GÜNDEM - 12 Ocak 2026 Pazartesi 08:49

Yüzünü görüp, sesini duymadığı şehit babasının kendisi için yazdığı 75 yıllık mektubu yıllardır saklıyor

A
A
A

Hatay’da yaşayan Züleyha Ballı, Kore savaşında şehit olan babası İbrahim Ballı’dan geriye kalan 75 yıllık mektupları özenle saklıyor. Sesini duyup, yüzünü görmediği babasının kendisi için yazdığı mektupları her okuduğunda duygulanan şehit kızı, Yayladağı ilçesine babasının temsili mezarı yapılsın istiyor.

Yayladağı ilçesi Tutlubahçe Mahallesi’nde yaşayan 77 yaşındaki Züleyha Ballı’nın sesini duyup, yüzünü görmediği babası İbrahim Ballı 1951 yılında Kore savaşında şehit oldu. Babası şehit olan Ballı, tek kardeş olarak yaşamını sürdürdü ve yıllarca babasının hasretiyle yaşadı. Şehit kızı için babası tarafından yazılan 75 yıllık mektuplarsa Ballı’yı her okuduğunda duygulandırıyor. Ballı, Osmanlıca mektupları torunlarına emanet etmek üzere özenle saklıyor. Güney Kore’de bulunan Busan Türk Şehitliği’ne giden Ballı, şehitlikte babasının mezarını bulamaması üzerine hasretle memleketine geri döndü. Yıllardır babası için Yayladağı ilçesine yapılmasını istediği şehit mezarı için hasretle bekleyen şehit kızı Ballı, her istediğinde babasının mezarına gidip dua etmek istiyor.

Yüzünü görüp, sesini duymadığı şehit babasının kendisi için yazdığı 75 yıllık mektubu yıllardır saklıyor

"Babamı hiç görmedim, sadece fotoğraflarını görüyorum"

Babasının yüzünü görüp, sesini duymadığını söyleyen Züleyha Ballı, "Ben 2 yaşındayken babam şehit olmuş. Ben tam zamanını bilmiyorum ama bana söylenen bu şekilde, ben de öyle biliyorum. Babamı hiç görmedim, sadece fotoğraflarını görüyorum. Kore’ye gittim, babamın mezarını bulmak ve görmek için. Mezarı bulamadım ama abidede ismini buldum. Ben, evlendikten sonra amcam mektupları ve şiiri bana verdi. Daha önce hiç bahsedilmemişti çocukluğumda, belki çocukluğumda verilse daha mutlu günlerim olabilirdi ama hiç haberim yoktu. Evlendikten 1 yıl sonra aldım, Osmanlıca yazılan mektupları ve şiiri. Osmanlıca bilen birine mektupu okuttuk ve Türkçe’ye çevirdik. Mektubunda girdiği savaşları anlatıyordu. Mektupları önce amcam saklamış, yılardır da ben saklıyorum. Mektuplar 75 yıllık var, belki de daha fazlası var. Mektubu her okuduğumda babasızlığın acısını hissediyorum ve duygulanıyorum" dedi.

Yüzünü görüp, sesini duymadığı şehit babasının kendisi için yazdığı 75 yıllık mektubu yıllardır saklıyor

"Yayladağı’nda babamın mezarı olsun istiyorum, başında dua edeyim istiyorum"

Memleketine babası için temsili mezar yapılmasını istediğini söyleyen Ballı, "Yayladağı’nda babamın mezarı olsun istiyorum, başında dua edeyim istiyorum. Sıkıntılı günlerimde orada teselli olayım istiyorum. Kore’ye kadar gittim ama babamın mezarını göremedim, memleketimizde babamın mezarı olsa çok sevinirim, isminin yaşatıldığını görmüş olurum" ifadelerini kullandı.

Cemal Kılınç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Başkan Aslan: "Van OSB ürünleri birçok ülkeye ihraç ediliyor" Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, son dönemde OSB’ye uluslararası nitelikte firmaların kazandırıldığını belirterek, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıldığını söyledi. Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, bölgede dış yatırımcıların üretime başladığını ve yeni yatırımlar için yoğun bir ilgi olduğunu ifade etti. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yerel, ulusal ve uluslararası firmalara yeni tahsisler yapılacağını vurgulayan Aslan, özellikle tekstil sektörünün Avrupa’ya ciddi ihracat gerçekleştirdiğini, bunun yanı sıra İran, Irak, Orta Doğu ülkeleri, Mısır ve Lübnan’a kadar uzanan geniş bir ihracat ağı bulunduğunu dile getirdi. "Uluslararası nitelikte firmaları sanayi bölgemize kazandırdık" İHA muhabirine konuşan OSB Yönetim Kurulu Başkanı Aslan, OSB’nin üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle her geçen gün daha da büyüdüğünü belirtti. Başkan Aslan, "Bizler son dönemlerde özellikle uluslararası nitelikte firmaları sanayi bölgemize kazandırdık. Şu anda dış yatırımcı ve dış finansmanla yatırım yapan firmalarımız bulunuyor. Bu firmalar üretimlerine başlamış durumda. İnşallah önümüzdeki süreçlerde de hem yerel, hem ulusal hem de uluslararası ölçekte, yurt dışından sanayi bölgemize yatırım yapmayı bekleyen firmalar söz konusudur" dedi. "Avrupa’ya ciddi ihracat gerçekleştiriyor" Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yerel, ulusal ve uluslararası firmalara yeni tahsisler yapmayı planladıklarını dile getiren Aslan, "Organize sanayi bölgemizde üretilen ürünler arasında özellikle tekstil sektörü, Avrupa’ya ciddi ihracat gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra diğer üretimlerimizin önemli bir bölümü İran, Irak ve Orta Doğu ülkelerine; ayrıca Mısır ve Lübnan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyaya ihraç ediliyor. Hamdolsun organize sanayi bölgemizde birçok ülkeye yönelik ihracat gerçekleştirilmektedir" diye konuştu.
İstanbul Soğuk havalar diyabeti tetikliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vardar, soğuk havanın tip 2 diyabetli ve diyabeti olmayan bireylerde hipoglisemi (düşük glikoz seviyeleri) riskini artırabileceğine dikkat çekerek şu uyarıda bulundu: "Vücut üşüdüğünde daha fazla glikoz yakar ve bu durum kan şekerinin düşmesine yol açabilir. Ayrıca düşük sıcaklıklar; titreme, üşüme ya da uyuşma gibi belirtileri maskeleyerek hipogliseminin fark edilmesini geciktirebilir." Türkiye, Balkanlar ve Sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası ile birlikte kar yağışının etkisine girerken, 41 il için kuvvetli yağış uyarısı yapıldı. Uzmanlar, aşırı soğuk ve kar yağışının özellikle kalp ve solunum yolu hastalıkları bulunan kişilerde riskleri artırabileceğini, kronik hastalıkların alevlenmesine yol açabileceğini belirterek vatandaşların tedbirli olması gerektiğini söyledi. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vardar, diyabetli hastaların soğuklarda daha dikkatli olması gerektiğini söyleyerek uyardı; "Hem çok soğuk hem de çok sıcak hava kan şeker seviyenizi değiştirebilir. Kan şekeri (kan glukozu) yönetiminde diyabetli bireyler çoğunlukla beslenme, egzersiz ve ilaç kullanımına odaklanır ancak hava şartlarının da kan şekeri üzerinde etkili olabildiğini unutmamak gerekir." Soğuk havayla başa çıkmanın stres tepkisini tetikleyebileceğini aktaran Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vardar, "Vücudumuzun bununla doğal olarak mücadele etme yollarından biri, stres hormonlarını salgılamaktır. Bu da insülin üretimini azaltır ve depolanmış kan şekerini serbest bırakır. Bunun yanı sıra, enjekte edilen insülin soğuk havalarda daha yavaş emilebilir" ifadelerini kullandı. Düşük sıcaklıklar, hipoglisemi belirtilerini gizleyebilir Soğuk havanın diyabet yönetimini çift yönlü etkilediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ali Vardar, sözlerini şöyle sürdürdü; "Soğuk hava, cilt sıcaklığının düşmesine bağlı olarak insülin salgısının azalmasına ve enjeksiyon sonrası insülinin daha yavaş emilmesine yol açar. Özellikle tip 2 diyabetlilerde ve diyabeti olmayan bireylerde soğuk havalarda hipoglisemi (düşük glikoz seviyeleri) riski de artabilir. Çünkü vücut üşüdüğünde daha fazla glikoz yakar ve bu durum kan şekerinin düşmesine neden olabilir. Ayrıca düşük sıcaklıklar; titreme, üşüme veya uyuşma gibi belirtileri maskeleyerek hipogliseminin fark edilmesini geciktirebilir. Bu nedenle soğuk havalarda kan şekeri takibi daha da önemlidir." Hareketsizlik ve yüksek karbonhidrat kan şekerini yükseltiyor Kış aylarında yaşam alışkanlıklarının belirgin şekilde değiştiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Vardar, "Kış döneminde insanlar daha az hareket ediyor, buna karşılık daha yüksek karbonhidrat içeren besinlere yöneliyor. Bu iki faktör birlikte kan şekerinin yükselme riskini ciddi biçimde artırıyor. Fiziksel aktivitenin azalması, vücudun insüline duyarlılığını düşürüyor ve bu durum kan şekerinin kontrolsüz şekilde yükselmesine yol açabiliyor" ifadelerini kullandı. Kış aylarında boğaz, idrar yolları ve bağırsak enfeksiyonları ile gribal enfeksiyonların daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Vardar, bu durumun kan şekerini yükseltebileceğine dikkat çekti. Vardar, "Enfeksiyon geçiren diyabet hastalarının kan şekerlerini daha yakından takip etmeleri gerekir. Özellikle insülin kullanan hastalarda, hekimin önerisiyle insülin dozunun geçici olarak artırılması gerekebilir" uyarısında bulundu.
Konya Bu pazarda tezgahtakiler geçmişe götürüyor Konya’da her ay düzenli olarak kurulan antika pazarı, geçmişin izlerini taşıyan eserleri meraklılarıyla buluşturuyor. Osmanlı döneminden günümüze uzanan çok sayıda antika, nostalji tutkunlarının ilgisini çekiyor. Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Büyüksinan Pazar Yeri’nde her ayın ikinci pazar günü kurulan antika pazarı, antikacılar ile vatandaşları bir araya getiriyor. Konya başta olmak üzere çevre illerden gelen antika tutkunları ve esnafın katılımıyla kurulan pazarda, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait birbirinden değerli eserler sergileniyor. Antika pazarında eski paralar, bakır eşyalar, saat, lamba, tablo, gramofon, plak, radyo, fotoğraf makinesi gibi birçok ürün alıcı buluyor. Gramofonlardan yükselen nostaljik müzikler eşliğinde pazarı gezen ziyaretçiler, hem geçmişe yolculuk yapıyor hem de antika eşya satın alma imkanı buluyor. Büyüklerin yanı sıra çocukların da ilgi gösterdiği pazar, Konya’da nostalji severlerin buluşma noktası oluyor. Selçuklu Antikacı ve Koleksiyoncular Derneği Başkanı Uğur Bitim, daha önce antika pazarını Meram Melikşah Pazar Yerinde açtıklarını anlatarak, "Pazar yerinin etrafı açık olduğundan dolayı kapattık. 5-6 ay ara verdikten sonra da Büyüksinan Pazar Yerinde her ayın 2. haftasında antika pazarı devam ediyor. Tüm antika meraklılarını bekliyoruz. Ben bu işe 2013’te başladım. Kimse ticaretini yapmıyordu, böyle yaygın değildi. Şimdi Konya’da böyle bir organizasyonu tutturduk. Burada herkesin antika ürün satmasına ve bundan para kazanmasına vesile olduk. Antika ürünler, hediyelik eşyalar, antikanın yeni motifleri de gelebiliyor. Sadece antika olarak da bakmıyoruz" dedi. Konya Antika Pazar Esnafları Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Özeskiciler de, "Öncelikle biz antika eşyayı eski bir eşya olarak görmüyoruz. Tamamıyla bir kültür mirası olarak görüyoruz. Geçmişten günümüze bir köprü, bir araç vazifesi olarak görüyoruz. Çünkü buradaki ürünlerin hepsinin bir hikayesi var. Hepsinin bir yaşanmışlığı var. Bu anlamda da bu ürünleri, bu zenginlikleri görmeye antika severlerimizi bekliyorum" ifadelerini kullandı. Esnaflar ise hem antika hem de el emeği olan ürünleri burada sattıklarını belirtti. Vatandaşlar da bu pazarın insanları eskiye götürdüklerini söyleyerek, tüm antika severlerin görmelerini tavsiye etti.