ASAYİŞ - 07 Ocak 2026 Çarşamba 09:07

Depremde eşini ve evladını kaybeden kadın, ikinci kez felaketi yaşadığı yangında tüm birikimini ve yuvasını kaybetti

A
A
A
Depremde eşini ve evladını kaybeden kadın, ikinci kez felaketi yaşadığı yangında tüm birikimini ve yuvasını kaybetti

Hatay’da depremde eşini ve evladını kaybeden Uruba Enderun’un ailesiyle birlikte yaşadığı ev alevlere teslim olarak yandı. Depremin ardından ikinci kez yuvasız kalan Enderun’un ailesinin biriktirdiği paralar ve eşyalar yanarak küle döndü.


Suriye’deki iç savaş nedeniyle 2015 yılında Türkiye’ye gelen 35 yaşındaki Uruba Enderun, savaştan kaçıp Antakya ilçesi Altınçay Mahallesi’ne taşındı ve yaşamaya başladı. Asrın felaketine Altınçay Mahallesi’nde yakalanan Enderun’un depremde eşi Abdullah Al Hacji ve oğlu Muhammed Al Hacji enkaz altına kalarak hayatını kaybetti. Depremde evi yıkılan Enderun, enkazda sağ kurtardığı kızı Baraa Al Hacji ile ailesinin yanına taşındı. Ailesiyle birlikte Akasya Mahallesi’nde kiralık evde yaşayan Enderun, ev sahibiyle birlikte aşağı katta kahve içtiği sırada yuvası alevlere teslim oldu. Kısa sürede yangının büyümesiyle evi alevler sardı. Evin yandığını görenlerin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermesinin ardından olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını söndürdü. Yangında ev ve eşyalar kullanılamaz hale gelirken, ailenin biriktirdiği paralar da yandı. Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye gelen ve depremde eşi ile evladını kaybeden Enderun, yangınla birlikte ikinci kez hayatının felaketini yaşadı.



"Ablamın önce depremde evi yıkıldı ve şimdi de evi yandı"


Yangında inşaatta çalışarak biriktirdiği yaklaşık 10 bin TL’sinin yandığını ifade eden Nureddin Enderun, evin kullanılmaz halde olduğunu ifade ederek, "Suriye’den Türkiye’ye 2015 yılında geldik. Burada 10 yıldır yaşıyoruz, depreme yakalandık. Ablamın kocası ve oğlu depremde öldü. Depremden sonra ablam ve diğer çocuğuyla birlikte ailecek yaşamaya başladık. Ablam ev sahibiyle birlikte aşağı katta oturuyordu, kahve içiyorlardı. Ev sahibinin akrabası evin yandığını görüp haber verdi. İtfaiye ekipleri geldi ve yangını söndürdü. Şu an evde oturulmaz, her şey yandı. Eşyalar ve battaniyeler hepsi yandı. Evde yaklaşık 100 bin TL param gitti. Benim; 10 bin TL, 100 dolar, yüzük, altın, elbiseler, yataklar, battaniyeler her şey yandı. Ablamın önce depremde evi yıkıldı, şimdi de evi yandı. Başka eve gitmek için kiralık ev bakıyorum. Bu duruma üzülüyoruz, dün gece uyuyamadık" dedi.



Depremde eşini ve evladını kaybeden kadın, ikinci kez felaketi yaşadığı yangında tüm birikimini ve yuvasını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Menteşe Belediye Başkanı Aras, 2026 projelerini anlattı Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde Muğla merkezde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda 2025 yılı çalışmalarını değerlendiren Başkan Köksal Aras, 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında da kapsamlı bilgiler verdi. Menteşe’nin tarihi ve kültürel dokusunu koruyarak gelişimini sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Köksal Aras, altyapı ve üstyapı çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini söyledi. Menteşe’nin Muğla’nın yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olduğuna dikkat çeken Köksal Aras, 2 bin 560 kilometrelik yol ağında Fen İşleri ekiplerinin 8 ayrı noktada çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Düğerek Mahallesi’nde kilit parke çalışmalarının 2026 yılında başlayacağını belirten Başkan Köksal Aras, ihalesi tamamlanan çalışmalar kapsamında 12 cadde ve sokakta önümüzdeki hafta sahaya inileceğini açıkladı. Kolejler Bölgesi’nde de hava şartları nedeniyle geciken yol çalışmalarının kısa sürede başlayacağını kaydeden Köksal Aras, sanayiye giden eski mezarlık yolunda yağmur suyu drenaj hattı çalışmasının da yapılacağını söyledi. Bayır ve Yeşilyurt Kadın Yaşam Merkezlerinin hizmete açıldığını hatırlatan Başkan Köksal Aras, Kötekli’de ise uzun yıllar kente hizmet edecek büyük bir yatırımın başladığını dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 etap halinde planlanan projenin Kötekli’nin çehresini tamamen değiştireceğini vurgulayan Köksal Aras, çalışmaların 2026 Aralık ayında tamamlanmasının hedeflendiğini, mümkün olması halinde Ekim ayında bitirilmesi için yoğun çaba gösterileceğini söyledi. Yoğurtçu Parkı başta olmak üzere tüm parklarda düzenleme yapılacağını belirten Köksal Aras, MEGEM Kötekli Gençlik Merkezi’nin ihalesinin de gerçekleştirileceğini ifade ederek, "Görev değil sorumluluk bilinciyle çalışıyoruz. Okullardan, camilerden ve kurumlardan gelen tüm talepleri imkanlarımız dahilinde yerine getirdik" dedi. Menteşe Belediyesi’nin afetlere karşı da önemli adımlar attığını vurgulayan Başkan Köksal Aras, İnşaat Mühendisleri Odası ile bilimsel bir iş birliği protokolü imzalandığını açıkladı. Bu kapsamda Menteşe genelinde 3 bin yapının risk analizinin yapıldığını belirten Köksal Aras, sorunlu yapı tespit edilmesi halinde mal sahiplerinin bilgilendirileceğini söyledi. Ayrıca Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği’nin kurulduğunu ve eğitimlerin devam ettiğini aktaran Köksal Aras, muhtemel bir afet durumunda her mahallede uzman gönüllülerin görev alacağını, kırsal mahallelerde de afet gönüllülerinin hazırlanacağını ifade etti. Su tasarrufu ve çevre dostu uygulamalara büyük önem verdiklerini belirten Başkan Köksal Aras, 2025 yılında 300 bin metreküp suyun geri kazanıldığını açıkladı. Menteşe’deki yeşil alanların artık arıtılmış gri su ile sulandığını kaydeden Köksal Aras, evsel atık suların yüzde 75’inin gri su olduğunu belirterek, Kötekli ve Yeniköy’de de bu sistemin kurulduğunu ve gri su ağının genişletildiğini söyledi. Menteşe Kent Meydanı ile ilgili halkın görüşlerini almak amacıyla anket çalışması yapıldığını hatırlatan Başkan Köksal Aras, 2026 yılında meydanda işletmelerin faaliyete geçeceğini açıkladı. Kent meydanının herkesin keyifle vakit geçirebileceği bir alan haline getirileceğini ifade eden Köksal Aras, Düğerek Mahallesi’nde düğün salonunun birkaç ay içinde tamamlanacağını, Akçaova Mahallesi’nde ise Doğal Yaşam Parkı ve Hayvan Bakımevi kurulacağını belirtti. 920 can dostuna ev sahipliği yapacak tesisin içerisinde sosyo-kültürel alanlar ve spor salonunun da yer alacağını söyleyen Başkan Köksal Aras, Menteşe’yi daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Samsun Psikolog uyardı: "Akran zorbalığına karşı toplumsal iş birliği şart" Akran zorbalığının yalnızca çocuklar arasındaki basit bir tartışma değil, kalıcı psikolojik ve sosyal sonuçlara yol açabilen ciddi bir sorun olduğunu belirten Psikolog Anıl Özcan, "Akran zorbalığı sadece okul sınırları içinde yaşanan bir problem değildir. Toplumu ilgilendiren, birçok aktörün birlikte çözüm geliştirmesi gereken bir konudur. Sorunu erken fark etmek ve birlikte doğru adımlar atmak, çocuklarımızı korumanın en etkili yoludur" dedi. Akran zorbalığının, bir çocuğun kendisinden fiziksel veya sosyal olarak daha güçsüz gördüğü bir akranına kasıtlı, sürekli zarar verme, tehdit etme ya da dışlama davranışlarıyla ortaya çıktığını belirten VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Psikolog Anıl Özcan, son yıllarda özellikle okullarda vakaların arttığını söyledi. Psk. Özcan, akran zorbalığının "çocukların kendi aralarında çözeceği bir mesele" olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bunun çok boyutlu bir sorun olduğuna dikkat çekti. "Zorbalık yaş grubuna göre farklı şekillerde görülüyor" Erken çocukluk döneminde (3-6 yaş) zorbalığın daha çok fiziksel davranışlarla ortaya çıktığını dile getiren Özcan, "Bu dönemde itme, vurma gibi davranışlar sık görülür. Sosyal becerileri henüz gelişmediği için zorbalığa maruz kalan çocuklarda güven kaybı yaşanabilir. İsim takma, dışlama ve alay etme gibi davranışlar yaygınlaşır. Bu durum çocukların özgüvenini zedeler, akademik başarılarını olumsuz etkiler" diye konuştu. Ortaokul döneminde (12–15 yaş) zorbalığın daha karmaşık bir hâl aldığını kaydeden Özcan, "Bu yaşlarda sosyal medyanın etkisi artar, siber zorbalık sıklaşır. Çocuklarda anksiyete, depresyon ve sosyal izolasyon gibi psikolojik sonuçlar görülebilir. Bu dönemde maruz kalınan zorbalık, düşük özsaygı, ilişkilerde bozulmalar ve hatta intihar düşüncelerine kadar uzanan uzun vadeli etkiler bırakabilir" şeklinde konuştu. "Aile içi iletişim ve okul ortamı belirleyici rol oynuyor" Ailelerin çocuklara model olduğuna değinen Psk. Özcan, "Evde kullanılan iletişim dili çocukların dış dünyadaki davranışlarını şekillendirir. Bağırma, cezalandırıcı tutum ya da aşırı serbestlik dışa yansıyan davranışları belirler. Yetişkinlerin problem çözme biçimi çocuk tarafından taklit edilir. Okullardaki koşullar da zorbalık üzerinde etkilidir. Kalabalık sınıflar, öğretmenlerin her öğrenciyle yeterince ilgilenememesi ve disiplin kurallarının net olmaması zorbalığı artırır. Ayrıca sosyal medya nedeniyle çocuklar okul dışında da baskı altında kalabilir" ifadelerini kullandı. "Zorbalığı önlemede aile ve okulların iş birliği şart" Akran zorbalığının psikolojik, sosyal ve akademik açıdan kalıcı etkiler bırakabildiğini hatırlatan Özcan, ailelere şu önerilerde bulundu: "Çocuklarınızla düzenli ve açık iletişim kurun. Onları yargılamadan dinleyin. Empati gelişimini destekleyin. Sosyal medya kullanımını yakından takip edin." Psk. Özcan, okullar için ise rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğretmenlere zorbalık farkındalık eğitimleri verilmesi ve net okul kuralları oluşturulması gerektiğini belirterek, "Akran zorbalığı sadece okul sınırları içinde yaşanan bir problem değildir. Toplumu ilgilendiren, birçok aktörün birlikte çözüm geliştirmesi gereken bir konudur. Sorunu erken fark etmek ve birlikte doğru adımlar atmak, çocuklarımızı korumanın en etkili yoludur" açıklamasında bulundu.
Adana Kış depresyonu ile baş etmenin 10 etkili yolu Güneş ışığının vücudun serotonin seviyesini artırarak ruh halini iyileştirdiğini belirten Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, "Sabah veya öğlen saatlerinde, hava bulutlu olsa bile dışarı çıkmaya özen gösterin" dedi. Mevsimsel duygudurum bozukluğu ya da halk arasındaki adı ile "Kış depresyonu" günlerin kısalması ve güneş ışığının azalmasıyla ortaya çıkan ruh hali değişimi olarak tanımlanıyor. Yorgunluk, isteksizlik, halsizlik, iştahsızlık, keyifsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren bu sorun genellikle kadınlar ve aile öyküsünde duygudurum bozukluğu olanlarda daha sık görülüyor. Fiziki sağlık ile ruh sağlığının birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu aktaran Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, sorunları çözmedeki anahtarın, bireyin ruh halindeki değişiklikleri fark ederek kendisine ilgi ve özen göstermeye öncelik vermesi olduğunu belirterek kış depresyonundan korunmak için önerilerde bulundu. Klinik Psikolog Karaçiçek, kış depresyonu ile baş etmenin 10 etkili yolunu şöyle sıraladı: "1. Gün ışığından faydalanın Güneş ışığı, vücudun serotonin seviyesini artırarak ruh halinizi iyileştirir. Sabah veya öğlen saatlerinde, hava bulutlu olsa bile dışarı çıkmaya özen gösterin. Perdeleri açarak ve mümkünse cam kenarında vakit geçirerek daha fazla doğal ışık alabilirsiniz. 2. Düzenli egzersiz yapın Egzersiz yapmak mutluluk hormonu (endorfin) salgılanmasını artırır ve depresyon belirtilerini hafifletir. Haftada en az 3-4 gün, tempolu yürüyüş, yoga veya evde yapabileceğiniz basit egzersiz hareketleri gibi aktivitelerle kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz. 3. Beslenmenize dikkat edin Kış aylarında sağlıklı ve dengeli beslenmek ruh haliniz üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Omega-3 yağ asitleri içeren balık, ceviz ve keten tohumu gibi gıdalar tüketerek serotonin seviyenizi artırabilirsiniz. Ayrıca, B ve D vitamini açısından zengin gıdalar (yumurta, süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) tüketmek de önemlidir. 4. Uyku düzeninizi koruyun Mevsim değişiklikleri uyku düzenini etkileyebilir. Her gün aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterin. Uyku hijyeninizi sağlamak için yatmadan önce telefon ve bilgisayar kullanımını sınırlayın, kafeinli içeceklerden kaçının ve loş bir ortamda uyumaya çalışın. 5. Sosyal hayatınızı canlı tutun Soğuk ve yağışlı havalar nedeniyle eve kapanmak yerine sosyal aktivitelerinize devam edin. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, sevdiğiniz insanlarla sohbet etmek moralinizi yükseltir. Kalabalık ve eğlenceli ortamlar, yalnızlık hissini azaltarak depresyon riskini düşürür. 6. Hobiler edinerek üretken kalın Kış aylarında keyif alacağınız uğraşlar bulmak, zihninizi meşgul ederek olumsuz düşüncelerden uzaklaşmanıza yardımcı olur. Resim yapmak, yazı yazmak, müzikle ilgilenmek, yeni bir dil öğrenmek gibi aktiviteler hem eğlenceli hem de faydalıdır. 7. D vitamini takviyesi almayı düşünün Kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla vücudun D vitamini üretimi düşer. D vitamini eksikliği ise depresyon riskini artıran bir faktördür. Doktorunuza danışarak D vitamini takviyesi alıp almayacağınızı belirleyin. 8. Meditasyon ve nefes egzersizleri yapın Stresi azaltmak ve zihinsel sakinlik sağlamak için meditasyon veya nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Her gün 5-10 dakika bile olsa derin nefes almak, farkındalık egzersizleri yapmak stres seviyenizi düşürerek ruh halinizi iyileştirecektir. 9. Rutinlerinizi değiştirin ve kendinizi yenileyin Kış depresyonunun getirdiği monotonluğu kırmak için günlük rutininize küçük değişiklikler ekleyebilirsiniz. Hafta sonu eve kapanmak yerine kısa bir tatile çıkmak, kamp kurmak, farklı rotalarda yürüyüşler yapmak veya yeni bir kitap okumak sizi motive edebilir. 10. Profesyonel destek almaktan çekinmeyin Eğer depresyon belirtileri günlük yaşamınızı artık ciddi şekilde etkiliyorsa, konunun uzmanından destek almak gündeme gelebilir. Psikoterapi veya danışmanlık, kış depresyonu ile başa çıkmada oldukça etkili yöntemler sunarak size yardımcı olabilir."