ASAYİŞ - 13 Mart 2026 Cuma 17:42

İran’dan Nahçıvan’a İHA saldırısı sonrası kapatılan sınır kapıları yeniden açıldı

A
A
A

Sınır kapıların açılmasıyla birlikte bölgede oluşan tır yoğunluğu da azalmaya başladı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 5 Mart’ta İran topraklarından Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini duyurdu. İHA’lardan birinin Nahçıvan’daki uluslararası havalimanına, diğerinin ise Şekerabad köyündeki okul binasının yakınına düştüğü bildirildi. Saldırılarda havalimanı binasında hasar meydana gelirken, 4 sivilin yaralandığı açıklandı. Olayın ardından İran’ın Bakü Büyükelçisi Mücteba Dermiçilu Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak protesto notası verildi. Saldırı sonrası Nahçıvan ile İran arasındaki ana geçiş noktası olan Culfa (Jolfa) kentindeki Culfa Sınır Kapısı geçici olarak kapatıldı ve sınırda giriş çıkışlar durduruldu. Bunun üzerine Türkiye’den Nahçıvan’a da tır girişleri durduruldu. Bu süreçte sınır hattında tır yoğunluğu oluştu. Yetkililerin yaptığı değerlendirmelerin ardından sınır kapısı yeniden açıldı. Kapının açılmasıyla birlikte tır geçişleri de tekrar başladı.

Türkiye açısından önemli bir ticaret hattı olan Dilucu Sınır Kapısı üzerinden çıkan tırlar Nahçıvan üzerinden İran’a, oradan da Azerbaycan ve Orta Asya’ya ulaşıyor. Özellikle Iğdır ve Doğu Anadolu’daki ihracat için stratejik öneme sahip olan bu hat üzerinden Orta Asya’dan gelen tırlar da Türkiye’de tüketim, sanayi ve limanlara taşınırken, bir kısmı Türkiye üzerinden Avrupa’ya transit geçiş yapıyor.

İran’dan gelip Gürcistan’a giden tır sürücüsü Yunus Fettulahi, "İran’da bu ara durumlar kötüdür ama biz yine de çalışmaya devam ediyoruz. Zaten sınır kapısı önceden de kapalıydı. Burası da iki üç gündür kapalıydı, şimdi yeni açıldı. Ülkemizde savaş var ama çalışmak zorundayız. Türkiye ile kardeşiz. Buradan gelip giderken bizim plakaları görünce, İran tırı olduğunu anlayınca yardımcı oluyorlar. Her şeyi soruyorlar, biz de anlatıyoruz. Aynı kardeş gibiyiz" dedi.

İran’dan Nahçıvan’a İHA saldırısı sonrası kapatılan sınır kapıları yeniden açıldı

Sebahattin Yum

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) üyesi firmalar, 19-22 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Hometex 2026 Fuarı’na 106 stantla katılarak Denizli’nin ev tekstilindeki küresel gücünü bir kez daha ortaya koydu. DENİB, Turkish Towels markasıyla fuarda info standı açarak sektörün uluslararası görünürlüğüne katkı sağladı. Hometex 2026, ev tekstili sektörünün dünya çapındaki önemli buluşma noktalarından biri olarak kapılarını açarken, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) üyeleri fuara güçlü bir katılım sağladı. 19-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda Denizli’den 86, Uşak’tan 4 firma toplam 106 stantla yer aldı. DENİB ise Turkish Towels markasıyla info standında sektör temsilcilerine destek sundu. Fuarın ilk gününde DENİB info standını ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Denizli’nin ev tekstili sektöründeki üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve markalaşma vizyonunun Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Hometex’in sektör için stratejik önem taşıdığını belirterek, fuarın dünya çapında önemli bir ticaret platformu olduğunu vurguladı. Uğurlu, DENİB üyesi firmaların 106 stantla uluslararası alıcılara ürünlerini sunduğunu ve bu katılımın sektörün dinamizmini açıkça gösterdiğini söyledi. Tekstil ve konfeksiyon, Denizli’nin stratejik sektörü Denizli ekonomisinin temel taşlarından biri olan tekstil ve konfeksiyon sektörünün, ihracat, istihdam, tasarım kültürü ve inovasyon gücüyle bölgesel kalkınmanın lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, 2025 yılında Denizli’nin 1 milyar 368 milyon dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğini, Türkiye toplamından yüzde 29,2 pay aldığını kaydetti. 2026 yılının ilk dört ayında ise Denizli’nin sektör ihracatının 437 milyon dolara ulaştığını belirtti. Özellikle havlu, bornoz ve nevresim ürün gruplarında Denizli’nin açık ara lider konumda bulunduğunu vurgulayan Uğurlu, Türkiye genelindeki havlu ihracatının yüzde 76’sının, bornoz ihracatının yüzde 67’sinin ve nevresim ihracatının yüzde 60’ının Denizli’den yapıldığını söyledi. Bu verilerin, kentin ev tekstilinde küresel ölçekte uzmanlaşmış bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. ABD pazarının Denizli için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Uğurlu, Türkiye’nin ABD’ye gerçekleştirdiği havlu ihracatının yüzde 94’ünün Denizli’den yapıldığını belirtti. Uğurlu, DENİB’in yürüttüğü Turkish Towels izlenebilirlik projesiyle Türk havlusunun kalite ve güven algısını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Katma değerli üretim konusunda da Denizli’nin öne çıktığını kaydeden Uğurlu, ilin genel ihracat birim değerinin 2,48 dolar seviyesinde olduğunu, havluda 9,85 dolar, bornozda 15,65 dolar ve nevresimde 10,47 dolara ulaşıldığını belirterek, bu rakamların yüksek katma değerli üretim yapısını gösterdiğini ifade etti. DENİB Başkanı Uğurlu, fuar boyunca DENİB ekibinin sahada aktif destek vereceğini, üye firmaların iş görüşmeleri ve ticari temasları için DENİB standını kullanabileceğini belirterek, Hometex 2026’nın tüm katılımcılar için verimli ve yeni fırsatlar sunan bir organizasyon olmasını temenni etti.
Bursa Anne kumru yuvasını okulun sınıfına kurdu Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir ilkokul sınıfında yaşanan sıra dışı olay, öğrencilere hem heyecan hem de mutluluk yaşattı. Açık unutulan sınıf camından içeri giren kumru, akıllı tahtanın üzerine yuva yaptı. Olay, Cahit Zarifoğlu İlkokulu 2/F sınıfında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 1 Mayıs tatili sırasında sınıf camının açık kalmasıyla içeri giren kumru, kendine güvenli bir alan oluşturarak akıllı tahtanın üzerine yuva kurdu. 3 günlük tatil boyunca yuvayı tamamlayan kuşun yumurta bıraktığı öğrenildi. Tatilin ardından sınıfa gelen öğrenciler, tahtanın üzerindeki yuvayı görünce büyük sevinç yaşadı. Günler geçtikçe sınıfın adeta bir parçası haline gelen kumruyu öğrenciler yakından takip etmeye başladı. Kuşun eşiyle birlikte nöbetleşe şekilde yuvada durması ise çocukların ilgisini daha da artırdı. Öğrencilerin her sabah ilk iş olarak yuvayı kontrol ettiği öğrenilirken, hafta sonu tatilinin ardından sınıfa gelen çocukları bu kez daha büyük bir sürpriz karşıladı. Yumurtalardan birinin çatlamasıyla yavru dünyaya geldi. Minik yavrunun çıkışıyla sınıfta büyük heyecan yaşanırken, kuş ailesi öğrencilerin sevgi odağı oldu. Öğretmenler, öğrencilerin artık okula farklı bir heyecanla geldiğini belirtirken, çocukların özellikle tatillerin ardından "Kuş hâlâ orada mı?" merakı yaşadığını ifade etti. Sınıfta yaşanan bu doğa hikayesinin, öğrencilerin hayvan sevgisini artırdığı ve unutamayacakları bir anıya dönüştüğü belirtildi.
İstanbul Evde alınan güvenlik önlemleri arasında yüzde 70,7 ile ilk sırayı zırhlı/çelik kapı aldı Suçtan korunmak amacıyla hanehalkının evde aldığı güvenlik önlemleri incelendiğinde; en yüksek yüzde 70,7 ile zırhlı/çelik kapı, yüzde 35,5 güvenlik kamerası ve yüzde 28,0 pencerelere panjur veya korkuluk oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Suçtan korunmak amacıyla hanehalkının evde aldığı güvenlik önlemleri incelendiğinde; en yüksek yüzde 70,7 ile zırhlı/çelik kapı, yüzde 35,5 güvenlik kamerası ve yüzde 28,0 pencerelere panjur veya korkuluk oldu. En düşük yüzde 4,7 hırsız alarmı, yüzde 4,8 bekçi köpeği ve yüzde 5,5 ile biber gazı/elektro şok oldu. Alınan güvenlik önlemleri kent-kır sınıflamasına göre incelendiğinde; ateşli silah ve bekçi köpeği önlemlerinin kırda, pencerelere panjur veya korkuluk önleminin ise orta yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu görüldü. Zırhlı/çelik kapı, güvenlik kamerası, daha yüksek çit veya duvar, özel kapı kilitleri, güvenlik görevlisi, biber gazı/elektro şok ve hırsız alarmı önlemlerinin ise yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu görüldü. Son bir yıl içinde bireylerin yüzde 3,5’i bilişim suçlarına, yüzde 2,8’i tüketici dolandırıcılığına maruz kaldı Araştırmada yer alan suç türleri için 15 ve üzeri yaştaki nüfusun son bir yıl içinde en az bir kez mağdur olma oranı, bir başka ifade ile yaygınlık hızı, değerlendirildiğinde; cinsel olmayan taciz yüzde 4,6, bilişim suçları yüzde 3,5, tüketici dolandırıcılığı yüzde 2,8 ile ilk sıralarda yer aldı. Yağma yüzde 0,1; araç hırsızlığı yüzde 0,2 ve araçtan kişisel eşyanın çalınması yüzde 0,6 ile en düşük yaygınlık hızına sahip suç türleri oldu. Yaşadığı suç mağduriyetini resmi bir merciye bildirme oranının en yüksek olduğu suç türü yüzde 81,3 ile araç hırsızlığı oldu Araştırmada yer alan suç türleri için, yaşanan son suç mağduriyeti olayını resmi bir merciye bildirme oranı incelendiğinde; en yüksek bildirme oranına sahip suç yüzde 81,3 ile araç hırsızlığı oldu. Bunu yüzde 68,4 ile motosiklet/moped hırsızlığı ve yüzde 53,3 ile saldırı ve yaralanma izledi. En düşük bildirme oranına sahip suç türleri ise sırasıyla yüzde 5,1 rüşvet, yüzde 11,0 cinsel taciz ve yüzde 14,7 cinsel olmayan taciz oldu. Çalınan eşya veya oluşan maddi kaybın toplam değeri çoğunlukla "24 bin 999 TL ve altında" oldu Son yaşanan suç mağduriyeti olayında çalınan eşya veya oluşan maddi kaybın 2025 yılı toplam değeri incelendiğinde, tüm suçlar için en yüksek oranın "24 bin 999 TL ve altında" gerçekleştiği görüldü. Evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığında "100 bin TL ve üzeri" ikinci sırada yer alırken, diğer suç türlerinde "25 bin-99 bin 999 TL" arası ikinci sırada yer aldı. Evden hırsızlık olaylarının yüzde 15,5’inde elektronik/elektrikli eşya çalındı Son yaşanan suç mağduriyeti olayında çalınan eşyanın türü incelendiğinde, evden hırsızlık olaylarının yüzde 16,6’sında evden bir şey çalınmazken; yüzde 15,5’inde elektronik/elektrikli eşya ve yüzde 14,9’unda mücevher, saat, altın çalındı. Diğer hırsızlık olaylarında ise çalınan eşya yüzde 19,4’ünde cüzdan/çanta/bavul ve evrak çantası, yüzde 15,2’sinde cep telefonu oldu.
Bursa Kestirmek isteyene kırsalda kurbanlık 20 bin liradan başlıyor Bursa’da kent merkezinde kurulan hayvan pazarlarında nakliye, kira, yem ve işçilik maliyetlerinin yüksekliği sebebiyle kurbanlık fiyatları artış gösterirken, kırsaldaki üreticilerin elindeki kurbanlıklar çok daha uygun fiyatlarla alıcı buluyor. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala pazarlarda hareketlilik yaşanırken, aynı zamanda kesim hizmeti de sunan kırsaldaki üreticiler yoğun talebi karşılamak için mesai harcıyor. Kent merkezindeki pazarlarda 100 kilograma kadar ulaşan küçükbaş kurbanlıkların fiyatları 25 bin ile 50 bin lira arasında değişirken, kırsal bölgelerde bu rakamlar çok daha aşağıda seyrediyor. 50-55 kilogramlık koçlar 25-30, 100 kilogramlık olanlar ise 45-50 arasında değişiyor. Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı kırsal Yamanlı Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılık yapan 26 yaşındaki genç üretici Hüseyin Demir, bu yıl kurbanlık için 100 Merinos koçu ayırdığını belirtti. Hayvanlardan 30’unun günler öncesinden satıldığını ve kalan 70 koçun da bayrama kadar elden çıkacağına inandığını söyleyen Demir, kurbanlık fiyatlarının 20 bin ile 40 bin lira arasında değiştiğini ifade etti. En hafif kurbanlığın 50 kilogramdan başladığını ve 20 bin liraya satıldığını aktaran Demir, 100 kilogramlık en büyük koçların fiyatının ise 40 bin lira olduğunu dile getirdi. Kent merkezindeki kurban pazarlarında fiyatların daha yüksek olmasını nakliye, yer kirası ve işçilik gibi ek masraflara bağlayan Demir, kırsalda üretim yapmanın avantajlarını şu sözlerle anlattı: "Biz kendi tarlamızda yemimizi üretiyor ve hayvanlarımıza veriyoruz. Kira, nakliye ve yüksek yem giderimiz olmuyor, bu da fiyatlarımıza yansıyor. Kırsaldan, köylüden ve direkt üreticiden almak tüketici için çok daha avantajlı. Üstelik uygun fiyatlarla kesim hizmeti de sunuyoruz. Kasapta etin kilosu 900 lirayı bulmuşken, bizim koçlarımızın et randımanı fiyatına göre gayet iyi." Son yıllarda yüksek maliyetler ve bakım zorluğu nedeniyle kurban pazarlarına getirilen hayvan sayısının azaldığına dikkati çeken genç üretici, merada büyüttükleri merinos koçlarını kesime son 2 ay kala özel besiye aldıklarını, bu sayede tüketicinin tam istediği et ve yağ oranını yakaladıklarını belirterek, kırsalda herkes için yeterli kurbanlık bulunduğunu sözlerine ekledi.
Eskişehir Bacağını kaybeden 15 yaşındaki çocuk, hayırseverler sayesinde özgürlüğüne kavuştu Eskişehir’de kemik tümörü sebebiyle sağ bacağı diz altından ampute edilen 15 yaşındaki Cüneyt Cuma, hayırseverlerin desteğiyle alınan protez sayesinde yeniden yürümeye başladı. Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi’nde ikamet eden Cüneyt Cuma, bu sene Ankara’daki bir hastanede ampute edildi. Kemik tümörü sebebiyle sağ bacağını kaybettikten sonra yaşamı olumsuz yönde etkilenen Cuma, yürüyemez hale gelmesi sebebiyle psikolojik sıkıntılar yaşadı. Çocuğunun durumuna üzülen baba, protez bacak yaptıracak maddi durumlarının olmaması sebebiyle hayırseverlerden yardım istedi. İlmek İlmek Bin Minik Yürek Yardımlaşma Grubu gönüllüleri, Cüneyt Cuma’ya protez yaptırmak için harekete geçti. Birçok kişinin katkısıyla alınan ithal bir protez, geçtiğimiz günlerde Cuma’nın sağ bacağına takıldı. Protez sayesinde tekrardan yürüyebilmeye başlayan çocuk, kendisine bu mutluluğu yaşatan hayırseverlere teşekkür etti. "Aktif vakum sistemli bir diz altı protez uyguladık" Protez Ortez Teknikeri Tolgahan Say, yaptıkları işlemle ilgili olarak, "Cüneyt kemik tümöründen dolayı sağ diz altından bacağını kaybetmiş, ampute etmişler. Ayşegül ve Ebru hanımların ekibi Cüneyt için bir bir kampanya başlattılar. Cüneyt’e aktif vakum sistemli bir diz altı protez uyguladık. Ayaktan alçı ölçü alıp ona özel bir soket tasarladık. Daha sonra parçaları bir araya getirerek protezi oluşturduk" dedi. "Cüneyt kardeşimizi özgürlüğüne kavuşturmak istedik ve başardık" İlmek İlmek Bin Minik Yürek Yardımlaşma Grubu Gönüllüsü Ayşegül Bozbaş, "Ben kendisini tanıdığımda bayağı küçüktü. Hastalandığını yeni öğrendim. Kemik tümöründen dolayı bacağı ampute edilmiş. Babası, çocuğumuzun daha rahat yürüyebilmesi adına bize ulaştı, hastalığından dolayı psikolojisinin ve moralinin bozulduğunu söyledi, daha rahat yürüyebilmesi adına bir protez yaptırıp yaptıramayacağımızı sordu. Biz de Selma Ebru Kaya kardeşimle beraber sosyal medyada kurmuş olduğumuz bir yardım platformunda duyurularımızı yaptık. Gerek Ebru kardeşimin dostları gerek bizim sayfa dostlarımız el birliği toplanarak Cüneyt kardeşimizi özgürlüğüne kavuşturmaya karar verdik ve başardık" şeklinde konuştu. Hayırsever Selma Ebru Kaya ise şunları söyledi: "Öncelikle Cüneyt’in haberini aldıktan sonra bize destek olan, yanımızda olan, güvenen herkese teşekkür ederiz. Hem Ayşegül ablanın ekibi hem de bizim ekibimizle beraber bir öncekinde de Gülcan hanıma protez taktırmıştık. Yine Tolga bey bize destek olmuştu. Şimdi de Cüneyt’e protez bacak taktırdık. Bize emek veren, gönül veren herkese tekrar teşekkür ederim."