında olduğu gibi farklı finansman araçları ile destek sağlanabilir. Dünya Bankası gibi kredilendirme kurumlarının, örnekleri Türkiye’nin farklı illerinde yerel yönetimler eliyle yapılan temiz enerji değer zincirine teşvik sağlaması sağlanabilir; bu alanda koordinasyonu Valilikler bünyesindeki Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) yönetebilir. Bu durumda proje daha kapsayıcı olurken, saha keşiflerinin çoğalması; sermaye gücü olan yerli ve yabancı şirketlerin yeni sahalar geliştirebilmesi mümkün olacaktır. Elbette ve öncelikle halen keşfi tamamlanmış ve arama maliyeti düşük sahalara yatırımcı çekmek için bu modelin son derece uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. Mevsimsel faktörlerden etkilenmeden yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörü ile 7/24 enerji üretebilen jeotermal santraller, ‘baz yük’ olma özellikleri ile tüm dünyada sürdürülebilir enerji üretiminin vazgeçilmez unsurları arasındadır." "OTB’ler ile entegre olmalı" JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri’nin de (OTB) JEKA modelinin ayrılmaz bir parçası olarak kurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip olan Türkiye’nin, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Kındap, enerji üretimi için akışkan sıcaklığı verimli olmayan jeotermal sahalarda, enerji dışı kullanım alanlarına ilişkin destekler sağlanabilir. Bugün itibarıyla sayıları 43’e ulaşan OTB’lerin, jeotermal enerji kaynaklarının üzerinde konumlandırılması, kaynak ve üretim verimliliğini maksimize edecektir." Rakamlarla jeotermal sektörü Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip. Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW olarak açıklarken, bu potansiyelin ancak yüzde 11’i kullanılıyor. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.