BASKETBOL - 15 Eylül 2010 Çarşamba 15:04

"Türkiye'yi küçük duruma düşürdüler"

A
A
A
"Türkiye'yi küçük duruma düşürdüler"

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Dünya Basketbol Şampiyonası'nın madalya töreninde yaşanan olayları sert bir şekilde eleştirdi.

Bakan Özak, 2011 Üniversite Kış Olimpiyat Oyunları HDK toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bakan Özak'ın hedefinde, Dünya Basketbol Şampiyonası'nın madalya töreninde yaşanan olaylar vardı. Bakan Özak, pon pon kızlarla ilgili de açıklamalarda bulundu. 

Bakan Özak, madalya töreninde devlet erkanının yuhalanmasına büyük tepki göstererek, "Biz, bu şampiyonayı hükümetin büyük desteğiyle ülkemizde yaptık. Şu anda AK Parti'ye mensup biri ya da bakan olarak değil, Türk evladı olarak konuşmak istiyorum. Final maçından bir gün önce VIP tribününde insanlar 'hayır, hayır' diye bağırıyorlardı. Nasıl VIP insanlarsa... Final maçından sonra madalya töreni sırasında ise bir uğultu koptu. Seviyesiz ve terbiyesiz insanlar büyük ayıp işledi. Kaç gündür bunları düşünüyorum. Daha ağır ifadeler de kullanabilirim. Bütün dünyanın izlediği bir organizasyonda bu yaşandı. Amerika takımı olsun, basketbolu yöneten insanlar olsun, 5 kıtadan gelen yaklaşık bin gazeteci olsun büyük şaşkınlık yaşadı. 

Sayın Cumhurbaşkanımız, meclis başkanımız büyük üzüntü yaşadı. Burası spor salonu. Siyasi mi, sınıfsal mı davrandılar? Bu ilkesiz, seviyesiz azınlık ne demek istedi? 'Siz bu ülkeye yönetemezsiniz, Çoban Ahmet'in oğlu ya da emekli Mehmet Bey'in oğlu bu ülkeyi yönetemez' mi demek istediler? Referandumun sonucunu görmüşlerdir. Artık kralların değil, kuralların olduğu bir ülkedeyiz. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olduğu bir ülkedeyiz. Atatürk'ün çok sevdiğim bir sözü var. 'Sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim' diye. Buna şöyle bir ek yapılması lazım. 'Salona gelen seyircilerin de ahlaklısını, edeplisini, seviyelisini, ilkelisini severim' diye. Bunun önüne geçeceğiz" diye konuştu. 

Türkiye'nin yapılanlar yüzünden küçük düştüğünü ifade eden Özak, "Halkı küçük görenler cezasını çekecek. Bu şampiyona zorlukla Türkiye'ye verilmişti. Şimdi Türkiye küçük duruma düştü. Bu anlayışı spor salonlarından çıkarmalıyız. Gerçek Atatürkçülük budur" dedi. 

Yaşanan olayların milli basketbolcuları da üzdüğünü belirten Bakan Özak, "12 Dev Adam, Ankara ziyaretlerinde Başbakan Erdoğan'dan yaşananlardan dolayı özür diledi. Sevineceğimiz yerde üzülüyoruz. Bayram evini cenaze evine çevirdik. Bu bölücülük değil de nedir? Bu ülkede Atatürkçü gibi olanlar, Atatürk'ten geçinenler ve bizim gibi Atatürkçüler var. Kimse bizim kadar Atatürkçü olamaz. Bizden de laiki yok. Laiklik çağdaşlık demektir" ifadelerini kullandı. 

Bakan Özak, şampiyonada Türkiye'nin bazı maçlarında pon pon kızların çıkmaması ve bunun sonucunda Türkiye'nin ceza almasının hatırlatılması üzerine, "Eğer sportif bir organizasyon yapıyorsanız, uluslararası kurallara uymanız gerekir. FIBA istiyorsa pon pon kızlar çıkmalıdır. Ben kendim şahsen buna karşı olsam da kurallara uymak gerekir. Her gün gazetelerde çıplak kadın fotoğrafları var. Ama ne yapıyoruz o gazeteleri yine de okuyoruz. Mini etekli, bikinili kadınlarımız da bizim başımızın tacı. Biz, önce çarşafa rozet takıp daha sonra çarşafı ayaklar altına almıyoruz. Bizim için mayolu, çarşaflı ya da başörtülü kadın da birdir" diye konuştu. 

2011 KIŞ ÜNİVERSİTE OYUNLARI HDK TOPLANTISI YAPILDI 

Erzurum'da yapılacak olan 2011 Kış Üniversite Oyunları için Hazırlık ve Düzenleme Kurulu (HDK) toplantısı yapıldı. Kurul, oyunların açılış ve kapanış gösterilerini yapacak olan firmanın seçimi için toplandı. 11 firmanın sunum yapacağı toplantıya Bakan Özak'ın yanı sıra, GSGM Genel Müdürü Yunus Akgül, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Oyunlar Genel Koordinatörü Bekir Korkmaz, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmek Koçak, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürü Hasan Albaykark gibi isimler katıldı. 

Bakan Özak, oyunlarla ilgili çalışmalarda sona yaklaştıklarını belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ile yapılan en büyük yatırımı yapıyoruz. 700 milyon TL'nin üzerinde bir para harcanacak. Türkiye'nin tanıtımı için çok önemli bir organizasyon. Olimpiyatlar bir çağdaşlık göstergesidir. Kış olimpiyatlarını da, paralimpik olimpiyatlarını da ve yaz olimpiyatlarını da yapacağız. Bakanlık olarak çok çalışıyoruz. 45 gün içinde her şey tamamlanmış olacak. Oyunlarla ilgili olarak Erzurum'a bir çok tesis yapıldı. Bütün bunlar Türk sporu için. HDK olarak 39 çeşit kalemde çalışmalar yapıyoruz. Burada açılış ve kapanış törenleriyle ilgili olarak firmaların sunumlarını izleyeceğiz. Hala Vancouver'de yapılan açılışın etkisindeyiz. Müthiş bir açılış olmuştu. Erzurum'da da basketbolda yaptığımız gibi muhteşem bir açılış yapacağız" diye konuştu. 

Bakan Özak, ülke olarak spora yatırım yapmaları gerektiğini ifade ederek, "2.5 milyon lisanslı sporcu bize yetmez. 10 milyon lisanslı sporcu olması lazım. Türk genci spor yapılmalı. Hem eğitim hem spor bir arada yapılmalı. Spor güleryüz, sağlık, hoşgörü ve mutluluk demektir" dedi. 11 firmanın sunum yapacağı HDK toplantısı yarın sona erecek.

ENGİN KOCABIYIK -ANKARA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.