GÜNDEM - 28 Şubat 2026 Cumartesi 09:59

Depremin ardından inşa edilen 120. cami ibadete açıldı

A
A
A
Depremin ardından inşa edilen 120. cami ibadete açıldı

Hatay’da depremde yerle bir olan ve aslına uygun şekilde rekonstrüksiyonu gerçekleştirilen tarihi Fatikli Camii, Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla ibadete açıldı. Tarihi Fatikli Camii, depremin ardından kentte inşa edilen ve ibadete açılan 120. cami oldu.


Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği tarafından depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmişti. Asrın felaketinde yerle bir olan Altınözü ilçesindeki 150 yıllık Fatikli Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından rekonstrüksiyonunun tamamlanmasıyla günler sonra yeniden ibate açıldı. Depremin ardından kentte inşa edilen ve ibadete açılan 120’nci cami olan Fatikli Cami’nin açılışına Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşlar katıldı.



"Şu ana kadar Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün uhdesinde 84 hasar almış eserimizden 18 tanesini tamamlamış olduk"


Asrın felaketinde ağır hasar alarak yerle bir olan tarihi Fatikli Camii’sini aslına uygun olarak restore edildiğini belirten Vali Masatlı, kentte inşası tamamlanan 120. Caminin ibate açıldığı dile getirerek "6 Şubat asırların afetinde bizlerin hem modern hem de tarihi yapıları ciddi derecede zarar aldı. Tabii biz konutlarımızı, iş yerlerimizi, hastanelerimizi, okullarımızı yaparken diğer taraftan ecdat mirası, tarihi eserlerimizi de tekrardan ayağa kaldırmak, şehrimizde bulunan ve devletin mülkiyetinde bulunan bütün hasar almış tarihi yapılarımızın tamamında çalışmalar başladı. Bunların bir kısmını da hizmete aldık. Bugün de Altınözü ilçemizdeki Fatikli Camii’ndeyiz. Burası da 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alıp yıkılmıştı. Burada daha sonra yıkımla beraber arkeolojik bir kazı hassasiyetinde taşları numaralandırarak ayrıştırdık. Bundan sonra da burasını aslına uygun eskisinden daha sağlam ve daha güzel bir şekilde inşa edildi. Şu ana kadar Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün uhdesinde 84 hasar almış eserimizden 18 tanesini tamamlamış olduk. Şehrimizde inşası tamamlanan 120’inci camimizde ibadete açmış olduk. Fatikli Camimizin bu şekilde yapılmasında başta bize liderlik eden her zaman önceliği olarak sayan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Vakıflar Genel Müdürlüğümüze emeği geçen katkı sunan değer katan herkese teşekkür ediyorum. Fatikli Cami’mizin başta Altınözü ilçemiz olmak üzere ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.


"Camimizin açıldığı için çok heyecanlıyım ve sanki görev yerime yeni başlıyor gibi hissettim"


Depremden öncede tarihi Fatikli Camii’nde görev yapan 33 yıllık imam Yasir Sevim, günler sonra yeniden camisiyle buluşmanın heyecanını yaşadığı belirterek "6 Şubat depreminde camimiz minaresiyle birlikte yıkılarak yerle bir oldu. Bu 3 yılın ardından camimizin inşası tamamlandı. Camimizin yapımında devletimize ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne teşekkür ederim. Bizler tekrardan camimizle buluştuk. Bugün burada açılışımız yaptık. Camimizin açıldığı için çok heyecanlıyım ve sanki görevime yeni başlıyor gibi hissettim" ifadelerini kullandı.



Depremin ardından inşa edilen 120. cami ibadete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Köyün neşesi" engelli genç herkesi gözyaşlarına boğdu: İmam ayakta durmakta güçlük çekti Çorum’da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli gencin cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu. Çorum’un Merkez ilçesi Üyük köyünde yaşayan 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe, 17 Nisan’da rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Köyün neşesi olarak bilinen Karatepe’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu. İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi. Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe’nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu. "Karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe’nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ve köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek, "Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım. Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi. Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur’an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu. Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı. Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır" dedi. "Cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı" Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana’nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın’ sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun’a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.