MAGAZİN - 17 Haziran 2015 Çarşamba 16:21

Yunus Emre Ramazan’da aşkın yolculuğuna çıkıyor

A
A
A
Yunus Emre Ramazan’da aşkın yolculuğuna çıkıyor

‘Diriliş Ertuğrul’un yapımcısı Tekden Film, ‘Aşkın Yolculuğu Yunus Emre’yi Ramazan ayı boyunca hafta içi her akşam TRT ekranlarından izleyiciyle buluşturacak.

Yunus’un tasavvuf yolunda, hakikate ulaşmak için yaptığı yolculuğu ve bu yolda başta kendi nefsiyle olmak üzere verdiği savaş ile çektiği çileyi konu alan ‘Yunus Emre’ dizisi Ramazan’ın ilk günü başlıyor. Yapımını Tekden Film adına Mehmet Bozdağ'ın üstlendiği, senaryosunu Mehmet Bozdağ ve İsa Yıldız’ın yazdığı, yönetmenliğini ise Kamil Aydın’ın yaptığı Aşkın Yolculuğu ‘Yunus Emre’ dizisi Ramazan ayı boyunca hafta içi her akşam saat 22.00’de TRT 1’de yayınlanacak. Yunus Emre’yi Gökhan Atalay'ın canlandırdığı dizide Tapduk Emre’yi Payidar Tüfekçioğlu, Molla Kasım’ı Baran Akbulut, Bacım Sultan’ı Seda Tosun, Ahi Mesud’u Mehmet Çepiç ve Hanım Ağa’yı ise Asuman Çakır oynayacak.

“HAMDIM, PİŞTİM, YANDIM”

Yunus Emre’yi canlandıran Gökhan Atalay, Yunus Emre’nin hamlıktan yanmaya geçen sürecini anlatacaklarını söyledi. “Bize hep anlatılan ve gösterilenden daha farklı bir Yunus Emre göreceğiz” diyen Atalay, “Mevlana’nın ‘hamdım, piştim, yandım’ sözünden yola çıkarak Yunus Emre’yi üç evrede işleyeceğiz. İyi eğitim almış, benlik duygusu çok fazla olan kadı Yunus’un Taptuk Emre ile karşılaştıktan sonra benlikten birliğe geçiş sürecini ve bilinen Yunus Emre oluşunu göreceğiz. Yunus Emre karakterini canlandırmak şahsıma da büyük katkılar sağladı. Onu okudukça gerçeklerin çok da bize anlatıldığı gibi olmadığını fark ediyoruz. Tasavvufta karıncanın, filin, buğdayın ne manaya geldiğini öğrendim. Bu noktadan sonra Yunus şiirlerini okuduğumda karıncayı kafiye olsun diye değil de başka bir amaçla kullandığını fark ettim” ifadelerini kullandı.

“SEYİRCİ KENDİSİNDEN ÖNEMLİ PARÇALAR BULACAK”

Senaryonun Taptuk Emre, Yunus Emre ve Molla Kasım üçgeninde geçtiğini belirten yönetmen Kamil Aydın, seyircinin diziyi izlerken kendisinden de önemli parçalar bulacağını söyledi. Yunus Emre’yi insanların kendileriyle özdeşleştirebileceği bir hale getirmek istediklerini ifade eden Aydın, “Herkesin kafasında bir Yunus Emre var ama biz senaryoda farklı bir hal işledik. Medresede yetişmiş Yunus Emre’nin nasıl olabileceği üzerinden bir senaryo geliştirdik ve Yunus Emre’yi şimdiki insanların kendileriyle özdeşleştirebileceği bir hale getirmek istedik. Etrafına karşı yüksekten bakan ve gönlü daha nurlanmamış Yunus’un Taptuk ile buluşmasını anlatıyoruz. Taptuk’un ona verdiği nasihatlerle doğru yolu nasıl bulduğunu ve normal bir insandan Yunus Emre’ye nasıl geçtiği göstermeye çalıştık. Senaryomuz, Taptuk Emre, Yunus Emre ve Molla Kasım üçgeninde geçiyor. Seyirci, dizide kendisinden de önemli parçalar bulacak. Çünkü hepimizin nefsi var ve hepimiz onunla iyi kötü savaşıyoruz. Burada da izleyecekleri kendilerinden bir parça. Biz sadece başka bir dünyanın içinde seyirci için kurguladık” dedi.

“ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜK, TRT EKRANLARINDA GÖRÜNDÜK”

Çarşıdaki tüm esnaf birliklerinin başkanı Ahi Mesud karakterini canlandıran Mehmet Çepiç ise “Ete kemiğe büründük, TRT ekranlarında Yunus diye göründük. Yunus Emre dizisinin Türkiye insanı tarafından bilinmesi gerekiyor. Zaten biz kendi kültürümüzü biz bilemesek de tüm dünya çok yakından tanıyor. Canlandırdığım Ahi Mesud karakteri ise aynı zamanda esnafların da şeyhi olan çok dürüst bir derviş. Bu keyifli rol için çok çalıştım. Daha önce canlandırdığım karakterlerden çok farklı” dedi.

Çekimleri Beykoz Kundura Fabrikası’nda devam eden dizi için 13. yüzyılın dünyası inşa edildi. 10.000 metrekarelik alanda döneme ait iki adet kapalı ve açık plato kurulurken Nallıhan Çarşı, Karatay Medresesi, dergah, ahi ocağı, han gibi mekanlar inşa edildi. Ayrıca 250 kostüm ve 150 başlığın üretildiği çekimler için 3.000 metre kumaş kullanıldı. 

BANU EZBER -  HÜSEYİN ÇAKMAK

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale cephesinde ele geçirilen düşman telgrafları, 111 yıl sonra gün yüzüne çıktı Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği emirler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Bulunan emirde, Mustafa Kemal’in 19. Fırka Kumandanlığı yaptığı sırada düşman telgrafını ele geçirerek savaş stratejisi belirlediği görülüyor. Bulunan emir ile ilgili konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Zaferlerinin yıl dönümünde yeni emirler ortaya çıktıkça, özellikle Çanakkale cephesindeki Cevat Paşa, Enver Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk gibi önemli komutanların emirleri ve içerikleri ortaya çıktıkça savaşın ve zaferlerin büyüklüğü daha iyi anlaşılmaya başlandı" dedi. 19. Fırka Kumandanı Mustafa Kemal’in imzasını taşıyan emirde, şu ifadeler yer alıyor: "Karşımızdaki düşman kumandanı telsiz telgrafla (buraya imdat gemileri yetiştiriniz) diye müracaat eylediği mevki müstahkemden çalınan telsiz telgraftan anlaşılmıştır. Binaenaleyh karşımızda bir liv yani 4 tabur vardır. Düşmanın takviye kıtaatı almasına meydan vermeyerek harekat-ı taaruziyeye devam ve düşmanı mevzilerinden tard ediniz. Bunun için bundan evvelki emrimle bildirdiğim vecihle 125. Alay bir taburunu 27. Alaya gönderecek ve diğer kuvvetiyle 14. Alayın ihtiyatını teşkil edecektir. Gerek 14. ve gerekse 27. Alaylarla sol cenahımızdaki diğer kuvvetler hemen alayın gerideki ihtiyatlarını düşmana seri ve kat’i darbeyi vurmak üzere ileri atılınız. 15. Alay hat-ı harb gerisine hareket etti. 13. Alay da harekete hazırdır. Bütün topçu grupları piyademizin ileri hareketini müteakiben takip ve himaye edeceklerdir." "Çanakkale ruhu inşallah ebediyen var olacaktır" Her şeyin Çanakkale’de başladığını görmenin Mustafa Kemal’le alakalı daha da farklı anlamlara büründürdüğünü dile getiren İsmail Kaşdemir, "Özellikle Anafartalar kahramanı olarak nam salmış ve tarih sahnesine Çanakkale’de adım atmış ve daha sonra Milli Mücadelemizin başkomutanlığını yaparak arkadaşlarıyla beraber kurduğu cumhuriyeti aslında Çanakkale’de her şeyin başladığını görmek Mustafa Kemal’le alakalı bizleri daha da farklı anlamlara büründürüyor. Çünkü Çanakkale cephesinde bir mukayese yaptığımız zaman bize saldıranlara karşı bir zayıflığımız söz konusu teçhizat olarak, malzeme olarak ama gerçekten Mehmetçiğin vatan sevgisi ve imanıyla birleşince de oradaki akıllı yönetimde zaferleri getirmiş oldu. Çanakkale, Türk milleti için Çanakkale ruhunun ortaya çıktığı yani vatan ve millet söz konusu olduğunda her şeyin bir kenara bırakıldığı bir karakterdir, bir ruhtur. Çanakkale ruhu da inşallah ebediyen var olacaktır" dedi. Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. yılında zor şartlarda büyük kahramanlık ortaya koyanları minnetle anan Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale ruhuna sahip Mehmetçik ve komutanlar Çanakkale’yi geçilmez yapmışlardır. O zor şartlara dahi Türk milletinin birliğini ve beraberliğini muhafaza ettiği zaman ne kadar büyük işler başarabileceğini de ortaya koymuş olmakta. O yüzden Çanakkale’nin bütün kahramanlarına başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cevat Paşa’mıza, Seyit Onbaşı’mıza, Bigalı Mehmet Çavuş’umuza, Ezineli Yahya Çavuş’umuza bütün isimsiz kahramanlara Çanakkale’den, Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümünden bin selam olsun" şeklinde konuştu.
Mersin Türk Kızılay Silifke Şubesi’nden Ramazan’da Büyük dayanışma Türk Kızılay Silifke Şubesi, aşevinde günde bin 500 kişiye sıcak yemek hizmeti veriyor. Türk Kızılay’ı, 113 yıllık köklü geçmişi ve güçlü yapısıyla bölge insanına destek olmaya devam ediyor. Gücünü hayırsever bağışçılar ve fedakâr gönüllülerden alan Kızılay Silifke Şubesi, yılın 12 ayı sürdürdüğü yardım faaliyetlerini Ramazan ayında daha da artırdı. Silifke’de hizmet veren aşevinde günlük 400 kişilik sıcak yemek hizmeti, Ramazan ayı dolayısıyla bin 500 kişiye çıkarıldı. Bucaklı, Camikebir, Sayağzı, Bolacalı-Koyuncu ve Tosmurlu mahallelerinde oluşturulan dağıtım noktalarında ve aşevinde hafta içi her gün vatandaşlarla iftar sofralarının bereketi paylaşılıyor. Ramazan ayı boyunca sosyal incelemeleri tamamlanan 226 aileye toplam 678 bin TL nakdi yardım yapılırken, bugüne kadar 950 adet gıda kolisi ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Ramazan ayı sonuna kadar gıda kolilerinin dağıtımının devam edeceği bildirildi. Öte yandan Kızılay Butiği de ihtiyaç sahipleri için hizmet vermeyi sürdürüyor. Her Cuma günü açık olan butikte ihtiyaç sahibi vatandaşlar kendileri ve çocukları için bayramlık kıyafetlerini temin edebiliyor. Türk Kızılay Silifke Şube Başkanı Murat Yıldırım, yapılan çalışmaların bağışçı ve gönüllülerin destekleriyle mümkün olduğunu belirterek, "Bize destek veren tüm hayırsever bağışçılarımıza ve gönüllülerimize şükranlarımı sunuyorum. Unutmayalım, iyilik paylaştıkça çoğalır" dedi.