GÜNDEM - 15 Ekim 2025 Çarşamba 09:38

Eve ve sanal dünyaya bağımlı hale gelen genç, annesine acı çektiriyor

A
A
A

Hatay’da 3 yıla yakın süredir evden çıkmayarak sadece telefonla ve bilgisayarla oynayan 23 yaşındaki genç, sanal dünyaya bağımlı hale geldi. Evladının beslenmek dışında hiçbir şey yapmamasına üzülen anne, evladının eski günlerine dönmesini istiyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden ve Defne ilçesinde yaşamlarını sürdüren 50 yaşındaki anne Semra Özbay ve 23 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından hayata birlikte tutunarak yaşamlarını sürdürüyor. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale geldi.

Eve ve sanal dünyaya bağımlı hale gelen genç, annesine acı çektiriyor

 

Yaşamak için gerekli ihtiyaçlarını gideren genç adam; ne duş alıyor ne de tırnaklarını kesmek gibi özel gereksinimlerini yerini getiriyor. Evin dışına 3 yıla yakın süredir tek adım dahi atmayan Barış’ın annesi Semra Özbay, evladı için her gün acı çekiyor. Telefonla ve bilgisayarla oynamaktan boynunu dahi çeviremeyen Barış’ın yeniden hayata tutunması için acılı annesi destek bekliyor.

Eve ve sanal dünyaya bağımlı hale gelen genç, annesine acı çektiriyor

"Hiçbir şey yapmak istemediğim için banyo da yapmak istemiyorum, elimde olsa tuvalete de gitmem ve yemek de yemem ve onları mecbur olduğum için yapıyorum"

Gün boyunca evden çıkmadığını sadece yaşamak için gerekli şeyleri yapmak istediğini söyleyen Barış Özbay, süreci atlatmak için tedavi görmek istemediğini belirterek, "Genelde uyanıyorum, tuvaletimi yapıyorum, yemeği yiyorum mecbur olduğum için yoksa onları yapmam. Sonra oturuyorum ve telefonla oynarım. Duvarları izliyorum ve akşam olmasını bekliyorum sonra uyuyorum. Depremden 2 ay önce kendimi eve kapattım. Ondan önce de yavaş yavaş hayata karşı bıkkınlığım başlıyordu. Üniversitede lojistik bölümü okuyordum. Hiçbir şey yapmak istemediğim için banyo da yapmak istemiyorum. Elimde olsa tuvalete de gitmem ve yemek de yemem. Onları mecbur olduğum için yapıyorum. Depremden önce banyo yapıyordum ama şimdi banyo yapmak istemiyorum. Hayalim yok. Hiçbir şey olmasını istemiyorum. Kendileri çabalıyorlar ama ben de düzelmeyi ve yardımı istemiyorum. Ben dışarı çıkıp bir şeyler yapmak istemiyorum. Evde oturacağım. Tırnaklarım daha da uzundu ama zorla kestiler. Kısacası hayat mükemmel değil. İnsanlar hayat inişli çıkışlı güzel derler ya bana göre tam tersi oluyor. Hayatın inişli çıkışlı işleri güzel değil ve istemiyorum" dedi.

Eve ve sanal dünyaya bağımlı hale gelen genç, annesine acı çektiriyor

"Banyo yapmayı bıraktı, her şeyi bıraktı, kendini eve kapattı, sadece telefon ve bilgisayarla oynuyor"

Evladının 3 yıldır duş almadığını ve evden çıkmadığını söyleyen Semra Özbay, bilgisayar ve telefon bağımlısı olan Barış için acı çektiğini belirterek "Oğlum Barış Özbay 23 yaşında, depremde evimiz yıkıldı. Depremde nenesini kaybetti ve arkadaşları dağıldı. Oğlum, çalışkan bir gençti, okulda birinci oluyordu. Herkesle çok iyi anlaşıyordu ve herkes onunla gurur duyuyordu. Kendisinin egzama hastalığı da var, 3 yıldır banyo yapmıyor. Bir anne olarak ne olursa olsun bırakamıyorum. Depremden önce banyo konusunda çok iyiydi, önceden banyo yaptırmadığım zaman bana kızıyordu. Depremden sonra değişti. Banyo yapmayı bıraktı, her şeyi bıraktı, kendini eve kapattı, sadece telefon ve bilgisayarla oynuyor. Arkadaşlarıyla nadir konuşuyor ama benimle konuşmuyor. Depremden önce oğlum iyiydi ama depremden sonra bayağı değişti. Eve kapattı kendini ve ölmek istediğini söylüyor. Ona banyonu yap diyorum, ’ben öleceğim’ diyor. Bazen ’ya sen ölürsün ya da ben ölürüm. Başka kurtuluşu yok.’ Eskisi gibi benimle konuşmuyor ve bana anne demiyor. Bu şekilde zorlanıyorum. Oğlumun eski anılarına dönmek için eski fotoğraflarına bakıyorum, kendimi bu şekilde avutuyorum. Eşim benim için öldü, başka çocuğum da yok. 3 yıldır oğluma bu şekilde bakıyorum. İşkencelerine rağmen oğlum deyip bırakamıyorum. Bazen kavga ediyoruz ama yine de onu anlamaya çalışıyorum. Yetkililerden yardım istiyorum. Oğlumu hastaneye götürüp tedavi olmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Eve ve sanal dünyaya bağımlı hale gelen genç, annesine acı çektiriyor

Ramazan İlın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri BBP Kayseri İl Başkanlığı Olağan Genel Kurulu yapıldı Büyük Birlik Partisi (BBP) Kayseri İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Nihat Gürbüz, Süper Lig’e çıkan Amedspor ile ilgili olarak; "Buradan açıkça söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kürdistan diye bir bölge, coğrafya, siyasi yapı yoktur" dedi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen BBP Kayseri Olağan İl Kongresine BBP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Gürbüz, Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Satılmış, İl Başkanı Mustafa Dirmen, Sivaslılar Konfederasyonu Başkanı İsa Gün katıldı. Kuran tilaveti, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan başkanlığına seçilen Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren ile Kongre başlatıldı. Açılış konuşmalarını gerçekleştiren İl Başkanı Mustafa Dirmen; "Bugün burada sadece bir kongre gerçekleştirmiyoruz. Bugün burada beraberliğimizi güçlendiriyor, davamıza olan sadakatimiz bir kez daha hayırlıyoruz. Büyük Birlik Hareketi inancın, ahlakın, vatan sevgisini, millet sevdasının ve dik duruşun adıdır. Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlunun bize bıraktığı bu emaneti taşımaktan onur duyuyoruz. Bizler makam için değil millet için siyaset yapan bir hareketin temsilcileriyiz. Kayseri’miz kadim bir Türk-İslam şehridir. Bizle bu şehrin evlatları olarak birlik içerisinde çalışacak, vatandaşlarımızın dertleriyle dertlenmeye devam edeceğiz, kapımız herkese açık olacak" dedi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Gürbüz ise kongrede yaptığı konuşmada Süper Lige yükselen Amedspor’a tepki gösterdi. Gürbüz; "Bu milletin sabrını hiç kimse test etmeye kalkışmamalıdır. Bugün sadece güvenliğimiz değil, milli birliğimiz de hedef alınmaktadır. Bazı ocaklar çıkıp Türkiye’nin spor kulübünü ’kürdistanın’ takımı olarak tanımlayacak kadar pervasızlaşmıştır. Buradan açıkça söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ’kürdistan’ diye bir bölge, coğrafya, siyasi yapı yoktur. Türkiye’nin takımı Türkiye’nindir. Bu bayrağın altına oynayan herkes bu bayrağa saygı göstermek zorundadır. Eğer ki birileri bu ülkenin bayrağını ve adını kabul etmiyorsa, kendilerini ait hissettikleri yerde var olmaya çalışsınlar. Türkiye Cumhuriyeti kimliğini inkar edenlerin değil sahip çıkanların devletidir. Bu mesele bir spor meselesi değildir, doğrudan milli egemenlik meselesidir. Biz bu konuda ger adım atmayız. Bu adımlar ihaneti normalleştirme adımlarıdır. Bu konuda gaflete düşenler olsa da Büyük Birlik ailesi olarak biz mili değerlerimizi, duruşumuzu ve irademizi korumaya bu konudaki saldırı ve tacizleri bertaraf etmeye kararlıyız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından yapılan oylamada, tek liste ile genel kurula giren Mustafa Dirmen, BBP Kayseri İl Başkanlığı’na seçildi.
Osmaniye Osmaniye’de Lezzet Festivali coşkusu: 20 bin litre toyga çorbası ikram edildi Osmaniye’de bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Lezzet Festivali, renkli kortej yürüyüşü ve birbirinden özel lezzetlerin tanıtıldığı etkinliklerle başladı. Festivalde Türkiye’nin en büyük kazanında hazırlanan 20 bin litre Toyga çorbası vatandaşlara ikram edildi. Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Gastronomi Geliştirme Tarih Sanat ve Doğa Koruma Derneği (OSGAD) ile Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) iş birliğinde Atatürk Caddesi’nde düzenlenen festivale, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 100’ün üzerinde ünlü şef katıldı. Renkli görüntülere sahne olan kortej yürüyüşüyle başlayan festival, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Festival kapsamında kurulan alanda Türkiye’nin En Büyük Kazanı’nın kapağı ünlü şefler tarafından açıldı. Osmaniye’nin geleneksel lezzetlerinden Toyga çorbası, 20 bin litre olarak hazırlanıp yaklaşık 30 bin kişiye ikram edildi. Etkinlikler de üniversite öğrencileri de Osmaniye yer fıstığını kullanarak yemek yarışmaları düzenledi. Ünlü şefler sahnede gerçekleştirdikleri yemek şovlarıyla dikkat çekerken, stant açan Osmaniyeli kadınlar ise yöresel ürünlerini sergileyerek satış yaptı ve aile bütçelerine katkı sağladı. Festival de Osmaniye yer fıstığıyla hazırlanan kömbe, fıstıklı revani, narlı ve havuçlu yer fıstıklı cezeryeler ile ızgaralarda pişirilen Osmaniye kıyma kebapları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Öte yandan festival alanında Türkiye’nin farklı şehirlerine ait yöresel lezzetlerin yer aldığı stantlar da vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Festivalin, kentin gastronomi turizmine katkı sağlaması hedefleniyor. Başkan Çenet, "Osmaniye gastronomide de marka bir şehir olsun istiyoruz" Bugün, bahar ayıyla birlikte Osmaniye’mizi Türkiye mutfağıyla buluşturuyoruz diyen Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, "Osmaniye Gastro Osmaniye Lezzet Festivali’ne on binlerce konuğumuz gelmeye başladı. Üçüncüsünü düzenlediğimiz bu festivalde, gerçekten Türkiye’nin 81 ilinden şeflerimiz burada, gastronomi okullarımızdan öğrencilerimiz burada ve tabii ki Osmaniye’mizin lezzetlerini gün ışığına çıkaran kadın kooperatiflerimiz burada. Bugün, bahar ayıyla birlikte Osmaniye’mizi Türkiye mutfağıyla buluşturuyoruz. Osmaniye aslında gastronominin de önemli merkez şehirlerinden biri. Neden? Çünkü kültür yolu ve İpek Yolu üzerinde yer alıyor. Biz istiyoruz ki Osmaniye, bu sentezi gastronomide kendi özgün ürünleriyle, annelerimizden gelen o eşsiz lezzetlerle birlikte yeni Türkiye yüzünü de taşısın. Bunlara ekonomik bir katma değer kazandırsın ve Osmaniye gastronomide de marka bir şehir olsun istiyoruz." Dedi.