GÜNDEM - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 08:53

Annesinin çok sevdiği çiçeği, iş yerinin önünde mezarı andıran alanda 40 yıldır yaşatıyor

A
A
A
Annesinin çok sevdiği çiçeği, iş yerinin önünde mezarı andıran alanda 40 yıldır yaşatıyor

HATAY (İHA) – Hatay’da annesinin çok sevdiği reyhan çiçeklerini 40 yıldır iş yerinin önünde yaşatan berber İdris Özbek, mezara benzeyen alanda "Okşa, kokla, Allah rızası için koparma, koparanın eli kopsun" yazısıyla annesinin hatırasını yaşatıyor.


İskenderun ilçesi kent merkezinde aynı iş yerinde 40 yıldır berberlik yapan 67 yaşındaki İdris Özbek, iş yerini ilk açtığı dönemden itibaren annesinin çok sevdiği reyhan çiçeklerini iş yerinin önüne dikti. Görünümüyle ilgi çeken reyhan çiçekleri zamanla vatandaşların hedefi olunca Özbek, mezara benzerliğiyle dikkat çeken ve özel olarak yaptırdığı alanla çözüm üretti. Yaptırdığı demir kafes de çözüm olmayan Özbek, "Okşa, kokla, Allah rızası için koparma, koparanın eli kopsun’ yazısını yazarak çiçekleri koparanlara karşı önlem almaya çalıştı. Annesinin hatırasını 40 yıldır yaşatmak için mücadele veren Özbek, yaptığıyla görenlerin ilgisini çekiyor.



"Annemi çok severdim ve annem de bu reyhanı çok severdi"


Annesinin çok sevdiği reyhan çiçeğini yaşatmak için 40 yıldır mücadele verdiğini ve çiçekleri koparanların önüne geçmek için demirden kafes yaptırdığını ifade eden İdris Özbek, "Ben burada 40 senedir berberim ve 40 seneden beri benim bu reyhan çiçeğim var. Annemi çok severdim ve annem de bu reyhanı çok severdi. Bu reyhanlar 5 santim, 10 santimdi boyu, ektim bunları ve devamlı sularım. Bu reyhanların en büyük ilacı sudur. Bunu her gün sabah erken, güneş çıkmadan sabah, akşam baştan sona her gün sularım. Bunlar büyür yaz mevsimi. Ama kışın biraz kurur. Ama kışın ben onları tekrar buduyorum. Bazı insanlar, gelip geçenler kokluyor. Aman ne kadar güzel diyor, bir de koparıyorlar. Gittim demirciye, iki tane demir yaptım bu duvara. duvarı ördüm, seramik yaptım. Bu duvara monte ettim o demirleri. Ondan sonra gittim reklamcıya, bir yazı yazdırdım; ’Okşa, kokla, Allah rızası için koparma, koparanın eli kopsun’ şeklinde. En azından seksen kişi bu çiçekten okşar, koklar. Bu yazıyı yazdırdım buraya bir ton para verdim buna" dedi.


İş yerinin önünde yaşattığı çiçeklerine zarar verilmesinin önüne geçmek için yazdığı yazının vatandaşlardan ilgi gördüğünü söyleyen İdris Özbek, "Gülüyorlar, bu yazının ve reyhanların resmini çekiyorlar. İşte şimdi pek kimse kökten çekemiyor. Yazıyı görürse bazıları, çiçeğin dalından koparıyor. O da yazıyı görürse hemen o dalı kopardığını geri oraya bırakıyor. Daha sonra bana geliyor bazıları, ’amca ben bu yazıyı görmedim. Kusura bakma ben bir dal kopardım, hakkını helal et’ diyor. Ben de gelip söylediği için helal hoş olsun diyorum. Ama koparıp da gider de eli kopsun, kolu kopsun diyorum. Şimdi ise bu yazıyı yazdırmışım. Amca diyorlar dükkanın da çok güzel diyorlar. Küçük ama bembeyaz, pırlanta gibi diyorlar. Hele bu çiçeklerin, hele bu reyhanların ne kadar güzel diyorlar. Kırk seneden beri buradayım" dedi.


Dikilen reyhanları hemen hemen her gün koklamaya gelen Faysal Tunç, "İdris beyi 40 yıldan beri tanırım. Çiçeklere, hayvanlara çok büyük bir ilgisi vardır. Onun gibi iyi bir insan bulunmaz. Bu bahçeyi de böyle yapmış. İdris bey, tabiatla ilgilenen çok değerli, asil bir beyefendidir. Burada güzel reyhanları ekmiş, cennet bahçesi. Rabbimden dileriz ki İdris kardeşimizin de makamı aynen ahirette böyle olur. Çok iyi bir insan, 40 yıllık bir dostumdur. Burada ne güzel bir kelime söylemiş. Yani diyor ki beni sev ama beni diyor kırma" diye konuştu.



Annesinin çok sevdiği çiçeği, iş yerinin önünde mezarı andıran alanda 40 yıldır yaşatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çine Ovası’nda balya mesaisi başladı Aydın’ın Çine ilçesinde hububat hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun mesai başlarken, üreticiler kurutulan buğdayları balyalayarak kaba yem olarak hazırlıyor. Üretici Taner İçöz, bu yıl yağışların verimi artırdığını belirterek sezondan umutlu olduklarını söyledi. Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden olan Aydın’da hububat hasadıyla birlikte tarlalarda da kaba yem olarak bilinen ’balya’ mesaisi başladı. Çine ilçesi Kahraman Mahallesi Muhtarı ve üretici Taner İçöz, geçen yıl kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçilerin bu yıl yağışların iyi gitmesiyle umutlandığını söyledi. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, biçilen otları balyalama makineleri ile işleyerek hayvanların tüketebileceği kaba yem haline getiriyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte ovada yoğun mesai yaşanırken, çiftçiler bir yandan verimli sezonun sevincini yaşarken diğer yandan artan maliyetlerle mücadele ediyor. Çine Ovası’nda arpa, buğday ve yonca hasadının sürdüğünü belirten İçöz, üreticilerin biçim, toplama ve balyalama işlemleriyle yoğun şekilde çalıştığını ifade etti. Hasat edilen ürünlerin yaklaşık bir hafta bekletildikten sonra toplandığını, ardından balyalama sürecine geçildiğini kaydeden İçöz, makinacılık ve balyacılık işlerinin zorluğuna dikkat çekti. "Ümidimiz yüksek verimde yüksek parayı almak" Tarım sektöründe en büyük sorunlardan birinin işçi bulmak olduğunu söyleyen İçöz, "Arazilerimizde hasat dönemindeyiz. Arpa, buğday paketleme işle uğraşıyoruz. Sezonun tam üstündeyiz. Yonca paketleri oldu. Şimdi arpa ve buğdaydayız. Önce bunları biçiyoruz. 7-8 gün bekledikten sonra toplamaya geçiyoruz. Toplamadan sonra balyalama işine geçiyoruz. Makinecilik işi zor, balyacılık işi zor. İşçi bulmakta zorlanıyoruz. İşçi bulamıyoruz. Oradan bir sorunumuz var ama bu sene en azından yağışlar güzel gitti. Onun bir güzelliği var. Ürünlerimiz çok güzel. Bunun arkasında mısır ekeceğiz. Bu yerlerimize. Süt mısır ekiliyor bölgelerimizde. Bir de kuru mısır ekiyoruz. Domates eken yerler var. Bunlarla uğraşıyoruz. Şimdi bunlar kalktıktan sonra yerden arazilerimize giriş yapacağız. En azından su sorunumuz yok. Allah’a şükür olsun. En azından o bizi sevindiriyor şu anda. Fiyatlar belli değil. Bir belirsizlik var. Şu an yaptığımızı kaç paraya satacağımızı bilmiyoruz yani. Gübre ve mazot çok yüksek olduğu için işçi maliyeti yüksek. Bunun için de biz şu anda fiyat belirleyemiyoruz. Geçen sene biz çiftçiler olarak kurak bir yıl geçirdik. Para kazanmadık. Onun için bu sene ümitliyiz biraz daha. Geçen sene 36-37 lira civarındaydı. Bu sene 70-75 TL’lerde mazot alıyoruz. En azından ümidimiz kuru mısır da olsun silajlık mısır da olsun yüksek verimde yüksek parayı almak. Çünkü geçen sene bütün çiftçilerimiz zarar da etmedi, kâr da etmedi. Çok düşük paralara gitti işleri. Geçen sene balya fiyatları bizim arazide 150 liraydı. Şu anda 250-300 lira düşünüyoruz bir balya otun. Eskiden arpa vardı, şimdi buğdaya geçti. Fiğ yulaf var. Çeşit çok hayvanlar için ama insanların alım gücü düşük. Biz 300 lira düşünüyoruz şu anda ama daha verilmiş bir fiyat yok. Balyalarda artık buğday yapıyoruz. Arpa ekiyorduk eskiden biz tarlalarımıza, arpayı biçerdik, onu hasat yapardık. Şimdi bu sene komple ovada, arazide buğday ve yulaf ekiliyor. Bunlar daha iyi. Hayvana daha iyi yaradığı için çiftçilerimiz ona yöneldi şimdi" dedi.