EKONOMİ - 25 Temmuz 2024 Perşembe 16:53

Doğu’nun Çukurova’sından çevre illere sebze ve meyve satılıyor

A
A
A
Doğu’nun Çukurova’sından çevre illere sebze ve meyve satılıyor

Doğu Anadolu’nun bereketli topraklarından biri olan Iğdır, her geçen gün artan tarımsal üretimiyle dikkat çekiyor. Özellikle sebze ve meyve yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahip olan Iğdır, çevre illere de taze ürünlerini ulaştırıyor.


Doğu’nun Çukurova’sı olarak bilinen Iğdır, iklimi ve toprak yapısı, özellikle domates, biber, salatalık gibi sebzelerin yanı sıra kayısı, elma, erik, üzüm gibi meyvelerin yetiştirilmesine uygun ortam sağlıyor. Bu ürünler, bölgedeki üreticilerin özenli çalışmaları sonucu kaliteli ve doğal bir şekilde hasat edilerek piyasaya sunuluyor. Iğdır’dan çevre illere yapılan sebze ve meyve sevkiyatları, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de tüketicilere sağlıklı ve taze ürünlerin ulaşmasını mümkün kılıyor. Böylelikle, Iğdır’ın tarımsal zenginliği, bölgenin tanıtımına ve ekonomik büyümesine olumlu katkıda bulunuyor. Melekli beldesinde sebze ve meyve alım satımı yapan Ahmet Türkeli, Iğdır’ın bereketli topraklarında her türlü meyve ve sebzenin yetiştiğini belirterek; “Iğdır’ımızın toprakları çok verimlidir. Sularımız Aras nehrinden geliyor, tatlıdır. Buranın güneş oranı da çok olduğu için Doğu Anadolu’nun Çukurova’sı olarak bilinir. Bundan dolayı meyve ve sebzesi tatlıdır. Şu an satışlarımız biraz düşmüştür. Üretici bu sezon zor durumdadır, diyebiliriz. Domatesin kilosu şu an 5 lira, karpuz 3 lira kavun dört 4 e 5 lira olmuş durumdadır. Kayısı döneminde en çok alıcı Trabzon’dan geliyordu. Sebze ve meyve de ise en çok Doğu Güneydoğu Bölgesinde gelen çoktur” dedi.



Doğu’nun Çukurova’sından çevre illere sebze ve meyve satılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kuraklığa dayanıklı domatesler geliştiriliyor Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi’nde doktora öğrencisi Pakistanlı Momna Mehmood tarafından yürütülen araştırmada kuraklığa daha dayanıklı domates çeşitlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Musa Kavas danışmanlığında Biyoteknoloji Bölümü doktora öğrencisi Pakistanlı Momna Mehmood tarafından yürütülen araştırmada, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine karşı çözüm üretilmesi amaçlanıyor. Özellikle su kaynaklarının azalmasıyla birlikte üretimi zorlaşan domates bitkisinin kuraklık karşısındaki dayanıklılık mekanizması mercek altına alındı. Çalışma kapsamında daha önce geliştirilen ve gen düzenleme yöntemiyle elde edilen "J-03" isimli özel domates hattı inceleniyor. Araştırmada, bu domateslerin kuraklık altında hangi genleri devreye soktuğu, strese karşı nasıl tepki verdiği ve diğer bitkilere göre ne tür farklılıklar gösterdiği araştırılıyor. Proje, hem normal domates bitkilerini hem de gen düzenlemesi yapılmış hatları karşılaştırarak kuraklığa dayanıklılığı artıran biyolojik mekanizmaları ortaya koymayı hedefliyor. Laboratuvar analizleri ve bitkiler üzerinde yapılan ölçümlerle, kuraklık stresine karşı verilen tepkiler detaylı şekilde inceleniyor. Araştırma sonunda elde edilecek verilerin, gelecekte daha az suyla yetişebilen ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli tarım ürünlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. "Su kaybını azaltmaya yönelik düzenlemeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Musa Kavas, domates üretiminde kuraklığın en önemli risklerden biri olduğunu belirtti. Kavas, "Domates üretimini etkileyen birçok faktör var. Bunlardan en önemlisi kuraklık. Son yıllarda küresel ısınmayla birlikte yağış rejiminde büyük değişiklikler meydana geldi. Ülkemizde de son yıllarda yağışların azalması nedeniyle bitkisel üretimde düşüşler yaşanıyor. Özellikle açık arazide domates üretimi yapıldığında, üretim büyük ölçüde yağışa bağımlı olduğu için kurak dönemlerde önemli verim kayıpları görülüyor. Domates her ne kadar sulanabilen bir bitki olsa da doğal yağışlara bağlılık gösterdiğinden, kuraklık üretim açısından en önemli faktörlerden biridir. Laboratuvarımızda şu anda genom düzenleme projeleri yürütüyoruz. Doktora öğrencimin çalışmasında, domateste var olan bazı genleri iyileştirmeye yönelik düzenlemeler yapıyoruz. CRISPR olarak adlandırılan genom düzenleme tekniğini kullanıyoruz. Buradaki temel amacımız, domatesin suyu daha verimli kullanabilmesini ve topraktan daha fazla su alabilmesini sağlamak. Bu doğrultuda hem kök yapısında değişiklikler yapmayı hem de yapraklardan su kaybını azaltmaya yönelik düzenlemeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Daha önce yaptığımız bazı çalışmalarda başarılı sonuçlar elde ettik. Farklı genlerde yaptığımız değişikliklerle özellikle kök sayısının artırılmasının domatesi kuraklığa daha dayanıklı hale getirdiğini gördük. Ana hedefimiz, strese maruz kalsa bile tolerans gösterebilen ve üretimde düşüş yaşanmayan bir domates geliştirmek" dedi. Araştırmayı yapan Pakistanlı OMÜ doktora öğrencisi Momna Mehmood, "Bu proje başarılı olursa domateste çok yeni bir şey olacak. Literatür için çok önemli bir katkı sağlayacak" diye konuştu.
Düzce Sinemada örgü buluşması Düzce’de Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından düzenlenen etkinlikte bir araya gelen kadınlar, ihtiyaç sahibi ailelerin bebekleri için sinema salonunda kışlık kıyafet ördü. Düzce Kent Konseyi Kadın Meclisi, sosyal farkındalık oluşturmak amacıyla "Sinemada Örgü Buluşması" etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında kentteki bir sinema salonunda buluşan kadınlar, İbrahim Büyükakın’ın yazdığı ve başrolünde oynadığı "Mutluyuz mu?" filmini izlerken, bir yandan da yeni doğan bebekler için bere, atkı, yelek ve kazak gibi ürünler hazırladı. El emeği göz nuru örgüler, maddi durumu iyi olmayan ve yeni doğan bebekleri olan ailelere hediye edilecek. "Biz sanırım geçmiş günleri özledik" Düzce Kent Konseyi Genel Sekreteri Ayfer Yüksel, yaptığı açıklamada, Düzceli kadınlarla bir araya gelerek hem sosyalleşmeyi hem de bir farkındalık çalışması yürütmeyi amaçladıklarını belirtti. Çocukluk yıllarında film izlerken örgü örüldüğünü hatırlatan Yüksel, "Birliğimiz, beraberliğimiz daim olsun, Düzce’nin kadınları üretsin, bizde onların yaptığı çalışmaları anlatalım, paylaşalım, geniş kitlelere ulaşmasını sağlayalım. Çocukluğumuzda film izlerken örgüler örülürdü. Biz sanırım geçmiş günleri özledik. Geçmişle bu günümüzü birleştirmek istedik" dedi. Etkinliğe katılan kadın meclisi üyeleri de ışıkları tamamen kapatılmayan salonda hem film izleyip hem de ihtiyaç sahipleri için üretim yapmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti.