GÜNDEM - 27 Nisan 2025 Pazar 08:54

Depremle birlikte boş araziye dönen Antakya’da yüzlerce bina yükseliyor

A
A
A
Depremle birlikte boş araziye dönen Antakya’da yüzlerce bina yükseliyor

Hatay’da asrın felaketiyle birlikte boş araziye dönen Antakya ilçe merkezinde ihya ve inşa çalışmaları kapsamında binalar yükselmeye devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, il genelinde 190 bin bağımsız bölümün planlamasının yapıldığı ifade ederek 46 bin 140 bağımsız bölümün afetzede vatandaşlara teslim edildiğini söyledi.


Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da binlerce bina yerle bir olmuştu. Asrın felaketi sonrası kısa sürede başlayan ihya ve inşa çalışmaları kapsamında bina enkazları kaldırılmış ve Antakya ilçe merkezi boş araziye dönmüştü. Bölgenin yeniden yaşam merkezi olması için binaların temelleri atılmış ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından konutların inşaatına başlanmıştı. Bina enkazlarının kaldırılmasıyla birlikte yeni binaların yükselmeye başladığı Antakya ilçe merkezinde yürütülen çalışmalar havadan görüntülendi. Gözle görülür değişimin yaşandığı bölgede yürütülen çalışmalar göz doldurdu. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, il genelinde yürütülen afet konutları hakkında bilgiler verdi.



"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve riyasetinde dünyanın en büyük iyileştirme operasyonu bütün sahalarda başladı"


Asrın felaketinde Hatay’ın yapı stoğunun üçte birinden fazlasının yıkıldığını ifade eden Vali Masatlı, "6 Şubat ve devamındaki depremlerde tarihin ana karadaki en büyük afetlerinden biriyle karşı karşıya geldik. Bu depremlerde can kayıplarımızın yanında bina stoğumuzun üçte birinden fazlası da kullanılamaz hale geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve riyasetinde dünyanın en büyük iyileştirme operasyonu bütün sahalarda başladı. İhya, inşa ve imar olmak üzere her alanda çalışmalar o gün itibarıyla başladı ve şu an itibarıyla devam ediyor" dedi.



"Yaptığımız planlamada bağımsız bölüm sayısı şu an itibarıyla 190 bini geçmiş durumda ve 46 bin 140 bağımsız bölümümüzün teslimini de vatandaşlarımıza yapmış durumdayız"


Hatay’da yapımı tamamlanan 46 bin 140 bağımsız bölümün afetzede vatandaşlara teslim edildiğini ifade eden Vali Masatlı, "Bizlerin sahadaki en büyük çalışmaları 4 farklı alanda yürümektedir. Bir tanesi, Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüz marifetiyle kırsal bölgelerde yürütülen konutlar. Diğer taraftan şehir merkezinde yerinde kentsel dönüşüm, bu alanda hem Emlak Konut hem de TOKİ’miz bu alanda çalışma yürütmekte. Diğer taraftan şehrin dış bölgelerinde TOKİ marifetiyle yapılan konutlarımızdır. Diğer taraftan vatandaşlarımız kendileri, biz yapalım dedikleri takdirde de yerinde dönüşümden yararlanarak yerinde evlerini inşa etmektedirler. Antakya ilçemiz dünyanın en büyük şantiyelerinden biri haline geldi. Şu ana kadar 158 binden fazla bağımsız bölümümüzün inşaatları devam etmektedir. Yaptığımız planlamada bağımsız bölüm sayısı şu an itibarıyla 190 bini geçmiş durumda ve diğer taraftan 46 bin 140 bağımsız bölümümüzün teslimini de vatandaşlarımıza yapmış durumdayız. Şehrimizin her tarafında, her yanı ve yönüyle ihya ve inşa çalışmaları son hızla devam etmektedir. Diğer taraftan önümüzdeki günlerde eskisinden daha güçlü, eskisinden daha güzel, eskisinden daha konforlu bir şehrimiz ortaya çıkacaktır. Ben bu çalışmalardan ötürü başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Bakanlarımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımıza emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Depremle birlikte boş araziye dönen Antakya’da yüzlerce bina yükseliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İş dünyasından e-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasına olumlu yaklaşım İş dünyası temsilcileri, e-ticaret platformlarından yapılan yurt dışı alışverişlerinde kıymeti 30 avroya kadar olan eşyanın Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’yle ithalatının sonlandırılmasını olumlu karşıladı. Ticaret Bakanlığı, e-ticaret platformlarından yurt dışından 30 avroya kadar değeri bulunan eşyalar için gümrük muafiyetinin sona erdiğini açıklamıştı. Açıklamada, 1 Şubat’tan itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın ’Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasına son verildiği belirtilmişti. Düzenleme iş dünyasında olumlu karşılandı. İş dünyası temsilcilerinden konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, e-ithalatta uygulanan gümrük muafiyetinin kaldırılmasıyla yerli üretimin korunduğuna ve tüketici sağlığı açısından ciddi risklerin önüne geçildiğine dikkat çekildi. "Ticaretin de, sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesi şarttır" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı açıklamada denetimsiz e-ithalatın tüketici için risk teşkil eden, KOBİ’leri haksız rekabete uğratan ciddi bir sorun olduğunu belirterek, "Ticaret Bakanlığının Ekim 2025’te yaptığı denetimler basitleştirilmiş gümrük mevzuatı yoluyla ülkemize giren ürünlerin yüzde 81’inin riskli olduğunu gösteriyor" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile bu dönemin sonlandırılmasının son derece yerinde olduğuna vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, "Tüm dünya gibi Türkiye’nin de gümrüklerinde gerekli denetimleri yapmaya başlamasından daha doğal bir şey olamaz" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, düzenlemeyle ilgili Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a teşekkür ederek, "Ticaretin de, sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesi şarttır" şeklinde konuştu. "Ticaret Bakanlığımızın bu kararını tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, e-ticaretin hızla gelişen, küresel ticaretteki payını her geçen gün büyüterek güçlendiren bir alan olduğunu kaydederek, sınırları kaldırarak dünyanın bir ucundan diğer ucuna 7 gün 24 saat ticaret yapmaya imkan sağlayan bu alanın denetim ve standartlarla desteklenmediğinde tüketici sağlığı açısından ciddi riskler doğurabileceğine vurgu yaptı. Baran, "Diğer yandan içerde mevzuata uygun üretim yapan, vergisini ödeyen ve kalite standartlarına riayet eden yerli firmalarımız, yurt dışından e-ticaret platformları üzerinden getirilen denetimsiz, kalitesiz, düşük maliyetli ürünler karşısında haksız rekabetle karşı karşıya kalabiliyor. Bu açıdan Ticaret Bakanlığımızın bu kararını haksız rekabetin önüne geçilerek piyasalarda adil rekabetin sağlanması, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, yerli üretimin desteklenmesi, istihdam ve vergi kaybının önüne geçilmesi açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz" açıklamasında bulundu. "Düzenleme yurt içinde üretim yapan firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatan uygulamaların önüne geçilmesi bakımından önemli" MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir de e-ithalatta uygulanan gümrük muafiyetinin kaldırılmasını yerli üretimin korunması adına kritik bir adım olarak nitelendirdi. Sürecin yerli firmaların sürdürülebilir büyüme hedeflerini destekleyen bir yapıda ilerlemesinin önemine değinen Özdemir, "E-ithalatta basitleştirilmiş gümrük uygulamasının sona erdirilmesini ve 30 avro altı gönderilerin normal ithalat işlemlerine tabi tutulmasını, üretimin ve iç piyasa dengesinin korunması açısından yerinde bir karar olarak değerlendiriyoruz. Uzun süredir iş dünyasının gündeminde olan bu düzenleme, yurt içinde üretim yapan firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatan uygulamaların önüne geçilmesi ve ticarette daha adil bir zeminin oluşması bakımından önemlidir. Bu adımın üretim, yatırım ve istihdam kararlarında öngörülebilirliği artıracağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Denetimsiz e-ithalat vergisini ödeyen yerli sanayicilerimizi haksız rekabete maruz bırakıyordu" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ticaret Bakanlığı’nın değeri 30 avroya kadar olan ürünlerin Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’yle ithalatını sonlandıran kararını son derece yerinde bulduklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Denetimsiz e-ithalat; hem tüketici sağlığı ve güvenliği açısından risk oluşturuyor hem de mevzuata uygun üretim yapan, vergisini ödeyen yerli sanayicilerimizi haksız rekabete maruz bırakıyordu. Bu karar, adil rekabetin tesisi, yerli üretimin korunması ve e-ticaretin kurallı ve sürdürülebilir gelişimi açısından önemli bir adımdır. Üretimi, sanayiciyi ve tüketiciyi birlikte gözeten bu kararlı yaklaşım dolayısıyla Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a ve Bakanlık bürokratlarımıza teşekkür ediyorum." "Yapılan düzenleme ile haksız rekabete maruz kalan tüm üreticilerimizin rahatlayacağını değerlendiriyoruz" Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanı Kararı ile yurt dışından posta ve kargo yoluyla yapılan 30 avro altındaki gümrüksüz ithalat düzenlemesinin iptal edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Olpak, "Bu karar ile son yıllarda toplam ithalatın içindeki payı hızla artan tüketim malı ithalatının ivme kaybetmesini ve bunun yerine yerli üretimin daha ön plana çıkmasını bekliyoruz. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere özellikle belli ülkeler karşısında haksız rekabete maruz kalan tüm üreticilerimizin bir nebze de olsa rahatlayacağını değerlendiriyoruz. Kararın sürecindeki çabaları için başta Ticaret Bakanımız Ömer Bolat ve Ticaret Bakanlığımız yetkililerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Düzenleme, yerli üreticilerimizin kapasite kullanım oranlarını artırmalarına da katkı sunacaktır" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 avro altındaki gönderilere tanınan gümrük muafiyetinin kaldırılmasını, yerli üretimin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu karar düşük bedelli ithalatın olumsuz etkilerini azaltmanın yanı sıra, yerli üreticilerimizin kapasite kullanım oranlarını artırmalarına da katkı sunacaktır. Üretim odaklı sürdürülebilir büyüme modelimizi destekleyen ve uluslararası rekabet gücümüzü artıracak kararın alınma sürecindeki katkıları için Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat ile Bakanlık bürokratlarımıza ihracat ailemiz adına şükranlarımızı sunuyoruz."
Kayseri Kayseri Büyükşehir Makina İkmal 2025’i dolu dolu geçirdi Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Makina İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı aracılığıyla 2025 yılı boyunca araç filosundan kapalı duraklara, Erciyes Kayak Merkezi’nden teknik altyapıya kadar birçok alanda bakım, onarım ve yatırım çalışmalarını başarıyla hayata geçirdi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde hizmetlerin kesintisiz ve güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla Makina İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı koordinesinde 2025 yılı boyunca yoğun bir çalışma temposu sergiledi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyonu doğrultusunda yürütülen faaliyetlerle hem belediye filosu güçlendirildi hem de şehir genelindeki teknik altyapı sürekli olarak yenilendi. Teknik bakımların daha sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülebilmesi için teleskobik bomlu hidrolik platform aracı satın alınarak hizmete sunuldu. Böylece özellikle yüksek ve erişimi zor alanlardaki bakım ve onarım çalışmaları daha etkin hale getirildi. Yıl içerisinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ait toplam 520 aracın tamir, bakım ve periyodik kontrolleri tamamlanarak, belediye hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmasının önüne geçildi. Bunun yanı sıra seyyar tamir ekipleri, il sınırları içerisinde sahada çalışan araçlara yerinde bakım ve onarım hizmeti sunarak operasyonel sürekliliği destekledi. Kentsel yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, 2025 yılı içerisinde 350 adet kapalı durak üretimi gerçekleştirildi. Ayrıca sorumluluk alanı içerisinde bulunan mevcut durakların bakım, onarım ve yenileme çalışmaları da aralıksız şekilde devam etti. Erciyes Kayak Merkezi sezona eksiksiz hazırlandı Büyükşehir ekipleri, Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Erciyes Kayak Merkezi’nde de sezon öncesi kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttü. Erciyes’te bulunan 11 adet kar ezme aracı, 10 adet kar motoru, 14 adet teleferik ve 5 adet yürüyen bandın tüm bakım ve onarım işlemleri yıl içerisinde tamamlanarak kayak sezonuna eksiksiz şekilde hazır hale getirildi. Makina İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı, şehir genelinde sorumluluğunda bulunan 264 otomatik kapı, 70 bariyer, 55 yürüyen merdiven ve 84 asansör için de bakım-onarım ekipleriyle düzenli çalışmalar gerçekleştirdi. Bu kapsamda tüm tamir, bakım ve periyodik kontrol işlemleri yapılarak vatandaşlara güvenli ve kesintisiz hizmet sunulması sağlandı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da güçlü teknik altyapısı, planlı bakım çalışmaları ve yatırımlarıyla şehir hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamaya devam ederken, vatandaş odaklı belediyecilik anlayışını kararlılıkla sürdürdü.
Eskişehir Başkan Hamamcı’nın yeni projeler için Ankara ziyareti İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’nın ilçeye yeni projeler kazandırmak için Ankara’da çeşitli ziyaretlerde bulundu. Manda Çiftliği projesi son aşamada İnönü Belediye Başkanının ziyaretlerin ilk ayağı Tarım ve Orman Bakanlığı oldu. Ülke genelinde birçok üretim sahasından sıyrılıp ön plana çıkan Eskişehir’in İnönü İlçesi manda yoğurdu ve kaymağı için İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’nın başlattığı Manda Çiftliği projesinin ilk etabı tamamlandı. Projenin son etap çalışmalarıyla ilgili Başkan Hamamcı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider’i makamında ziyaret ederek Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan 1’nci aşamayı projenin son aşaması hakkında fikir alışverişinde bulundu. Ziyaret sonrası Başkan Hamamcı, "En yakın zamanda Manda Çiftliği Projemizi kazandırıp manda yetiştiriciliğini ve sürdürülebilirliğini arttırarak ilçemiz ekonomisine daha da katkı sağlayacağız" dedi. TOKİkonutlarında süreç hızlandırılıyor İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’nın Ankara ziyaretinin ikinci durağı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oldu. Başkan Hamamcı, ilçe sakinlerinin taleplerini iletmek ve İnönü için hazırlanan projeler hakkında fikir alışverişinde bulunmak amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver’i makamında ziyaret etti. Başkan Hamamcı, İnönü’de yapımı tamamlanan TOKİ Konutlarının vatandaşlara teslimat sürecinin hızlandırılması konusunda taleplerini dile getirdi.
Aydın Kuşadası kıyılarında arkeolojik miras koruma altına alındı Kuşadası’nda bulunan Pygela antik kentine ait Otuzbirler Mevkii Nekropolü, Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilirken, EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Pygela, Kuşadası’nın en hassas alanlarından biri ve buranın doğal ve kültürel peyzajını geleceğe taşımak zorundayız" dedi. Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından, Aydın’ın Kuşadası ilçesi Türkmen Mahallesi sınırlarında yer alan Otuzbirler Mevkii Nekropolü’nün Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmesine karar verildi. Tapulama harici alanda yer alan nekropol alanında kültür varlığı şerhi konulamaması nedeniyle, 13 Mart 2012 tarihli ve 28232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkındaki Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, yeni sınırlandırma ve parsel ihdasına gidilmesi gerektiğini belirten Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin bütüncül olarak korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurguladı. Adagöl’ün hemen arkasında bulunan nekropol alanında Pygela’ya ait yeni bir kültür varlığının ortaya çıkabileceğini ifade eden Sürücü; "Nekropolün bulunduğu alan, antik metinlerde bahsedilen Pygale’nin kuzeyinde yer almaktadır. Strabon’a göre Agamemnon tarafından iskan edilen ve içinde Artemis Munykhia tapınağı bulunan küçük Pygale kasabası geldiği, kaba etlerine arz olan bir hastalıktan ötürü Agamemnon’un askerlerinin bir kısmının burada kalmasından dolayı bu uygun ismin buraya verildiği söylenmiştir. Önceki yıllarda alanda yüzey araştırmaları gerçekleştiren Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, arkeoloji Bölümü, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydın Erön, yerleşimin bir höyük niteliğinde kurulduktan sonra bir liman kenti mantığıyla kuzeye doğru genişletilmiş olabileceği, Roma ve Bizans dönemlerinde kentin limanın doğusunda yer alan alana doğru kaydığı buluntu ve kalıntılardan anlaşıldığı belirtilmiştir. Adagöl’ün hemen arkasındaki alanda bulunan nekropolden de anlaşılacağı gibi, her an bu bölgede Pygela’ya ait bir kültür varlığının çıkabileceği düşünülmelidir. Kuşadası’nın hassas alanlarından biri olan Pygela’yı çevresiyle bütüncül olarak değerlendirerek, doğal ve kültürel peyzajının bozulmadan geleceğe taşınması gerekir" dedi.