EKONOMİ - 31 Ekim 2023 Salı 10:13

Iğdır’a has patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı

A
A
A
Iğdır’a has patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı

Sonbahar mevsiminin gelmesiyle beraber Iğdır’a has coğrafi işaret belgeli patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı.


İklimi ve coğrafi özelliklerinden dolayı "Doğu’nun Çukurova’sı" olarak bilinen Iğdır, yöresel lezzetleri ile de öne çıkıyor. Yöreye ait bir lezzet olan ve 20 Aralık 2021 tarihinde coğrafi işaret ve tescil belgesi alınan patlıcan reçeli için mesai başladı. Her yıl genelde Eylül ayında yapımına başlanan patlıcan reçeli kış aylarında kahvaltıların vazgeçilmez lezzetlerinden biri olduğu kadar kadınların da ekonomik kazanç kapısı oluyor.


Iğdır’ın Kasımcan köyünde kadınların oluşturduğu Ayyıldız Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi kadınları bu günlerde bütün zamanlarını patlıcan reçeli için ayırmış durumdalar. Sonbahar mevsimiyle büyümesi duran ve reçelin önemli püf noktalarından biri olan küçük boy patlıcanlar ile patlıcan reçeli serüveninin başladığını belirten Ayyıldız Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Elif Turan, “Eylül ayında patlıcanları topluyoruz. Patlıcan reçeli küçük patlıcanlardan yapılıyor. Eylül ayında artık büyüme durduğu için patlıcanlar büyümüyor küçük ve sert patlıcanlardan reçel yapıyoruz. Reçel için patlıcanları akşamdan topluyoruz. Suda bekletiyoruz içine çok az tuz atıyoruz. Patlıcan acı suyunu ve siyah suyunu versin diye tuz atıyoruz. Sabah erkenden gelip o suyu boşaltıp yeniden su kaynatıyoruz. Patlıcanları suyun içine atıp haşlıyoruz. Daha sonra onu sıcak sudan çıkarıp soğuk suyun içine bırakıyoruz. O soğuk sudan daha sonra patlıcanları suyunu versin su kalmasın diye tek tek sıkıyoruz. Ondan sonra patlıcanları kaynattığımız şekerli suyun içine atıyoruz. Aynı zamanda limon da koyuyoruz. Aromasını ve lezzetini bulduğu zaman piştiği zaman şişelere sıcak sıcak doldurup bir gün beklettiriyoruz. Ondan sonra reçellerimizi alıyoruz” dedi.


’Patlıcandan reçel olur mu’ diye soranlara da yanıt veren Turan, çok da güzel olduğunu söyleyerek, “Iğdır’ın ikliminden mi çok güzel ondan mıdır artık bilmiyorum, lezzeti, araması çok güzel oluyor. Biz fuarlarda da tattırıyoruz. Herkesten olumlu yanıtlar alıyoruz. Yani tadını ve lezzetini beğeniyorlar. Herkes yerken aslında patlıcan tadı almayı bekliyorlar. Onlara lezzeti çok farklı geliyor. Onlara aslında bir kestane şekeri tadında geliyor. Bu patlıcan reçelinin belli püf noktaları var biz de büyüklerimizden öğrendik geleneksel usullerle de yapıyoruz” diye konuştu.



“Meyveleri sertleştirmek için kireç kullanılıyor, patlıcanın buna ihtiyacı yok”


Reçel yapımında meyveyi sertleştirsin diye kireç kullanıldığını belirten Turan, “Kireci birçok meyvede kullanıyorlar. Aslında sadece patlıcan da değil meyveleri sertleştirmek için dağılmasın diye bütün meyvelerde kullanılıyor. Patlıcanın buna ihtiyacı yok ve biz kireçsiz denedik çok da güzel oluyor. Coğrafi işaretli olduğu için de kireç kullanmıyoruz. Çoğu zaman karbonat da atılabiliyor. Mesela tuzda da bekletebilirsiniz” dedi.


Turan, kooperatif olarak yaptıkları bütün ürünleri internet üzerinde sattıklarını belirterek, bu sayede hem Iğdır’ın yöresel ürünlerini tanıttıklarını hem de kadınlar olarak ekonomik kazanç elde ettiklerini dile getirdi.



Iğdır’a has patlıcan reçeli yapımı için kazanlar kaynamaya başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Gençler kaçıyor, emekliler yerleşiyor: Sinop’ta çalışan sayısı, emeklilerin gerisinde kaldı Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip vilayeti Sinop, sosyal güvenlik kayıtlarına göre emekli sayısının çalışan sayısını geçtiği iller sıralamasında Türkiye 2.’si oldu. Her bir çalışana karşılık 1,17 emeklinin düştüğü şehirde vatandaşlar; asayiş olaylarının azlığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması ve yüksek huzur için Sinop’u tercih ediyorlar. Aktif çalışma hayatını bırakanların, güvenlik ve uygun fiyatlar için tercih ettiği Sinop, emekli şehri ünvanını almaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, Sinop’taki demografik değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Emekli sayısının aktif sigortalı sayısını geçtiği iller sıralamasında Zonguldak zirvede yer alırken, Sinop 57 bin 5 çalışana karşılık 66 bin 273 emekli ile 2. sıraya yükseldi. Listenin üçüncü sırasında ise Balıkesir bulunuyor. İHA muhabirine konuşan emekliler, Sinop’un huzurlu yapısının emekliler için bir çekim merkezi olduğunu, ancak çalışan genç nüfusun azalmasının şehri bir "emekli kenti" haline getirdiğini vurguladı. Karavanımın kapısı dahi açık, hırsızlık nedir görmedim Emekli olduktan sonra yazlarını Sinop’ta karavanda geçiren İsmail Hakkı İlik, şehrin güvenliğine dikkat çekerek, "Genelde yazları Sinop’ta geçiriyorum. Sinop’un emekliler için cazip hale gelmesinin sebebi güvenli, sakin, ortamının ve denizinin güzel olması. İnsanlarının anlayışlı, hoşgörülü olması. Karavanda kalıyorum, karavanımın kapısı dahi açık; hiçbir zaman hırsızlık, kapkaç gibi olaylara rastlamadım. Benim burayı tercih etmemin nedeni güvenli, düzenli ve denizinin temiz olması. İnsanların güvenli bir şekilde yaklaşması" dedi. Kapımın üstünde anahtarımı unutuyorum, komşum kapımı çalıyor Aslen Antalyalı olan ve 44 yıl önce tayini çıkarak geldiği Sinop’a emekliliğinde yerleşme kararı alan Mahmut Yücedağ, kenti şu sözlerle anlattı: "Sinop sakin bir yer emekliler için. Tekstil ürünlerinin fiyatı biraz yüksek ama emekli olarak rahat bir şekilde gezilecek yerleri var. Konuşulacak elit insanları da var. Bir arada yaşayabileceğin çok sosyal bir kentimiz. Ben Sinop’a 1982’de geldim o zaman Ayancık’ta göreve başladım. 2021’de merkeze geldim. Sinop o zaman 28 bin nüfusluydu şimdi 60 bin nüfuslu olmuş. Sinop’a yerleşme kararı verdim, şu an Sinop’tayım. Sinop’ta emeklinin olması bu nedenle doğal bir şey. Ben kapımı hiç kilitlemesem, kapımın üstünde anahtarım kaldığı zaman, komşum hemen kapımı çalıyor ’sen anahtarını unutmuşsun’ diyor. Ama benim geldiğim yerde gündüz evdeyken arkadan kapıyı kilitlememişsen kapını açıp içeri giriyorlardı. Sinop’ta herkes birbirini tanıyor, az nüfus olduğu için rahatız. Bu nedenle Sinop tercih edilir bir şehirdir."
İzmir İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü İzmir’in Konak ilçesinde bir taksi şoförü, aracında ücret yüzünden tartışan yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından taksinin direksiyonuna geçip kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 23 sıralarında Basmane Kapılar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. isimli şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye yolcu olarak bindi. iddiaya göre yolculuk esnasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sonucunda D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Örer, ağır yaralandı. Olayın ardından şüpheli D.M., Örer’in ticari taksisinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştı. Bir süre araçla kaçan şüpheli, taksiyi bir sokak üzerinde terk ederek kaçışına yaya olarak devam etti. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenilen Örer’in cansız bedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak içim çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.