EĞİTİM - 05 Ocak 2023 Perşembe 14:10

Iğdır’da öğrenciler "Matematik Seferberliği" ile daha kolay öğreniyor

A
A
A
Iğdır’da öğrenciler "Matematik Seferberliği" ile daha kolay öğreniyor

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan "Matematik Seferberliği" projesi ile Iğdır’da öğrenciler matematiği daha hızlı ve kolay öğreniyor.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan "Matematik Seferberliği" projesi ile Iğdır’da öğrenciler matematiği daha hızlı ve kolay öğreniyor.


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan "Matematik Seferberliği" projesi, tüm Türkiye’de olduğu gibi Iğdır’da da büyük ilgi topluyor. Iğdır Cumhuriyet Ortaokulunda yapılan projede yer alan Matematik Öğretmeni Engin Kuas, öğrencilere matematiksel düşünme becerisi kazandırmak için matematik eğitiminin içine analitik düşünme becerisini, çabuk düşünebilme ve karar verebilmeyi, kuralları anlamayı, kurallara uyma becerilerini geliştirmek için akıl ve zeka oyunlarını ekleyerek, öğrencilere matematiği sevdiriyor.


Iğdır’da öğrencilerin proje sayesinde matematiği daha çabuk öğrendiğini belirten Kuas, "Milli Eğitim Bakanlığımızın başlatmış olduğu ’Matematik Seferberliği’ çerçevesinde biz de okullarımızda matematiği çocuklara somut bir şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Matematiği de etkili ve çocukların daha çok sevebileceği hale getirebilmek için akıl zeka oyunları, robotik kodlama ve bahçe etkinliklerini işin içine soktuk. Bunların sonucunda çocukların matematiğe olan ön yargılarının kırıldığını ve matematiği daha severek yaptıklarını konularından problem çözme konusunda çocuklarının zihninin geliştirdiğini gördük. Yaptığımız bahçe etkinliklerinde çocukların grup çalışmasına alıştığını, birlikte hareket edebilme alışkanlığını kazandığını gördük. Bundan çocukların derse daha aktif şekilde katılarak yaparak, yaşayarak öğrendiklerini gördük" ifadelerini kullandı.



"Iğdır ilinde ’Matematik Seferberliği’ni başlatmış olduk"


Sadece oyunlarla matematik öğretmekle kalmayarak, her hafta sonu Iğdır genelinde online matematik denemeleri yaptıklarını aktaran Kuas, "Bu matematik denemelerinde o hafta bütün okullarda bütün matematik öğretmenlerin işlediği konuları alarak birlikte iş birliği içinde deneme yapıyoruz. Bunun sonucunda bütün okullarda diğer bütün öğrencilere matematik sorularının çözümlerini de gönderiyoruz. Öğrenciler anlamadıkları konuları tekrar ederek gidip anlamadıklarını öğretmenleriyle birlikte çözüyorlar. Daha sonra öğrencilerimiz için bir afiş hazırlıyoruz, bu afiş için de öğrencilerimizin yaptığı dereceler ile fotoğrafını koyarak öğrencileri tebrik ediyoruz. Bu afişleri sosyal medyada yayınlıyor, çocuğa gönderiyoruz. Onu gören çocuklar motife oluyor. Çocukların bu başarısı çocukları motive ediyor, daha sonra yapılan online denemelerine çocuklar daha motiveli giriyor. Bunun dışında bu okulda yaptığımız akıl zeka oyunları, robotik kodlama ve bunların matematik dersine aktarma gibi bilgileri diğer okullarda öğretmenlik yapan arkadaşlarımıza da anlatıyoruz. Diğer öğretmen arkadaşlarımıza mesai saatleri dışında matematik eğitimi, matematik okuryazarlığı ile alakalı akıl zeka oyununda ile ilgili bilgi ve eğitim veriyoruz. Öğretmenlerimiz de daha sonra bunu diğer okullardaki öğrencilerine anlatıyorlar. Bu sayede Iğdır ilinde ’Matematik Seferberliği’ni başlatmış olduk" dedi.



"İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün rehberliğinde bu eğitimi vermekten mutluluk duyuyoruz"


Okul Müdürü Rahim Aktaş, okul olarak projeye destek verdiklerini söyleyerek, "Milli Eğitim Bakanlığımızın başlatmış olduğu bu matematiği somutlaştırarak verme projesine matematik öğretmenlerimiz büyük destek verdi. Bütün matematik öğretmenlerimiz bunu yapıyorlar, fakat Engin öğretmenimiz bu etkinliği öğrenci üzerinde deneyerek, yaşayarak, etkin bir şekilde öğreterek matematiğe katkıda bulunuyor. Şu an İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün rehberliğinde bu eğitimi vermekten mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.


Matematiği artık daha iyi anladığını belirten öğrencilerden Şeyma Yiğit, "Matematiğe karşı eskiden ön yargım vardı, yani sevmiyordum, çok zor geliyordu. Şimdi daha kolay halde öğrenip yapabiliyorum, matematik sorularını çözebiliyorum. Online denemelere katılarak matematik becerilerimi daha çok geliştiriyorum. Kutu oyunlarıyla matematiği somutlaştırarak, fikirlerimi etkin hale getiriyorum" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.