GÜNDEM - 05 Mart 2018 Pazartesi 16:14

Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

A
A
A
Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

Vatandaşlar Yeşilay Haftası hakkında internetten araştırmalar yapıyor. Peki Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir? gibi sorularınızın tüm cevabını haberimizde bulabileceksiniz. İşte detaylar...

Vatandaşlar Yeşilay Haftası hakkında internetten araştırmalar yapıyor. Peki Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir? gibi sorularınızın tüm cevabını haberimizde bulabileceksiniz. İşte detaylar...

YEŞİLAY HAFTASI NE ZAMAN KUTLANIR?

Yeşilay Haftası mart ayının ilk haftasında kutlanır. Yeşilay, sigara, alkollü içki ve diğer uyuşturucu gibi alışkanlıklar ile mücadele eden ve bütün zararlı alışkanlıklardan halkın ve bilhassa gençlerin korunması için yaptığı çalışmalarla kamuya hizmet veren bu sebeple de “Kamuya Yararlı Cemiyetler” arasında yer alan bir kurumdur. Kamuya Yararlı Cemiyetler, çalışmaları memleket çapında faydalı olan, ülke ve toplum menfaatine hizmet eden cemiyetlerdir.

YEŞİLAY'IN SİTESİNE ERİŞMEK İÇİN TIKLAYINIZ....

Anadolu Üniversitesi Yeşilay Kulübü tarafından 1-7 Mart Yeşilay Haftası nedeniyle bağımlılıklara karşı mücadelede farkındalık oluşturmak amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi.

Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

Yunus Emre Kampüsü Hukuk Fakültesi önünde toplanan üniversiteli gençler, burada açtıkları afiş ile bağımlılıklara karşı mücadele için destek istedi. Daha sonra sloganlar eşliğinde yürüyüşe başlayan grup, kampüs içindeki fakülteleri gezerek buradaki öğrencileri kendilerine katılmalarını istedi. Ardından gençler, ellerinde bulunan yazılı dövizlerle ‘Bağımlı olma özgür yaşa’ şeklindeki sloganlarla üniversite rektörlük binası önüne geldi.

Burada basın açıklaması yapan Anadolu Üniversitesi Yeşilay Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Ercan Çekici, Türkiye’de her yıl uyuşturucu madde kullanımı yüzünden on binlerce adli vak'a yaşanmakta olduğunu belirterek, “Her yıl binlerce canımızı, gençlerimizi uyuşturucu madde yüzünden toprağa vermekteyiz. Sadece 2017 yılında 2 bin 148 canımızı uyuşturucu madde yüzünden kaybettik. Türkiye olarak sadece uyuşturucu madde yüzünden her yıl milyarlarca Türk lirasını çöpe atmaktayız. Türkiye’de alkol kullanımı 1 milyar litreyi aştı ve her yıl milyonlarca lira yok olup gitmektedir. Ayrıca ülkemizde sigara içme 12-13 yaşlara kadar düştü. Dünyada her yıl Türkiye büyüklüğünde ormanlık alan sigara üretimi yüzünden yok olurken, yine bu yerlerde tütün üretiminde 3-5 dolar karşılığında çalıştırılan binlerce masum 40 yaşına gelmeden ölmekte. Dünyada her yıl 10 milyon insan sadece sigara kullanımı yüzünden ölmektedir” şeklinde konuştu.

Yapılan basın açıklamasının ardından öğrenciler olaysız şekilde dağıldı.  

Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelenin terörle mücadele ile aynı olduğunu söyleyen Ünye Belediye Başkanı Ahmet Çamyar, "Bugün uyuşturucu sadece Ünye'nin değil tüm dünyanın sorunudur" dedi.

Ünye Kaymakamlığı, Ünye Belediyesi, Ünye Kent Konseyi ve Ünye Ele Ele Derneği tarafından 1-7 Mart Yeşilay Haftası etkinlikleri kapsamında ‘Bağımlı Olma, Özgür Ol’ konulu konferans düzenledi.

“Uyuşturucu toplumsal bir sorundur”
Yeşilay Haftası etkinlikleri kapsamında konuşan Ünye Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, "Bugün uyuşturucuyla mücadele sadece bir kurumun ya da kuruluşun sorumluluğunda değildir. Gerek birey olarak gerekse bizler kuruluşlar olarak bu mücadeleyi birlikte yürütmeliyiz. Bundan 5 yıl önce uyuşturucuyla mücadele edilmesi gerektiği konusunda her toplantımızda yanımızda kim var diye düşündüğümüzde millet olarak polis ve jandarmayı söylerdik. Ancak bugüne bakıldığında Kent Konseyimiz, El Ele Derneğimiz ve toplumumuzun bütün temsilcileri ve gençleriyle beraber olmamız hepimizin mücadele ettiğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

“Uyuşturucuyla mücadele terörle mücadele gibidir”
Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelenin terörle mücadele ile aynı olduğunu söyleyen Ünye Belediye Başkanı Ahmet Çamyar, "Biz bu konuda belediye olarak uyuşturucuyla mücadelede yapılacak olan tüm işler için açık çek veriyorum. Bugün uyuşturucu sadece Ünye'nin değil tüm dünyanın sorunudur. Ancak bizler bulunduğumuz yerlerden sorumluyuz. Bu iş bir ailenin sorunu da olsa aynı, yüz ailenin sorunu da olsa aynıdır. Amacımız gençlere her alanda etkili olmaktır. Yaptığımız bu çalışmaların sonucunda her mahallemizde spor kulüpleri kurarak bunu en aza indirmeye çalışıyoruz. Ünye Kent Konseyi ve Ünye Ele Ele Derneği olarak beraber yürüttüğümüz çalışmalarımıza beraber devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Atatürk Parkı Sosyal Tesislerinde düzenlenen konferansa ayrıca Ünye İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Aksu, Ünye İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Esat Can Öztürk, Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Tamer Uysal, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, muhtarlar, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.  

Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

İzmit’te pedallar, Yeşilay Haftası için çevrildi

zmit Belediye öncülüğünde bir raya gelen 50’den fazla bisikletçi, pedallarını Yeşilay Haftası için çevirdiler. 
İzmit Belediyesi öncülüğünde bir araya gelen İzmitli bisikletçiler Yeşilay Haftası için bisiklet turu düzenledi. Yahya Kaptan Mahallesi’ndeki Hanımeli Kültür Merkezi önünde toplanan 50’den fazla bisiklet sever, Yeşilay Haftası’na farkındalık oluşturmak için pankart açtılar. Daha sonra SEKA Park’a kadar pedal çeviren bisiklet tutkunları turlarını tekrar Yahya Kaptan’da sonlandırdılar. 

Yeşilay, sanal gerçeklikle tütün bağımlılığını anlatıyor

Yeşilay, Kadıköy Meydan'ında kurduğu 'Yeşilay Dünyası' çadırında çeşitli etkinliklerinin yanı sıra sanal gerçeklikle, tütün bağımlılığının ciğerlere verdiği zararları 3 boyutlu olarak gösteriyor. 

Bağımlılıklara karşı farkındalığını artırmak amacıyla önleyici ve rehabilite edici halk sağlığı çalışmalarını yürüten Yeşilay, 1-7 Mart tarihleri arasında Yeşilay Haftası'nı Türkiye çapında çeşitli etkinliklerle gerçekleştiriyor. 3 Mart'ta Kadıköy Meydanı'nda kurulan ve akşama kadar 'Yeşilay Dünyası'nda devam eden etkinliklerde cam, origami, karikatür atölyelerinin yanı sıra; sergiler, bilgilendirme stantları, tütün bağımlılığının VR teknolojisi ile anlatıldığı bilinçlendirme çalışmaları yapıldı. Etkinlikler arasında sanal gerçeklik gözlüğü ile tütün bağımlılığın zararlarını 3 boyutlu olarak gösterildiği etkinlik yoğun ilgi gördü. 

''Türkiye'de ilk, tamamen Türk yapımı'' 
Simülasyon hakkında bilgi veren simülasyonun operatörü Korhan Kürşad Koçak, ''Sigaranın akciğere verdiği simülasyondur. Simülasyonda soluk borusundan alyuvarları kadar akciğer içinde oluşan zararları gösteriyor. Yeşilay, VR teknolojisini kullanarak insanlara tütün bağımlılığının vücutta açtığı tahribatı gösteriyor, farkındalığı artırıyor. Bu simülasyon Türkiye'de ilk. Tamamen Türk yapımı. Simülasyona giren insanlar şaşırıyor. 'Röntgenlerde görüldüğü gibi' diyorlar. İçinde gezdikleri zaman şaşkınlığa uğruyorlar'' dedi. 
Sanal gerçekliğin bu uygulaması benzerlerinden farklı olarak bir ilk olma özelliğini taşıdığı belirtildi. Yeşilay, sanal gerçeklik uygulamasıyla yenilikçi uygulamalarla bağımlılığın zararlarını anlatıyor. Dünyada ilk defa Yeşilay’ın özel içeriklerle geliştirdiği belirtilen uygulama, etkinlik boyunca yoğun ilgi gördü. 

Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

Ünlü isimler Yeşil Sahne'de 
Deneyimleriyle gençlere yol gösteren ünlü isimler Kadıköy Meydanı’nda kurulan Yeşilay’ın etkinlik alanında çocuklarla, katılımcılar ve üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Yeşil Sahne'ye etkinliğin ikinci gününde Payitaht Abdülhamid dizisinin oyuncuları Eren Hacısalihoğlu, Gözde Kaya ve ses sanatçısı Züleyha Ortak konuk oldu. 

''Yardımlara ulaşmak artık kolay'' 
3,5 yıl önce sigarayı bıraktığını belirten Oyuncu Eren Hacısalihoğlu, ''Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bütün hayatımın akışı değişti diyebilirim. Bağımlılığın içeriği ne olursa olsun, problemli bir şey olduğunu düşünüyorum. Yenilik her zaman güzeldir ve insanın zekasını, ruhunu geliştirir. Böyle platformda olup da elimden küçük birşey geldiyse çok büyük onur ve gurur duyarım. Tedavi yöntemlerinin henüz tam istenilen noktaya gelmediği zamanlarda birçok insan bağımlılık nedeniyle hayatını kaybetme noktasına geliyordu. Belki yardıma ulaşmak daha zordu. Şuanda yardım evinizin önünde. Yeşilay bağımlılara el uzatıyor. Bunun üzerine bir sürü kamu spotu veriyor,rehabilitasyon merkezleri açıyor, eğitimler veriyor, filmler çekiyor ve bende öyle bir filmde yer almıştım. Buna benzer çok fazla sosyal sorumluluk projesi yapılıyor. Bunlar artık insanların aklına yatıyor, kabul ediyor, benimsiyor'' şeklinde konuştu. 

''Teknoloji bağımlılığının artmasıyla birlikte gençlerin hayatından çok fazla zaman çalınıyor'' 
Söyleşide moderatörlük yapan Ses Sanatçısı Züleyha Ortak, ''Yeşilay, son yıllarda hayatımızda sıkça yer alıyor. Sigara ve her türlü bağımlılıktan uzak olan biriyim. Yaptığım çalışmalarda bunların içine hiçbir zaman girmedim. Sigarının dumanında rahatsız olan biriyim, sosyal medyada bunu çok sık dile getiriyorum. Son dönemlerde bağımlılıkların sadece uyuşturucu madde değil, teknoloji bağımlılığının artmasıyla birlikte gençlerin hayatından çok fazla zaman çalınıyor. Sadece gençler değil, ebeveynler de buna ayak uyduruyor. Burada Yeşilay'ın önemli rolü var. Bağımlılıklardan uzak duran biri olarak benim için bu organizasyon mutluluk verici. Bence ilçelerimizin belli başlı yerlerinde bu tür organizasyonlar olmalı. Bu sadece Yeşilay Haftası nedeniyle değil, belli günler bunu sık sık tekrarlamalı, gençleri özellikle bu alan getirmeliyiz'' diye konuştu. 

''Bağımlılık, çeşitli şekillerde birçok insanda var'' 
Oyuncu Gözde Kaya ise şunları söyledi: ''Bağımlılık, çeşitli şekillerde birçok insanda var. Antidepresan, teknoloji, sigara ve fastfood gibi pek çok noktada kendini gösteriyor. Ben bunu hazır yaşama bağlıyorum. Her şeyin elimize çok rahat gelmesi, insanların bir şeylere çok az kafa yormaları ve az düşünmeleri ile alakalı. Çok yoğun çalışan toplumlarda ve depresif toplumlarda sigara içme oranı yüksek. Çocuk yaşta olan bağımlılar var. Bu konuda çok büyük farkındalık gerekiyor. Bağımlılık, insanlar önüne geçmeye çalıştıkça daha fazlalaşıyor. Bence bu konuda insanların çocuk yaştan itibaren yönlendirilmeleri gerekiyor. Sigara içme, bilgisayarla oynama gibi değil de, insanlara gerçekten bir hobi, ilgi alanı ve mutluluğu temelde aşılamak gerekiyor. Spor yapılması lazım. Gerçekten bir ilgi alanı gerekiyor. İnsanların gezmesi lazım. İnsan bir şeye bağımlı olacaksa kendi sağlığına bağımlı olmalı. İnsanın kendini düşünmesi lazım. En önemli şey sağlık diye düşünüyorum''. 

Yeşilay Haftası Nedir, Ne Zaman Kutlanır? Yeşilay Haftasının Amacı Nedir?

YEŞİLAY HAFTASI NEDİR?
Yeşilay, 19 Eylül 1934 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu tarafından aynı tarih ve 2-1288 sayılı alınan karar ile kamuya yararlı cemiyetler arasına alınmıştır. Aynı zamanda Yeşilay, gönüllü (amatör) bir halk kuruluşu ve genel yapısı ile bir dokümantasyon ve arşiv merkezidir. Dokümantasyon; kendi konularında belge, bilgi ve haber toplama ve değerlendirme işlemleridir. Arşiv ise; bu belge ve haberlerin değerlendirilmeleri ile birlikte tasnif edilerek saklandığı yer demektir. İşte bu işlemle elde edilen bilgileri, hazırladığı dokümanlarla (bülten, broşür, kitap, kaset, bildiri, afiş, yazılı başvuru, rapor vb. gibi) kamuya, ilgili makam ve kuruluşlara sunar. Bununla insanlara ve yetkili özel ve resmî kuruluşlara gerekli olan önlemlerin alınması için uyarı ve önerilerde bulunur. Eski adı Hilal-i Ahdar Cemiyeti'dir. Yeşilay’ın sembolü, karşıdan bakıldığında iki ucu sağa bakan yeşil bir hilâldir. Yeşilay sembolündeki hilâl, Milli kimliğimizi ve Devletimizin bağımsızlığını temsil eden Türk Bayrağı’ndan alınmıştır. Hilâldeki yeşil renk, huzur ve mutluluğu temsil etmektedir.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul HİB Başkanlığına Prof. Dr. Murat Şeker seçildi Hizmet İhracatçıları Birliği’nin yeni başkanı Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. adına seçimlere katılan Prof. Dr. Murat Şeker oldu. Tek liste ile gidilen seçimli genel kurulda Prof. Dr. Murat Şeker’in listesi geçerli oyların tamamını alarak yeni yönetimi oluşturdu. Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) gerçekleştirdiği seçimli genel kurulla yeni yönetim kurulunu belirledi. Tek liste ile gerçekleştirilen seçimli HİB Genel Kurulu’nda geçerli oyların tamamını alan ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. adına seçimlere katılan Prof. Dr. Murat Şeker’in listesi HİB’in yeni yönetimini oluşturdu. Yeni yönetim kurulu; Prof. Dr. Murat Şeker (Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.), Hediye Güral (NG Tasarım Otelcilik ve Turizm A.Ş.), Vehbi Serkan Kaptan (TAV Havalimanları Holding A.Ş.), Turgay Yaman (İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş.), Mustafa Eröğüt (Acıbadem Sağlık Hiz. ve Tic. A.Ş.), Murat Baykara (Baynak Ulus. Nak. Turz. Dış Tic. Ltd. Şti.), Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı (İstanbul Medipol Üniversitesi), İlhan Bağören (Telenity İletişim Sistemleri San. Tic. A.Ş.), Fatih Volkan Kazova (Kazova Yapı İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.), Fatih Aksoy (Med Yapım Televizyon ve Filmcilik A.Ş.), Kemal Yamankaradeniz (Destek Patent A.Ş.) isimlerinden oluştu. HİB’in yeni Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada, önceki başkan Şekib Avdagiç ve yönetim kurulu üyelerine görevde bulundukları süre boyunca ortaya koydukları vizyon, gayret ve özveri için teşekkür etti. "Bugün geldiğimiz noktada hizmet ihracatı artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur" diyen Şeker, "Küresel rekabetin her geçen gün daha da hızlandığı bu dönemde; başarı, birlikte hareket edebilen, değişimi doğru okuyabilen ve hızla uyum sağlayabilen yapılarla mümkündür. Bizler de bu anlayışla; dayanışmayı güçlendiren, iş birliğini artıran ve sektörlerimizin rekabet gücünü ileri taşıyan bir yaklaşımı esas alacağız" dedi. "Üç temel eksene yoğunlaşacağız" Yeni dönemde önceliklerinin hizmet ihracatını sürdürülebilir, katma değeri yüksek ve küresel ölçekte rekabetçi bir yapıya kavuşturmak olacağını dile getiren Şeker, bu doğrultuda üç temel eksen üzerinde yoğunlaşacaklarına dikkat çekti. Şeker, "Bu eksenlerden birincisi; küresel pazarlarda derinleşme ve çeşitlenme. İkincisi; katma değerli hizmet üretimi ve markalaşma. Üçüncüsü ise dijitalleşme ve insan kaynağı. Bu hedefleri hayata geçirirken; şeffaf, katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını esas alacağız. Üyelerimizin sesini daha fazla dinleyen, sorunlara hızlı çözümler üreten ve ortak aklı merkeze alan bir yapı kurmak önceliklerimiz arasında. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla olan güçlü iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacak; sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru şekilde ifade eden, çözüm üreten ve yol açan bir Birlik olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Mersin Denizde cansız bedenleri bulunmuştu: İki arkadaştan birinin cenazesi defnedildi Mersin’in Silifke ilçesi açıklarında deniz yüzeyinde bulunan 2 erkek cesediyle ilgili başlatılan soruşturma sürerken, hayatını kaybedenlerden Halil Çelik’in cenazesi toprağa verildi. Olay, dün Taşucu Mahallesine bağlı Boğsak Şahin Kayası açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, dün 14.20 sıralarında Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı Harekat Merkezi’ne, deniz yüzeyinde 2 kişinin hareketsiz halde bulunduğu yönünde ihbar yapıldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. Deniz yüzeyindeki 2 erkek cesedi ekipler tarafından bota alınarak Silifke Sahil Güvenlik iskelesine getirildi. Yapılan incelemelerde hayatını kaybeden kişilerin 69 yaşındaki Akın Acar ile 66 yaşındaki Halil Çelik olduğu öğrenildi. Cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Mersin Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Olayla ilgili inceleme devam ederken, şahısların denize açıldıkları teknenin battığı ihtimali üzerinde durulduğu, bulunması için bölgede çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Cenazelerden biri defnedildi Hayatını kaybeden Halil Çelik’in cenazesi bugün ikindi namazı sonrasında Bolacalıkoyuncu Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Akın Acar’ın ise yarın öğle namazına müteakip Taşucu Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacağı belirtildi. Öte yandan Halil Çelik’in yakın arkadaşı Mevci Arslan, arkadaşının yaklaşık 15 yıldır balıkçılık yaptığını ve denizi iyi bildiğini söyledi. Arslan, "5 metre uzunluğunda bir tekne almıştı. Zaman zaman diğer arkadaşları ile de balığa giderdi. En yakın arkadaşı Akın’dı. Cumartesi günü oturduk yemek yedik. Dün için balığa gideceğiz erken döneriz dedi. Şaşırdık. Halil o kadar hava durumunu takip eder ki ben anlamam. İnanamıyoruz. Hiç kimse inanamıyor. Bu nasıl olur. Valilik uyarı yaptı diyorlar. Tekne yok. Ama bilmiyorum derinliği ne kadar tekne çıkarılır mı? Benim kendi düşüncem sanki ya kayaya vurdu ya da başka bir şey vurmuş olabilir. Durum acı" dedi.
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "AB kendi içerisinde tartışma yaşıyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Avrupa Birliği (AB) kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. AB, bir bütün olarak bu krizlerde hareket edemiyor" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Toplantıda siyasi değerlendirmelerin yapıldığını ve dış politikadaki gelişmelerin yakından takip edildiğini aktaran Çelik, "Gerek Rusya-Ukrayna Savaşı, gerek Gazze ve diğer kriz alanları konusunda ülkelerin arasındaki ittifaklar çatlarken NATO ile ilgili tartışmalar oluyor. Avrupa Birliği (AB) kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. AB, bir bütün olarak bu krizlerde hareket edemiyor. AB Komisyon Başkanı Von Der Leyen’in çok talihsiz bir açıklaması oldu. Türkiye’nin de içinde olduğu bazı ülkeleri zikrederek, bunların Avrupa’ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti. Avrupa bütünleşmesinin bu şekilde sağlanması gerektiğini ifade etti. Bu, AB’nin şu anda niye bu halde olduğunu gösteren temel bir açıklama. Türkiye gibi AB’ye aday bir ülkeyi karşıt konumda değerlendirmek, göç ve güvenlik konusunda kapımızı çalanların kafasının arkasındakini göstermesi bakımından çok önemli. Bu bir sır değildi ama gerek fasılların müzakere edilmesine dönük fanatik uygulamalar, gerek diğer konulardaki ilerlemelere dönük tıkanmalar aslında her zaman bir aydınlanma Avrupası yaklaşımını değil, bir Hristiyan kulübü Avrupa’sını gösteriyordu. Biz de bu konuda uyarılarımız yapıyorduk. Bunun sonuçlarıyla sadece Türkiye-AB ilişkileri karşı karşıya gelmiyor. AB, kendi çelişkilerinin doğurduğu sonuçları Rusya-Ukrayna Savaşı’nda yaşıyor. Gazze konusundaki savrulmalarını görüyoruz. İran savaşı konusundaki etkisizliklerini görüyoruz. Burada Von Der Leyen’e sorulması gereken soru şu; bir Avrupa Komisyonu Başkanı olarak bir aday ülkeye dönük bu çifte standardınızın ideolojik temelleri nedir? İkinci olarak da her zaman söylenir; AB bir ekonomik güç oldu ama hiçbir zaman bir siyasi güç olamadı. Bugün NATO meselesinde de görüldüğü gibi kendi güvenliğini bile kendisi sağlayamayan bir birlik durumunda. Bütün bunlar tartışılırken Von Der Leyen’in aday ülke olan Türkiye’nin etkisini engellemeye dönük bir tutum içerisine girmesi AB’nin bugün neden bu halde olduğunu iyi gösteren bir durum" diye konuştu. "AB, Türkiye’yi bu kadar güçlü görüyorsa o zaman doğrusu bu aday ülke ile iş birliği yapmaktır" "Madem Türkiye, bütün Balkanları ve Avrupa’yı domine edecek kadar büyük bir güç, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir" diye konuşan Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Von Der Leyen, aslında söylediklerinin altyazısında itiraf ediyor. Bu itirafıyla da aslında bir tür büyüyen ve ilkelere dayanan bir Avrupa değil, küçülen ve kendi bürokrasisine gömülmüş bir Avrupa’yı söylüyor. Ama, zikrettiği diğer ülkelerden farklı olarak Türkiye, AB’ye bir aday ülke. Onu, bu kadar güçlü görüyorsanız o zaman doğrusu bu aday ülke ile iş birliği yapmaktır. Bu vizyondan çok uzaklar ama bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz." "Papa’nın savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirtmek istiyorum" İsrail Başbakanı Netanyahu ve hükümetinin uyguladığı fanatizmin sadece Müslümanlarla sınırlı olmadığını, insanlığın tüm unsurlarına karşı bunu gerçekleştirdiğini hatırlatan Çelik, "Lübnan’da İsrail askerinin bir Hazreti İsa’ya ait bir heykeli parçalamasındaki nefret doğal olarak Hristiyan aleminin tepkisini çekti. Burada şunu görmek gerekiyor; tamamen ideolojik bir motivasyonla, fanatik bir dini yaklaşımla hareket eden bir yapı ile karşı karşıyayız. Bunların, Müslüman ve Hristiyanların değerlerine hiçbir saygıları yok. O yüzden biz insanlık ittifakı diyoruz, insanlık ittifakının topyekun bu fanatizmi durdurması gerektiğinden bahsediyor. Bu arada Papa’nın savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirtmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "(ABD-İsrail-İran) Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir" İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından ortaya çıkan tablonun yakından takip edildiğini dile getiren Çelik, "Ateşkes sağlandı ama İslamabad’daki müzakereler istenilen şekilde henüz ilerlemiyor. Biz İslamabad’daki müzakerelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir, bu savaş haksız ve hukuksuzdur. Hiçbir şekilde daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır. Uluslararası toplum da ateşkesin tamamen barışa dönüşmesine güçlü bir destek vermelidir. Burada zenginleştirilmiş uranyum meselesi, Hürmüz Boğazı, İran’ın talep ettiği tazminatlar, güvenlik garantileri olmak üzere pek çok konu var. Tüm bunlar masada çözülebilir konulardır. İslamabad’daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönüşmemesi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun tam bir destek vermesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a saldırarak ve başka bölgelerde kriz çıkartarak Gazze’yi unutturmaya çalıştığına değinen Çelik, "Gazze’de ikinci aşamaya geçilmesi gerekirdi ama İsrail, ilk aşamadaki yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmiyor. İlk aşamayı da tahrip etmek için elinden geleni yapıyor. Bu çerçevede tek taraflı birtakım dayatmalarda ve şartlarda bulunuyor. İsrail’in Gazze’de suikastlara ve kadın, çocuk dahil olmak üzere insan öldürmeye bir son vermesi lazım. Bu ilk aşamanın en azından var olması için gereken en temel insani zemin. Yine ilk aşama için mutabık kalınmış olan yardımların Gazze’ye tam olarak ulaşması gibi ilkelerin yerine gelmesi lazım ama İsrail bunlardan da uzak duruyor. O yüzden ikinci aşamaya geçilmesini engelleyen güç İsrail’dir. Yine Batı Şeria’ya saldırmaya devam ediyor ve orayı Gazzeleştirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Bunun da muhakkak surette önlenmesi gerekiyor" dedi. Ayrıca Çelik, dış politika gündeminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesaisinin en yoğun bir şekilde barışın sağlanması ve diplomasi masalarının güçlendirilmesi ekseninde devam ettiğini de sözlerine ekledi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken Türkiye’yi karşısına alan söylemler üretilmesi son derece yanlıştır" Bir gazeteci tarafından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye karşıtı açıklamaları sorulması üzerine Çelik, "Fransa’nın açıklamalarının yakından takip ediyoruz, doğrusu rasyonel bir zemine oturmuyor. Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleri ile ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye’yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Çok yakın zamanda Sayın Macron, ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün aslında Fransa’nın, Türkiye’ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkârlık içerisinde olduğunu görüyoruz. Fransa’nın Akdeniz’deki istikrarsızlıkla, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bir an evvel sona erdirilmesi ile ilgilenmesi gerekir. Suriye’de birtakım farklı grupları desteklemek yerine Suriye’nin istikrarına katkı sağlayacak bir siyasi teşvik içerisinde olması gerekir. Yine Fransa’nın, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı karşısında daha net konuşması gerekir ama bunun yerine ne zaman bir tartışma çıksa Rum Kesimi’nin etrafında bir bayrak göstermekten ve gemi göndermekten bahsediyor. Ayrıca Yunanistan’la ittifak kurmaktan bahsediyor. Burada şunu sormak gerekir; bu tip tavırların Fransa’ya, Yunanistan’a, Akdeniz’in güvenliğine, NATO müttefikliğine ne katkısı var? Bütün bu soruların cevabı olumsuzdur. Yunanistan açısından ise günün sonunda herkes gidiyor biz baş başa kalıyoruz. Dolayısıyla Yunanistan’ın Türkiye ile sorunlarını masada çözme imkanı varken, sürekli olarak başta İsrail olmak üzere birtakım ittifaklar peşinde koşup Türkiye karşıtlığı söylemini yükseltip bundan elde edeceği nedir? Biz, ‘Yunanistan’a üçüncü ülkeler araya girmesin, Türkiye ve Yunanistan berrak, net bir şekilde müzakereler yoluyla kendi sorunlarını çözebilecek kapasiteyi üretsin’ diyoruz. Ama, onun yerine sürekli olarak bu tip yan yollara başvuruyorlar. Otobandan ayrılmamak lazım, otobandan ayrılınca çoğu kez şarampole düşüldüğü görülmüştür. Tekrar aynı hatayı yapmaya gerek yok. Rum Kesimi’nin İsrail ile kurduğu ittifak utanç verici bir ittifaktır. Bu kadar katliam gerçekleştirmiş bir Siyonist şebeke ile yan yana durmak onların bileceği bir iştir. Bugün Türkiye ile ilişkilerde yanlış yerde durdukları gibi uluslararası sorunlarda da tarihin doğru tarafında durmuyorlar. Fransa’dan Akdeniz’e kadar olan tüm bu bölgede değerlendirmelerin ve attığı adımların ne kadar yanlış olduğu son birkaç yıldır üst üste görülüyor. Fransa’nın bunlardan vazgeçmesinde, Türkiye ile olan müttefiklik ilişkisini gerçekçi bir zeminde ve doğru bir yaklaşımla ele alması herkesin faydasınadır" cevabını verdi. "Alevi canlarımızı inciten ifadeden biz de inciniriz" Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kullanılan ifadelerle ilgili soru üzerine Parti Sözcüsü Çelik, "Biz, CHP ya da başka partiler ile köşe yazarları hakkındaki bu tartışmalar bizi ilgilendiren tartışmalar değil. Ama, kullanılan o ifade bütün Alevi canlarımızı inciten bir ifadedir. Alevi canlarımızı inciten ifadeden biz de inciniriz. Bunu kendimize yapılmış sayarız. O ifade; bir nefret söylemidir. O ifade; doğrudan bir nefret söylemi olarak kodlanmalıdır ve tümüyle reddedilmelidir. Alevi canlarımıza dönük bu şekilde çirkin ifadeler kullanılmasını en güçlü şekilde lanetliyoruz ve reddediyoruz" açıklamasında bulundu.