ASAYİŞ - 09 Mayıs 2025 Cuma 08:57

Özgür Özel’e saldıran şahsın evlatlarını katletmesinin üzerinden 21 yıl geçti

A
A
A

 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’e saldıran şahsın Hatay’ın İskenderun ilçesinde evlatlarını silahla ve bıçakla öldürerek katletmesinin üzerinden 21 yıl geçti. Babaları tarafından öldürülen kardeşlerin mezarlarının başında Kur'an-ı Kerim okundu.

İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezi'nde TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in cenaze töreni sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e saldıran Selçuk Tengioğlu, mahkemece tutuklanmıştı.

Saldırıyla birlikte Tengioğlu’nun 2004 yılında İskenderun ilçesinde 19 yaşındaki evladı Barış’ı ve 17 yaşındaki evladı Mutlu’yu silahla vurarak öldürdüğü ve 2 çocuğunu da yaraladığı ortaya çıkmıştı.

Özgür Özel’e saldıran şahsın evlatlarını katletmesinin üzerinden 21 yıl geçti

Müebbet hapis cezası alan şahsın 2020 yılında şartlı tahliye ile serbest kalması tepkilere neden olurken 9 Mayıs itibarıyla kan donduran cinayetlerin üzerinden 21 yıl geçti. Ölüm yıl dönümlerinde ağabey ve kardeşi mezarları başında Kur'an-ı Kerim okunarak anıldılar.

Şahsın katlettiği evladı Barış’ın İskenderun ilçesinde yer alan mezar taşındaki, "Artık yatacak yerim var, bu dünya olsun sana dar. Analar gününde nasıl kıydın bize, acımadın mı gençliğimize" ifadeleri dikkat çekti.

Özgür Özel’e saldıran şahsın evlatlarını katletmesinin üzerinden 21 yıl geçti

Ogün Aslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olduğu davanın görülmesine başlandı Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, müşteki olduğu davada kendisine şantaj yapıldığını savunurken, tanık C.S., "Şantaj yapacak olsam Işıksu’yu kendi annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işık’nun müşteki olduğu, avukatın "görevi kötüye kullanma" ve "şantaj" suçlarıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı. Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına taraflar ve avukatları katıldı. Savcılık makamında teknik sorunlardan dolayı ifade veremediğini beyan eden sanık avukat E.G., kardeşi H.S.’nin, eşi E.S.’nin hareketlerinden şüphelendiğini ve kendisini aldattığını düşündüğünü öne sürerek, yeğeni C.S.’nin konuyu aktardığını belirtti. C.S.’nin annesi ile Işıksu arasındaki yazışmaları gördüğünü ve kayıtları kendisine sunduğunu öne süren E.G., "H.S. ile görüşüp durumu anlattım, olay çıkmaması için kayıtları kendisine vermedim. Daha sonra eşi E.S. ile görüşüp meseleyi konuştum. E.S., kızının şizofren olduğunu ve tedavi aldığını söyleyerek inkar etti. Bunu babasına sordum, fakat kızının böyle bir tedavi almadığını söyledi" dedi. "Bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim" E.S.’nin 2013 yılından bu yana özel kalem ekibinde çalıştığını belirten müşteki Işıksu, "E.S. bana 2 kişinin görüşmek istediğini söyledi, bizim kapımız herkese açıktır. Makamıma geldiklerinde E.G. ve E.S.’nin avukatı E.T. olduklarını öğrendim. Görüşmeye başladık, bir müddet sonra bana ’Bir konu var’ diyerek 2 dosya uzattılar, ben de okumaya başladım. Dosyalarda benim E.S. ile yazışmalarımın olduğu şeklinde birtakım belgeler gördüm, bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim. Bunların dayanağını sorduğumda E.G., C.S.’nin annesi E.S.’nin telefonunu karıştırarak sosyal medya hesabı üzerinden yazışmaları ele geçirdiğini anlattı. Benim böyle bir sosyal medya hesabım olmadığına eminim. Hesapları belediyenin sosyal medya ekibi de kullanıyor, yakın çalışma ekibime de telefonumu programlarda emanet ediyorum, yazışmaları almak için dosyayı incelemek istedim" diye konuştu. "Şantaja uğradığımı anladım" Yapılan görüşmelerde şantaja uğradığını aktaran Işıksu, "’Bu dava size sirayet edebilir’ dediler, ben de ’Siz niye açmadınız’ dedim. Bana ’Züccaciye dükkanına giren fil olmak istemedik’ dediler. Bana bu cümleleri sarf ettikleri an bir şantaja uğradığımı anladım. Dosyayı incelediğimde 20 milyon ve 40 milyon lira sayılarını gördüm, kendilerine benden bir talepleri mi olduğunu sordum. Gümüş de bana ’Mutlaka’ diye cevap verdi. Taleplerinin ne olduğunu sorduğumda bana ısrarla dosyayı işaret ettiler. Ben de görüşmeyi sonlandırmaya karar verdim, Ensar T. de bu konuşmaya şahittir" şeklinde konuştu. "Şantaj yapacak olsam Işıksu ile annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim" Duruşmada tanık olarak dinlenilen H.S., eşi E.S.’nin kendisini aldattığından şüphelendiği için ağabeyi E.G.’ye Işıksu ile görüşmesi için yönlendirdiğini, fakat bir para talebinin olmadığını ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen C.S. ise annesi E.S.’nin Işıksu ile ilişkisini öğrendikten sonra zor bir süreç yaşadığını ve tehditler aldığını iddia etti. Işıksu’nun başka kadınlarla da görüştüğünü iddia eden C.S., "Amcam bana ’Böyle bir dava açarsak sonuçları olur, karşı tarafın kim olduğundan emin olmamız gerekiyor, bu yüzden Işıksu ile görüşmemiz lazım’ dedi. Amcama annemin telefonunda yakaladığım mesajları şantaj amacıyla vermedim, şantaj yapacak olsam Işıksu’nun kendi annemin değil, başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, avukat E.T.’nin tanık sıfatıyla zorla getirme kararı uygulanmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.