ASAYİŞ - 25 Nisan 2025 Cuma 09:28

Depremde evleri yıkılan ailelerin konteyner yuvaları alevlere teslim oldu

A
A
A

Hatay'ın Antakya ilçesinde depremde evleri yıkılan ailelerin konteyner yuvaları yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangında; ikamet için kullanılan 3 konteyner ve depo olarak kullanılan 3 çadır yandı.

Yangın, Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi'nde yaşandı. Mahallede depremzede vatandaşların yaşadığı konteynerlerin bulunduğu alanda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlere teslim olan konteynerleri ve çadırları gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucunda yangın söndürüldü. Çıkan yangından dolayı 3 konteyner ile depo olarak kullanılan 3 çadır kullanılamaz hale geldi. Yangın esnasında çocuklarıyla televizyon izlerken yakalanan Yeliz Yeral, yangından kaçarken kolunu kırdı. Sağlık ekipleri tedavi için Yeral'ı hastaneye götürdü.

Depremde evleri yıkılan ailelerin konteyner yuvaları alevlere teslim oldu

"Sigortayı kapatmaya gittiğimde düştüm ve kolum kırıldı"

Yangın sırasında sigortaları kapatmak isterken düşüp kolunu kıran Yeliz Yeral, "Çocuklarımla birlikte içeride televizyon izliyorduk. Oğlum lavaboya gittiği esnada yangını gördü. Bağırmaya başladık. Koştuk ve sonra bu hale geldik. Sigortayı kapatmaya gittiğimde düştüm ve kolum kırıldı. Alevler birden her yeri sardı. Konteynerde kalıyordum her şey yandı. Hiçbir şeyimiz kalmadı" dedi.

Depremde evleri yıkılan ailelerin konteyner yuvaları alevlere teslim oldu
"Cenazedeyken evimizin yandığını öğrendik"

Cenazedeyken konteyner yuvası yanan Davut Yeral, "Ben cenazeye gitmiştim. Cenazede Kur'an-ı Kerim hatimi yapıyorduk. Eve geldiğimizde yangın çıktığını söylediler. 3 konteyner ve 3 çadır yandı. Beyaz eşyalar, televizyon her şeyimiz yandı. Allah'a şükür cana bir şey olmadı. Sadece gelinimin kolu kırıldı. Hastaneye gidip alçıya aldılar. Sağlık olsun. Allah hepimize afiyetler versin. Allah beterinden korusun" ifadelerini kullandı.

Ramazan İlın - Mehmet İhsan Çakar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.