SAĞLIK - 03 Nisan 2014 Perşembe 11:37

Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Kucur: ‘Kansere yakalanmak kader değil’

A
A
A
Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Kucur: ‘Kansere yakalanmak kader değil’

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Cüneyt Kucur, Kanser Haftası dolaysıyla bilgiler verdi.

Kanser, 21. yüzyılda önemi giderek artan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Kucur, "Tüm dünyada kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci en sık ölüm nedenidir. Batı toplumlarında her yıl 300 kişiden biri kansere yakalanmaktadır. Altmış yaş üzerindeki insanlarda ise kanser sıklığı çok artmakta 100 kişide 1 civarına yükselmektedir. Ülkemizde her yıl 200 bin kişinin kansere yakalandığı ve her yıl 75 bin kişinin kanser nedeniyle vefat ettiği düşünülmektedir kanser vakalarının 2/3 ü erkeklerde, 1/3 ü kadınlarda görülmektedir.Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda ise meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Cilt kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki cilt kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden, cilt kanserlerinde ölüm oranı çok düşüktür. Vücudumuzdaki tüm organlar canlının en küçük yapı taşı olan hücrelerden oluşur. Bu hücrelerde oluşan DNA hasarı sonucu, hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalması ile kanser oluşur.

Bağışıklık sistemimiz, hücrelerin gördüğü hasarları yakalamak amacıyla vücudumuzu tarar ve kanserli hücreleri yok eder. Hücrelerin çok hızlı bir şekilde veya farklı bir çok etken nedeniyle hasar görmesi halinde bağışıklık sistemimiz bütün hasarı düzeltemeyecektir ve kanserli hücreler hızla çoğalmaya başlayacaktır. Sağlıklı vücut hücrelerinin aksine kanser hücreleri kontrolsüz bir şekilde çoğalırlar. Kanser hücreleri toplanarak urları (tümörleri) oluştururlar. Oluşan bu tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler ya da tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kümeleri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır. Her kanser aynı yapıya sahip değildir.

Vücudumuzda kontrolsüz olarak büyüyen kötü huylu tümörlere kanser denir. Tümörler iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki kısma ayrılır. İyi huylu (selim) tümörler genellikle sınırları belirgin kitlelerdir. Ancak kötü huylu (habis) tümörler, sınırları belirsiz ve çevre dokuya sıkıca yapışık halde bulunurlar. Kanserler ilk evrelerde genellikle ağrısızdırlar" dedi.

"BAYANLARDA 40, ERKEKLERDE 50 YAŞA DİKKAT"
Kanser hastalıklarında dünya ortalamasının altında olduğunu ifade eden Cüneyt Kucur, "Kanser, ülkemizde ve tüm dünyada ölüm nedenleri arasında halen ilk sıralarda yer almakta olan, erken teşhis ile önlenebilen veya tam tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Görülme sıklığının giderek artması nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kanser hakkında bilgi düzeyini artırmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla 'Kanser Haftası'’ olarak ilan edilmiştir. Kanser görülme sıklığı ülkemizde dünya ortalamasının altındadır. Bu bizim açımızdan iyidir. Fakat bizde önlenebilir kanserler daha sık görülmektedir. Bu da bizim yaşantımıza, yeme içme alışkanlıklarımıza daha çok dikkat etmemiz gerektiğini gösterir. Kanserin belirtilerini bilmek hastalığın erken teşhisi açısından önemlidir. Kanserin belirtileri organlara göre değişmekle beraber şöyle özetlenebilir: Açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, vücutta giderek büyüme gösteren kitleler, dışkılama veya idrar yapma alışkanlığında değişiklik, olağan dışı kanama, uzun süre yutkunma zorlukları ve ses bozukluklarıdır. Bu tür şikayetleri olan insanlar problemin daha fazla ilerlemesini beklemeden ilgili hekime gerekli kontrollerini yaptırmalıdır. Ülkemizde kanser nedeniyle gerçekleşen ölümlerinin başında erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanseri gelmektedir. Kanserden korunma, kanser tedavisinden daha fazla önem arz eden bir konudur.

Kanserlerin yüzde 30-40’ında potansiyel olarak korunmanın mümkün olduğu düşünülmektedir. Tütün kullanımı, aşırı alkol tüketimi, ızgara türü yiyeceklerin aşırı tüketilmesi, güneşe fazla maruz kalma ve obezite kanserler için risk faktörleridir. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve enfeksiyonlardan korunma gibi sağlıklı yaşam davranışlarının benimsenmesi ile kansere yakalanma riski önemli ölçüde azaltılabilmektedir.

Bayanlarda 40 yaş üzerinde rutin meme kontrolü ve erkeklerde 50 yaş üstü rutin prostat kontrolleri yine kanserden korunmada önemli unsurlardır. Ayrıca diz üstü bilgisayarlar ve cep telefonlarının dikkatsiz kullanımı da önemlidir. Diz üstü bilgisayarlar radyasyonu aşağıya doğru verdiği için, diz üstünde ve vücut üstünde kullanılmamalıdır. Cep telefonları ile uzun süre görüşme yapılmamalı ve mümkün olduğu kadara vücuttan uzak tutulmalıdır. Kanser, kişinin hayat şartlarını ziyadesiyle kötüleştiren, işgücü kaybına uğratan, aynı zamanda teşhis ve tedavi maliyeti yüksek olan bir hastalıktır. Bu zorlu süreçlerle baş etmeye çalışmaktansa kansere yakalanmamaya çalışmak daha akılcı bir yoldur. Dengeli beslenme, düzenli olarak spor yapma, kanserojen olduğu bilinen gıdalar ve katkı maddelerinden uzak durma, stresten uzak bir yaşam ve sağlık problemlerin büyümesini beklemeden profesyonel yardım" ifadelerini kullandı.

HÜSEYİN EFE
KÜTAHYA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır’da oynanan Iğdır FK ile Bodrum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır FK, sahasında Bodrum FK’ya 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Kenan Koçak değerlendirmelerde bulundu. Koçak, "İlk yarıda rakibin kaleye şutu yok, ama 1-0 önde gidiyorlar. Verilen bir penaltı kararı var ve ilk yarıyı 1-0 mağlup kapatıp soyunma odasına giriyoruz. Ardından ikinci yarıya çıkıyoruz. Gayet iyi oynuyoruz, haklı bir penaltıyla skoru 1-1 yapıyoruz. Ancak sonrasında bireysel hatalarla, 18’in civarında iki kez gereksiz top kaybı yapıp topu rakibe veriyoruz. Ceza sahası içinde temassız oyuncuyu bırakınca yine rakibe bir gol hediye ediyoruz. Üçüncü gol de keza öyle; yapılan bireysel hataların bir sonucu. Bu seviyede böyle bireysel hatalar yaparsanız, rakibe bu şekilde hediyeler verirseniz ve bireysel sorumluluğunuzu bilmezseniz maç kazanmak çok zor olur. Bu yüzden üzgünüm. Taraftarlar için üzgünüm, şehir için üzgünüm, başkanımız için üzgünüm. Ne bu başkan, ne bu taraftar ne de bu şehir böyle bir skoru hak ediyor. Söyleyecek fazla bir şey yok. Bu mağlubiyet tamamen yaptığımız bireysel hatalardan kaynaklandı. Başka bir açıklaması da yok. Her şey ortada. Bu yüzden üzgünüz, tekrar özür diliyoruz" dedi. "Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı" Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz ise, "Güzel bir havada, keyifli bir maç oldu. İzleyenler için, seyirciler için ve televizyon başında maçı takip edenler için keyifli bir karşılaşmaydı. Tabii biz de kazandığımız için daha da keyiflendik. Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı. Geçen hafta çok hak ettiğimiz bir maçı maalesef kaybetmiştik. Yeniden play-off içinde üst sıraları zorlamak için bu galibiyet bizim için çok önemliydi. Bütün oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Rakibimiz de bugün çok iyi oynadı. Onların da teknik direktörünü ve futbolcularını tebrik ediyorum. Sonuçta bir takım galip gelecekti. Bugün galip gelen biz olduk ve bundan dolayı çok mutluyuz. Şimdi üç gün sonra içeride çok daha önemli bir maçımız var. O maçı da kazanıp yeni bir galibiyet serisi yakalamak istiyoruz" dedi.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy anıldı İstanbul Gaziosmanpaşa’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Milli Şair Mehmet Akif Ersoy için anma programı düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediyesi İstiklal Marşı’nın kabülünün 105’inci yıl dönümüne özel bir program düzenledi. Gaziosmanpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan programa Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, Zeynep Vurmaz Yiğit, Kültür Sanat Sosyal İşler Müdürü Murat Doğan, Sanat Akademisi öğrencileri, öğretmenler ve aileleri ile davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardında Milli Şair Ersoy adına koro düzenlenerek Ersoy’un "Zulmü Alkışlayamam", "Ordunun Duası" gibi pek çok şiiri öğrenciler tarafından seslendirildi. "Çok güzel bir etkinlik oldu, yaptığım sunuculukta hiç zorlanmadım" Etkinlik sunucusu Murat Oğru, "Gaziosmanpaşa Belediyesi Kültür Merkezi olarak İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünü kutladık gerçekten duygulandırıcı bir katılım oldu, miniklerimiz koristlerimiz, şiir söyleyen arkadaşlarımız, çok güzel bir etkinlik oldu, yaptığım sunuculukta hiç zorlanmadım, rol yapmadan her şey içimden geldiği gibi oldu" ifadelerini kullandı. Sahnede İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını okuyan Tuana Aksözek, "İstiklal Marşı’nın kabulünü kutlamak için belediyeye geldik, İstikal Marşı korosuna katıldım ve İstiklal Marşı’nı okudum öğretmenlerime ve arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Meltem Özgücü ise, "İlkokul birinci sınıftan beri İstiklal Marşı’nı biliyordum şu anda çok heyecanlıydım, öğretmenlerime, belediye başkanımıza ve belediye başkan yardımcımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Program etkinliğe katılan öğrencilere Mehmet Akif Ersoy’un ‘Safahat’ adlı kitabının hediye edilmesi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kars Kars emniyetinden öğrencilere siber güvenlik eğitimi Kars’ta 120 öğrenciye siber suçlar ve akran zorbalığı anlatıldı. Kars İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından öğrencilere yönelik bilinçlendirme çalışması yapıldı. Kars Alparslan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen seminerde 120 öğrenciye siber suçlar, güvenli internet kullanımı ve akran zorbalığı konularında eğitim verildi. Gerçekleştirilen eğitim programında, özellikle son yıllarda gençler arasında hızla yayılan dijital risklere dikkat çekilerek öğrencilerin internet ortamında karşılaşabilecekleri tehlikeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Dallarında uzman polisler tarafından verilen eğitimde; siber suçların gerçekleşmeden engellenmesi, yasa dışı bahisle mücadele, maddi ve manevi zararların en aza indirilmesi ile toplumsal farkındalık oluşturulması konuları ele alındı. Eğitim öğrencilere güvenli ve bilinçli internet kullanımı konusunda önemli tavsiyelerde bulunuldu. İnternet ortamında kişisel bilgilerin korunması, sosyal medya kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve dolandırıcılık yöntemleri hakkında örnekler verilerek öğrencilerin bu tür durumlara karşı nasıl davranmaları gerektiği anlatıldı. Eğitimde ayrıca siber zorbalık ve akran zorbalığı konularına da değinildi. Öğrencilere, internet üzerinden yapılan hakaret, tehdit ve dışlama gibi davranışların ciddi psikolojik ve hukuki sonuçları olabileceği vurgulandı. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında öğretmenlere, ailelere ve ilgili kurumlara başvurmanın önemine dikkat çekildi. Eğitimin bir diğer önemli başlığı ise teknoloji bağımlılığı oldu. Polisler, uzun süreli ve kontrolsüz teknoloji kullanımının öğrencilerin sosyal yaşamı, ders başarısı ve psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek dengeli teknoloji kullanımı konusunda önerilerde bulundu. Eğitim sonunda öğrencilerin merak ettikleri sorular yanıtlanırken, bilinçli internet kullanımı konusunda farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yapıldı. Yetkililer, gençlerin dijital dünyada güvenli bir şekilde yer alabilmeleri için bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.
İstanbul Dardanel işçileri eylemlerin 9’uncu gününde: "Sermayeleri soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor" Dudullu OSB’de faaliyet gösteren Dardanel fabrikasında çalışan ve Kasım ayından bu yana kademeli olarak işten çıkarılan işçiler, aylardır ödenmeyen hakları için fabrika önünde başlattıkları eylem 9’uncu gününde devam ediyor. Hak mücadeleleri için seslerini duyurmaya çalışan kadınlar, "Sermayeleri soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor" dedi. Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dardanel firmasında çalışan 170’e yakın işçi, Kasım ayından itibaren kademeli olarak işten çıkarıldı. İddialara göre işçilerin kıdem tazminatları ise "sözlü olarak" 3 taksite bölüneceğinin söylenmesine rağmen ödemelerin büyük kısmı yapılmadı. Çalışanların sendikaya üye olarak anlaşmaya çalışmalarına rağmen Dardanel’in uzlaşmaya gitmeyi reddetmesi üzerine olay mahkemeye taşındı. Tazminatları ödenmeden işten çıkarılan kadın işçiler, firma önünde gerçekleştirdikleri eylemle hak mücadelelerini ortaya koyarken, uzun süre "Sadaka değil hakkımızı isteriz" sloganları atıldı. Eylemlerin 9’uncu gününde direnişlerini sürdüren kadın çalışanlar Dudullu OSB’deki Dardanel fabrikası önünde haklarını aramaya devam etti. Bazı çalışanların tazminatlarının kısmi olarak ödendiğini ancak pek çok kişinin hala alacaklarının verilmediğini dile getiren kadınlar, "Tazminat hakkımız söke söke alırız" sloganlarıyla yaşadıkları mağduriyete tepki gösterdi. "İş kazaları geçirdik, rahatsızlandık; raporlu olduğumuz halde çalışmaya devam ettik ya da rapor almamız engellendi" İşten çıkarıldığı halde tazminatını alamayan kadın çalışanlardan biri, Dardanel’in haksız ve ağır çalışma şartlarını şu sözlerle açıkladı: "9 gündür direnişimi sürdürüyoruz. Haksız bir şekilde işten çıkarıldığımız ve aylardır tazminatlarımız ödenmediği için, içerde alacaklarımız olduğu için buradayız. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığını almak için burada toplandık; toplanmaya devam edeceğiz. Dardanel’de -30-40 derecelerde çalıştık. Yeri geldik hastalandık, soğuktan ellerimiz dondu ama üretime devam ettik. İş kazaları geçirdik, rahatsızlandık; raporlu olduğumuz halde çalışmaya devam ettik ya da rapor almamız engellendi. ’Beğenmiyorsanız çıkıp gidebilirsiniz, kapı orada’ dediler. Bizler emeğiyle geçinen insanlarız. Burada haklarımız, geleceğimiz ve daha onurlu bir yaşam için mücadelemizi sürdürüyoruz. Dardanel fabrikası 200’ün üzerinde arkadaşımızı işten çıkardı. Dün öğrendik ki işçi aramaya başlamışlar. Bu ağır şartlara kimse dayanamadı ve o yüzden şimdi gündelik işçi arıyorlar. Dardanel’in patronu bizim ücretlerimizi, alacaklarımızı ve tazminat haklarımızı yatırmıyor. Sermayeleri bizden çaldıkları alın teriyle, soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor. Ama artık buna izin vermeyeceğiz ve haklarımızı alana kadar burada buluşmaya devam edeceğiz." "Çalışırken kapıyı gösterdiğiniz kadınlardan bugün taşeron olarak medet umuyorsunuz" Dardanel yönetimine seslenen bir başka çalışan ise mücadelelerinin kararlılıkla süreceğini söyleyerek, "200 kişiye yakın bayan personeli işten çıkardınız, gerekçeniz de küçülmeye gitmekti. Şimdi taşeron olarak kadın işçilerden medet umuyorsunuz. Şunu anlamanız lazım ki biz kadınlar olmadan siz yönetim olarak hiçbir yere varamayacaksınız. Küçümsediğiniz kadınlar, çalışırken kapıyı gösterdiğiniz kadınlardan bugün taşeron olarak medet umup onları yine aynı şekilde çalıştırmak istiyorsunuz. Bizler hakkımız verilene kadar, son dakikaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.