GÜNDEM - 31 Ocak 2023 Salı 09:53

Türkiye’yi göklere çıkaran Bayraktar’ın ilk uçuş hikayesi

A
A
A
Türkiye’yi göklere çıkaran Bayraktar’ın ilk uçuş hikayesi

Selçuk Bayraktar’ın model uçaklardan silahlı insansız hava araçlarına ve son olarak Kızılelma’ya uzanan başarı yolcuğunda, 34 yıl önce ilk uçağa bindiği günün şahitlerinden olan ASAM Uzmanı Pilot Mehmet Seyyit Türker, o günü anlattı. Türker, “Selçuk ilk uçuş yaptığı gün aramızdan çok mutlu ayrıldı. Bu yolda, havacılıktan devam edeceğini söyledi. Şu an Türkiye’yi uçurduğu gibi dünyayı da uçuruyor” dedi.

Türkiye’yi İnsansız Hava Araçları teknolojisinde dünya çapında büyük başarılara taşıyan Selçuk Bayraktar’ın, ilk uçağa bindiği günün hikayesini, o günün şahitlerinden Pilot Mehmet Seyyit Türker anlattı. 1989 yılı Mayıs ayında 1. Ordu Askeri Samandıra Havalimanı’nda uçuştan hemen sonra çektirilen o karede, ASAM Uzmanı Pilot Mehmet Seyyit Türker, Özdemir Bayraktar, Selçuk Bayraktar ve Türkkuşu Uçuş Okulu öğretmeni Pilot Ali Yüksel bulunuyor. Türker, Pilot Ali Yüksel ile birlikte ilk kez o gün uçan Selçuk Bayraktar’ın uçuştan sonra havacılık sevgisini ifade ettiğini ve daha sonraki yıllar için önemli bir an yaşadığını da anlattı.

Türkiye’yi göklere çıkaran Bayraktar’ın ilk uçuş hikayesi

“Selçuk Bayraktar’ın havacılık ile ilk buluştuğu gündür”

Medyada Selçuk Bayraktar’ın hayatı anlatılırken kullanılan uçak önündeki o fotoğraf karesinin hikayesini anlatan Avrasya Stratajik Araştırmalar Merkezi Uzmanı Pilot Mehmet Seyyit Türker, “O fotoğraf karesi 1989 yılının Mayıs ayında çekildi. O fotoğraf karesinin çekildiği gün Selçuk Bayraktar’ın havacılık ile, havaalanı ve uçak ile ilk buluştuğu gündür. Gördüğünüz fotoğrafta ilk başta olan kişi benim. Bu fotoğraf 20-30 milyon kez sosyal medyada gösterilmiştir. Özdemir Bayraktar abi rahmetli olduğu zaman da bu fotoğraf karesi kullanılmıştır. Selçuk, o gün 8-9 yaşlarındaydı. Fotoğraf karesinin en sağ tarafındaki ise Öğretmen Pilot Ali Yüksel, halen İçişleri Bakanlığı’nda baş pilot olarak görev yapmaktadır. Selçuk çok akıllı ve zeki bir çocuktu, o gün ilk defa saçını okşadım. Babası ile ilgili sorular sormuştum, hepsini cevapladı. İlk defa o gün uçaklar ile tanıştı. Havacılığa ilk defa o gün adım attı diyebiliriz. Ondan sonra yıllarca model uçak uçurdu. İnsansız uçaklar ile ilgili yurt dışında eğitimler aldı. Bu konuda kendini çok geliştirdi. Hatta o dönemde kendi buluşu bile vardı. İlk olarak model helikopterler ile başladılar. Önlerinde engeller oldu, bunları 10 yılda zor aştılar” dedi.

Türkiye’yi göklere çıkaran Bayraktar’ın ilk uçuş hikayesi

“O gün ben bu yoldan, havacılıktan devam edeceğim dedi”

Uçuş sonrası yaşananları anlatan Türker, “O gün ilk defa Ali Yüksel Hoca ile uçtuğunu hatırlıyorum. Hatta o gün, havada lövyeyi tutturmuşlardır. Uçtuğumuz uçak İngiliz yapımı bir eğitim hatta akrobasi yapılabilen bir uçaktı. Selçuk Bayraktar uçuştan sonra yere çok mutlu indi. Annesi Canan abla, onu mavi elbiseler ile aramıza göndermişti. O gün aramızdan çok mutlu ayrıldı ve ‘ben bu yoldan, havacılıktan devam edeceğim’ dedi. Şu an Türkiye’yi uçurduğu gibi Dünya’yı da uçuruyor. İlk uçuşun olduğu o gün hep birlikteydik, o anlara şahitlik ettim. El ile atılan minik İHA’lardan SİHA’ya, Akıncı’ya, oradan Kızılelma’ya uzanan bir hikayenin içerisindeyiz. Şimdi ise amfibik gemimizde dikey iniş kalkış yapabilen DİHA’larımız kullanılacak” diyerek sözlerini tamamladı.

Türkiye’yi göklere çıkaran Bayraktar’ın ilk uçuş hikayesi

Mehmet Seyyit Türker, 1960 yılında Trabzon Çaykara ilçesi Soğanlı köyünde doğdu. Sultan Alparslan oğlu Sultan Melikşah’ın hayatta olan torunlarındandır. Öğretmen Hikmet Türker‘in oğlu ve rahmetli müfettiş Hasan Türker‘in yeğenidir. Babasının memuriyeti nedeniyle ilk ve orta tahsilini İstanbul’da yapmış, Trabzon Lisesi’nden mezun olmuştur. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde ön lisans eğitimini ve daha sonra Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır. Ayrıca 1988 yılında Türkkuşu Uçuş Okulundan da lisanslı pilot olarak mezun olmuştur. 1992 yılında da Topair Uçuş Okulundan çok motorlu pilot lisansına sahip olmuştur. 1980-1981 yıllarında Giresun Eğitim Yüksek Okulunda kursiyer öğretim elemanı olarak çalışmıştır. 1990’lı yılların başında Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine gitmiş ağırlıklı olarak da Kazakistan Cumhuriyetinde kalmıştır.

Türkiye’yi göklere çıkaran Bayraktar’ın ilk uçuş hikayesi

Kazakistan Devlet Başkanlığı bünyesindeki ARAY Vakfına Ekonomi ve Kültürel İlişkiler Danışmanı olarak hizmet vermiştir.2002 seçimlerinde Trabzon’dan BBP milletvekili adayı olmuştur. BBP’de 2001-2007 yılları arasında MKYK üyeliği yapmıştır. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte Türk-İslam davasına omuz vermiş ve onu bu mücadelesinde yalnız bırakmamıştır. Halen birçok vakıf ve dernekte kurucu ve yönetim kurulu üyesi olarak sivil toplum kuruluşlarında fahri olarak çalışmaktadır. Avrasya Bir Vakfının danışma kurulu üyesi, evli ve üç çocuk babası.

Ahmet Faruk Sarıkoç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Samsun Terme Belediyesi’nin araç filosu güçleniyor Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un müjdesini verdiği yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dev primer kırıcı bugün itibarıyla ilçeye ulaştı. Son 20 günde filoya katılan ağır iş makineleriyle birlikte toplam yatırım tutarı 40 milyon TL’yi aşarken, Başkan Kul, "Söz verdiğimiz gibi; Terme’nin hizmet gücünü devasa bir noktaya taşıdık" dedi. Terme Belediyesi, "kendi kendine yeten belediye" vizyonu doğrultusunda araç parkuruna tarihinin en büyük yatırımlarından birini yapmaya devam ediyor. Üç gün önce envantere katılan paletli ekskavatör ve loderin ardından, serinin en kritik parçası olan ve yaklaşık 15 Milyon TL değerindeki dev primer kırıcı (konkasör ünitesi) bugün Terme’ye ulaşarak hizmet binası önünde yerini aldı. "Terme’nin öz malı halkın hizmetinde" Teslim alınan dev iş makinesinin başında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme’nin artık dışa bağımlı kalmadan kendi üretimini yapacağını belirterek; "Üç gün önce ekskavatör ve loderimizi getirmiştik. Bugün ise yaklaşık 15 Milyon TL bedelli devasa primer kırıcımızı teslim aldık. Bu makine, konkasör tesislerimizin kalbi olacak. Artık malzememizi kendimiz üretecek, yolumuzu kendi imkanlarımızla çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapacağız. Bu makineler şahısların değil, Terme halkının öz malıdır" diye konuştu. "40 milyonluk yatırım zinciri tamamlandı" Nisan ayı itibarı ile filoya dahil edilen araç sayısının 20’yi geçtiğini vurgulayan Başkan Kul, toplam yatırım hacmine dikkat çekerek; "Primer kırıcımızın da gelmesiyle birlikte son dönemdeki makine yatırımlarımızın tutarı yaklaşık 40 Milyon TL’ye ulaştı. 2026 model hibe ekskavatörümüzden arazözümüze, otobüslerimizden dev iş makinelerimize kadar Terme artık devasa bir hizmet gücüne sahip. Tasarruf odaklı yönetim anlayışımızla hem zamandan kazanıyor hem de belediye bütçemizi koruyoruz" şeklinde konuştu. "Bahane değil hizmet üretiyoruz" Başkan Kul, Terme’nin şantiye belediyeciliğinde yeni bir döneme girdiğini belirterek "Biz mazeretlerin arkasına sığınmıyoruz. ‘İmkân yok’ demiyor, imkân oluşturuyoruz. Bu dev makineler Terme’nin sokaklarında, mahallelerinde kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışacak. Şehrimizin geleceğine yapılan bu yatırımlar tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Terme her geçen gün daha da güçlenmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.