ÇEVRE - 25 Mart 2024 Pazartesi 15:13

Helvanın kokusunu alan tilki çadıra dadandı

A
A
A
Helvanın kokusunu alan tilki çadıra dadandı

Ağrı Dağı’na tırmanan dağcıların kampına sürekli misafir olan tilkiler yine şaşırtmadı, bir çadıra giren tilki ev yapımı helvayı yedi.


Her mevsim tırmanış için dağcıların gözdesi olan Ağrı Dağı, bünyesinde bulundurduğu doğal yaşam ile de ilgi çekiyor. Tırmanış sonrası dinlenmek için kamp alanında yatan dağcılar dışarıdan bir ses gelince uyandılar. Sesin geldiği tarafa bakan Iğdır Ağrı Dağı Arama Kurtarma ve Dağcılık Spor Kulübü Başkanı Muhammed Akkuş, bir tilkinin çadıra geldiğini ve ev yapımı helvayı yediğini gördü. Duruma şaşırdığını söyleyen Akkuş; “Bu gece çadırımıza davetsiz bir misafir geldi. Gece çadırımızdan bir ses geldi. Bizim dışarıda Şahap hoca olduğunu düşündük. Hocamıza seslendik ses gelmedi. Sonradan bir şeyin çadırımızı yırttığını gördük. Bizim arkadaşlardan biri ev helvası yapıp getirmişti. O helvayı almıştı. Helvanın birazı kalmıştı. Ona da biz tilkiye ikram ettik. Diğer dağcı arkadaşlardan da bilgi aldık. Bu tilki sürekli buraya gelerek diğer dağcı arkadaşlardan yiyecek alıyor” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Çocuklar geleneksel gölge gösterisi ile eğlenceli anlar yaşadı SEKA Kağıt Müzesi’nde Ramazan buluşmaları kapsamında düzenlenen programda sahnelenen Karagöz ve Hacivat gösterisi ile kukla atölyesi, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Geleneksel gölge oyunu, ailelerin de katılımıyla eğlenceli ve öğretici bir etkinliğe dönüştü. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren SEKA Kâğıt Müzesi’nde düzenlenen "Ramazan Buluşmaları" yoğun katılımla gerçekleşiyor. Bu kapsamda çocuklara yönelik hazırlanan "Karagöz ve Hacivat Dev Gölgeler" ile "Kukla Atölyesi" etkinliği, hem eğitici hem de eğlenceli içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü. Ramazan ayının paylaşım ve birliktelik ruhunu yansıtan program, ailelerin de katılımıyla sıcak ve samimi atmosferde gerçekleşti. Karagöz ve Hacivat eğlendirdi Sahnelenen "Karagöz ve Hacivat Dev Gölgeler" gösterisiyle başladı. Geleneksel gölge oyununun sevilen karakterleri Karagöz ve Hacivat’ın keyifli diyalogları çocuklara neşeli anlar yaşatırken, kültürel mirasın önemli bir parçası da sahneye taşınmış oldu. Gösteri boyunca salonda kahkahalar yükseldi. Gölge oyunun önemi aktarıldı Gösterinin ardından kukla atölyesi gerçekleştirildi. Atölye çalışmasında çocuklar, kağıttan Karagöz ve Hacivat kuklaları tasarlayarak hem el becerilerini geliştirme hem de geleneksel sanatla birebir temas kurma fırsatı buldu. Eğitmenler eşliğinde yürütülen çalışmada Karagöz ve Hacivat’ın kültürdeki yeri ve gölge oyununun önemi çocuklara yaşlarına uygun anlatımla aktarıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte çocuklar üretmenin mutluluğunu yaşarken, aileler de çocuklarının sanatsal gelişimine tanıklık etti. Atölye sonunda katılımcılar, kendi hazırladıkları kuklaları yanlarına alarak, evlerinde gölge oyunu oynatabilecekleri özgün ve anlamlı hatırayla programı tamamladı.
Sivas Kur’an-ı Kerim’i güzel okumak için yarıştılar Sivas’ta Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile çeşitli öğrenci topluluklarının iş birliğinde "2. Geleneksel Uluslararası Kur’an-ı Kerim’i Yüzüne Güzel Okuma Yarışması" gerçekleştirildi. İl Müftülüğü ve çeşitli derneklerin katkılarıyla düzenlenen yarışma farklı ülkelerden Sivas’a gelerek üniversitenin çeşitli bölümlerinde eğitim gören 13 uluslararası öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Komor Adaları, Çad, Tanzanya, İran, Mısır, Libya, Moritanya ve Afganistan başta olmak üzere farklı coğrafyalardan Sivas’a eğitim için gelen öğrenciler, Kur’an-ı Kerim tilavetindeki maharetlerini sergiledi. Yarışma, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Demir’in komisyon başkanlığında Öğr. Üyesi Cafer Kelkit ve Arş. Gör. Ömer Faruk Ayvaz’ın jüri üyeliğinde gerçekleştirildi. Yarışmacılar, tecvid, mahreç ve tilavet usulüne uygunluk kriterleri çerçevesinde değerlendirildi. Yarışma sonunda yapılan değerlendirme neticesinde Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi Komor Adaları’ndan Maoulida Ahamada Abdoulhalim birinci, Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Mısırlı Abdelrahman Reda Hassan ikinci, İktisat Fakültesi öğrencisi Libyalı Aban Aldail ise üçüncü oldu. Müftü Vekili Mehmet Koç, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek yarışmaya katılan öğrencileri tebrik etti. Program sonunda öğrencilere hediye takdim edildi.
Elazığ Beş kıtadan 75 ülkenin banknotunu derleyen öğretmen yok olan devletleri unutturmuyor Elazığlı sanat öğretmeni Kürşat Ezgen, 5 kıtadan 75 ülkenin banknotunu derleyerek binden fazla parçalık koleksiyon oluşturdu. Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi tarihe karışmış devletlerin banknotları da koleksiyonda yer alıyor. Elazığ’da Milli Eğitim’e bağlı bir okulda sanat öğretmeni olarak görev yapan Kürşat Ezgen, yaklaşık 12 yıldır sürdürdüğü banknot koleksiyonculuğuyla dikkat çekiyor. 5 kıtadan 75 ülkenin banknotunu bir araya getiren Ezgen, artık var olmayan devletlerin paralarını da koleksiyonunda muhafaza ediyor. Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi tarihe karışmış devletlerin banknotlarını da bünyesinde barındıran koleksiyonda binden fazla banknot yer alıyor. Darphaneden hiç dolaşıma girmeden çıkmış, katlanmamış ve cüzdana girmemiş haliyle korunan banknotların koleksiyonunda olduğunu ifade eden Ezgen, banknotları internet müzayedelerinden, sahaflara ve bireysel satıcılara uzanan geniş bir ağ aracılığıyla temin ettiği kaydetti. "Bir kısmı ise artık var olmayan ülkelere ait" Binden fazla banknottan oluşan koleksiyonunda, tedavülde olan paralar kadar tarihe karışmış devletlerin paraları da yer aldığını belirten Ezgen, " 5 farklı kıtadan, 75 ayrı ülkeden, binden fazla banknotum var. Paraların bir kısmı hala tedavülde, yani döviz bürosuna gidip bozdurabildiğimiz cinsten. Bir kısmı ise artık var olmayan ülkelere ait, Sovyetler Birliği’nin paraları var, Yugoslavya’ya ait olanlar var. Bugün o devletlerin hiçbiri ayakta değil. Koleksiyonumun büyük bölümünü ‘çil’ dediğimiz banknotlar oluşturuyor. Çil, darphaneden yeni çıkmış, hiç dolaşıma girmemiş demek. Katlanmamış, cüzdana girmemiş, sadece kasalarda istiflenmiş haliyle korunmuş paralar bunlar. Bu paraları toplamaya yaklaşık 12 yıl önce başladım. İnternetteki çeşitli müzayede sitelerinden, sahaflara uğrayarak, şahıslardan ve bireysel satıcılardan temin edebiliyorum. Muhafaza etmenin de istif etmenin de kendine özgü yöntemleri var, her birinin ayrı bir özen gerektirdiğini zamanla öğrendim. Bu banknotlar bana birer sanat eseri gibi geliyor. Kimi para dikey tasarlanmış, kimi şeffaf. Üzerlerindeki resimler, desenler, o ülkelere özgü motifler, hepsinin ayrı bir estetiği, ayrı bir hikayesi var. İşte bu yüzden topluyorum, işte bu yüzden vazgeçemiyorum" dedi. "Buna hayran kaldım doğrusu" Koleksiyonu yerinde inceleyen arkadaşı Emrah Turhan birikime duyduğu hayranlığı dile getirerek, "Kürşat hocam, harika bir koleksiyon oluşturmuş. Ben bunu daha önce de görmüştüm ama o zaman genel bakmıştık, yeterince vakit ayıramamıştım. Şimdi daha ayrıntılı bakma fırsatı buldum ve gerçekten muhteşem. 5 kıtanın parası var. Bazı paraların ait olduğu ülkeler artık yok, yeryüzünden silinip gitmişler ama paraları hala duruyor. Buna hayran kaldım doğrusu, gerçekten mükemmel bir koleksiyon" şeklinde konuştu.