GÜNDEM - 24 Kasım 2023 Cuma 09:40

34 yıldır acısı dinmeyen katliam: Kundaktaki bebeği de öldürdüler

A
A
A

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 34 yıl önce PKK’lı teröristlerce kundaktaki bebek dahil 28 kişinin katledildiği 28 kişinin acısı hala tazeliğini koruyor.

Terör örgütü PKK, 24 Kasım 1989’da Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki İkiyaka köyünde en büyük ve acımasız sivil katliamlarından birini yaptı. PKK’lı teröristlerce 34 yıl önce katledilen 28 kişinin acısı tazeliğini korurken, olayın tanıkları yaşanan o katliamı anlattı. Havanın karanlığa bürünmesiyle köye gelen PKK’lı teröristler evlere girerek; bebek, çocuk, kadın ve yaşlıların da aralarında bulunduğu masum insanları kurşuna dizip evleri ateşe verdi.

34 yıldır acısı dinmeyen katliam: Kundaktaki bebeği de öldürdüler

Terör örgütünün gerçek yüzüne en acı şekilde tanıklık eden İkiyaka köyü sakinleri, katliamın acısını ilk günkü gibi yüreklerinde hissettiklerini belirtti. Vahşice yapılan o katliamı asla unutmayacağını belirten Halil Aykut, “Bizler İkiyaka köyümüzde güvenlik korucusuyduk. Devletimizi, vatanımızı ve bayrağımızı bilirdik. Kanlı terör örgütü PKK, 1989’da bizlerden yardım ve adam istedi.

34 yıldır acısı dinmeyen katliam: Kundaktaki bebeği de öldürdüler

Vermedik ve biz sizlerden değiliz dedik. O dönemlerde kendilerine yardım vermeyen Kürt kökenli vatanseverlere katliam yapıp devletimizi lekelemeye kalkışan bu hainler, köyümüze saldırıp katliamı gerçekleştirdiler ve Aykut ailemizden 13’ü çocuk 6’sı kadın olmak üzere 28 vatandaşımızı haince şehit ettiler. Kundakta duran 1 yaşındaki bebekten tutun 70 yaşındaki annemize kadar acımadılar alçaklar. Hain terör örgütü, akşam saatlerinde köye baskın yaparak evlere ateş açmaya başladı. Bizim aileden 16 kişi şehit oldu. Annem, ağabeyim, 3 yengem ve 11 yeğenim şehit edildi. Diğerleri de bizim akrabamızdı. Kaç yıldır bu acıyı çekiyoruz. Teröre hep lanet ediyoruz. Annem 70 yaşındaydı. Kundaktaki bebeği de öldürdüler. Bunu nasıl yaptılar? Kim yapar böyle bir zulmü? Onları Allah’a havale ediyoruz. Lanet ediyoruz onlara. Devletimiz bizi hiç yalnız bırakmadı. Cumhurbaşkanımıza, Milli Savunma Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, valimize, paşamıza ve emniyet teşkilatımıza çok teşekkür ederim. Allah razı olsun. Bizleri hiç yalnız bırakmadılar, şehitlerimizi unutmadılar. Allah devletimize zeval getirmesin inşallah. Biz yaşadıkça devletimiz yanında olduk, hep öyle olacak. Devletimiz bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadı, bizlerde şanlı bayrağımızın gölgesinden ayrılmadık. Hiçbir şehidimizin kanı yerde kalmadı. Allah razı olsun devletimiz ve şanlı ordumuzdan. Bizler üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen acımızı her günümüzde yaşıyoruz ve o hain terör örgütü PKK’yı lanetliyoruz’’ dedi.

34 yıldır acısı dinmeyen katliam: Kundaktaki bebeği de öldürdüler

“Bebeğimin boğazına kurşunlar sıkarak susturdular”

PKK katliamına tanık olan Mehmet Salih Aykut ise “Benim bebeğimin sesini kısmak için emzik yerine ağzına tüfekle kurşunlar sıkıp vahşice şehit ettiler. Ben yaşadıkça bu gözlerde gözyaşı dinmeyecek, çünkü o caniler bebeğimin ağzına kurşunlar boşaltarak katlettiler. 34 yıldır gözlerimden yaş dinmedi. Onlar vahşice katliam yaparak, kardeşimin 5 çocuğunu, annemi, 3 çocuğumu ve eşimi şehit ettiler. Benim kızım daha 1 yaşındaydı. Hiç korkmadan bebeğimi susturmak için emzik yerine ağzına kurşunlar boşaltarak katlettiler. Bu acıya hangi yürek dayanır. Ben 34 yıldır ağlıyorum, gözlerimden yaş hiç dinmedi. Masum bir bebeği öldürdüler. Allah kabul eder mi? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın topu, tüfeği onların başlarında eksik olmayacaktır inşallah. Çünkü Erdoğan bizi bu terörden kurtardı. Allah devletimizden razı olsun, biz ölene kadar devletimizin yanındayız. Çünkü devletimiz bizi bu beladan kurtardı. Allah razı olsun devletimizden. Bebeğimin kanını yerde bırakmadılar. Şu an İkiyaka köyünün dağlarında şanlı bayrağımız dalgalanıyor” ifadelerini kullandı.

34 yıldır acısı dinmeyen katliam: Kundaktaki bebeği de öldürdüler

Metin Tek

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Düzce Düzce’de 19 Mayıs coşkusu fener alayı ile başladı Düzce’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde binlerce vatandaşın katılımı ile fener alayı düzenlendi. Düzce Valiliği tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla fener alayı düzenlendi. Nezih Tütüncüoğlu Bulvarı Kavşağı’ndan başlayan fener alayında Düzceliler 1 buçuk kilometre yürüyerek Anıtpark Meydanı’na geldi. Düzce Belediyesi Mehter Takımı’nın marşlarına Türk bayraklarını sallayarak eşlik eden gençler ve vatandaşlar, ellerinde ayrıca meşaleler taşıdılar. Okulların bando takımlarının da yürüyüş boyunca çaldığı marşlar coşkuyu artırdı. Binlerce Düzceli, yürüyüşün sonunda ise Anıtpark Meydanı’nda hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. Burada konuşan Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz, "Az önce yürürken mehter takımının marşını hepimiz dinledik. Bir cümle hafızamızda kaldı; ’Elde sensin dilde sen. Gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Biz gençlerimizi bu anlayışta görüyoruz. Bu heyecanlarının daim olmasını diliyoruz. Onların geleceğe her zaman umutla bakmasını diliyoruz" dedi. Fener alayına katılan gençlerden Yasemin Duman, "Fener alayı vardı, ona katıldık ve yürüdük. Şimdi de konser var. Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz hep beraber. Bugünü bize armağan eden Ata’mızı ve bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye konuştu. Anıtpark Meydanı’nda Düzce Gençlik Merkezi müzik grubunun çaldığı şarkılara Düzceliler ellerindeki bayraklarla eşlik ettiler.
Ankara 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.