ASAYİŞ - 28 Nisan 2026 Salı 08:50

Satırla katledilmekten anlık hamleyle kurtulan taksici: "Eğer o hamleyi yapıp kaçmasaydım şu an ölmüştüm"

A
A
A
Satırla katledilmekten anlık hamleyle kurtulan taksici: "Eğer o hamleyi yapıp kaçmasaydım şu an ölmüştüm"

Hatay’da sokakta önüne gelene saldıran suç makinesinin satırlı saldırısında yaralanan taksicinin kafasına 9 dikiş atıldı. Satırlı saldırganın öldürücü darbesinden anlık hamleyle kurtulan taksici Kemal Yağar, "Ben kendimi sağ tarafa atınca arabanın üstüne atladım. Yani atlamasam zaten boynum kopmuştu benim" diyerek yaşadıklarını anlattı.


Geçtiğimiz hafta İskenderun ilçesi Çay Mahallesi’nde yaşanan olayda; madde bağımlısı olan M.S., lokanta sahibini satırla yaraladıktan sonra önce taksi durağında bekleyen taksici Kemal Yağar ve ATM’den para çeken vatandaşı sırt kısmından yaralamıştı. Polis ekiplerinin kısa süren çalışmasıyla yakalanan ve 15 suç kaydı olduğu tespit edilen satırlı saldırgan mahkemece tutuklanmıştı. Saldırganın öldürücü saldırısında kafasına darbe alan taksici Yağar’ın yarası 9 dikişle kapatıldı. Sağlık durumu iyiye giden Yağar, çalıştığı durağa gelerek arkadaşlarıyla hasret giderdi. Taksici Yağar, kameraya yansıyan saldırıda; madde bağımlısının anlık saldırısından aniden yaptığı hamleyle kurtulmuştu. Hamle yapmamış olsa ölmüş olacağını dile getiren Yağar, suça yatkın olan madde bağımlısı şahısların sokakta gezmesini istemediğini söyledi.



"Ben kendimi sağ tarafa atınca arabanın üstüne atladım, yani atlamasam zaten boynum kopmuştu benim"


Olay anını anbean anlatan Kemal Yağar, ani hamleyle ölümden kurtulduğunu dile getirerek "Sabahleyin saat yedi civarındaydı. Karşıda eli satırlı bir şahıs, direkt oradan bizim taksi durağına yöneldi. Benim arkadaşım da o arada takside bir şeyler yapıyordu, satırlı şahsı görmemişti. Ben onu fark ettim. Geldim arkadaşımı uyarmaya. Uyarmaya zaman kalmadan adam yanımıza geldi. Hiç soru sormadan bize satırla saldırdı. Eğer ben o hamleyi yapıp kaçmasaydım şu an ölmüştüm. Şu an boynumda dokuz tane dikiş var, kaçmasaydım boynum kopabilirdi. Öyle şahısların dışarıda gezmesi yasaklansın. O arada o arbede yaşandığında erken saatte üç tane talebe çocuklar vardı. Çocuklar şoka girdiler ben onları teselli etmeye gittim. ’Yok kızım bir şey yok’ dedim. ’Yok amca kafan kanıyor’ dediler. Baktım gerçekten kafam kanıyor. O arada bir şahıs daha geldi, baktım ki karşıda bankamatikte para çeken bir şahsa daha saldırmış. Yani biz de şok olduk. Anlık oldu tabii ki koruduk kendimizi. Ben kendimi sağ tarafa atınca arabanın üstüne atladım, yani atlamasam zaten boynum kopmuştu benim. Öyle ucuz kurtulduk Allah’ıma şükür olsun" dedi.



Satırla katledilmekten anlık hamleyle kurtulan taksici: "Eğer o hamleyi yapıp kaçmasaydım şu an ölmüştüm"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde değişken hava şartları, sel ve heyelan riskini beraberinde getiriyor Doğu Karadeniz’de yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve ardından hızlanan kar erimeleri, aralıklı yağışlarla birleşerek sel ve heyelan riskini artırıyor. Dik ve engebeli coğrafyada suya doyan toprak ile yükselen dereler, yerleşim alanları için tehdit oluşturuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde etkili olan değişken hava şartları, sel ve heyelan riskini beraberinde getiriyor. Yüksek kesimlerde devam eden kar yağışı ile birlikte, ani sıcaklık artışlarının etkisiyle başlayan kar erimeleri, bölgedeki dere ve akarsuların debisini yükseltiyor. Bölgenin dik yamaçlardan oluşan engebeli coğrafi yapısı ve yoğun yağış rejimi, toprak kaymalarına zemin hazırlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Kar örtüsünün hızla erimesiyle toprağın suya doygun hale gelmesi, özellikle eğimli arazilerde heyelan ihtimalini artırıyor. Son yıllarda yaşanan sel ve heyelan olaylarıyla sık sık gündeme gelen bölgede, ani yağışlarla birleşen kar suları dere yataklarında taşkınlara yol açabiliyor. Yerleşim yerlerine yakın bölgelerde ise toprak kaymaları, ulaşımda aksamalara ve maddi hasara neden olabiliyor. "Bölgemiz için en riskli aylardayız" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çok sık yaşanmaya başladığını belirterek, "Araziye giden arkadaşlarımız yaylalarda araçların gidemeyecek kadar kar olduğunu söylüyor. Bölgemiz için en riskli aylardayız. Mevsim geçişleri bizim için en riskli zamanlar. Özellikle karların erimeye başladığı zamanlar. Ama keşke bunu bilebilsek. İnsanoğlunun şu anda doğa kaynaklı afetleri görmesi zor. Ama ne olursa biz bunlara karşı ne yapabiliriz bunları çok iyi biliyor. İyi hazırlanmak lazım. Kamu kurum ve kuruluşlarının verecek olduğu uyarıları dikkate almak lazım. Bizim için önemli olan ani yağışlar. En büyük problem dağlarda birikmiş karların hızlı bir şekilde erimesi. Geçmiş yıllarda anlık kar yağışlarında bir gün içerisinde 10-15 cm erime büyük bir hidroelektrik santralinin bile yıkılmasına neden olmuştur. Bu Türkiye’de olan bir vakadır. Karların erimesi karşımıza olumsuz olarak çıkabilir. Bu kritik düzeyde de karşımıza çıkabilir dikkat etmeyeceğimiz bir düzey de karşımıza çıkabilir. Onu yaşayıp göreceğiz. Bizim için ne zaman olacak sorusuna cevap vermektense bu olacak biz ne kadar hazırız bu soruya cevap vermek lazım. Bunun için ortak akılla bölgeye yönelik çözüm önerilerinin getirilmesi lazım" ifadelerini kullandı.
Aydın Sazlı’da leylekler yeni yuvasına kavuştu Aydın’ın Söke ilçesi Sazlı Mahallesi’ne gelen leyleklere ekipler tarafından yeni yuva yapıldı. Söke’ye bağlı Sazlı Mahallesi Muhtarı Hasan Kahraman, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ni (EKODOSD) ziyaret etti. Köylerinde bulunan bir çift leyleğe ek olarak, bu yıl iki yeni leyleğin daha geldiğini; beton direğin üzerine yuva yapmaya çalıştıklarını, ancak çalı-çırpıyı bir türlü tutturamadıkları için yuva yapmayı başaramadıklarını söyledi. Muhtarla birlikte leyleklerin yuva yapmak istediği direkte inceleme yapıldı. Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne bağlı Söke Şefliği’ne bilgi verildi. Söke ADM Elektrik Dağıtım Müdürü Muhammet Hırlak ile görüşülerek, direğe monte edilmek üzere bir platform talebinde bulunuldu. Köydeki kadınlarla birlikte toplanan çalı-çırpılarla bir yuva hazırlandı. ADM görevlileri platformu direğe monte ettikten sonra, hazırlanan yuva platformun üzerine yerleştirildi ve sabitlendi. Bir süre sonra leylekler gelerek yuvaya kavuştu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü yaptığı açıklamada, "Belki küçük bir dokunuştu ama bir yaşamın başlangıcına vesile oldu. Çocuklar her gün onları görmek için koşuyor, gagalarının takırtısı köyde yeniden hayatın sesi oluyor. Şimdi herkes aynı heyecanı paylaşıyor. O yuvadan çıkacak yavruları bekliyor. Yaşlılar, 40-50 yıl önce Sazlı’ya çok sayıda leylek geldiğini, her yerde yuva bulunduğunu anlattılar. Bunun nedeninin köyün altındaki sulak alanlar olduğunu, leyleklerin yiyecek sıkıntısı çekmediğini ifade ettiler. Bu yıl yağışların bol olmasıyla birlikte leylek sayısında da artış olduğunu belirttiler. Sazlı’da bugün leyleklerin çoğalması, doğanın hala bize bir şans verdiğini gösteriyor. Ama şunu da gösteriyor; sulak alanları korumazsak, yaşam alanlarını yok edersek leylekler sessizce gider" diye konuştu.