ÇEVRE - 16 Kasım 2025 Pazar 16:02

Yüksekova-Van kara yolunda heyelan meydana geldi

A
A
A
Yüksekova-Van kara yolunda heyelan meydana geldi

Yüksekova-Van kara yolu Çöplük mevkiinde şiddetli yağışların ardından heyelan meydana geldi.


Yüksekova-Van kara yolunda yağışların ardından daha önce de defalarca heyelan riski oluşan Çöplük mevkiinde heyelan yaşandı. Heyelanda yola inen çamur ve toprak, birçok aracın mahsur kalmasına neden oldu. Olayın bildirilmesi üzerine Karayolları 117. Şube Şefliği ekipleri derhal bölgeye intikal etti. Ekipler, iş makineleriyle yola inen çamur kütlesini temizlemek için çalışma başlattı.


Bölgede incelemelerde bulunan Yüksekova Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Selami Durna, yaşanan sorunun kronikleştiğini belirterek, "Yüksekova-Van kara yolundaki Çöplük mevkiinde yağışların artmasıyla birlikte sık sık heyelanlar ve zemin hareketleri yaşanmaktadır. Bu durum, sadece trafik akışını aksatmakla kalmıyor, güzergâhı kullanan sürücülerin can ve mal güvenliğini de ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. İlgili kurumların bu heyelan riskini azaltmak için derhal kalıcı önlemler alması gerekmektedir. Ayrıca sürücülerimizin de bu kritik güzergâhta son derece dikkatli ve tedbirli davranması hayati önem taşımaktadır" dedi.


Durna, yetkililerin her sene yaşanan bu duruma bir an önce kesin ve kalıcı çözüm bulmasını talep etti.



Yüksekova-Van kara yolunda heyelan meydana geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "İstanbul Deklarasyonu"nda ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesine vurgu İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birliği (PAB) 152. Genel Kurulu, yayımlanan "İstanbul Deklarasyonu" ile tamamlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. Ayrıca "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesi de kabul edilirken, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na ise Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. Dünyanın dört bir yanından parlamento temsilcilerinin katıldığı PAB 152. Genel Kurulu’nın son gününde barışın tesisi, küresel ekonomi ve Orta Doğu’daki krizlere yönelik çözüm önerileri içeren karar taslakları, Genel Kurul onayına sunuldu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. İstanbul Deklarasyonu’nda silahlı çatışmalar ve jeopolitik gerginliklerdeki artıştan, uluslararası hukuk ihlallerinden, süregiden terörizm ve aşırıcılık tehdidinden ve toplumların kapsayıcılıktan uzaklaşmasına dair çekinceler vurgulandı. Yeni teknolojiler, dezenformasyon ve iklim değişikliğinin neden olduğu meselelere işaret edilen deklarasyonda, diyalog ve diplomasinin zayıflamasından, buna karşılık barışın güç yoluyla sağlanabileceği düşüncesinin yayılmasından duyulan endişeye dikkat çekildi. Deklarasyonda cezasızlık kültürünün hesap verebilirliği aşındırdığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği kaydedilerek, barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne işaret edildi. Çatışma ortamlarında sivillerin korunmasının öncelikli olması gerektiği vurgulanan deklarasyonda, uluslararası insancıl hukuka tam riayetin gerekliliği belirtildi. Parlamenter diplomasiyi ve uluslararası iş birliğini güçlendirmenin önemi vurgulanan deklarasyonda şu ifadelere yer verildi: "Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir yönetişim anlayışı ile yeni teknolojiler karşısında sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini tavsiye ediyor. Diyalog, işbirliği ve güvenin teşvik edilmesini, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkı sunulmasını taahhüt ediyor." Genel Kurul’da karar tasarıları kabul edildi 152. Genel Kurul Toplantısı’nda barışın inşasından sürdürülebilir kalkınmaya dair bir dizi karar tasarısı kabul edildi. Kapanış oturumunda, "Barış ve Uluslararası Güvenlik Daimi Komitesi" tarafından hazırlanan çatışma sonrası yönetim mekanizmalarına ilişkin karar tasarısı onaylandı. Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi’nin korumacı politikalarla mücadeleyi öngören karar tasarısı da Genel Kurul’dan geçti. Ayrıca bu oturumda gündeme alınan Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki ateşkes süreçlerini desteklemeyi amaçlayan acil gündem maddesi de karara bağlandı. 153. Genel Kurul Tanzanya’da düzenlenecek Kapanış töreninde, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. PAB Genel Sekreterliği görev süresinin sonuna gelen Martin Chungong için de veda töreni düzenlendi. Zirve, PAB Marşı’nın çalınması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş’un kapanış konuşmasıyla sona erdi. PAB Genel Kurulu’nda Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunmasına ilişkin acil gündem maddesi de kabul edildi. Genel Kurul’da, "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesinin eklenmesi kabul edildi. İstanbul’da yapılan toplantıda Katar, Türkiye, Avustralya, Fransa, Brezilya, Zambiya, Polonya, Portekiz ve İtalya’nın yanı sıra Arap Grubu, Latin Amerika ve Karayipler Grubu ile Afrika Grubu tarafından sunulan Genel Kurul gündemine acil bir madde eklenmesine ilişkin öneri oylandı. Oylamada ateşkesin korunması ve barışın desteklenmesine ilişkin öneri bin 316 kabul, 3 ret ve 51 çekimser oy ile gerekli üçte iki çoğunluğu sağlayarak kabul edildi. Kararda, son dönemde artan silahlı çatışmaların uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Çatışmaların yol açtığı insani sonuçlara dikkat çekilen kararda, artan sivil kayıplar ve kötüleşen insani koşullar karşısında acil ve ortak bir uluslararası çabanın gerekliliği ifade edildi. Kararda, uluslararası insancıl hukuk ile uluslararası insan hakları hukukuna her koşulda saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Sivil altyapıya yönelik saldırılar ile insani yardımın engellenmesine ilişkin endişelerin dile getirildiği kararda, ateşkeslerin korunması, müzakere süreçlerinin yeniden başlatılması ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi çağrısında bulunuldu. Kararda, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi gerektiği vurgulanarak, cezasızlık kültürünün şiddeti beslediği, ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanmasının kalıcı ve adil bir barış için hayati önemde olduğu ifade edildi.