- 15 Ocak 2022 Cumartesi 11:53

Iğdır’da 1990’lı yıllardan gelen tapu tahsis sorunu çözüldü

A
A
A
Iğdır’da 1990’lı yıllardan gelen tapu tahsis sorunu çözüldü

Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim, 1990’lı yıllardan süregelen ‘Tapu Tahsis Sorunu’nu çözdüklerini açıkladı.

Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim, 1990’lı yıllardan süregelen ‘Tapu Tahsis Sorunu’nu çözdüklerini açıkladı.


Iğdır Belediyesi, şehirde uzun yıllardır bir sorun halinde günümüze kadar gelen ‘Tapu Tahsis Belgeleri’ ile ilgili bir çalışma başlattı. Yapılan çalışma ile sorunlu olan yaklaşık 400 kişinin yerlerinin tapu tahsis belgeleri kendilerine verilecek.



‘Bu çalışmanın bir parçası olduğum için sevinçliyim’


40 yıldan fazla zamandır şehrin çözülemeyen meselelerinden olan tozlu raflarda kalan ve günümüze kadar unutulan tapu tahsis meselesini çözdükleri için mutlu olduğunu belirten Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim,” 1984 yılından beri tapu tahsis belgeleri ile ilgili yasal düzenlemeler yapılıyor. Bu belgelerin gerçekten tahsis belgeleri olan kişilerin mülkiyetlerin kendilerine devretmesiyle ilgili düzenlemeler var, kanuni süreçler var bunun içerisinde. Ama bugüne kadar çeşitli sebeplerle, yapılmadı, yaklaşık bizde bir yıla yakındır hukuki olarak bunu nasıl çözebiliriz, diye bir araştırma yapıyoruz. Yaptığımız çalışmalar içinde yaptığımız imar planlarının bunları çözmek için karşılar mı karşılamaz mı bunu çözmeye çalışıyoruz. Hukuki olarak insanların haklarına hukuklarına sahip çıkmak gerekiyor. Biz belediyeye geldiğimizde 200-250’ye yakın bir başvuru vardı. İnsanlar hep gelip gidiyorlardı. Tapu tahsis belgelerimizi ne zaman devredeceksiniz nasıl olacak, diye. İmar düzenlemeleri eksik olduğundan dolayı 18 düzenlemeleri eksik olduğundan dolayı biz bunlara başlayamadık, yapamadık. Ama bugün biz belediye meclisinin aldığı karar ile bizim yaptığımız değerlendirme sonucu biz Iğdır merkezinde, Iğdır Belediye sınırları içinde tapu tahsis belgeleri ile ilgili süreci bu hafta başlattık. Bu hafta 4 tane tapu tahsis belgesinin devrini sağlayacağız. Tapu tahsis belgeleri olanlara mülkiyet devrini toptan kalan haklarını da satın alma yoluyla tekrar devir alma yoluyla biz bunları alacağız. Bu çalışmanın bir parçası olduğum için sevinçliyim. Biz bu tapu tahsis belgeleri olan 400 kişi olduğunu tahmin ediyoruz. Onların varisleri ile birlikte biz bunların haklarını önümüzdeki yaz ayı içerisinde en kısa zaman dilimi içinde biz bu devirleri sağlayacağız. Kişilerin tapu tahsis belgelerinden kaynaklanan mülkiyet haklarını tapuya çevireceğiz. Milli emlak ve Belediye ortak girişimi ile bunu yapıp haklarını vereceğiz. Burada asıl mesele tapu tahsis belgeleri ile ilgili sah imar planları olarak kabul edilmesi ile çözülmüş oluyor. 1990 yıllarından beri bu mesele Iğdır merkezin bir meselesi. Iğdır genelinde yaptığımız imar planın bir parçası olarak insanlarımızı tapularına kavuşturmanın bir memnuniyetini yaşıyorum. Bunlara vesile olan herkese teşekkür ediyorum, Rabbim bizi utandırmasın. Tamamını hukuki çerçevede verip bu konuyu bitirelim. Devlet meseleleri sürüncemede bırakmaz” dedi.



‘Iğdır’ın en önemli sorunu imar planıdır’


Iğdır’ın bir imar plan sorunu olduğunu belirten Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Sarıibrahim, “Bu şehrin en önemli sorunu imar planıdır. İmar faaliyeti dediğimiz meselede gerçekten 18 uygulamalarının bitmesi ile olacaktır. 18 uygulaması bitmemiş parseller var. 18 uygulaması bitmemiş bir parselde hukuki bir yapılaşmanın çıkma ihtimali yoktur. Bu şehrin imar planı sorunun bitmesi gerekiyor. Ben uzun vadeli bir söz vermek istemiyorum. Biz bazı yerlerimizin tapularını bitirdik. Atatürk Mahallesi, Eski Kışla Mahallesi olan yerde dönem dönem yapılmış imar planları var. Bunların çoğu eksik biz ek olarak plan revizyonunu bitirdik. Şubat meclisinde askıya çıkaracağız. Mart ayında da bu meseleyi tamamlamış olacağız. Söğütlü ve 14 Kasım Mahallesi ile ilgili olarak yaklaşık 110 hektarlık alan var plan revizyon ve 18 uygulaması üzerinde çalışıyoruz. Bunu da Nisan meclisine yetiştirip askıya çıkartıp plan revizyonu ve 18 uygulamasını bitireceğiz. En son olarak Özgür, Söğütlü ve Konaklı Mahalleri var. Onlar üzerinde de plan çalışmalarımızı yaptık. Özellikle Konaklı ve 7 Kasım mahalleleriyle ilgili çalışmalar bittiğinde ne kadar özverili çalıştığımızı herkes görecek. Yaz aylarında bu mahallelerdeki çalışmalarımızı da bitirmiş olacağız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.