POLİTİKA - 11 Aralık 2022 Pazar 16:28

Bakan Soylu, Iğdır’da şehit asker adına yaptırılan cami ve Kur’an kursunun açılışını yaptı

A
A
A
Bakan Soylu, Iğdır’da şehit asker adına yaptırılan cami ve Kur’an kursunun açılışını yaptı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır’da şehit Piyade Sözleşmeli Er Erhan Çiyapul adına yaptırılan cami ve Kur’an kursunun açılışını yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır’da şehit Piyade Sözleşmeli Er Erhan Çiyapul adına yaptırılan cami ve Kur’an kursunun açılışını yaptı. Soylu, “Bir annenin, ailenin şehit evladının hatırına diktiği, herkesin bir taraftan emek verdiği cami ve Kur’an kursunun açılışına katılmaktan gurur duyuyorum" dedi.


19 Nisan 2019’da Hakkari’de şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Erhan Çiyapul (22) adına Iğdır’ın Aralık ilçesinde Valilik koordinesinde Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı, şehidin annesi Güzel Çiyapul ve hayırseverlerin katkılarıyla yapılan "Şehit Er Erhan Çiyapul Camii ve Kur’an Kursu" törenle açıldı. Açılışa katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bir annenin, ailenin şehit evladının hatırına diktiği, herkesin bir taraftan emek verdiği cami ve Kur’an kursunun açılışına katılmaktan gurur duyuyorum" dedi.


"Şehit annemizin ’Bu camiyi bakan gelirse beraber açalım’ demesi bizim için bir talimattır diyen Soylu, “Biz şehit ailelerimize, gazilerimize, şehit annelerimize ne yapsak onların borcunu ödeyemeyiz. Ayaklarının altında halı olsak da borçlarını ödeyemeyiz" diye konuştu.


Amaçlarının yalnızca vatana değil tüm coğrafyaya huzur, kardeşlik, barış ve birlik getirmek olduğunu belirten Soylu, “Her halimizde büyük bir milletiz. Annemizle, atamızla, büyüklerimizin bize bıraktığı emanet, medeniyet ve gelenekle, ezanımızla, ay yıldızlı bayrağımızla, omuz omuza camilerde durma halimizle, biz milletimizin bir ferdinin karşı karşıya kaldığı sıkıntıda yüreğimizin üzülmesiyle, düğünlerimizde, toylarımızda büyük bir milletiz. Asaletli, hasreti büyük ve Allah’a şükür büyüğünü, küçüğünü, dinini, inancını, milletini bilen ve emanetler bırakan büyük bir milletiz. Bir rüya ile devlet kuran ve cami inşa eden, karakterini kaybetmeyen büyük bir milletiz. Allah birlik ve beraberliğimizi daim etsin, bizi sizlere mahcup etmesin. Allah çocuklarımıza, gelecek nesillerimize sadece kendi yurdumuza ve vatanımıza değil etrafımızdaki bütün coğrafyaya huzur, kardeşlik, barış ve birlik getirmeyi nasip etsin. Bütün duamız budur. Bir taraftan camilerimiz, okullarımız, yollarımız, köprülerimiz, barajlarımız ve havalimanlarımız. Bir millet olarak büyüyor ve yükseliyoruz. Yükselmeye devam edeceğiz ama yükselirken aile yapımızı, ahlakımızı, medeniyetimizi, anne baba sevdamızı ve bize bırakılan bu medeniyeti unutmadan yükseliyoruz. Bizden sonraki nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakacağız. Sadece kendi topraklarımız için değil etraftaki topraklar için de. Hep birlikte yapacağımız çok iş ve atacağımız adımlar var" ifadesini kullandı.


Şehidin annesi Güzel Çiyapul ise, Vali Sarıibrahim’e oğlunun Kur’an okumayı çok istediğini ve Kur’an kursu açma niyetini aktardığını belirterek, “Allah herkesten razı olsun. Bakanım da benim için geldi, çok memnun oldum. Bana birçok gurur duydurdunuz. Bir Erhan’ı kaybettim ama bin Erhan’ım var ama acım dinmiyor, gözyaşım kurumuyor" dedi.


Konuşmaların ardından kurdele kesilerek caminin ve kursun açılışı yapıldı. Açılışa Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Metin Düz, İl Emniyet Müdürü Oğuzhan Yonca, İl Jandarma Komutanı Albay Nejdet Karaca, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı. Bakan Soylu, açılışın ardından Aralık ilçesinde esnaf ziyareti yaparak, vatandaşlarla sohbet etti. Soylu, daha sonra Erzurum’a geçti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.