GENEL - 25 Eylül 2020 Cuma 08:57

ABD’de yaşayan Ermeniler Başkan Gülbey’i tehdit etti

A
A
A
ABD’de yaşayan Ermeniler Başkan Gülbey’i tehdit etti

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan Erivan Üniversitesinde sözde öğretim üyesi olarak çalışan Lusine Sahakyan hakkında yaptıkları açıklamalardan sonra sosyal medya üzerinden kendine ABD’de yaşayan Ermeniler tarafından tehdit içerikli yazılı ve sözlü saldırı olduğunu belirtti.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan Erivan Üniversitesinde sözde öğretim üyesi olarak çalışan Lusine Sahakyan hakkında yaptıkları açıklamalardan sonra sosyal medya üzerinden kendine ABD’de yaşayan Ermeniler tarafından tehdit içerikli yazılı ve sözlü saldırı olduğunu belirtti.


ASİMDER Genel Merkezi olarak yaptıkları çalışmalar ve Karadeniz bölgesinde yaşayan Hemşin Türkleri üzerine oyun oynayan Ermeni lobisinin oyunlarını bozduklarından dolayı, ABD’de yaşayan Ermeni lobisi ve Türkiye’de ki destekçileri FETÖ ile PKK terör örgütü üyelerinin de rahatsız olmasından dolayı sosyal medya siteleri üzerinden şahsına ve dernek yöneticilerine sözlü, yazılı tehdit edildiklerini söyleyen ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, “Avrupa ve özellikle ABD’de yaşayan Ermeni lobisi üyelerinin yaptığımız faaliyetlerden dolayı Doğu Anadolu, Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerimizde hareket edemez hale geldiklerini görmekteyiz. Yaptıkları her ırkçı ve insanları kandıran yalan tarihlerinin karşısında ASİMDER yöneticileri ve üyelerini bulmuşturlar. Ayrıca bu bölgelerimize sözde turist ve araştırmacı yazar adıyla gelip ajanlık yapan Ermeni asıllı lobi üyelerini de deşifre etmemizden dolayı eskisi gibi rahat hareket edemiyorlar. Bu ajanlardan en önemlisi ve Karadeniz tarihi üzerinde yalanlarıyla oynama yapan Ermenistan Erivan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Lusine Sahakyan’dır. Bu insanı deşifre ettiğimiz günden beri ABD’de yaşayan Ermeniler yazılı ve sözlü olarak şahsıma hakaret içerikli mesajlar göndermektedirler. Bunların öncüsü ABD’de yaşayan Eduard Enfiajyan bulunmaktadır. Şahsıma ait sosyal medya sayfalarıma gönderdiği yazılı ve sözlü tüm tehdit içerikli mesajlar güvenlik güçlerimize teslim edilmiştir. Bu tür tehditler ne şahsımı nede ASİMDER yöneticilerimizi yıldırmayacaktır. FETÖ ve PKK terör örgütü üye veya sempatizanları da ne yaparlarsa yapsınlar bizler 1915 yılında Ermeni çetecilerin yaptıkları katliamları toplumumuza anlatmaktan bir adım bile geri durmayacağız” dedi.


Ülkeye giriş yapan turist veya araştırmacı yazarlara bölge Valiliklerinin dikkat etmesini belirten Gülbey, “Bu yabancı uyruklu insanların şehirlerimizde yaptıkları video çekimleri veya köy ziyaretleri için İl Valiliklerimizden izin istediklerinde iyice incelenip verilmesi yönünde ASİMDER Genel Merkezi olarak arzusu içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı’dan Gönen Sera OSB’ye ziyaret Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gönen Sera Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarette bölgede devam eden çalışmalar, yatırım süreci ve yürütülen projeler hakkında yetkililerden bilgi alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Gönen ilçesinde faaliyete geçecek ve dünyanın en büyüğü olacak Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu ve gıda tedarikinin birçok ülke için beka meselesine dönüştüğünü belirten Bakan Yumaklı, Türkiye’nin son 23 yılda yaptığı yatırımlarla bu sorunu tamamen aştığını vurguladı. Dünya ile rekabet edebilmek için güncel teknolojinin entegrasyonunun ve sahip olunan kaynakların doğru kullanılmasının şart olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, gıda konusunda Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına değil, dünyaya da tedarik sağladığını ifade etti. Yumaklı, "Tarımsal hasılanın içerisinde önemli bir payı, yaklaşık 33 milyar dolar civarında bir rakama ulaşmıştık. Yurtiçi hasılamızla birlikte Avrupa’da birinci, dünyada da 7. sırada olduk." dedi. "12 ay boyunca üretim yapılabilecek" Gönen Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Projesi’nin alanında dünyanın en büyüğü olacağına dikkat çeken Bakan Yumaklı, projenin potansiyeline ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Gönen’de jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisinin bir arada kullanıldığı kombine bir sistem için çalışmaların hızla devam ettiğini belirten Yumaklı, "Proje bittiğinde 12 ay boyunca üretim yapılabilecek. 250 bin ton meyve ve sebze üretilebilecek, 10 bin kişi istihdam edilebilecek." ifadelerini kullandı. Yumaklı, Gönen’in limanlara ve İstanbul gibi büyük pazarlara olan yakınlığıyla stratejik bir konumda olduğunu, koruma-kullanma dengesi içerisinde bütün kaynakların optimum düzeyde değerlendirileceğini dile getirdi. "Altyapı için 8 milyar Türk lirası finansman sağlandı" Türkiye genelindeki Organize Tarım Bölgeleri (OTB) hedeflerine de değinen Bakan Yumaklı, illerdeki tarımsal üsler olarak nitelendirdiği projeler kapsamında 42 ilde 61 OTB planladıklarını açıkladı. Sera, besi ve su ürünleriyle alakalı 45 bölgeye tüzel kişilik kazandırıldığını ve 20 bölgenin altyapısının tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunulduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Organize tarım bölgelerinin altyapılarını gerçekleştirmek için bugüne kadar 8 milyar Türk lirası finansman sağladık. 15 organize tarım bölgesinde üretime başlandı hamdolsun. Yüksek verimli, katma değerli üretim ve tarım-sanayi entegrasyonu ancak bu organize tarım bölgelerinde mümkün. Şu anda üretime geçmiş olan organize tarım bölgelerinde 10 bin istihdam var ve 60 bin ton bitkisel üretim gerçekleştiriliyor." Yetkililer, Gönen Sera OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin tarım ve ekonomisine önemli katkı sunacağını belirtti.
Balıkesir 1.Uluslararası Balıkesir GastroFest’te ziyaretçi akını Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde kapılarını açan ve ziyaretçi akınına uğrayan 1. Uluslararası Balıkesir GastroFest’te Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’, ünlü şef Danilo Zanna ile mutfağa girdi. Şehrin tescilli ve meşhur peynirlerini dünya mutfağıyla buluşturan ekip, birlikte hazırladıkları "dört peynirli pizza" ile ziyaretçilerden de tam not aldı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin bu yıl ilkini gerçekleştirdiği ve binlerce Balıkesirlinin açılış meydanını doldurduğu bir törenle kapılarını ziyaretçilerine açan Uluslararası Balıkesir GastroFest, ikinci gününde de ziyaretçi akınına uğramaya devam ediyor. Balıkesir’in eşsiz lezzetlerinin ve kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtıldığı festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında mutfak atölyesine konuk olan ünlü şef Danilo Zanna, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın ile bir araya geldi. Meydanı dolduran kalabalığın alkışları eşliğinde mutfağa geçen Akın çifti ve Danilo Şef, Balıkesir’in coğrafi işaretli ve tescilli peynirlerini kullanarak dört peynirli özel bir pizza yaptı. Şehrin dört bir yanından gelen dört farklı peynir çeşidiyle harmanlanan pizza, ziyaretçilerden de tam not aldı. Bu topraklar çok değerli Gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini Balıkesir’de ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduklarını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "İnanıyorum ki bu festivallerin devamı gelecek. Bizim insanımızın da bu festivallere ihtiyacı varmış. Bu kalabalık onu gösteriyor" dedi. Dört Peynirli Pizza yapımının püf noktalarına da değinen şef Danilo Zanna, "Balıkesir aslında bereket anlamındadır. Balıkesir oluşurken demişler ki her şey olsun. Hem deniz olsun hem güneş olsun hem rüzgar olsun hem dağlar olsun yeşillik olsun, bereketli olsun isminini de Balıkesir verelim. Ben aşağı yukarı 10 yıl önce Balıkesir’e geldim. Ben Toscanalıyım. Balıkesir Toscana’ya çok benziyor. Onun gibi bereketli. Ben bir yabancı olarak söylüyorum bu topraklar çok değerli çok güzel. Toprağa dokunabilmek, ağaca yeşile dokunabilmek çok kıymetli. Yemek insanlar için çok önemlidir. Ülkeler barış sağlarken bile oturup yemek yerler. Gastronomi kültürler arasında çok önemli bir yer taşır" diye konuştu.
Iğdır TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Iğdır’daki kayısı bahçelerimiz dondan zarar gördü" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Iğdır’da yaşanan zirai don ve doğal afetlerin tarım arazilerinde oluşturduğu zararı yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Bayraktar, afetlerden etkilenen çiftçilerin yaşadığı sorunları dinledi. Bir takım inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Iğdır’a gelen Bayraktar, bölge illerinin ziraat odaları başkanları ve ilgililerle birlikte Melekli beldesindeki İrem Bağları’nda incelemelerde bulundu. Bayraktar son yıllarda yaşanan doğal afetler nedeniyle birçok çiftçi ve tarım sektörünü yakından etkilediğini söyledi. Afetlerin bu yıl da devam ettiğini anlatan Bayraktar, "Tabi yağışlar önemli. Yani kümülatif yağış raporlarına baktığımızda aşağı yukarı son 6 ayda geçen yıla göre yağışlarda yüzde 89 oranında artış var. Bundan memnuniyet duymamak mümkün değil. Sonuçta barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi ve geçen sene tabi kuraklık yaşadığımız için bu yağışlar doğrusu bize iyi geldi" diye konuştu. Yağışların hububat üretimini ciddi şekilde artıracağını söyleyen Bayraktar, "Buğday üretimimiz büyük bir ihtimalle 20 milyon tonların üzerine inşallah çıkacak. Bunu hep beraber göreceğiz ama aşırı yağışların afet yapmasını beklemiyorduk. Aşırı yağışlar Türkiye’nin birçok bölgesinde su baskınlarına sebebiyet verdi, Türkiye’de sel felaketi yaşayan bölgeleri gezme imkanı buldum. Gittiğim arazilerde 2 metre, 3 metre boyunda su vardı. Tabii barajların da bir bir kısmı açılmış, mecburen kapaklar açıldığı için büyük alanlarda, işte 50 bin dekar, 100 bin dekar alanlarda maalesef bir sel felaketi oluştu. Tabii birçok bölgede sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Bunun dışında dolu felaketi devam ediyor. Halen devam ediyor, birçok vilayette yine birçok alanlarımız, geniş alanlarımız dolu felaketi ile karşı karşıya kaldı" dedi. Türkiye genelinde zirai don olayının büyük çaplı kayıplara yol açmadığını belirten Bayraktar, Iğdır’da ise özellikle meyve bahçelerinin dondan ciddi şekilde etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Hava sıcaklıklarının düşmesi bizi biraz endişelendirdi ama çok fazla don felaketiyle karşılaşmadık. Maalesef bu ilimizde, Iğdır ilimizde tarım alanları, özellikle kayısı bahçelerimiz ve diğer meyve bahçelerimiz dona maruz kaldı ve bundan zarar gördü. Özellikle Iğdır ilimizde 14-15 Nisan ve 30 Nisan tarihlerinde don hadisesi meydana geldi. 112 köyde 2016 çiftçimiz, 10 bin 238 dekar alanımız bu don felaketinden zarar gördü. Kayısı, erik, şeftali, karpuz, domates ve nektarin ürünlerimiz yüzde 30 ile yüzde 95 oranında zarar gördü. Iğdır merkez, Tuzluca, Karakoyunlu ve Aralık ilçelerimizde bu don afeti etkili oldu. Ayrıca Iğdır merkezde 30 Nisan 2026 tarihinde dolu afeti meydana geldi ve kayısı bahçelerimizde 200 üreticimiz 1000 dekar bahçemiz yüzde 35’ler mertebesinde zarar gördü. Tuzluca’da aşağı yukarı 250 civarında üreticimiz 3 bin 91 dekar alanda yüzde 60 mertebesinde bir zararla karşı karşıya kaldı." Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) kayıtlı olan çiftçilerin zararlarının kısmen de olsa karşılanacağının altını çizen Bayraktar, "Yani TARSİM bunların zararlarını karşılayacak ama ayıtlı olmayan üreticilerimizin burada devlet desteğine ihtiyacı var. Zaten 2025 yılında da biz destekleri TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimiz için istedik ve onlara ciddi manada bir destek bulduk. Yine bu bölgede de TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize destek bekliyoruz" şeklinde konuştu. Yaşanan afetlerden dolayı üreticilerin maruz kaldığı zararın takipçisi olacaklarını söyleyen Bayraktar, "Üreticilerimiz bir ekonomik faaliyetin içindeler. Para kazandıkları müddetçe bu üretimlerine devam ediyorlar, para kazanamadıkları takdirde de biliyorsunuz sektör göç veriyor. Özellikle gençlerimizi bu sektörde tutmanın fevkalade zor olduğunu hep görüyoruz. Gençlerimizin oranı fevkalade düştü. Şimdi dolayısıyla hem göçü önleme adına hem de tanımsal üretimin sürdürülebilir olması açısından üreticimizin desteğe ihtiyacı var. Yani çiftçimizi tarlada tutmamız lazım, üretimde tutmamız lazım. Köyünde, bağında, bahçesinde tutmamız lazım. Ben bu maksatla buraya geldim, yerinde görmek istedim. Aslında hem Tarım ve Orman Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar ve tuttuğu raporlar önümde hem oda başkanlarımızın verdiği bilgiler önümde ama ben kendi gözümle burada görmek istedim ve bilgiyi burada başkanlarımdan ve çiftçilerimizden almak istedim. İnşallah tabi bunun Ankara’da takipçisi olacağız" dedi.