EĞİTİM - 20 Kasım 2025 Perşembe 09:17

İş Bankası’ndan depremin yaralarının sarıldığı Hatay’a eğitim desteği

A
A
A
İş Bankası’ndan depremin yaralarının sarıldığı Hatay’a eğitim desteği

Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, asrın felaketi olan depremde en çok hasar alan Defne ilçesinde 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde açılan Türkiye İş Bankası Defne Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Lisede TÜBİSAD ve Softtech iş birliğiyle kurulan teknolojik eğitim sınıfı da törenle açıldı.


6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmiş olmasına rağmen 11 ilde büyük yıkımın etkilerinin azaltılması, yeniden güvenli bir şekilde yaşamın inşa edilmesi için çalışmalar devam ediyor. Türkiye İş Bankası, Hatay Valiliği ile imzalanan protokol çerçevesinde Defne ilçesinde 24 derslikten oluşan Türkiye İş Bankası Defne Anadolu Lisesi ve 4 derslikten oluşan Türkiye İş Bankası 100. Yıl Anaokulu’nu inşa etti. Her iki okul da yeni eğitim-öğretim yılında öğrencilerini ağırlamaya başladı.


Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bugün Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek, okulda Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ve Bankanın iştiraki Softtech iş birliğiyle hayata geçirilen teknolojik eğitim sınıfının açılış töreni ile İş Bankası Grubu çalışanları için yaptırılan lojmanların teslim törenine katıldı.



"Yüzde 40’ı kullanılamaz hale gelen Hatay’ı eskisinden daha güzel, daha güçlü inşa ediyoruz"


Vali Mustafa Masatlı, törende yaptığı konuşmada 6 Şubat’ta yaşanan büyük afetlerin telafisi zor büyük yaralar oluşturduğunu belirterek, "Burada hayatını kaybeden tüm canlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum" dedi. Deprem felaketlerinde yüzde 40’ı kullanılamaz hale gelen Hatay’ı eskisinden daha güzel, daha güçlü, daha estetik bir şekilde yeniden inşa etmeyi amaçladıklarını vurgulayan Masatlı, şu ana kadar konutlarda 98 bin 74 bağımsız bölümün kuralarının çekildiğini, bir o kadarının inşaatının sürdüğünü, sosyal konutlarla birlikte bunun üzerine 13 bin daha ekleneceğini söyledi. Vali Masatlı, "Neredeyse 110 bin daha bağımsız bölümün inşası devam ediyor. Tabii burada yapılan iş sadece binalar değil. Onun dışında 207 yeni okulumuzu hizmete açtık. Bunlardan 2’si Türkiye İş Bankası’nın katkısıyla oldu. 76 okulumuzun inşaatı devam ediyor. 14 bin 700 olan dersliği 17 bine çıkaracağız" diye konuştu.


Şehrin neredeyse tamamına yayılan bazıları tamamlanmış, bazıları henüz inşaat halinde spor tesisleri, öğrenci yurtları bulunduğunu da belirten Masatlı, "Bunların yanı sıra ticari yaşamın, üretim yaşamının, alt yapının, havalimanının, tünellerin inşası sürüyor. Türkiye’nin en büyük şantiyesi olmakla birlikte, dünyanın da en büyük şantiyelerinden biriyiz" dedi.


Vali Masatlı, yüz yıllarca pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü, farklı birçok inançtan, kültürden, milletten insanın bir arada kardeşçe yaşadığı Hatay’ın aynı zamanda kadim bir şehir olduğunu, depremlerde zarar gören, yıkılan tarihi eserleri de onardıklarını vurguladı. Türkiye İş Bankası’na teşekkür eden Vali Masatlı, Hatay’ı öncelikleri arasına alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve tüm bakanlara da şükranlarını iletti.



"Güvenli, donanımlı ve çağdaş bir öğrenme ortamı sağlanmasına katkı"


İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ise, depremden hemen sonra bölgeye ilk ulaşan kurumlardan biri olduklarını hatırlatarak, "O günlerde öncelikle acil ihtiyaçları karşıladık. Sonrasında kalıcı katkı sunacak projeleri planladık. Özellikle eğitim altyapısının yeniden oluşturulmasında ihtiyaçlar olduğunu görünce bir lise ve anaokulu yapımını üstlenerek bölgedeki çocuklarımıza modern ve güvenli bir eğitim ortamı sunulmasına katkıda bulunmak istedik. Okullarımızı yeni eğitim-öğretim yılında açmıştık. Bugünkü ziyaretimizde öğrencilerimizin güvenli, donanımlı ve çağdaş bir öğrenme ortamında eğitimlerini devam ettirmelerinin, buna katkıda bulunmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük" dedi.


Bölgede gerçekleştirdikleri çalışmalarda deprem felaketini bizzat yaşayan, her şeye rağmen umudunu koruyan, güvenli bir geleceği yeniden kurmak için emek harcayan Hataylıların gücü, dirayeti, inancının kendilerine yol gösterdiğini vurgulayan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Valimizin kıymetli önderliği ve Valilik çalışanlarımızın rehberliğiyle, yönlendirmeleriyle bir şehir yeniden inşa ediliyor. Eğitim yuvalarımızın hemen yanında yer alan lojmanlarımız da burada görev yapan çalışma arkadaşlarımızın yaşam koşullarını iyileştirmek, onlara güvenli ve huzurlu bir ev ortamı sağlamak amacıyla inşa edildi. Deprem felaketlerinin ardından yaşanan zorluklara rağmen bölgede kalmaya, üretmeye, hizmet vermeye devam eden tüm çalışma arkadaşlarımızın emekleri bizler için çok kıymetli. Bu lojmanların her bir tuğlasında deprem sonrasında burada kalıp özveriyle çalışmaya devam eden arkadaşlarımın emekleri, bizim de onlara duyduğumuz saygı var. Toplam 78 daireden oluşan yerleşkeyi sadece bir konut alanı değil, aynı zamanda birlikteliğin, dayanışmanın ve ortak iyileşme çabasının bir yansıması olarak görüyorum. İnanıyorum ki bu mekanlar bölgede çalışan arkadaşlarımızın yaşamını kolaylaştıracak; onların Hatay’ın yeniden ayağa kalkmasına daha güçlü bir şekilde katkı sunmalarına imkân verecek. Gerek okulların gerekse yaşam alanının inşasında bizlerden desteklerini esirgemeyen Hatay Valimize, sahada büyük özveriyle çalışan ekiplerimize, emeği geçen herkese en içten şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle depremlerde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı, çalışma arkadaşlarımızı saygıyla anıyorum."



"Bilim Kuşağı Atölyeleri, Darüşşafakalı öğrencilere destek"


Türkiye İş Bankası Defne Anadolu Lisesi’nde TÜBİSAD ve Bankanın iştiraki Softtech iş birliğiyle açılan teknolojik eğitim sınıfı, öğretmenlerin ve öğrencilerin aktif olarak kullanabileceği şekilde dizüstü bilgisayarlar ve diğer teknolojik donanımlarla tasarlandı. İş Bankası, 6 Şubat depremlerinin etkilediği bölgede ayrıca depremden sonra okulların eğitime ara verdiği dönemde Bilim Kuşağı Atölyesi projesini başlattı. Banka, Okul Destek Derneği işbirliğiyle "Ders Destek Projesi" ile Banka çalışanlarının yanı sıra deprem bölgesindeki çocuklara online eğitim desteği de sağlıyor. Banka, Darüşşafaka ile birlikte 2008 yılından bu yana uzun soluklu olarak yürüttüğü "81 İlden 81 Öğrenci" projesi kapsamında 2023-2024 ve 2024-2025 öğretim yıllarında depremde anne ve/veya babasını kaybederek Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda eğitim hakkı kazanan öğrencilerin tüm eğitim masraflarını üstlendi.



İş Bankası’ndan depremin yaralarının sarıldığı Hatay’a eğitim desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.