GÜNDEM - 12 Temmuz 2025 Cumartesi 09:37

Depremde oğlunu, gelini ve torunlarını kaybeden acılı anne, 12 gündür zihinsel engelli kızından gelecek umutlu haberi bekliyor

A
A
A
Depremde oğlunu, gelini ve torunlarını kaybeden acılı anne, 12 gündür zihinsel engelli kızından gelecek umutlu haberi bekliyor

Hatay’da yaşayan ve depremde; oğlu, gelini ve torunları vefat eden acılı anne Senem Şaklar’ın zihinsel engelli kızı Necla 12 gün önce sırra kadem basarak ortadan kayboldu. Depremde yuvası yıkılan ve üzüntüyle yaşayan anne Şaklar, evden ayrılan ve günlerdir geri gelmeyen kızından gelecek umutlu haberi bekliyor.


Kırıkhan ilçesi Karataş Mahallesi’nde yaşayan Senem Şaklar; oğlu Ümit’i, gelini Gönül’ü ve torunları; Kerim ile Hüseyin Arif’i depremde kaybetti. Depremde büyük acılar yaşayan Şaklar, yüzde 70 zihinsel engelli olan kızı Necla Şaklar ile birlikte hayata tutunmaya çalışıyor. Depremden sonra evi yıkılan ve konteynerda kalan Şaklar’ın kızı Necla 30 Haziran tarihinde evden ayrılarak sırra kadem bastı. Eve bir daha geri dönmeyen Necla’dan haber alamayan Şaklar ailesi, zihinsel engelli kızlarından gelecek umutlu haberi bekliyor.


"Kızım önümüzdeki pazartesi günü 15 gün olacak, kızımı görenler jandarmaya ve polise haber etsin"


Depremde oğlunu, gelini ve torunlarını kaybeden ve zihinsel engelli kızı 2 haftadır kayıp olan acılı anne Senem Şaklar, "Depremden hemen sonra telefona sarıldık. Çocuğumu aradık ama ses çıkmadı. Oğlum gitti ama kardeşini bulamadı. Kocam gitti ve enkazda buldu. Oğlum ve ailesinin ölüsünü buldular. Oğlum Ümit Şaklar, gelinim Gönül Şaklar. Torunlarım; Kerim ve Hüseyin Arif Şaklar. Biri oğlum, ikisi torunum ve biri gelinim hepsi gitti. Enkazdan çıktığı gibi gömüldü. Kızım engelli. Kızım önümüzdeki pazartesi günü 15 gün olacak. En son Reyhanlı’da görüldüğünü duyduk. Kızım Necla Şaklar, orada görünmüştü. Kızımı bulup getirsinler, kuzumu emniyete bildirdim ve her tarafı da millete haber verdim. Kafasına göre gidiyor ve söz dinlemiyor. Kızımı görenler jandarmaya ve polise haber verin. Kızımı getirsinler. Kızım dönsün eve gelsin. Kimseye kanmasın ve eve geri dönsün" ifadelerini kullandı.



Depremde oğlunu, gelini ve torunlarını kaybeden acılı anne, 12 gündür zihinsel engelli kızından gelecek umutlu haberi bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kent Konseyi Başkanı Başkan Tanfer’den Ramazan Bayramı mesajı Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Tanfer mesajında şu ifadeleri kullandı: ’’Milletimizin yaşamında önemli yeri bulunan bayramlarımız, mutlulukların paylaşıldığı, birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk duygularının güçlendirildiği, dargınlık ve kırgınlıkların unutulduğu, insanların kaynaşmasına ve huzurlu yaşamın tesisine vesile olan müstesna günlerdir. Dayanışma gibi yüce bir duygunun tezahür ettiği bu kutsal günlerde, bizleri bir arada tutan değerlerimizi yaşatmak, birlik ve beraberliğimizi korumak, huzur ve barış ortamını sürdürmek, kardeşlik duygularımızı geliştirmek için daha çok çaba göstermeliyiz. Her bayram olduğu gibi, bu bayramda da kırgınlıkları, küskünlükleri ve dargınlıkları bir kenara bırakarak, gönül kapılarımızı ardına kadar açık tutalım. Yaşamımızı zenginleştiren ve renklendiren bayramları, insanların birbirine yakınlaşması, kaynaşması, üzüntülerin yerini sevincin alması, kardeşlik ve dostluk bağlarının canlanması, birliğimizin daha da güçlenmesi için önemli birer fırsat olarak değerlendirelim. Kimsesizlerimizi unutmayıp, büyüklerimizin gönüllerini alalım, yüreklerinden kopup gelen hayır dualarına mazhar olalım. Hep birlikte can olalım, canan olalım, bayramla huzur bulalım ve huzuru yaşatalım. Bu duygu ve düşüncelerle, Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle yâd ediyorum. Ramazan Bayramı’nın Erzurumlu hemşerilerim başta olmak üzere, ülkemiz, İslam âlemi ve insanlık için, dostluk ve barışa, sevgi ve kardeşliğe vesile olması temenni ediyor, milletçe geçireceğimiz sağlık, mutluluk ve huzur içerisinde nice bayramlar diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.’’
Hatay Ziraat mühendisliğini 7 yılın ardından bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde ‘hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş’ dediği hayvancılığa başladı Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 7 yıl boyunca ziraat mühendisliği yaptıktan sonra mesleği bırakan Halil Ateş, "Hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş" diyerek devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde hayvancılığa başladı. Severek yaptığı hayvancılıkta 30 angusunun sayısı kısa sürede 100’ e çıkarmayı hedefleyen Ateş’in 3 ay içerisinde 27 buzağısı oldu. Kırıkhan ilçesi Ilıkpınar Mahallesi’nde yaşayan Halil Ateş, 7 yıl boyunca özel sektörde ziraat mühendisliği yaparak geçimini sağladı. Depremde önce hem ziraat mesleğini hem de hayvancılık yapan Ateş, deprem olduktan sonra hayvancılık mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra kendi iş yerini açan Ateş, depremden 3 yıl sonra Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’ne başvurup onay aldı. Başvurusu onaylandıktan sonra hayvancılığa ilk adımını atan Ateş, 5 ay önce kurduğu ahırına Iğdır’dan Angus cinsi 30 büyükbaş hayvan satın aldı. Çocukluğundan beri hayvancılık mesleğini seven Ateş, gebe angusların birçoğunu doğumu gerçekleşirken ahırdaki hayvan sayısını 100 çıkarak kendi buzağılarını üretmeyi amaçladığını söyledi. "Yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık" Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra hayvancılığa başlayan Halil Ateş, "Biz çocukluğumuzdan beri hayvancılık yapıyoruz. Depremden sonra hayvancılığı bırakmıştık. Ben ziraat mühendisiyim ve yaklaşık 7 yıl özel sektörde çalıştım. Depremden önce de ziraat üzerine kendi işyerimi açmıştım. Devletimizin sağladığı kırsalda bereket hayvancılığı destek programına katılmak istedik. Buraya yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve kırsalda bereket hayvancılığı destek programı onaylanmıştı. Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık. Gebe angus cinsi büyükbaşlarda doğumlarımız devam ediyor. Hayvanlarımızdan memnunuz ve ürküp kaçacak hayvanlar değiller. Doğum yaptığında gidip yavrusuna dokunabiliyorsunuz. Burada büyükbaşlardan 10’unun doğumu gerçekleşti ve birkaçı doğuramadı veya ölü olarak doğdu. İlk gebelerde böyle sıkıntılar yaşanılabiliyor" dedi. "Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyoruz" Ahırdaki hayvan sayısını çoğaltarak kendi buzağılarını üretmeyi hedefleyen Halil Ateş, "Hayvancılığı şu anda tek yapıyorum, hiçbir iş kolay değil ama bu işi sevmek gerekiyor. Burada ilk doğumumuz gerçekleşti. Doğum gerçekleşince bambaşka bir his oluyor. Bir şeyleri yetiştirmek, üretmek veya o buzağının sana muhtaç olması, senin ona bakman bunlar ayrı güzel duygulardır. Bu hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş. Biz ziraat mühendisi olarak çok gezdiğimiz için doğa ile iç içeyiz. Diğer meslek gruplarına göre doğayı geziyoruz. Kuraklık ve maddi sıkıntılardan dolayı işyerindeki stresi hayvanlarla ilgilenerek atabiliyoruz. Burada 30 gebe angusumuz vardı ve doğumları gerçekleşti. 7 buzağı ile birlikte 20 buzağımız var. Burada besi hayvanı yetiştireceğiz. Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyorum" ifadelerini kullandı. (RMZ-VK-