GÜNDEM - 11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:54

Yıkımlarda ortaya çıkan asbest kanser yapıyor

A
A
A
Yıkımlarda ortaya çıkan asbest kanser yapıyor

Türk Toraks Derneği kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binalardan ortaya çıkan asbestin kanser riski taşıdığını asbestin Türkiye’de yüz binde 700-800 oranında kansere neden olduğunu söyledi.

Türk Toraks Derneği Çevresel Ve Mesleki Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamaya göre, kentsel dönüşüm kanser riski taşıyor. Asbestin uzun yıllardan beri 3 binden fazla iş kolunda yaygın olarak kullanıldığına dikkat çeken grup, ısı ve basınca dayanıklılık özellikleri nedeniyle inşaat sektörü ve izolasyon başta olmak üzere bir çok sektörde bu ölçüsüz kullanımların arttığını söyledi.
Asbestin akciğer kanseri, akciğer zarı kanseri (mezotelyoma) başta olmak üzere birçok kanser türüne yol açtığı; ayrıca akciğerlerde asbestozis denilen nasırlaşmalarla solunum yetmezliği, akciğer zarlarında kalınlaşmalar ve kireçlenmeler yaptığına dikkat çeken grup, tüm dünyada asbest kullanımına sınırlanmalar getirildiğini ifade etti.

GEÇMİŞTE KULLANILAN ASBESTİN ZARARLARI ORTAYA ÇIKIYOR
Asbestin kullanımı yasaklanmış olmasına rağmen geçmişte kullanılmış olan asbestin insan sağlığı üzerindeki riski ve etkilerinin devam ettiğine değinen çalışma grubu, “Özellikle inşaat, gemi sektörü gibi yıkım ve ortadan kaldırma sorunları giderek ciddi toplumsal sorunlar olmaya devam etmektedir. Dünyada asbeste bağlı kanserler yüz binde 10’un altındayken ülkemizde çevresel asbestin bazı bölgelerde endemik etkileri nedeniyle bu oranlar yüz binde 700-800’lere kadar varabilmektedir. Özellikle son yıllarda kentsel dönüşüm kapsamında asbestli çimento ve -su boruları, tavan kaplama ve zemin döşeme gibi- izolasyon malzemeleri içeren eski binaların yıkımıyla çevreye yayılacak asbest lifleri, başta yıkım işlerinde çalışan işçiler olmak üzere, daha bebeklik çağında olan çocuklarımız dahil etrafta bulunan herkes için onlarca yıl sonra ortaya çıkacak kanserler ve sonu solunum yetmezliği ile bitecek ciddi akciğer hastalıkları açısından ciddi riskler taşımaktadır” sonucunu ortaya çıkardı.

“YIKIMDAN ÖNCE ASBEST İNCELEMESİ YAPILMALI”
Başta İstanbul olmak üzere şehirlerde yıkım öncesi binalarda asbest malzeme incelemesi yapılması gerektiğini de vurgulayan çalışma grubu, “Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’nın birincil korunma başta olmak üzere ortama saçılmayı tamamen önlemeleri yaşamsal önemdedir. Bunun için konuyla ilgili uzmanlık birimlerinin görüşlerinin alınması sonradan ortaya çıkabilecek telafisi mümkün olmayan zararlardan insanlarımızı korumaya yardımcı olacaktır. Bu konuda Türk Toraks Derneği olarak her türlü bilimsel desteğe hazır olduğumuzu toplum sağlığı açısından aciliyet arz eden bu konuda bir kez daha kamuoyuna duyururuz” dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Tulum peyniri üreticileri dışarıdan getirilen peynirlerden muzdarip Güneydoğu illerinden Erzincan’a getirilerek tulum peyniri olarak satışa sunulan peynirler Erzincan’daki tulum peyniri üreticilerini mağdur ediyor. Erzincan’daki tulum peyniri üreticileri, dışarıdan getirilen süt ve kelle peynir nedeniyle orijinal Erzincan tulum peyniri üreten üreticinin ürününün değer kaybına uğradığını öne sürdüler. Bahar aylarının gelmesi ile birlikte tulum peyniri üreticileri peynir üretim sezonuna hazırlanıyor. Üreticiler kuzuların büyümesi ile birlikte koyunlarını sağmaya başladı. Sağılan koyunlardan elde edilen süt ile Erzincan tulum peyniri ortaya çıkacak. Erzincanlı üretici sağıma daha yeni başlamışken, Erzincan dışından özellikle güneydoğu bölgesinden Erzincan’a süt malı denilen tonlarca peynir sokuldu. Üreticiler, orijinal Erzincan tulum peynirinin hak ettiği değeri almamasının nedeni olarak ucuza başka illerden süt getirip Erzincan tulum peyniri adı altında satılması olarak değerlendiriyor. Üreticilerden Murat Kamay; “Erzincan dışından, Erzincan coğrafi işaretli ürününe uymayan sütleri, peynirleri getirip Erzincan tulum peyniri diye satıyorlar. Başka illerden ucuza gelen süt ve peynirler yüzünden bizim orijinal ürünümüz hak ettiği değeri almıyor. Tüccarın üreticiye verdiği fiyatta güneydoğudan gelen ürünler etkili oluyor. Orada ucuza veriyorlar diye burada bizim orijinal ürünümüz para etmiyor. Üstüne birde bizim ürünlerimizi onlarla karıştırıp ortaya Erzincan tulumu olmayan bir ürün ortaya çıkarıp Erzincan tulum peyniri diye satıyorlar. Coğrafi işaretli ürünümüzün adını kullanarak ticaret yapıyorlar ancak olan biz üreticilere oluyor ve peynirimizin özelliği kayboluyor, bizlerde emeklerimizin karşılığını alamıyoruz.” diye konuştu.
Siirt Boğazına çanta kancası kaçan çocuğu öğretmenin ’Heimlich’ manevrası kurtardı Siirt’te boğazına çanta kancası kaçan Fevzi Çakmak İlkokulu 2. sınıf öğrencisi, öğretmenin Heimlich manevrası sayesinde kurtuldu. Öğrencinin kurtarılma anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Fevzi Çakmak İlkokulunda görev yapan rehber öğretmeni Mehmet Akif Eviz, koridorda 2. sınıf öğrencisi Ç.N.’nin nefes alamadığını fark etti. Öğrencinin soluk yolunun tıkandığını anlayan Eviz, Heimlich manevrası ile demir kancayı çıkararak çocuğun nefes almasını sağladı. İlk yardımı herkesin bilmesi gerektiğini belirten rehber öğretmeni Mehmet Akif Eviz, "2/B sınıfından bir öğrenciyle görüşmek için sınıfa gittiğimde bu öğrencimizin öğretmenin yanında ve nefes alamadığını fark ettim. Hemen Heimlich manevrası yapıp çocuğun yuttuğu cismi boğazından çıkardım ve normale döndü. Cismi çıkardıktan sonra çocuk daha rahat nefes almaya, konuşmaya ve normal hayatına dönmeye başlayarak sınıfına gitti. Olaydan sonra ailesi geldi, teşekkür etti. Bütün arkadaşlarım teşekkür ederek, beni tebrik ettiler. Bir insan hayatına dokunmak güzeldir. Benim işim zaten insanın hayatına dokunmak, bu şekilde de olması beni mutlu etti. Ne zaman ne olacağını bilemeyiz. Bu küçük teknikler hayat kurtarır. Bu yüzden ilk yardımı herkesin bilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Öğrencinin hayatta olmasının en güzel mutluluk olduğunu belirten okul müdürü Cemil Baykan ise öğretmene teşekkür ederek, bakanlık tarafından verilen ilk yardım eğitimlerinin önemini vurguladı. Baykan, "Okulumuzda dün bir vaka yaşandı. Öğrencimiz bir demir parçası yuttu. Rehber öğretmenimiz Akif beyin Heimlich manevrasıyla öğrencimizin tekrar hayata dönmesini sağladı. Allah’a hamd olsun. Tabi ki bu konuyla ilgili özellikle bakanlığımızın, il milli eğitim ve valiliğimizin koordine etmiş olduğu, almış olduğumuz ilk yardım eğitiminin ne kadar önemli olduğunu bizzat gördük ve yaşadık. Daha önce almış olduğumuz bu ilk yardım eğitimlerini teoride aldığımızı pratikte de yaşamış olduk. Öğrencimizin tekrardan hayata dönmesi bizi çok mutlu etti. Bizler isteriz ki Türkiye’nin her bir yerinde bu eğitimlerin daha ciddi manada alınıp, en azında bu tarz vakaların önüne geçme adına çok olumlu sonuçlar doğuracağını düşünüyoruz. Bakanlığımıza, Sağlık Bakanlığımıza ve valiliğimize bu anlamda çok teşekkür ediyorum. Umarım bu eğitimlerin devamı daha da gelir" dedi.
Erzincan Müftülük bünyesinde kurulan atölyede Türk İslam sanatları yaşatılıyor Erzincan İl Müftülüğü bünyesinde kurulan atölyede ney, ud, kanun ve rebap gibi musiki aletleri üretilerek çeşitli kurslar düzenleniyor. Türk İslam sanatlarının tanıtılması, İslam geleneğinde geçmişten bu yana icra edilen sanatların yaşatılması, korunması, yaygınlaştırılması ve gençlerin Türk İslam sanatlarına yönelik ilgilerinin artırılması maksadıyla Erzincan İl Müftülüğünce çalışma başlatıldı. İl Müftülüğü binasında kurulan küçük atölye de İmam Hatip Teoman Kayalar tarafından ney, ud, kanun ve rebap gibi İslam musikinde kullanılan aletler üretilerek her yaştan vatandaşa hitap edecek şekilde çeşitli kurslar düzenleniyor. İmam Hatip Teoman Kayalar, toplumun her kesimine hitap edecek kursların düzenlendiğini belirterek, “Erzincan Müftülüğünde imam hatip olarak görev yapmaktayım. Türk İslam sanatlarının tanıtılması, korunması ve yaygınlaştırılması, gelecek nesillere aktarılması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir. Bu çerçevede Müftülüğümüz binasında oluşturduğumuz bu küçük atölyede ney, ud, kanun ve rebap üretiyor, toplumun her kesimine hitap edecek şekilde kurslarımız devam ediyor” dedi. Erzincan İl Müftüsü Muharrem Gül ise, özellikle üniversite ve lise gençliğine bu sayede ulaşmayı, gençlik merkezlerini daha aktif kullanmayı hedeflediklerini kaydederek, “Diyanet İşleri Başkanlığımız Erzincan İl Müftülüğünün Cami Gençlik Merkezlerinde gençlere yönelik faaliyetlerimiz var. Bu gençlik merkezlerini de çok aktif kullanmaya çalışıyoruz. Gençlerimize açtık. Buralarda sosyal ve sanatla ilgili etkinliklerimiz de var çünkü gençlerimiz bu sosyal ve sanatla ilgili etkinliklere daha fazla rağbet ediyorlar ve musiki de gençlerimizi cezbeden ve gençlerimizin ilgisini çeken alanlardan. Dolayısıyla tasavvuf musiki koromuzun şefi Teoman Kayalar hocamız burada hem musiki enstrümanları üretimi yapmakta. Hem üretim yapıyor hem de gençlerimize eğitim veriyor. Dolayısıyla biz gençlerimizin daha fazla buralara gelmesini rağbet etmesini arzu ediyoruz. Üniversite gençliğine, lise gençliğine bu şekilde ulaşmak istiyoruz” diye konuştu.