SAĞLIK - 27 Nisan 2026 Pazartesi 19:11

Hakkarili annenin yürek burkan bekleyişi: 8 yıldır kızı için kalp bekliyor

A
A
A
Hakkarili annenin yürek burkan bekleyişi: 8 yıldır kızı için kalp bekliyor

Hakkari’den Ankara’ya uzanan yaşam mücadelesinde bir anne, kalp nakli bekleyen kızını hayatta tutmak için 8 yıldır hastanede umutla bekliyor.


Geçitli köyünde tedavi için yıllar önce Ankara’ya giden Ferah Demir, kalp yetmezliği nedeniyle iki çocuğunu kaybettikten sonra hayatta kalan kızı Avşin Demir’i yaşatabilmek için 8 yıldır hastanede mücadele veriyor. Yaklaşık 8 yıldır Ankara’daki bir hastanede kalp destek cihazına bağlı olarak yaşamını sürdüren 20 yaşındaki Avşin Demir’in başından bir an olsun ayrılmayan anne Ferah Demir, "Bu hastalık nedeniyle 27 yaşındaki kızımı ve 21 yaşındaki oğlumu kaybettim. Şimdi Avşin’i kaybetmek istemiyorum" dedi.


Kızının yaşamını sürdürebilmesi için kalp destek cihazına bağlı olduğunu ifade eden Demir, "Kızım kalbini adeta elinde taşıyor. Bu cihazla hayatta kalmaya çalışıyor. 8 yıldır hastanedeyiz. Durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor" diye konuştu.


Kalp nakli bekleyen genç kızın yaşam mücadelesi sürerken, anne Ferah Demir’in umut dolu bekleyişi de devam ediyor.



Hakkarili annenin yürek burkan bekleyişi: 8 yıldır kızı için kalp bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" demişti, Adem Soytekin’in savunma sırası öne alındı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının yarın görülecek olan oturumunda, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" diyen tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yapacak. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 27. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada, rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı tutuklu sanık Mehmet Pehlivan’ın savunmasının alınmasına devam edildi. Mehmet Pehlivan savunmasında, "Ben Çorlu’da yüksek güvenlikli hapishanede kalıyorum. Kuyu tipi hapishane deniyor. 5 metre avlusu var. Etrafındaki uzun duvarlar nedeniyle kendinizi kuyuda hissediyorsunuz. Benim kızımla geçiremediğim günleri tanzim edeceğiniz bir para yok" dedi. Duruşmada ardından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, 22 Nisan günü görülen duruşmada söz verilen sanık Adem Soytekin’in "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" ifadeleri ve dilekçe sunarak savunmasının öne alınması hakkında konuştu. İmamoğlu, "Adem Soytekin’in talebi doğrultusunda savunmasını almaya karar verdiniz. Ben kimsenin savunma hakkına zeval gelmesini istemem. Herkesin savunma hakkı kutsaldır. Adem Bey’in de pozisyonunun itirafçı, bana göre ’iftiracı’ olmasının önemi yok. Adem Bey’in tehdit ve baskı altında olduğuna yönelik ifadeleri var. Adem Bey başka yerde bekletiliyor. Beni ayakta karşıladı, selamlaştık. Nasıl bir tehdit bu bilmiyorum. Ben veya hiçbir arkadaşımızın böyle bir diyaloğu yaşadığını görmedim, duymadım. Adem Bey bugün burada tutuklu yargılanıyor. Her arkadaşım gibi onun tutuksuz yargılanmasını isterim. Herkesin tutuksuz yargılanma hakkı var. Burada baskı altında hissedecek hiç kimse hiçbir davranışta bulunmaz" diye konuştu. Duruşmada ardından Mehmet Pehlivan’ın avukatları savunma yaptı. Avukatların ardından duruşma, yarın Adem Soytekin’in savunması ile devam edilmek üzere ertelendi.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.
Antalya Galatasaray’ın kutlamalarında taraftarı bıçaklayan şüpheli 24 saat geçmeden yakalandı Antalya’da dün akşam oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ardından galibiyet kutlaması yapan bir taraftarı bıçaklayarak yaralayan şüpheli, olayın üzerinden 24 saat geçmeden polis tarafından yakalandı. Dün akşam saat 22.30 sıralarında Kepez ilçesi Kültür Mahallesi Kafeler Caddesi’nde meydana gelen olayda, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi mücadelesi sonrası sarı kırmızılı taraftarlar galibiyet kutlaması için ellerinde bayraklar ve meşalelerle sokağa çıktı. Zaman zaman karşı karşıya gelen iki takım taraftarları arasında küçük çaplı tartışmalar yaşanırken, derbiyi arkadaşları ile birlikte izleyen ve galibiyeti kutlayan Mehmet A. isimli Galatasaray taraftarı kimliği belirsiz kişi veya kişilerce bıçaklanması sonucu yaralandı. Mehmet A., olay yerine gelen sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından arkadaşının verdiği formasını sallayarak bindiği ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Saha ve kamera incelemeleri neticesinde saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen H.E.T. (17), Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince bugün öğlen saatlerinde Altınova Mahallesi’nde yakalandı. Suç aleti bıçakla birlikte yakalanan H.E.T., işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi.