SAĞLIK - 11 Ocak 2023 Çarşamba 10:01

Zayıflamak için internetten ilaç aldı, 350 kiloyu aştı: 'Ben yandım kimse yanmasın'

A
A
A
Zayıflamak için internetten ilaç aldı, 350 kiloyu aştı: 'Ben yandım kimse yanmasın'

Zayıflamak için internetten ilaç alan 40 yaşındaki Gül Sevim Turp, iddiaya göre 100'lü kilolardayken ilaç kullanımının ardından felç geçirip 350 kiloyu aşarak yerinden oynayamaz hale geldi, eşi de tedavi sırasında terk etti. Geçirdiği tüp mide ameliyatı sonrası kilo vermeye başlayan Turp, “Kiloluydum ama bu kadar değildim. Zayıflamak için internetten kimse bir şey almasın, ben yandım kimse yanmasın" dedi.

40 yaşındaki Gül Sevim Turp, 2019 yılında 100'lü kilolardayken fazla kilolarından rahatsız olarak, kilo vermenin yollarını aradı. O dönem anaokulunda çalışan, internet üzerinden araştırma yapan Turp, zayıflama hapı kullanmaya karar verdi. İddiaya göre internetten aldığı hapları bir süre kullanan Turp, zayıflamak yerine daha fazla kilo aldı, felç kaldı. Sağlık sorunlarıyla mücadele ederken eşinin kendisini terk etmesiyle yıkılan Turp, hem fiziksel hem psikolojik olarak yaşama tutunmaya çalıştı. Ancak yerinden oynayamaz hale gelen Turp, hareketsizliğin de etkisiyle yıllar içinde hızla kilo almayı sürdürdü.

Edinilen bilgiye göre ilaç sonrası kimi zaman yaklaşık 400 kiloya ulaştı, bu süreçte birçok hastaneye başvurarak tedavi imkanı aradı. En son Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Burada multidisipliner bir yaklaşım içinde tedavisine başlanan Turp’a ameliyat edilebileceği ifade edildi.

Zayıflamak için internetten ilaç aldı, 350 kiloyu aştı: 'Ben yandım kimse yanmasın'

Hazırlıkların ardından Genel Cerrahi Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Karabulut ve ekibi 14 Aralık’ta tüp mide operasyonu gerçekleştirdi. Başarılı geçen operasyon sonrası kilo vermeye başlayan Turp’un genel durumu hem kendini hem de doktorlarını memnun etti.

Turp, takip edilmek üzere taburcu edilirken, Prof. Dr. Mehmet Karabulut da hastasının durumuna yönelik bilgi verdi. Prof. Dr. Karabulut, vatandaşların zayıflamak istemeleri halinde hekimlere başvurmaları gerektiğini belirterek, internetten ilaç alınmaması konusunda uyardı.

“İnternetten kimse bir şey almasın, ben yandım kimse yanmasın"

Çok zor günler geçirdiğini anlatan ancak doktorların ameliyatı yapabileceklerini söylemesiyle büyük mutluluk yaşadığını aktaran 40 yaşındaki Gül Sevim Turp, “Kiloluydum ama bu kadar değildim. Yatağa bağımlı olduğum zaman böyle oldum. 2019 mart ayında beyin kanaması geçirdim, felç kaldım, bu duruma düştüm. İnternetten kimse bir şey almasın, ben yandım kimse yanmasın. Evliydim, tedavi için Bahçelievler Fizik Tedavi Hastanesi’ne geldim, orada yatarken eşim beni bırakıp başka bir kadınla gitti. Çok kötü bir duyguydu, ben zaten bu duruma düşmüşüm, bir de beni bırakıp gitti. Ameliyat öncesi çok mutsuzdum ama şimdi çok mutluyum, sanki şen çocuklar gibiyim. Kendi ihtiyaçlarımı göremedim, hep yardım aldım, inşallah bundan sonra kendi ihtiyaçlarımı kendim göreceğim. O zamanlar anaokulunda çalışıyordum, çalıştığım okul da çok iyiydi, çok mutluydum. Severek gidip geliyordum. Zayıflamak için internetten hiçbir şey almayın, doktora başvurun. Doktordan destek alın, en azından internetten hiçbir şey almayın, almak isteyenlere de aldırmayın. Ben daha sonra bu firmaya çok ulaşmak istedim ama tamamen beni her yerden engellemişlerdi” ifadelerini kullandı.

“İlk baştaki kilonun yaklaşık 3-4 katına kadar çıkıyor”

Hastasının durumu ve uygulanan tedaviye ilişkin açıklamalarda bulunan Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Karabulut, “Hastamız daha önce süper morbit obez değildi, hafif bir kilosu mevcuttu. Daha sonra bu kilodan kurtulmak için hastamız bir arayış içine giriyor. İnternetten araştırıyor, internetten bitkisel ilaç temin ediyor. İlaç kullandıktan sonra kas iskelet sisteminde atrofi, felç gelişiyor ve yatağa bağımlı hale geliyor. Yatağa bağımlı olunca aslında bir kısır döngü oluşuyor. Hareket edemeyince daha fazla kilo alıyor ve ilk baştaki kilonun yaklaşık 3-4 katına kadar çıkıyor. Bundan sonra hem aşırı kilo alıyor hem de kişisel hijyenik sorunlar da başlıyor ve yatağa bağımlı bir şekilde dönemez hale geliyor. Daha sonra hastamız kurtulmak istiyor, obezite ameliyatı yapan çeşitli merkezlere başvuruyor. Onlardan da çözüm olmayınca devletimize, Sağlık Bakanlığı’na başvuruyor. Ameliyat öncesi bütün hazırlıkları yaptıktan sonra ameliyat kararı aldık. Hastamıza tüp mide ameliyatı gerçekleştirdik. Ameliyattan sonra da yoğun bakımın, anestezi destekleriyle beraber hasta şu an gayet iyi durumda” ifadelerini kullandı.

Zayıflamak için internetten ilaç aldı, 350 kiloyu aştı: 'Ben yandım kimse yanmasın'

“Muhtemelen 400 kilolara yakın bir kilodaydı”

Obez hastaların tedavilerini uzman hekimler eşliğinde sürdürmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Karabulut, Turp'un operasyon öncesi ve sonrası durumuyla ilgili şöyle konuştu:

"Aslında çok yaşam beklentisi olmayan bir durum gelişecekti, bu şekilde tedavi sonrası muhtemelen önümüzdeki süreçte hastanın ayaklanmasını, yataktan kurtulmasını, normal bir birey şeklinde toplumda yaşamasını bekliyoruz. Bize geldiği zaman kilosu aslında ölçülemeyecek düzeydeydi, muhtemelen 400 kilolara yakın bir kilodaydı. Ameliyattan sonra verdiği kilolarla beraber hasta kendine gelmeye, iletişim kurmaya başladı. Önümüzdeki süreçlerde bu giderek artarak daha iyi şekilde karşımıza çıkacak. Sadece bir cerrahi operasyon olarak algılamamak gerekiyor. Özellikle bu sıkıntılı vakalarda endokrin, dahiliye, yoğun bakım ünitesi, multidisipliner, deneyimli bir merkez olması gerekiyor. Bu konuyu gündeme getirmemizin sebebi; insanları uyarmak, dikkatini bu konuya çekmek. Sağlık çok önemli bir konu, ilaçların sadece eczanelerden alınması gerekiyor. İnternetten alarak kendi sağlıklarına kast edecek şekilde bir ilaç kullanımına girmemeleri gerekiyor. Vatandaşlarımız özellikle sağlıkla ilgili konularda internetten okudukları, gördükleri ilaçları veya medikal tedavileri kendilerine uygulamasınlar, bir hekime danışsınlar. Bundan sonraki süreç devam edecek. Fizyoterapi süreci var çok önemli, fizik tedavi süreci var, onların desteğini sağlayacağız. İşimiz bitmedi ama en önemli kısmı bitti. Eşinin terk etmesi başka bir boyut, biz de üzüldük ama burada maalesef bu tip şeyler yaşadığımız şeyler"

Hasibe Karadağ - Emre Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Akenerji’nin Erzin GES’i devreye girdi Akenerji’nin 904 MW’lik Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 7.79 MW’lik Erzin GES’in faaliyete geçmesiyle hibrit tesise dönüştü. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından Akkök Holding ve Çek enerji şirketi CEZ’in eşit katılımlı stratejik ortaklığı Akenerji, Hatay’da bulunan Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali (Erzin DGKÇ) bünyesinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını tamamladı. Bakanlık kabulü bugün gerçekleştirilen Erzin GES, faaliyete geçti. 7.79 MW kurulu güce sahip Erzin GES ile birlikte Akenerji’nin 904 MW’lık Erzin DGKÇ Santrali hibrit üretim yapısına kavuştu. Santralde üretilen güneş enerjisinin öncelikli olarak tesisin iç tüketimini karşılamak için kullanılması hedefleniyor. Mühendislik, tedarik, kurulum ve devreye alma süreçleri EPC (anahtar teslim) modeliyle tamamlanan projeyle Erzin tesisi, mevcut üretim altyapısını yenilenebilir enerjiye entegre ederek düşük karbonlu üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, "Erzin GES’in Bakanlık kabulünü tamamlayarak devreye alınması, Akenerji’nin dengeli üretim portföyü ve enerji dönüşümü vizyonu açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Doğal gaz santrallerinin arz güvenliği ve sistem dengesi açısından kritik rolünü koruduğu bir dönemde, mevcut altyapımızı yenilenebilir enerjiyle destekleyen hibrit yatırımları stratejik bakımdan değerli buluyoruz" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu proje, hem santral verimliliğini artıran hem de düşük karbonlu üretim hedeflerimizle uyumlu, somut ve rasyonel bir adım. Kısa sürede başarıyla tamamlanan projenin, Akenerji’nin sürdürülebilir büyüme yaklaşımını ve operasyonel yetkinliğini güçlü şekilde yansıttığına inanıyoruz." Erzin GES yatırımıyla birlikte Akenerji; doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgârdan oluşan üretim portföyüne güneşi de katarak kaynak çeşitliliğini artırmış oldu.
Düzce Düzce’de su temelli kalkınma ve turizm zirvesi düzenlendi DÜZCE (İHA) – Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi’nde, bölgenin su kaynaklarının korunarak kalkınma ve turizm alanında değerlendirilmesine yönelik stratejiler ele alındı. Düzce Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi" geniş katılımla gerçekleştirildi. Zirvede, Batı Karadeniz Bölgesi’nin sahip olduğu su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şekilde kullanılması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak projeler masaya yatırıldı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, zirvede yaptığı açıklamada bölgenin doğal kaynaklarını koruyarak kalkınma stratejilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Özlü, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Batı Karadeniz’in geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Zirveye Kastamonu başta olmak üzere Batı Karadeniz illerinden çok sayıda katılımcı iştirak etti. Batı Karadeniz Federasyonu (BAKFED) üyeleri, akademisyenler ve davetlilerin yer aldığı programda, su kaynaklı turizm potansiyeli, çevresel sürdürülebilirlik, bölgesel kalkınma politikaları ve yeni stratejik hedefler görüşüldü. Program sonunda katılımcılar, bölgenin doğal zenginliklerinin korunarak ekonomik ve turistik değere dönüştürülmesi için ortak çalışma yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında mütalaa açıklandı: 16 yıl 6 aya kadar ceza istendi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasında savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven SEGBİS ile katılırken tutuksuz sanık Ramazan Çetin ve taraf avukatları salonda yer aldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Mahkeme hakimi dava dosyasına bilirkişi raporunun geldiğini ifade ederek tutuksuz sanık Çetin’e söz verdi. Çetin, suçsuz olduğunu dile getirerek, beraatini istedi. SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanık Beşlioğlu, "İfademi tekrarlıyorum. Ben mesaj atarken stajyer değildi. Ben cinsel amaçlı mesaj atmadım. Muhabbet amaçlı attım. Yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerinde bulundu. SEGBİS üzerinden savunma yapan sanık İlker, "Kendisine dokunmadım, temasım olmamıştır. 6 aydan beri cezaevindeyim. Çoluk çocuğum perişan oldu" iddiasında bulundu. Sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluktaki sürelerinin göz önünde bulundurularak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Mağdur kız çocukların annelerinden E.D. ve S.U ise şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Sanıklar Recep Seven, İbrahim Beşikçioğlu ve Ramazan Çetin tahliyelerini talep etti. "Tüm sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi" Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanıklar hakkında, "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Ardından ara kararını veren hakim sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, mütalaaya karşı taraflara süre verdi. Sonraki duruşma 5 Haziran’a ertelendi.