KÜLTÜR SANAT - 19 Ağustos 2024 Pazartesi 17:03

Hırvatistan’dan Yüksekova’ya gelin

A
A
A
Hırvatistan’dan Yüksekova’ya gelin

Hırvatistanlı Andreja Ausperger ile Yüksekovalı Ümit Acar, düzenlenen görkemli bir düğünle dünya evine girdi.


Hırvatistan’da yaşayan Andreja Ausperger, İstanbul’da Yüksekovalı Ümit Acar’la tanıştıktan bir süre sonra evlilik kararı aldı. Ailelerin onay vermesi üzerine ilk adımı atmak için Hırvatistan’da nişan yapıldı. Çiftin düğünü ise Ümit Acar’ın memleketi Yüksekova’da görkemli bir şekilde yapıldı. Yüksekova’ya gelen çift, ilk olarak yörenin geleneklerine göre hazırlıklarını yaptı. Andreja Ausperger ile Ümit Acar’ın düğünleri, Kürtçe ve Türkçe şarkılar eşliğinde sürerken, yurt içi ve yurt dışından da gelenlerle birlikte 2 binden fazla misafir katıldı.


Damat Ümit Acar, 6 yıl önce Andreja Ausperger ile tanıştıklarını belirterek, “Avrupa Birliği Gençlik projesi ile başladı. Birçok projede beraber çalıştık. Hem o Türkiye’ye geldi iş için hem de ben Hırvatistan’a gittim. Daha sonra ben eğitimim nedeniyle İngiltere’ye taşındım. Daha sonra evlilik kararı aldık ve Hırvatistan’da isteme merasimi oldu. Şimdi de düğünümüzü kültürüme uygun bir şekilde memleketim Yüksekova’da yapıyoruz. Düğünümüze Avrupa, İran ve Irak olmak üzere her yerde misafirimiz geldi. Şu an 2 binden fazla misafirimiz var. Bizleri yalnız bırakmadıkları için hepsine tek tek teşekkür ediyoruz” dedi.


Güzel insanlar tanıdığını belirten gelin Andreja Ausperger ise “Bu kültürü ne kadar bilsem de yine benim için özel oldu. Her iki ülkeyi karşılaştırdığımızda birçok kültür farkı var, bunun yanı sıra birçok benzerlik de var. Annem ve babam birçok kelimenin aynı olduğunu fark etti. İşim gereği kültürel çeşitlilik üzerine çalışıyorum. Bu farklılıklara rağmen Ümit’in ailesi dostane yaklaşarak bizi aileden saydılar. Bu da bizi çok mutlu etti. Kendimi artık ailenin bir parçası hissediyorum. Hem Türkiye’de hem de Hırvatistan’da düğün yapmak istedik. Biz de İngiltere’de yaşamaya devam edeceğiz. Biz normalde el öpmüyoruz ama burada büyüklere saygıdan dolayı öpülüyor. Bu da çok güzel, ben de yaptım, iyi ki bu iyi insanları tanımışım. Bizi bu güzel günümüzde yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.



Hırvatistan’dan Yüksekova’ya gelin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dünyada sadece Ankara’da görülen çiçek, görenleri hayran bırakıyor Ankara’nın Haymana ilçesinde yetişen ve dünyada yalnızca bu bölgede görüldüğü belirtilen "Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği" baharın gelişiyle birlikte yeniden açtı. Ankara’nın Haymana ilçesinde yetişen ve dünyada yalnızca bu bölgede görüldüğü belirtilen "Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği" baharın gelişiyle birlikte yeniden ortaya çıktı. Endemik türler arasında yer alan çiçek, doğada oluşturduğu görüntüyle dikkat çekti. Kısa süreli çiçeklenme dönemine sahip olan Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği, narin yapısı ve dikkat çekici görünümüyle doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Bölgenin doğal zenginlikleri arasında gösterilen türün korunması gerektiğine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, yalnızca Haymana’da yetişen bitkinin doğal yaşam alanlarının korunmasının büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşları çiçekleri koparmamaları ve çevreye zarar vermemeleri konusunda uyardı. Dünyada sadece Haymana’da açan Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği, ilçenin biyolojik çeşitliliği ve doğal mirası açısından önemli türler arasında gösteriliyor. "Çok zarif ve narin bir çiçek türü" Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği’nin sadece Haymana’da görüldüğünü belirten Haymana Belediyesi basın sorumlusu İhsan Genç, "Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği, isminden de anlaşılacağı üzere gerçekten çok zarif ve narin bir çiçek türü. Türkiye bildiğiniz gibi iklim çeşitliliği dolayısıyla endemik bitkiler açısından gerçekten çok zengin bir ülke. Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği’nin de bilimsel adı 1989 yıllarında ‘Ornithogalum demirizianum’ olarak geçen endemik bir tür olarak keşfedildi. 2022 yılında özellikle Haymana ilçemizin Sındıran Mahallesinde kaya mezarlarının olduğu yerde yayılış gösteriyor. Tohumun üretilmesi ve çoğaltılması ile ilgili şu anda çalışmalar devam etmekte. Bu bitkinin en önemli özelliği ya da endemik kalan özelliği sadece bulunduğu coğrafyada yetişebilmesi. Dağlık alanlarda, kayalıkların gölgelik kısımlarında, biraz daha yosun tutmuş kayaların bulunduğu yamaçlarda yetişen biraz daha nispeten ılıman bir hava isteyen, yüksek bir hava isteyen bir bitki. Dolayısıyla şu anda başka bir yerde yetiştirilemiyor. Sadece Haymana’da Sındıran mahallesinde yaygınlaşmış bir tür" diye konuştu. "Şu anda aslında tam da olgunlaşma aşamasına denk geldik" Haymana Zarif Akyıldızı Çiçeği’nin adı vesilesiyle bilimsel olarak kaynaklara geçebilmesi için yoğun çaba sarf ettiklerini dile getiren Genç, "Çiçeğin adı ‘Zarif Tükrük otu’ olarak aslında bilimsel literatüre geçiyor. Tükrük otu ismi insanlara biraz itici geldiği için sonradan bilim literatüre Haymana Zarif Akyıldızı olarak geçmesi için şu anda yoğun bir gayret var. Şu anda aslında tam da olgunlaşma aşamasına denk geldik. Mayıs ayının başlarındayız. Mayıs ayının sonuna kadar büyüyor. Nisan ve mayıs aylarında bu bitki türü daha çok kendini gösteriyor ve kendini sergiliyor diyebiliriz. Nisan ve mayıs aylarından sonra haziran ve temmuz aylarında da tohumlanma sürecine giriyor. Tohumu da o dönemlerde alınabiliyor" şeklinde konuştu. "Bu bölgenin koruma altına alınmasını talep etmekteyiz" Bu çiçeğin sadece Haymana’da yetişmesinden dolayı yetkililerden bu türü koruma altına almalarını istediklerini vurgulayan Genç, "Yetkililerden özellikle bu türün koruma altına alınmasını, bu bölgenin koruma altına alınmasını talep etmekteyiz. Çünkü bu tür endemik bir tür ve gerçekten zarif ve narin bir tür. Görülmesi gereken bir tür, korunma altına alınması gereken bir tür. Dolayısıyla yetkililerden özellikle bu bölgenin hem evcil hayvanlar hem insanlar tarafından zarar görmemesi için koruma altına alınmasında çok büyük fayda olduğunu düşünmekteyim" dedi.
Bursa Telefonda başlayan zıtlaşma sokağa taştı… Silahlı çatışma kamerada Bursa’da alacak verecek meselesi nedeniyle çıktığı iddia edilen tartışma sokakta silahlı çatışmaya dönüştü. Pompalı tüfekle bacağından vurulan 18 yaşındaki genç yaralanırken, olay sonrası kaçmaya çalışan 2 şüpheli polis kovalamacası sonucu yakalandı. Firari 3 kişinin yakalanması için çalışma başlatıldı. Olay, gece saat 02.20 sıralarında Nilüfer ilçesi Odunluk Mahallesi Akademi Caddesi üzerindeki bir sitenin önünde meydana geldi. İddiaya göre alacak verecek meselesi nedeniyle taraflar arasında telefonda başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek sokağa taşındı. Tarafların yüz yüze gelmesiyle çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri, olay yerinden kaçan 64 ES plakalı araca "Dur" ikazında bulundu. ihtarına uymayan araç, polis ekipleriyle yaşanan kovalamaca sırasında Beşevler Mahallesi’nde park halindeki bir araca çarptı. Araçtan inerek kaçmaya çalışan A.K. ile F.A., yaşanan kovalamacanın ardından yakalanarak gözaltına alındı. Olay yerinde yapılan incelemede Y.Y.’nin pompalı tüfekle sağ bacağından vurulduğu belirlendi. Yaralı genç, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Y.Y.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Müşteki E.Y. İse , S.A.’nın telefonla kendisini aşağı çağırdığını, taraflar arasında çıkan küfürleşme ve kavganın ardından yanında bulunan kimliği belirsiz bir kişinin pompalı tüfekle ateş açtığını söylediği öğrenildi. Olayın ardından kaçan S.A. ile kimliği henüz belirlenemeyen 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürerken, polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
Eskişehir Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor Eskişehir’de Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği’nde görevli 15 Acil Tıp Teknisyenine (ATT) Sürüş Güvenliği Eğitimi (ASGE) verildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği’nde görevli Acil Tıp Teknisyenleri’ne Sürüş Güvenliği Eğitimi verildi. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde personelin güvenli, hızlı ve kontrollü sürüş teknikleri kazanmasını sağlamak amacıyla teorik ve uygulamalı eğitimlerin ardından Sürücü Paramatik adaylarından sınavda başarılı olanları göreve başlıyorlar. Sürücü ATT’lerin trafikte karşılaşabileceği muhtemel durum ve zorlukların simüle edildiği parkurlarda 9 eğitmenden, 15 Acil Tıp Teknisyeni eğitim aldı. "Toplamda 17 tane parkurumuz var" 13 yıldır görevli Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri (AABT) ve 5 yıldır Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitmen’liği yapan Meltem Tunç, "Arkamızda yapılan parkur paralel park parkuru. Bu iki araç arasında ambulansın güvenli bir şekilde sürücülerin park etmesine yardımcı olan bir parkur. Bunun haricinde toplamda 17 tane parkurumuz var; kaçamak parkurumuz var, kontrollü fren parkurumuz var, slalom parkurlarımız var, bunlar hızlı parkurlarımız. Yine aynı şekilde yavaş olan parkurlarımız arkada gördüğümüz paralel park, T sokak ya da dokuma gibi parkurlarımız var. Bunda da ambulans sürücülerinin ayna derinlik algısını artırmaya çalışıyoruz. Yine T sokakta da normalde zaten araç kullanırken iki sokak arasında geri dönmemiz gerektiği zamanlar oluyor; bu parkurumuz da aslında buna yardımcı oluyor. Slalom, hızlı şerit değiştirmedeki amaca yardımcı oluyor, kontrollü bir şekilde şerit değiştirmeye yardımcı oluyor. Kaçamak parkurumuz yine uzun yol yaptığımız zamanlarda, hastaneler arasındaki yaptığımız zamanlarda önümüze herhangi bir yabani hayvan çıkabilir ya da yabancı bir cisim varsa çevre yolunda, buna karşı alabileceğimiz önlemleri anlatıyor bize. Bu şekilde ilerliyoruz" diyerek verilen eğitimler hakkında bilgi verdi. "Trafikte mümkün olduğunca yol vermelerini talep ediyoruz" Fermuar sisteminin daha oturmadığını belirten Tunç, trafikteki yaşadıkları sorunlar hakkında ise şöyle konuştu; "Eskişehir’de yaklaşık 4 dakika içerisinde ambulans hastaya ulaşmış oluyor. Trafikteki sürücüler siren sesi duyuyorlar ya da bir tepe lambası görüyorlarsa sürücülerin sakin kalmasını istiyoruz ve bize mümkün olduğunca yol vermelerini talep ediyoruz. Sol şerittekiler sola, sağ şerittekiler sağa yaklaşırlarsa bize geçiş üstünlüğümüzü sağlayacak bir adım oluştururlar çünkü ortadaki alan boş kalacak ve fermuar sistemini oluşturmuş olacaklar. Eğer ki iki şeritli yollardaysalar araçlarını mümkün olduğu kadar sağa çekebilirler ya da durabilirler, biz kontrollü bir şekilde soldan yanlarından geçmiş olabiliriz." "Zor bir eğitim, normal bizim verdiğimiz salon eğitimleri gibi bir eğitim değil" Eğitimlerde adayların hangi hareketlerine dikkat ettiklerine değinen Meltem Tunç, "Ambulans sürücülerinin direksiyondaki el hareketlerine, debriyaja ne kadar uzun süre basıyor, sadece debriyajda mı araç kullanıyor, onun haricinde aynaları ne kadar kontrollü bir şekilde takip ediyor; bunlara ince ince dokuya dokuya puanlama sistemi yapıyoruz. Zor bir eğitim, normal bizim verdiğimiz salon eğitimleri gibi bir eğitim değil. Birazcık pratiğin artmış olması gerekiyor, araç kullanımının normal hayatta da araç kullanıyor olması gerekiyor" dedi. "Kadınlar her zaman bir adım önde" 15 yıldır sürücü Acil Tıp Teknisyeni (ATT) ve 5 yıldır da Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitmen’liği yapan Ezgi Boztay, kadın sürücü ATT’lerin daha dikkatli olduklarına değinirken şu ifadelre yer verdi; "Kadınlar her zaman bir adım önde; sürüş olarak da önde aslında, daha dikkatliyiz, daha güçlüyüz bu konuda. Tabii ki erkek arkadaşlarımız da çok küçük yaştan itibaren direksiyon başında oldukları için oldukça başarılılar ancak kadın olarak bizim de içimizden gelen bir güç var. Eğitim sistemimiz şu şekilde; biz burada kontrollü hız yapmayı öğreniyoruz. Trafik kurallarına uyarak, trafik kuralları çerçevesinde en uygun hızda hastaya en uygun ulaşımını öğreniyoruz, arkadaşlarımıza da öğrettiğimiz aslında bu."