SPOR - 19 Ocak 2022 Çarşamba 02:24

Yasemin Adar: "2024’te altın madalya kazanıp ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum"

A
A
A
Yasemin Adar: "2024’te altın madalya kazanıp ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum"

Milli güreşçi Yasemin Adar, "2024 Paris Olimpiyatları’nda altın madalya kazanıp ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" dedi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları ve 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları'nda mücadele eden sporcular ve antrenörler için "Yıldızların Gecesi-Team Türkiye Tebrik Resepsiyonu" düzenledi. Organizasyona katılan milli güreşçi Yasemin Adar basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Adar, olimpiyatların kendileri için başarılı geçtiğini ifade ederek, “Tüm olimpik ve Paralimpik sporcularla beraber yıldızlar geçidinde bir aradayız. 2020 Tokyo Olimpiyatları bizim için çok başarılı geçti. Çok güzel başarılar elde ettik. Birçok ilk yaşadık. Bu güzel geçen olimpiyatları kutlamak için bugün bir aradayız. Umarım çok güzel ve çok keyifli geçeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Artık kadınlarımız çok güçlü”

Kadın sporcuların aldığı başarılara değinen Yasemin Adar, “Kesinlikle zaten kadınlarda voleybol takımı da çok başarılıydı. Çok iyi müsabakalar çıkardılar. 5 tane olimpiyatlarda kadın sporcularımız madalya aldı bunlardan biri olduğum için çok mutlu ve gururluyum. Artık kadınlarımız çok güçlü olduğunun farkında ve başarılara tekrar tekrar yaşamak için ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

“2024 Paris’te altın madalya kazanıp ülkemiz en iyi şekilde temsil etmek istiyorum”

Yasemin Adar, 2024 Paris Olimpiyatları’nda altın madalyayı hedeflediğinin altını çizerek, “Ben Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk Avrupa dünya şampiyonu ve olimpiyat madalyalı sporcuyum ama maalesef olimpiyatlarda altın elde edemedim. Şu anki hedefim 2024 Paris’te altın madalya kazanıp ülkemi en iyi şekilde temsil etmek” diye konuştu.

Bora Akyol

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Cilt kanserine karşı güneşten korunmak önem taşıyor Mayıs ayı "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" dolayısıyla açıklamalarda bulunan Denizli Devlet Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirterek güneşten korunmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Cildiye Uzmanı Dr. Selim Gümüş, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve korunmasız maruz kalmanın en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirterek güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalınmaması gerektiğini söyledi. Güneş koruyucu kullanımının yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmaması gerektiğini de vurgulayan Dr. Gümüş şöyle konuştu: "Cilt kanserini önlemek için güneşten doğru şekilde korunmak büyük önem taşır. Güneş ışınlarının en yoğun ve zararlı olduğu saatler 10.00 ile 16.00 arasıdır. Bu saatlerde mümkün olduğunca doğrudan güneş altında bulunulmamalıdır. Dışarı çıkılması gereken durumlarda geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli koruyucu kıyafetler tercih edilmelidir. Güneş koruyucu ürünler yalnızca tatilde değil günlük yaşamda da kullanılmalıdır. En az 50 faktörlü güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmeli ve özellikle terleme ya da yüzme sonrası tekrar uygulanmalıdır" dedi. Çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çeken Dr. Selim Gümüş, açık tenli kişiler, çilli bireyler, çok sayıda beni bulunanlar, uzun süre güneş altında çalışanlar ve ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunan kişilerin risk grubunda yer aldığını söyledi. Solaryum kullanımının da ciltte kalıcı hasara yol açabildiğini ve cilt kanseri riskini arttırdığını belirten Gümüş, solaryumun kesinlikle önerilmediğini ifade etti. Benlerde meydana gelen değişikliklerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Gümüş, "Bir benin büyümesi, renk değiştirmesi, koyulaşması, düzensiz kenarlı hale gelmesi, asimetrik görünüm kazanması, kaşınması, kanaması ya da yara görünümü alması önemli uyarı işaretleri olabilir. Aynı şekilde sonradan ortaya çıkan ve hızla büyüyen lekeler de ihmal edilmemelidir. Hastalarımızın kendi ciltlerini düzenli olarak gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir" diye konuştu. Uz. Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurgulayarak düzenli dermatolojik muayene yaptırmanın büyük önem taşıdığını ve özellikle risk grubunda bulunan kişilerin yılda en az bir kez dermatolojik muayeneden geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.