GÜNDEM - 24 Haziran 2014 Salı 15:57

Yuttuğu sineği öldürmek için zehir içen çoban sağlığına kavuştu

A
A
A
Yuttuğu sineği öldürmek için zehir içen çoban sağlığına kavuştu

Elazığ’da 36 gün önce yuttuğu sineği öldürmek için zehir içen adam 16 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayata tutundu.

Kendisine çobanlık yapan ailenin verdiği ilacı içmesi sonucu zehirlendiğini ifade eden Aydın Kıyak, daha önce de birkaç sefer sinek ilacını ağzına sıkarak çözüm aradığını ancak yaptığını cahillikten kaynaklandığını söyledi.

19 Mayıs 2014 tarihinde Elazığ'ın Sivrice ilçesine bağlı Gözeli köyüne meydana gelen olayda, çobanlık yapan 65 yaşındaki Aydın Kıyak, boğazına kaçan sineği öldürmek için yanında çobanlık yaptığı ailenin verdiği tarım ilacını içmesi sonucu zehirlenerek hastaneye kaldırılmıştı. Fırat Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımında solunum cihazına bağlanan ve 12 gün uyutulan Kıyak, 16 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatta kalmayı başardı. Taburcu olan 7 çocuk 12 torun sahibi 65 yaşındaki Aydın Kıyak sağlığına kavuşmasının ardından evinde dinlenmeye çekildi. Başından geçen olayı anlatan Kıyak, "Ben çobanlık yaparken kurt atan sineklerden bir tanesi ağzıma girdi. Sürekli rahatsızlık verince hayvanlarını otlattığım patronlar bizde ilaç var, bizde içiyoruz geçiyor dedi. Getirdiler içtim zehirlendim. Onlarında bilerek verdiğini düşünmüyorum. 16 gün yoğun bakımda kaldım. Daha önce de o sineklerden yuttuğum oldu. O zamanlarda sprey halindeki sinek ilaçlarını ağzıma sıkıyordum içeri gitmeden boğazda kaldığı için bir şey olmuyordu. Bu sefer bardakta ilaç gelince içtim. Sprey halindeki ilacı birkaç sefer sıktım başkaları da vardı bir şey olmuyordu. Onlarda bizde içtik bir şey olmuyor deyince içtim. Bir daha hayatta böyle bir şey yapmam. Bende bilmiyordum böyle olacağını o yüzden kimse bilmeden hiçbir ilacı içmesin. 65 yaşındayım 3-4 yıldır çobanlık yapıyorum bu olaydan sonra artık gitmeyeceğim. Benim yaptığım cahillikten oluyor. Cahillik olmasa bir insan bunu nasıl içer. İlacı verenlere güvendim içtim bir şey olmaz diye. Onlardan da şikayetçi olmadım” dedi.

HALİL İBRAHİM VARLI

Yuttuğu sineği öldürmek için zehir içen çoban sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eyüpsultan’da hatalı park kavgasında canından oluyordu: Sopayla ve bıçakla saldırdılar Eyüpsultan’da hatalı park nedeniyle tartıştığı şahsın ve yakınlarının bıçaklı ve sopalı saldırısına uğrayan minibüs sürücüsü, kendini markete kilitleyerek saldırganlardan korudu. Öfkeli kalabalık taşla ve sopayla minibüse de zarar verirken, o anlar cep telefonu ve güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, dün 16.30 sıralarında Eyüpsultan Girne Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Halil İbrahim Odabaşı minibüsünü evinin önüne park etmek istediği sırada başka bir ticari aracın hatalı park ederek, alanı kapattığını gördü. Bunun üzerine otomobilin üzerinde bulunan telefon numarasını arayan Odabaşı, hatalı park eden sürücüden aracını düzeltmesini istedi. Hatalı park eden kişi aracının park yerini değiştirdikten sonra iki sürücü arasında bir tartışma çıktı. Kısa süreli tartışmanın ardından şüpheli olay yerinden ayrıldı. Ancak şahıs, bir süre sonra aralarında kadınların da olduğu akrabalarından oluşan bir grupla olay yerine geri geldi. Bıçaklı saldırgandan tekme ile kurtuldu Sürücü ile birlikte gelen gruptakiler, Odabaşı’na bıçakla ve sopayla saldırdı. Odabaşı, gruptan bir kişinin bıçaklı saldırısından kurtulmak için tekme atıp ardından markete sığındı. Odabaşı, kendini markete kilitleyerek saldırganlardan korudu. Öfkesini atamayan grup, bu sefer de Odabaşı’nın minibüsüne taşlarla ve sopalarla saldırdı. Çevredeki vatandaşların araya girmesiyle sakinleşen gruptakiler dağıldı. Aracı zarar gören Halil İbrahim Odabaşı, emniyete giderek şikayetçi oldu. Şüphelilerin Odabaşı’nın minibüsüne saldırı anları ise cep telefonu ve güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. “Bu bildiğiniz canavarlık” Yaşanan olayın bir canavarlık olduğunu söyleyen Halil İbrahim Odabaşı, “Saat 4 buçuk 5 arası kapıma geldim. Arabayı park ettim. İsimlerini bilmiyorum, plakayı da tanımıyorum. Arabayı ortaya park ettiği için aradım ve arabayı biraz ileri almasını rica ettim. Ortaya park ettiği için iki tarafa da yanaşamıyordum. Sonra bu arkadaş, 20 dakika sonra geldi. Ani bir çıkış yaptı. Sonra geri geri gelip, yanımda durdu. Benimle tartışmaya girdi. ‘Ben 20 senedir burada oturuyorum. Sen beni arayamazsın’ dedi. Ben de bir ricada bulundum, ’Arabanı çek, ben de yanaşayım’ dedim. Kendi aramızda böyle bir tartışma oldu. ’2 dakika sonra görüşeceğiz seninle’ dedi. Bizde burada arkadaşla muhabbet ederken, arkadaşım bana ‘Koş geliyorlar’ dedi. Ellerinde bıçakla geliyorlardı. Zaten kamera kayıtlarında belli. Ben o anda zaten bakkala doğru koşmaya başladım. Genç arkadaşlardan biri ben o anda arabanın etrafında dönerken bıçakla saldıracaktı. O arada çelme taktı, yere düştüm ben. O anda bıçağı sallarken ben onun karnına vurdum. Kendini geri attı. Mahalledeki genç arkadaşlar bunu tutunca ben de can havliyle bakkalın içine kendimi attım. Kapısını kilitledim bir anda. O anda kapıya vurarak ‘Seni öldüreceğim’ dedi. Mahalledeki eş dost araya girince olay sakinleşti. Arabama geldiğimde çok hasar vardı. Kamera kayıtlarını izlediğimde, hanımı çoluğu çocuğu toplayıp katliama gelmiş resmen. Ben arabamın başına gelince şok oldum zaten. Bu bildiğiniz canavarlık. Ben belki orada ayağımla tepki vermeseydin bugün yaşamıyor olabilirdim” şeklinde konuştu.