TEKNOLOJİ - 19 Ekim 2020 Pazartesi 09:16

Yerli ve milli uçan araba "Tusi" test sürüşlerine başladı

A
A
A
Yerli ve milli uçan araba "Tusi" test sürüşlerine başladı

Adını 13. Yüzyılın önemli İslam bilim insanlarından biri olan Nasirüddin Tusi’den alan ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Mekatronik Bölümü tarafından geliştirilen yerli uçan araba “Tusi” test sürüşlerine başladı.

Gelişen teknoloji ile birlikte gelecekte arabaların hem karada hem de havada gideceğine dair artık birçok gelişme söz konusu. Bu anlamda teknolojik alt yapı ile birlikte birçok kurum ve kuruluş çalışmalarına devam ediyor ve örnekler ortaya çıkarıyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi Mekatronik Bölümü de dünyadaki gelişmelere ayak uydurmak ve Türkiye’deki milli uçan araba teknolojisine destek olmak amaçlı yıllardır çalışmalarını sürdürüyor. İlk olarak 2019 yılında TEKNOFEST’de teknoloji severlerle buluşan ve büyük beğeni toplayan uçan araba Tusi bu yıl da deneme sürüşlerine başladı. Kapalı alan test sürüşlerini başarı ile tamamlayan araç Başakşehir Şehit Erdem Özçelik Stadı’nda açık alan test sürüşünü yaptı. Test sürüşlerinden sonra araç için gerekli tüm çalışmaları devam ettireceklerini söyleyen Mekatronik Bölümü Öğretim Görevlisi Umut Us, “Denemelerimizden sonra daha iddialı uçuş testlerine başlayacağız” dedi.

“İstediğimiz sonuçları alıyoruz”

Tusi hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulunan ve ayrıca üniversitenin Teknoloji Transfer Ofisinde AR-GE Mühendisi olan Umut Us, “Araç şimdilik 6 motorlu bir hexacopter altyapısı üzerine kurulu ve hali hazırdaki ağırlığı 100 kilo olup 80 kiloluk bir kişiyi seyahat ettirebilir özellikte. Uçuş menzili açısından da havada 30 kilometrelik karada ise 160 kilometrelik bir menzile sahip. Elektrikle çalışan ve 2-2.30 saatlik bir şarj sonrasında yaklaşık olarak 180 kiloluk bir itiş değeri ile birlikte 8-9 dakikalık uçuş yapabiliyor. Şuan hâlihazırda test uçuşlarımız 10 metre civarında gerçekleşiyor. Belli başlı limitin üstüne çıktığımız zaman havadaki rüzgar direnci devreye giriyor. İlk prototip olduğundan dolayı bizim için yeterli diyebilirim. Bunları baz aldığımızda istediğimiz sonuçlara ulaşıyoruz” dedi.

“Daha iddialı uçuş testleri yapacağız”

Us ayrıca üniversitenin vermiş olduğu destekten dolayı da çok memnun olduklarını söyleyerek, “Üniversitemizin yenilikçi anlayışı sayesinde ekip arkadaşlarımızla birçok proje üzerine çalışmalar yapıyoruz ve buralara kadar geldik. Aslında bizim uçan araba projemizin tasarım süreci 2018 yılında başladı. Çeşitli üretim safhalarından çıktıktan sonra test aşamalarına geldi. Biz aslında kapalı alan test uçuşlarımızı gerçekleştirmiştik. Açık alan test uçuşlarımızda da çeşitli çalışmalar yaptık. Bugün itibari ile artık çok daha iddialı bir uçuş testi gerçekleştireceğiz diyebilirim” dedi. 

“Geleceğe yönelik bir proje”

Us son olarak da, “Bizler uçan araba projesini sadece yaptık demek için yapmıyoruz geleceğe yönelik yaptığımız bir proje. İlerleyen dönemlerde çeşitli yatırımlarla birlikte bunu hayata geçirilebilir hale getirmeyi planlıyoruz ve gerçekten uçan arabamızın içine bir insan binerek seyahat edilebilir bir yapıya büründürmek istiyoruz. Şuan bildiğiniz gibi Sivil Havacılık Kuralları gereğince insan taşımak zor ve sıkıntılı bir süreç. Buyüzden testlerimizi 80 kiloluk bir ağırlık içerisine yerleştirerek yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Gerçekleştirilen test sürüşlerden memnun kaldığını belirten üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli ise, “Uçan araba teknolojisinde Türkiye olarak gücü elinde bulunduran bir ülke konumunda olmak için çalışmalara devam edeceğiz” diye konuştu.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Kepenek; "Emeğin hakkını savunmaya devam edeceğiz" Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek adalet ve eşitlik vurgusu yaptı. Başkan Kepenek, emeğin karşılığının her geçen gün daha fazla eridiğini belirterek, "Alın teriyle geçinen milyonlarca emekçi, ağırlaşan hayat koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor. Yoksulluk, güvencesizlik ve gelir adaletsizliği artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Çalışma hayatında yaşanan sorunlara değinen Başkan Kepenek, taşeronlaşma, düşük ücretler ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının emekçilerin yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi. Emekçilerin insanca yaşayabileceği bir düzenin kurulmasının sosyal devletin en temel görevi olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Kepenek, "Bizler, halkçı belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya, emeğin değerini koruyan politikaları hayata geçirmeye devam ediyoruz" dedi. 1 Mayıs’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda dayanışma ve hak arama günü olduğunu ifade eden Kepenek, daha adil bir Türkiye için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Kepenek, tüm işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, eşitlik, özgürlük ve adalet çağrısında bulundu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını söyleyerek, bu yüzden 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."