EĞİTİM - 02 Aralık 2022 Cuma 20:43

Serdar Ünsal’dan Nevzat Turan’a teşekkür belgesi

A
A
A
Serdar Ünsal’dan Nevzat Turan’a teşekkür belgesi

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Iğdır Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Serdar Ünsal, Türkiye Azerbaycan kardeşliğine destek veren Kültür Bakanlığı sanatçısı öğretmen Nevzat Turan’a teşekkür belgesi verdi.

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Iğdır Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Serdar Ünsal, Türkiye Azerbaycan kardeşliğine destek veren Kültür Bakanlığı sanatçısı öğretmen Nevzat Turan’a teşekkür belgesi verdi.



Serdar Ünsal, Azerbaycan bayrağı ve teşekkür belgesini verirken yaptığı konuşmada ”İlimizde dernek olarak yaptığımız her etkinliğe katılarak destek veriyorsunuz. Ayrıca 44 gün süren Azerbaycan-Ermenistan savaşında, sosyal medya paylaşımlarınızdan, Ermeni sevicilerine verdiğiniz sert tepkiden Azerbaycan’ın Zafer Bayramı’nı kutlama programlarına katkınızdan dolayı, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine katkı sağlamak için kurulan derneğimize yaptığınız manevi yardımlardan dolayı sizleri kutlar çalışmalarınızda başarılar dilerim.” dedi. Kültür Bakanlığı sanatçısı öğretmen Nevzat Turan’da ”Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarmak için başlattığı savaşa dernek olarak verdiğiniz manevi katkıyı unutmamız mümkün değildir. Yaptığınız mitingler, toplantılar ile Azerbaycan’ın sesi oldunuz. Türkiye Azerbaycan kardeşliğine katkınız büyük, her zaman birleştirici oluyorsunuz. Yıllardır çalışmalarınızı takip ediyorum. Dernek olarak güzel işler yapıyorsunuz. Bir eğitimci olarak da katkınız büyük. Son 8 yıldır yaptığınız ’Hocalı Faciası’ ile ilgili yarışma ve etkinliklerle gençlerimiz ve halkımız Ermenilerin gerçek yüzünü öğrenmiş oluyor. İnce düşüncenizden dolayı derneğinizi kutlar başarılar dilerim. Ermeni meselesi bizim milli meselemizdir. Ve Türk devleti olarak Azerbaycan’ın yanındayız. 1920 yılında bu bölgede yaptıkları mezalimi, 1992 yılında Azerbaycan’da Hocalı’daki katliamı unutmamız mümkün değildir. Nitekim geçen yıl Gence’de yaptıkları katliamlar da ortadadır. Allah’a şükür ki işgal edilen topraklar kurtarıldı. Sizin derneğiniz Ermenilerin gerçek yüzünü topluma anlatıyor Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine katkı sağlıyor. Her zaman yanınızdayız. Yazdığınız ’Yüreğim İrevan’da kaldı ve Soykırım’ kitaplarında da Ermenilerin gerçek yüzünü anlatıyorsunuz tebrik ediyorum. Azerbaycan’ın Karabağ’daki zaferi bizleri gururlandırmıştır" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.