TEKNOLOJİ - 19 Kasım 2020 Perşembe 12:37

Uçan araba Tusi güçlendirilen yapısı ve yeni tasarımıyla MÜSİAD’da

A
A
A
Uçan araba Tusi güçlendirilen yapısı ve yeni tasarımıyla MÜSİAD’da

Türkiye’nin en önemli teknoloji etkinliklerinden biri olan MÜSİAD EXPO 2020 Ticaret Fuarı, TÜYAP İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerine kapılarını açtı. Çok sayıda teknolojinin tanıtıldığı fuarda uçan araba Tusi, güçlendirilen yapısı ve yeni tasarımıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

MÜSİAD EXPO 2020 Ticaret Fuarı, TÜYAP İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerine kapılarını açtı. 40 binden fazla şirket temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen fuarın en çok ilgi gören teknolojilerinden biri uçan araba Tusi oldu. İstanbul Gelişim Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi mühendisleri ve öğrencileri tarafından geliştirilen Tusi, revize edilip test sürüşlerini başarıyla gerçekleştirdikten sonra son haliyle ilk kez bu fuarda görücüye çıktı. 80 kilo bir kişiyi taşıyabilirken, 110 kiloluk bir birey için de uygun hale getirilen uçan araba Tusi, 6 rotor ve kol ile çalışırken küçültülerek daha güçlü bir araç olarak geliştirildi. Yeni yapısıyla ziyaretçileri karşılayan Tusi, 4 rotor ve 8 motor ile hem daha küçük hem de daha güçlü bir hale getirildi.

İki ve 4 kişilik prototipler yakında

İstanbul Gelişim Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nde görev yapan araştırmacı mühendis Furkan Yılmaz, Tusi’yi tamamen revize edilmiş bir halde sergilediklerini belirterek, “Uçan arabamızı ikinci kez insanlara tanıtıyoruz. Gelecek için güzel şeyler vadediyor. Aracın test sürüşlerine başladık. Şu an çok güzel gidiyor. Havalandırdık ve dengesi için sürekli uğraşıyor, yapısal değişiklikler yapıyoruz. Hem bu araç hem de yakında yapılacak iki ve dört kişilik yeni prototipleri bir iki ay içerisinde yollarda göreceğimize inanıyorum. Eskiden kişiselleştirilmiş uçaklara ulaşmak çok zordu. Ama bu prototip her insanın bir araba gibi sahip olabileceği bir araç. Hem trafiğe çözüm olabilecek hem de kısa sürede ve uygun maliyetlerle ulaşımı sağlayacak” dedi.

110 kiloluk bir kişi taşıyabiliyor

İstanbul Gelişim Üniversitesi Mekatronik Programı Öğretim Görevlisi Umut Uz ise, Türkiye’nin bu yılki en büyük fuarı içerisinde olduklarını dile getirerek, “Arabamızla iddialı olarak yer alıyoruz bu fuarda. Uçuş testlerimizi gerçekleştirdik. Bugün itibariyle de aracımızı görsel anlamda da daha iyi bir yapıya büründürüp şu anda insanlarla bir araya getirdik. Arabamıza çok ilgi duyuluyor. Yurt dışından da çok fazla katılımcı var. Aracımızın üzerinde değişiklikler gerçekleştirdik. Biz de teknolojinin gelişmesine adapte oluyoruz. Aracımızın içyapısını yeniledik. Şu an geliştirme çalışmalarımız da devam ediyor. Uçan araba teknolojisi bir hayaldi. Ama biz bunu gerçeğe dönüştürmek için çabalıyoruz. Yasal prosedürlerin de sisteme girmesiyle birlikte iki yıl içinde bu aracı bir bireyle seyahat edilebilir düzeye getirip bir uçuş testi gerçekleştirmek istiyoruz. Ülkemizin bu alanda çalışma yapması önemli. Bunun öncülüğünü yürütebilmek de bizim bir şeref” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’nın son kirkit ustası zamana direniyor Manisa’nın Demirci ilçesinde, el dokuma halıların vazgeçilmez aracı olan kirkit, üçüncü kuşak usta İsmail Çilengir’in ellerinde yeniden hayat buluyor. Dededen toruna geçen 101 yıllık zanaatı sürdüren Çilengir, yurt içi ve yurt dışından gelen siparişlere yetişmeye çalışıyor. Türkiye’nin el halısı ve makine halısı dokumacılığında önemli merkezlerinden biri olan Demirci’de geleneksel el sanatları son ustalarıyla ayakta kalmaya devam ediyor. El dokuma halıların ilmeklerini sıkıştırmak için kullanılan ve halının kalitesini belirleyen en önemli araçlardan biri olan kirkit, ilçedeki küçük bir atölyede üretiliyor. Üç kuşaklık miras 47 yaşındaki usta İsmail Çilengir, ilçe merkezindeki hırdavat dükkanının bir bölümünü atölyeye çevirerek dedesinden kalan mesleği sürdürüyor. Çilengir ailesinin 1925 yılında sıcak ve soğuk demircilikle başladığı serüven, bugün kirkit üretimiyle devam ediyor. Demir sacı ateş ve örsle şekillendirerek sanat eserine dönüştüren Çilengir, geçmişte ilçede her evden kirkit sesi yükseldiğini söyledi. "Mahallelerden kirkit sesi eksik olmazdı" Mesleğin geçmişine dair konuşan Çilengir, "Bu meslek bize dedemizden miras. Dedem 1925 yılında bu işe başlamış. Babam 1970’lerde mesleği öğrenip 1995 yılına kadar dedemle birlikte çalıştı. Ben de onlara katıldım. Eski yıllarda Demirci’de her evde halı tezgahı vardı, mahallelerden kirkit sesinden geçilmezdi. O dönemlerde siparişlere yetişemez, dışarıda fason üretim yaptırırdık. Babamı 2021 yılında kaybettim, şimdi bu asırlık mirası ben yaşatıyorum" dedi. Yurt dışından da sipariş geliyor El halıcılığının hiçbir zaman tamamen bitmeyeceğini belirten Çilengir, zanaatın halen ilgi gördüğünü ifade ederek, "Zanaat altın bileziktir. Mesleğiniz oldukça aç kalmazsınız. Kirkiti yapmak zahmetli bir iş ancak elimiz alışık olduğu için bize kolay geliyor. Bugün hala Uşak, Balıkesir ve Selendi gibi dokuma merkezlerinden, hatta yurt dışından sipariş alıyorum. Haftada en az 3-4 kirkit yaparak el dokumasına hayat veriyoruz" diye konuştu. Belirlenen ölçülerde kesilen demir sacların ısıl işlemden geçirilip diş açılmasıyla hazırlanan kirkitler, Demirci’de asırlık emeğin son temsilcisi tarafından üretilmeye devam ediyor.
Antalya Medstar Antalya Hastanesi’nden ’Kanser Okulu’ etkinliği Kanser konusunda farkındalığı arttırmak ve vatandaşların doğru bilgilendirilmesini hedefleyen Medstar Antalya Hastanesi alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak katılacağı "Kanser Okulu" etkinliği düzenleyecek. Medstar Antalya Hastanesi, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve doğru bilgilendirme sağlamak amacıyla "Kanser Okulu" etkinliği düzenliyor. 2 Mayıs Cumartesi günü 13.00 - 18.00 saatleri arasında bir otelde gerçekleştirilecek etkinlik, katılımcılara ücretsiz olarak sunulacak. Kanser Okulu’nda, kanserden korunma yolları, önlenebilir kanser türleri, multidisipliner yaklaşımın önemi, doğru cerrahi uygulamalar ve onkoloji konseylerinin rolü gibi kritik başlıklar ele alınacak. Güncel bilgiler paylaşılacak Bunun yanı sıra beslenme ve psikolojinin kanser sürecindeki etkisi kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Etkinlikte ayrıca günümüz onkolojisinde öne çıkan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar hakkında güncel bilgiler paylaşılacak. Katılımcılar, kanserle mücadelede bilimsel gelişmeleri yakından tanıma ve merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulacak. Alanında uzman isimler Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Medstar Antalya Hastanesi Kanser Okulu’nda Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Aysegül Kargı ve Prof. Dr. Mükremin Uysal, Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli ve Op. Dr. Barış Özcan, Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Demirez, Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Alp Şenel ve Beslenme Uzmanı Dyt. Refik Sezgin konuşmacı olarak katılacak.
Çanakkale Eceabat’ın Gençleri Ecdadının İzinde projesi hayata geçiyor Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde eğitim gören öğrencilerin Çanakkale Tarihi Alanı’nı ve yürütülen faaliyetleri yakından tanımalarını sağlamak, ecdadın büyük fedakârlıklarını genç nesillere aktarmak ve Çanakkale ruhunu yaşatmak amacıyla "Eceabat’ın Gençleri Ecdadının İzinde" projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrenciler, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nda düzenlenecek gezi programlarıyla tarihe tanıklık eden mekânları ve alanda yürütülen çalışmaları yerinde görme fırsatı bulacak. Toplam 600 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilecek organizasyonla gençlerin yaşadıkları coğrafyanın tarihi ve kültürel değerlerini daha yakından tanımaları hedefleniyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Eceabat ilçesinde yaşayan çocuklar ve gençlerin Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı ile günlük yaşam içerisinde sürekli temas halinde bulunan en önemli paydaş grubunu oluşturduğu belirtilerek, "Gençler, tarihi alanın sunduğu sosyal, kültürel ve ekonomik fırsatlardan yararlandıkları kadar ziyaretçi yoğunluğu, trafik, çevresel baskılar, kullanım kısıtları ve yaşam alanlarına etkiler gibi çeşitli unsurlardan da doğrudan etkilenmekte. Bu nedenle tarihi alanla en yoğun ilişki içerisinde bulunan kitlenin bilinçlendirilmesi büyük önem taşımakta" denildi. Açıklamada kültürel miras alanlarının sürdürülebilir biçimde korunabilmesi için yalnızca fiziksel koruma çalışmalarının yeterli olmadığı, yerel halkın, özellikle genç kuşakların sürece aktif katılımının temel unsur olarak kabul edildiği vurgulandı. Miras alanlarının gerçek sahiplerinin o coğrafyada yaşayan toplumlar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yerel gençlerin tarihi alanı tanıması, değerini kavraması ve korunmasına gönüllü destek vermesinin uzun vadeli koruma ve yönetim politikalarının başarısını doğrudan etkilediği ifade edildi. Gençler kültür elçisi olarak yetişiyor Proje ile gençlerin yalnızca geçmişi öğrenmeleri değil, aynı zamanda yaşadıkları bölgenin doğal ve tarihi değerlerine sahip çıkan birer kültür elçisi olmaları amaçlanıyor. Tarihi alanda yürütülen çalışmaları yerinde görme imkânı bulan öğrencilerin farkındalık düzeylerinin artması, kamu kurumları ile toplum arasındaki bağın güçlenmesi ve gelecek nesillerde kalıcı bir koruma bilincinin oluşması bekleniyor.
İstanbul Bağcılar Belediyesi, ilçeyi spor sahalarıyla donatıyor Bağcılar Belediyesi, ilçedeki ilkokulların bahçelerinden merkezi noktalara kadar 35 noktayı futbol, basketbol ve voleybol branşlarında hizmet veren mini sahalarla donatıyor. Çocukların ve gençlerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi adına bu önemli adımı attıklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Bu proje sayesinde geleceğimiz olan gençlerimiz spor yaparak zararlı alışkanlıklardan da uzak duruyor" dedi. Yatırım sıralamasında önceliği eğitime veren Bağcılar Belediyesi, yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. Bu çerçevede ilçenin dört bir yanında mini spor sahaları oluşturuluyor. Yerel yönetimlere örnek olacak olan proje, hızlı bir şekilde ilerliyor. Yılbaşında başlayan çalışmalar neticesinde ilçede yer alan 14 ilkokulun bahçesine mini futbol ve basketbol sahası inşa edildi. Sahalar, alt yapı ve üst yapısı tamamlandıktan sonra hizmete sunuldu. Zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyorlar Bahçenin bir bölümünü kaplayan bu yeni alanlarda öğrenciler, spor yanmanın tadını çıkarıyor. Kimi öğrenciler futbol kimileri de basketbol oynayarak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor. Bu alanlar ayrıca beden eğitim derslerinde de kullanılabilecek. 21 Mahalle Mini Sahası yapılıyor Bağcılar Belediyesi’nin uyguladığı diğer proje ise Mahalle Mini Sahaları. İlçenin merkezi konumdaki 14 noktasına yapılan mini sahalar da hizmete sunuldu. Plan ve teknik incelemeleri tamamlanan 7 noktada da çalışmalara start verildi. Hürriyet, Göztepe, İnönü, Kazım Karabekir, Güneşli, Yıldıztepe, Çınar ve Kemalpaşa Mahallelerinde ilk kazma vuruldu. Böylece toplam 21 noktadaki tesiste basketbol, futbol ve voleybol branşlarında sporseverlere hizmet verilecek. Fiziksel ve ruhsal gelişimlerine katkı sunuyor Böylesine güzel projeleri gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Göreve geldiğimiz günden itibaren Bağcılar’ımızdaki gençlerimizin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi adına önemli adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda ilkokul bahçeleri ve mahallelere mini sahalar yapıyoruz. Böylece geleceğimiz olan gençlerimiz spor yaparak zararlı alışkanlıklardan da uzak duruyor. Ayrıca bu sahaların metalik parçalarını kendi atölyelerimizde kendi imkanlarımızla üretiyoruz. İlçemize hayırlı olsun. Bu yatırımların ilçemize kazandırılmasındaki desteklerinden dolayı Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum" dedi.
Kütahya DPÜ’de Kütahya türküleri ve halk oyunları rüzgârı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Anadolu’nun Sesi: Kütahya Türküleri ve Halk Oyunları" konulu konseri ve gösteri programı, izleyicilere unutulmaz bir kültür gecesi yaşattı. Germiyanoğlu Yakup Bey Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, Kütahya’nın köklü folklorik değerlerini sahneye taşıdı. Üniversitenin Kütahya Folklor Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından organize edilen programa akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Salonun büyük ölçüde dolduğu etkinlikte katılımcılar, hem müzik hem de halk oyunlarıyla Anadolu’nun zengin kültürünü yakından deneyimleme fırsatı buldu. Program, Prof. Dr. Ayşe Nur Sır Dündar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Dündar konuşmasında, Kütahya’nın kültürel mirasının korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaparak, bu tür etkinliklerin üniversite-toplum bütünleşmesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Açılışın ardından sahne alan sanatçılar, Kütahya yöresine ait birbirinden değerli türküleri seslendirdi. Baglama ve geleneksel enstrümanlar eşliğinde icra edilen eserler, izleyicilerden büyük alkış aldı. Program boyunca seslendirilen türküler, Kütahya’nın tarihini, günlük yaşamını ve duygusal dünyasını yansıtan önemli örnekler sundu. Günün en dikkat çekici bölümlerinden biri ise halk oyunları gösterileri oldu. Yöresel kıyafetleriyle sahneye çıkan ekipler, Kütahya’ya özgü oyunları sergileyerek izleyenlere görsel bir şölen yaşattı. Ritim, uyum ve sahne performansıyla beğeni toplayan ekipler, izleyicilerden tam not aldı.