DÜNYA - 08 Eylül 2025 Pazartesi 14:25 | Son Güncelleme : 08 Eylül 2025 Pazartesi 14:31

Zehirli mantar yemeğiyle 3 kişiyi öldüren ve 1 kişiyi zehirleyen kadına ömür boyu hapis cezası

A
A
A
Zehirli mantar yemeğiyle 3 kişiyi öldüren ve 1 kişiyi zehirleyen kadına ömür boyu hapis cezası

Avustralya'da hazırladığı zehirli mantar yemeğiyle 3 kişinin ölümüne ve 1 kişinin zehirlenmesine neden olan 48 yaşındaki Erin Patterson ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Avustralya'nın Victoria eyaletine bağlı Leongatha kasabasında hazırladığı zehirli mantar yemeğiyle 3 kişinin ölümüne ve 1 kişinin zehirlenmesine neden olan 48 yaşındaki Erin Patterson hakkında karar çıktı. Avustralyalı kadın, akrabalarını öldürmeye teşebbüsten ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme tarafından suçları "en ağır kategori" olarak değerlendirilen Patterson, en az 33 yıl tahliye başvurusunda dahil bulunamayacak. Avustralya'da bugüne kadar kadın en ağır cezaya çaptırılan "kadın suçlu" olan 50 yaşındaki Erin Patterson'ın, şartlı tahliye başvurusunda bulunabilmesi için 80'li yaşlarına gelmesi gerekecek.

Yargıç Christopher Beale, Patterson'ın şu anda kadınlar için yüksek güvenlikli bir hapishanede tutulduğunu ve "ağır suçlu statüsü" nedeniyle diğer mahkumlarla hiçbir teması olmadan günde 22 saatini hücresinde geçirdiğini belirtti.

Ne olmuştu?

Avustralya'da 2023 yılında yaşanan olayda, Patterson'ın zehirli mantara hazırladığı yemeğe davet ettiği kayınvalidesi Gail Patterson ve kayınpederi Don Patterson ile Gail'in kız kardeşi Heather Wilkinson hayatını kaybetmiş, Heather'ın eşi Ian Wilkinson ise günlerce komada kalmıştı. Daha sonra gözaltına alınan Patterson 3 kez cinayet ve 5 kez cinayete teşebbüsle suçlanmıştı.

Toksikoloji raporları, kurbanların zehirli mantar tükettiğini göstermişti

Patterson'ın 29 Temmuz'da sığır eti ve mantar ile hazırladığı öğle yemeğini kendisi ve çocukları da yemiş, 70 yaşındaki Gail ve Don Patterson ile 66 yaşındaki kız kardeşi Heather Wilkinson ve eşi Ian Wilkinson, 30 Temmuz'da fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştı. Gail ve Don Patterson ile Heather Wilkinson, kaldırıldıkları hastanede birkaç gün sonra hayatlarını kaybetmiş, Ian Wilkinson'ın ise 2 aylık tedavinin ardından iyileşmişti.
Patterson ve iki çocuğu ise yemekten etkilenmemişti. Yemeğe yapılan toksikoloji raporları, kurbanların zehirli mantar tükettiğini ortaya çıkarmıştı.

Suçsuz olduğunu savunmuştu

Gözaltına alınmasının ardından verdiği ifadelerde Patterson, zehirli mantarları kazara yemeğe koyduğunu ve akrabalarına zarar vermek istemediğini iddia ederek uzun bir süre masum olduğunu savunmuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta düzensiz göçmen operasyonu Kars’ta göçmen kaçakçılığına yönelik operasyon yapıldı. Düzenlenen operasyonda 23 düzensiz göçmen ile 3 organizatör gözaltına alındı. Kars Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, aldıkları istihbarat doğrultusunda harekete geçti. Ekipler, düzensiz göçmen taşıdığı değerlendirilen bir araç, çevre yolu üzerinde durduruldu. Ekiplerce yapılan detaylı kontrollerde araç içerisinde Afganistan uyruklu 23 düzensiz göçmen olduğu tespit edildi. Yakalanan göçmenler, kimlik tespiti ve idari işlemlerinin yapılması amacıyla muhafaza altına alındı. Operasyon kapsamında araç sürücüsü H.B. (32) ile araçta bulunan M.D. (40) ve B.V. (38) isimli 3 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Kars Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Öte yandan yakalanan 23 yabancı düzensiz göçmen ise sınır dışı edilmesine yönelik işlemlerinin ilgili birimlerce sürdürüldüğü öğrenildi. Kars Emniyet Müdürlüğü’nce, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin aralıksız ve kararlılıkla devam edeceğini, benzer olayların önlenmesine yönelik denetim ve operasyonların artırıldığı öğrenildi.
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.