- 20 Ocak 2022 Perşembe 18:20

Azerbaycan’ın kanlı günü: Kara Yanvar Şehitleri Iğdır’da anıldı

A
A
A
Azerbaycan’ın kanlı günü: Kara Yanvar Şehitleri Iğdır’da anıldı

32 yıl önce 20 Ocak 1990’da Sovyet askerleri tarafından Azerbaycan Azatlık Meydanı’nda işlenen ve tarihe ’20 Ocak (20 Yanvar) Bakü Katliamı’ olarak geçen kanlı olayların yıl dönümü dolayısıyla Iğdır’da anma programı düzenlendi.

32 yıl önce 20 Ocak 1990’da Sovyet askerleri tarafından Azerbaycan Azatlık Meydanı’nda işlenen ve tarihe ’20 Ocak (20 Yanvar) Bakü Katliamı’ olarak geçen kanlı olayların yıl dönümü dolayısıyla Iğdır’da anma programı düzenlendi.



Azerbaycan’ın bağımsızlık savaşında önemli bir yere sahip olan ve ülkenin acı günlerinden biri olan ’20 Ocak (20 Yanvar) Bakü Katliamı’ üzerinde 32 yıl geçti. 32 yıl önce 20 Ocak 1990’da Sovyet askerleri Azerbaycan Azatlık Meydanı’na tanklarla girerek, insanları katletti. Kanlı olayların yıl dönümü dolayısıyla Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneği tarafından anma programı düzenlendi. Iğdır Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen anma programı şehitler için saygı duruşu, İstiklal Marşı, Azerbaycan Milli Marşı ile Kur’anı Kerim okunmasıyla başladı.



Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneği Başkanı Ziya Zakir Acar, Sovyet ordusunun Bakü’ye tanklarla girerek, insanları katlettiğini belirterek, “Türkler tarih sahnesine çıktıklarından beri hep kıyımlara ve katliamlara uğramıştır. Soykırım, katliam, işkence ve sürgünlerin katlanarak çoğalan acıları Türklerin iliklerine kemiklerine işlemiştir. Dünyanın birçok yerinde hep kıyımlara uğrayan hep biz Türkler ve Müslümanlar olmuştur” dedi.



‘Sovyetlerin bu tür bir katliam yapacağını bilmiyorduk’


Azerbaycan Cumhuriyeti Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev, Sovyetlerin bu tür bir katliam yapacağını kestiremediklerini söyleyerek, “O dönemde Bakü’de dört bir tarafta barikatlar kurulmuştu. Rus askeri Azerbaycan sınırında 17 Ocak’ta toplanmıştı. Biz onların bazı şeyler yapacağını biliyorduk ama böyle bir kıyım yapacaklarını tahmin etmiyorduk. Biz gençler orada barikatlar kurarak direndik, kimsenin silahı yoktu. Dünya Azerbaycan’da olan olaylara kulaklarını kapattı. Moskova’da baskı altında yaşayan Haydar Aliyev, 21 Ocak’ta bir basın toplantısı yaparak Azerbaycan’da olanları dünyaya duyurdu” dedi.



Anma programı daha sonra Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün Türk Devletleri ve Azerbaycan üzerine verdiği konferans ile devam etti. Konferans sonunda Azerbaycan Cumhuriyeti Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev ile Prof. Dr. Tufan Gündüz’e plaketlerini Vali H. Engin Sarıibrahim verdi.



Programa Vali H. Engin Sarıibrahim’in yanı sıra, İl Jandarma Komutanı Nejdet Karaca, Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, İl Emniyet Müdürü Oğuzhan Yonca, Azerbaycan Cumhuriyeti Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev, Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneği başkanı Ziya Zakir Acar, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.