GÜNDEM - 05 Ocak 2024 Cuma 16:05

Prof. Dr. Cengiz Atlı: "Sarıkamış harekatının amacı; işgal altında kalan Kars’ın, Sarıkamış’ın, Kağızman’ın ve Iğdır’ın kurtarılmasıdır"

A
A
A
Prof. Dr. Cengiz Atlı: "Sarıkamış harekatının amacı; işgal altında kalan Kars’ın, Sarıkamış’ın, Kağızman’ın ve Iğdır’ın kurtarılmasıdır"

1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunun Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlattığı Sarıkamış Harekatı’nda şehit düşen askerler için harekatın 109’uncu yılında anma etkinlikleri düzenlenirken o dönemde yaşanılanları Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Atlı anlattı.


Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’na fiilen girdikten hemen sonra Harbiye Nazırı Enver Paşa’yı aynı zamanda Osmanlı III. Ordu Komutanı olarak Sarıkamış Kuşatma Harekâtını bizzat yürüttüğünü belirten Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Atlı, Enver Paşa’nın kuşatma planını uygulamak için 22 Aralık 1914’de başlattığı taarruzun Birinci Dünya Harbi’nin en acı sayfalarından birini oluşturduğunu söyledi.


Enver Paşa’nın bizzat kendisinin de belirttiği gibi burada ordu sadece düşmana karşı değil “havanın ve yerin” gösterdiği muhalefete karşı da mücadele etmek zorunda kaldığını belirterek, “Asker çoğu zaman yolu olmayan, ya da bir-bir buçuk metreye varan karla kaplı olan, geçit vermeyen 3500 metre yüksekliğindeki dağ yollarını aşmak zorunda kalmıştır. Öyle ki 19 Aralık ile 10 Ocak tarihleri arasında bölgedeki ortalama hava sıcaklığı -20 ile -25 dereceye kadar düşmüştü. Enver Paşa’nın kendi karargâhı bile 25 Aralık ile 2 Ocak tarihleri arasını çadırsız geçirmek zorunda kalmış ve bazı karargâh subaylarının ayak parmaklarının donduğu görülmüştür. Ordu, ulaşım güçlüğü nedeni ile sadece dört güne yetecek kadar yiyeceği beraberinde götürmüş ve 25 Aralık ile 27 Aralık akşamına kadar, iki gün sadece ekmek ile zeytin yemek zorunda kalmıştır. Bütün bu sebeplerden dolayı Sarıkamış önlerine ancak yorgun ve bitkin halde bir avuç asker ulaşabilmiştir. Bu felaketin en önemli nedeni, araç ve gereç yetersizliğinden dolayı, kolordular arasında iyi bir muhaberenin kurulamamış olmasıydı” dedi.


Sarıkamış harekatının amacı işgal altında kalan Kars’ın, Sarıkamış’ın, Kağızman’ın ve Iğdır’ın işgal altında kurtarılmasıdır diyen Atlı; " Enver Paşa’nın o dönemdeki Erkan’ı Harbiye’nin başına geçmesinden sonra ilk hareketinin birincisi Sarıkamış olmuştur. Sarıkamış’ın o dönemde hareket itibariyle Aralık ayında başlayıp Ocak ayında neticelenen bir harekattır. Tabiat şartları bakımından iklim şartları bakımından oldukça zor bir harekattır. Çünkü o dönemde Aralık ayındaki kışın en sert olduğu dönemlerde özellikle iklimin en sert olduğu dönemlerde ve oradaki askerlerin Allahuekber dağında yaşayarak yaklaşık 2 metreye yakın bir kar arasında Sarıkamış ile uğraşması gerçekten kolay değildir” dedi.


Şehit sayısı ile ilgili kesin bir bilginin olmadığını belirten Atlı; “O dönemde Sarıkamış hareketine katılanlara baktığımızda yaklaşık belli bir sayı mesela bazı kaynaklarda şehit sayısı 30 bin 60 bin 90 bin arasında verilir ama biz kesin neticeyi bilmiyoruz. Kesin neticeyi bilmememizin sebebi o dönemde kaybolanları olması, vahşi hayvanlar tarafından parçalananların olması özellikle firarilerin olmasından dolayı kesin bir rakam veremiyoruz. Osmanlı arşiv kaynaklarında gerekse Cumhuriyet arşiv kaynaklarında kesin ve net ve rakama ulaşamıyoruz fakat şehit sayımız çok fazladır. Enver Paşa’nın bu harekattan amacı öncelikle Sarıkamış’tan Kafkaslara kadar ulaşan bir Panturancılık düşüncesini gerçekleştirmekti. Fakat bu harekat o dönemdeki kış şartları ikincisi iletişimsizlik istenilen neticeyi sağlayamadı” dedi.


Rusların asıl amacının sıcak denizlere inmek olduğunu dile getiren Atlı; “Savaşın sonunda kaybedilen bu savaştan sonra Ruslar ileri bir harekete geçerek Muş’u, Erzurum ve Bitlis’e kadar 1916 yılına kadar geniş bir hareket düzenleyerek bir kalkışmaya kalktılar. Rusların buradaki amaç aslında işgal değil ilhak etmekti yani kendilerine kattılar. Özellikle yeni bir Kars inşa ettiler. Kars Serhat şehrimiz Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan şehrimiz en önemli geçiş noktamızdır. Çünkü en önemli geçiş kapılarımızdan biri Kars’tır. Enver Paşa’nın en önemli amacı özellikle Erzurum’dan itibaren Sarıkamış ve Kars’ı ele geçirmek ve o dönemdeki Vilayat-ı Sitte sınırlarına tekrar ulaşmaktır. Çünkü Berlin antlaşması ile birlikte Kars, Ardahan ve Batum’u kırk yıl süresince Rus işgaline bırakmışlardı. Iğdır’ın işgal tarihi biraz daha farklıdır. 1828 Türkmençay Antlaşması ile elimizden çıkan bir Iğdır yaklaşık 1920 yılına kadar işgal altında kalmıştır. Dolayısıyla bu bölgelerin kurtarılması bizim için çok önemli çünkü Ruslar bu bölgeyi elde ettikleri zaman önce nüfus yapısını idari yapıyı değiştirmeyi amaçladılar. Vilayetler kurarak etnik yapıyı değiştirmek için oluşumlara gittiler. Rusların buradaki amaçları burayı elde ederek sıcak denizlere inmekti” dedi.


Sarıkamış harekatının birçok sebebin olduğunu kaydeden Atlı; “Yaklaşık 30 bin ile 60 bin şehitten bahsediyoruz. Bazı kaynaklarda bu 90 bine kadar çıkıyor. Bu çok büyük bir hezimettir. Soğuk kar şartlarında, iklim şartlarında özellikle iletişimsizlik, cephaneler arasındaki uyumsuzluk bu cephenin başarısız olmasında en büyük etkendir” dedi.



Prof. Dr. Cengiz Atlı: "Sarıkamış harekatının amacı; işgal altında kalan Kars’ın, Sarıkamış’ın, Kağızman’ın ve Iğdır’ın kurtarılmasıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Maden ocağındaki göçük tatbikatı gerçeği aratmadı Gümüşhane’de maden ocağında göçük ve patlama senaryosu ile gerçekleştirilen tatbikat gerçeği aratmadı. Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde Süleymaniye Mahallesi Kırkpavli mevkiinde bulunan özel bir firmaya ait maden sahasında düzenlenen kapsamlı eğitim tatbikatı, bölgede faaliyet gösteren maden ocaklarında meydana gelebilecek olası göçük ve patlama olaylarına karşı hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 75 personelin katıldığı tatbikatta, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ekiplerinin yanı sıra AFAD ve maden arama kurtarma ekipleri de yer aldı. Senaryo gereği maden ocağında meydana gelen göçük sonrası enkaz altında kalan yaralılar ekipler tarafından çıkarıldı. Maden ağzında ilk müdahaleleri yapılan 20 yaralı, kurulan sahra hastanesine güvenli şekilde nakledildi. Tatbikatta görev alan ekipler, kriz anlarında koordinasyon, hızlı müdahale ve teknik becerilerini geliştirme imkânı bulurken, yüksek stres altında çalışma deneyimi de kazandı. Gümüşhane’nin maden potansiyeli nedeniyle seçilen tatbikat temasının, ekiplerin olası afet ve acil durumlara karşı müdahale kapasitesini artırmayı hedeflediği belirtildi. "Acil olaylar ve doğal afetlere karşı sürekli hazırlıklıyız" Tatbikatın başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Emre Karataş, "Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü, Gümüşhane UMKE Birimi olaraktan acil olaylara, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu hazırlıklar kapsamında da belirli aralıklarla, belirli periyotlarla bir takım tatbikat eğitimleri planladık. Konu olarak madende göçüğü seçtik. Madende göçük altında kalan yaralılarımızın tahliyesiyle başlayan UMKE birimimizin kurmuş olduğu Sahra Hastanesi’nin nakliyle devam edip bitirdiğimiz güzel bir tatbikatımız oldu. Tatbikatımızda yaklaşık 75 personel yer aldı. UMKE birimimize ek olaraktan AFAD birimimiz ve maden firmasına ait arama kurtarma ekipleri ile beraber koordine olarak bu tatbikatımızı gerçekleştirdik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizim için gayet verimli, güzel, özverili bir çalışma oldu" dedi. "Maden arama kurtarma ekipleriyle koordineli çalıştık" Yaralıların ekiplerin koordineli özverili çalışmasıyla sahra hastanesine nakillerinin sağlandığını belirten Gümüşhane UMKE Sorumlusu Neşe Öztürk, "Bu aslında tatbikattan ziyade bir eğitim tatbikatıydı. 20 tane yaralıyla çalıştık. Maden ocağının biraz daha dış alanında bir alana sahra hastanesi kurduk. 4 tane sarı hasta, 2 tane kırmızı hasta, geriye kalan 14 tane hasta da yeşil olacak şekilde sahra hastanesine naklini sağladık. Bizim şehrimiz madenleriyle bilinen bir şehir. Biz de bu nedenle konu olarak maden göçüğü, maden patlamasını tercih etmek istedik. Alan içerisine girme yetkisi olan tek birim maden arama kurtarma birimi. Onlar kendi çıkardıkları hastaları maden ocağının ağzından UMKE ekiplerine teslim ettiler. Hep beraber koordineli bir şekilde çalışıp Sahra Hastanesine nakillerini sağladık" diye konuştu. Maden Mühendisi Şerafettin Küçüköner ise "Tabii böyle olayların yaşanmaması en büyük arzumuzdur. Yaptığımız tatbikatla olay anındaki aksiyon, heyecan, tansiyon gibi şeylerin tespit edilmesi; olayla alakalı gerçek olmamasına rağmen bu olayın atmosferine dâhil olunup neler olabileceği hakkındaki düşüncelerin tecrübe edilmesi güzel" ifadelerini kullandı. "Yaşanmasını istemediğimiz olayları tecrübe ettik" İleride maden sahalarında yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bu tür eğitimlerin sürmesi gerekliliğini vurgulayan İş Güvenliği Uzmanı Mehmet Emre Ertürk, "Yaşanmasını istemediğimiz olayları burada tecrübe etmeye çalıştık. Arama kurtarma ekibimizle beraber UMKE koordinasyonunda ileride oluşabilecek istemediğimiz kazaların önüne geçmek için bizim için de ufak bir senaryo oldu. Gelişimi ve geliştirmeye açık bir şey olarak devam edecek" dedi.
Muğla Kaymakam Kaya, gençlik projesi heyetini ağırladı Marmaris’te Erasmus kapsamında yürütülen "AI Connects YOUth" projesi çerçevesinde ilçeye gelen uluslararası proje ekibi, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya’yı makamında ziyaret etti. Muğla Valiliği tarafından 2026 yılının Gençlik Yılı ilan edilmesi kapsamında, 1-10 Nisan 2026 tarihleri arasında ilçede sürdürülen proje kapsamında Almanya, Türkiye, İtalya, Sırbistan, Slovakya ve Kuzey Makedonya’dan gelen toplam 30 gençlik çalışanı Marmaris Kaymakamlığı’nda ağırlandı. Ziyarette Kaymakam Refiki Birkan Göktaş da yer aldı. Yapay zeka ve dijital araçların gençlik çalışmalarında daha etkin kullanılmasını amaçlayan proje kapsamında katılımcılar, Marmaris’te eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Program boyunca gençlik çalışanlarının hem teorik hem de uygulamalı oturumlarla yapay zekâ teknolojilerini deneyimlediği belirtildi. Projeyle gençlerin dijital becerilerinin geliştirilmesi, yenilikçi eğitim yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve özellikle dezavantajlı gençlerin teknoloji aracılığıyla toplumsal yaşama daha güçlü katılım sağlaması hedefleniyor. Ziyaret sırasında proje katılımcıları tarafından Marmaris, yerel yönetim çalışmaları ve ilçede yürütülen gençlik faaliyetlerine ilişkin çeşitli sorular yöneltildi. Kaymakam Nurullah Kaya, 2026 yılının Gençlik Yılı ilan edilmesinin gençlere yönelik projelerin artması ve desteklenmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Kaymakam Kaya ayrıca Marmaris’in doğal, tarihi ve turistik değerleri hakkında bilgi vererek, ilçenin uluslararası projelere ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Samimi ortamda gerçekleşen görüşmede, uluslararası gençlik projelerinin Muğla’nın gençlik vizyonuna katkı sunduğu vurgulanırken, proje ekibine çalışmalarında başarı dilekleri iletildi.