ASAYİŞ - 01 Kasım 2022 Salı 10:49

Bölge terörden temizlendi, 31 yıl sonra köylerine dönmeye başladılar

A
A
A
Bölge terörden temizlendi, 31 yıl sonra köylerine dönmeye başladılar

Ağrı Dağı eteğinde yer alan Iğdır’ın Aralık ilçesine bağlı Tarlabaşı köyü sakinleri 1991 yılında terörden dolayı boşalan köylerine yeniden dönmeye başladı.

Ağrı Dağı eteğinde yer alan Iğdır’ın Aralık ilçesine bağlı Tarlabaşı köyü sakinleri 1991 yılında terörden dolayı boşalan köylerine yeniden dönmeye başladı.


Iğdır’ın Aralık ilçesine bağlı Tarlabaşı köyü sakinleri, 1991 yılında terör örgütü PKK’nın baskı ve saldırıları nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları köylerine 31 yıl sonra geri dönmeye başladılar. Ağrı Dağı eteğinde yer alan köye dönen köylüler yıkılan evlerin yerine yeni evler yapıyorlar. Terör örgütü PKK’nın baskısı sonucu köylerinden göç etmek zorunda kalan vatandaşlar köyde su, elektrik eksikliklerin giderilmesi ile köye geri dönüş göçlerin hızlanacağını belirtiyorlar. An itibari ile köyde 3 yeni ev yapılırken kış ayının yaklaşması ile birlikte yeni yapıların önümüzdeki yıl yapılması planlanıyor. Şu an köyde tek kalan ve hayvanlarını meralarda otlatan İsmail Çatma, köylülerin su ve elektrik eksikliklerin giderilmesi ile döneceklerini söyleyerek, “1991 yılından bu yana köylerimiz boşaldı. Muhtarlık mühürü de kaymakamlığa verildi. Bizim köyümüze su verilmesini istiyoruz. Yukarıdaki köy suyumuzu vermiyor, asıl suyumuz oradan geliyor. Bize eğer su verirlerse hiç olmazsa arazilerimizi sularız şu an köyde ben tek kalıyorum ama elektrik ve suyumuz gelirse köylünün yüzde sekseni, doksanı köye geri döner. Vatandaşlar köye geri dönmek istiyor elektrik, su olmadığı için şu an dönemiyorlar. Köyde şu an 3 ev yapmışız bir ben yapmışım 3 yıldır yaptım. Şu an çatısı daha duruyor, param yetmedi için yapmadım. Köye elektrik, su gelirse köyler geri gelir. Çünkü ilçede hiçbir şey yok 2-3 dönümlük yer var o da ihtiyacımızı gideremiyor. Orada hayvan saklayamıyoruz. Bizim burada meramız çok, Ağrı dağın eteğine kadar köyün merasıdır” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk iş insanı Uğur Akkuş Boeing Business Jet aldığını duyurdu Türk iş insanı Uğur Akkuş 75 milyon dolara Boeing Business Jet alarak ABD’deki milyarderler kulübüne katıldı. Üst segment iş jeti kıtalar arası uçuş imkanı sunuyor. Amerika’da iş dünyasının en seçkin isimleri arasında yer alan milyarderler kulübüne bir Türk iş insanı daha katıldı. ABD’de yaşayan A&S yatırım Holding sahibi Uğur Akkuş, Boeing 737 model yolcu uçağının özel versiyonu olan Boeing Business Jet’i (BBJ) satın aldı. Edinilen bilgilere göre Akkuş, yaklaşık 75 milyon dolar ödeyerek Boeing 737 BBJ’nin sahibi oldu. Bu model, Amerika’da üst düzey milyarder iş insanlarının tercih ettiği en prestijli özel uçak kategorilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Daha önce ABD Başkanı olmadan önce iş insanı kimliğiyle tanınan Donald Trump’ın da Boeing 737 tipi özel uçak kullandığı belirtiliyor. Trump’ın iş hayatı döneminde kullandığı Boeing 737 özel uçağı daha sonra Suudi Arabistanlı yatırımcı Prens Al Waleedbin Talal tarafından satın alınmıştı. Öte yandan, Uğur Akkuş’un söz konusu uçağı Google’ın kurucu ortaklarından Sergey Brin’den satın aldığı öğrenildi. Uğur Akkuş’un bu yatırımının Türk girişimciliğinin küresel ölçekteki gücünü ve vizyonunu simgeleyen bir gelişme olarak yorumlandığı belirtildi. Amerika’da faaliyet gösteren bir Türk iş insanının, dünya milyarderleriyle aynı segmentte konumlanan bir hava aracı yatırımına imza atmasının iş dünyasında geniş yankı uyandırdığı aktarıldı. Son dönemde özel hayatıyla da gündemde olan Uğur Akkuş’un devam eden boşanma davasına rağmen iş ve sanat dünyasındaki yoğun temposunu sürdürmesi dikkat çekti.
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ panelinde konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" dedi. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde, Anadolu Yayıncılar Derneğinin İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ paneli düzenlendi. Programda konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirterek, "Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi olmanın çok ötesinde bir meseledir. Aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu, kamu düzenimizi tehdit eder, organize suç ağlarını büyütür, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Uyuşturucu birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı boynumuzun borcudur" ifadelerini kullandı. "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" 2026 yılında icra edilen narkotik operasyonlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılını, ‘Huzurun Yüzyılı’ yapmak için yeni güvenlik paradigmamızda ‘önleyicilik’ ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz. Sahada da mücadelemiz kesintisiz sürmektedir. 1 Ocak - 25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46’sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir" diye konuştu. "Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" Uyuşturucuyla mücadelede medyanın büyük rol üstlendiğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü, son derece ehemmiyet arz eden bir konudur. Bizler medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye zarar verir. Toplumu bilinçlendiren, resmi kurumların doğru bilgisini esas alan sorumlu yayıncılık ise mücadelemize büyük güç katar. Bu noktada haber metinlerinden dizi repliklerine, film senaryolarından dijital içeriklere kadar kullanılan dile özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" ifadelerine yer verdi. (ALİ-