GÜNDEM - 24 Kasım 2025 Pazartesi 23:04

İkiyaka katliamının dinmeyen acısı: "Gözlerimin önünden gitmeyen o siyah battaniye"

A
A
A
İkiyaka katliamının dinmeyen acısı: "Gözlerimin önünden gitmeyen o siyah battaniye"

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 36 yıl önce aralarında bebeklerin de bulunduğu 28 kişinin katledildiği hain saldırının acısı aradan geçen zamana rağmen dinmiyor.


Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki İkiyaka köyünde 24 Kasım 1989 tarihinde PKK, sivil katliamı gerçekleştirdi. Hava karardıktan sonra köye gelen PKK’lılar, evlerdeki bebek, çocuk, kadın ve yaşlıların da aralarında bulunduğu masum insanları kurşuna dizdi. Saldırıda 28 sivil katledildi ve evler ateşe verildi. Katliama en acı şekilde tanıklık eden İkiyaka köyü sakinleri, bu büyük acıyı ilk günkü gibi yaşıyor.


Katliamdan annesinin çabasıyla kurtulan Hasret Boz, o geceye dair annesinden dinlediklerini ve kendi tanıklığını aktardı. Boz, "Ben küçüktüm annemin anlattığına göre, gece baskına geldiler. İlk başta dedemgillerin evine giderek orada hepsini öldürüyorlar. Ardından babamgillere geliyorlar. Babamla beraber babaannemi, amcamın eşini ve iki çocuğunu, beni ve annemle beraber bizi dışarıya alıyorlar. Hepsini kurşuna dizerken, annem orada beni sırtlayıp 2 katlı evin 2. katından atlıyor beni kurtarmak için. Annemin söylediği gibi cesetlerin üzerine yanıcı madde döküyorlar. İşte orada benim babam, amcamın eşi, çocukları, babaannem öldürüldükten sonra yakılıyorlar. Annem zaten oradan atlarken yaralandı ama beni kurtarmak için yarasının derdinde değil, asıl beni kurtarmak derdinde. Ve oradan uzaklaşıyor. Tepe tepe, dağ dağ diyerek başka köye giderek beni kurtardı yaralı haliyle" dedi.


Boz, ailesinin isimlerinin tek tek söylendiğini belirterek, o anı şöyle anlattı:


"En son korucu başkanı, babamın baş ucundaydı. ‘Esat Boz cenazesi burada’ dedi ve üzerinde bir battaniye ve benim dönüm noktam o siyah battaniye. Korucu başı babamın üzerindeı battaniyeyi kaldırdığı sırada başındaı dumanlar çıkıyordu. Benim babam kül olmuştu. Ben o siyah battaniye ile büyüdüm. Ben büyüdüm ama bu olayın peşini asla bırakmadım."



İkiyaka katliamının dinmeyen acısı: "Gözlerimin önünden gitmeyen o siyah battaniye"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gülistan Doku soruşturmasında Sonel’in ifadesi ortaya çıktı Kayıp Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, şüpheli Mustafa Türkay Sonel’in ifadesindeki çelişkili beyanlar ve teknik veriler arasındaki farklar dikkat çekti. Kendisinden 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma dosyasında, şüpheli sıfatıyla ifade veren dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in jandarma ifadesi ortaya çıktı. İfadede yer alan çelişkiler, teknik veriler ve tanık beyanlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Daraltılmış baz kayıtlarının Sonel’i iddiaların merkezindeki Gençlik Merkezi’nde gösterdiği belirtilirken, Sonel ifadesinde şu sözleri kullandı: "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" İfade tutanaklarında Sonel’in yakın çevresine yönelik beyanları da yer aldı. İstanbul’da ziyaret edecek kadar yakın olduğu lise arkadaşları Umut Altaş ve Ekincan Kılıç’ı, ifadesinde uyuşturucu kullanan isimler olarak anlattı. Arkadaşlarının uyuşturucu aparatlarını attıkları yerleri bilecek kadar çevreye hakim olan Sonel, aynı kişilerle yakın ilişki içinde olduğunu belirtmesine rağmen kendisini bu tablonun dışında konumlandırması, dosyada dikkat çeken bir diğer unsur olarak yer aldı. Sonel, Gülistan Doku’nun ailesine ilişkin olarak, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" ifadelerini kullanan Sonel’in, kendi durumuna ilişkin ise, "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Soruşturma dosyasında yer alan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına göre, 06 SNL 10 plakalı araçla ilgili hareketlilik tespit edildi. Kayıtlara ilişkin sorulara Sonel’in, "Hiçbir fikrim yok" şeklinde yanıt verdiği ifade tutanaklarına yansıdı. Dosyada, aracın Tunceli’den çıkış kaydı olmadan Elazığ istikametinden yeniden giriş yaptığına yönelik bulguların yer aldığı, bu durumun da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, teknik veriler ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Sevk yazısında, daraltılmış baz kayıtlarının şüphelinin olay saatinde ilgili bölgede bulunduğunu gösterdiği, bu durumun diğer şüphelilerle birlikte aynı noktada bulunma ihtimaliyle desteklendiği aktarıldı. Ayrıca dosyada, dijital materyaller ve bazı delillerle ilgili incelemelerin sürdüğü, sim kart ve veri hareketlerine ilişkin bulguların da değerlendirildiği kaydedildi. İfade tutanaklarında Sonel’in birçok soruya "hatırlamıyorum" şeklinde yanıt verdiği görüldü. Özellikle olay günü, görüşmeler ve araç hareketlerine ilişkin sorularda bu ifadenin tekrarlandığı, bunun da soruşturma kapsamında dikkate alındığı belirtildi. Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma dosyasında, teknik veriler, tanık ifadeleri ve şüpheli beyanlarının birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.