- 22 Kasım 2022 Salı 12:14

Baba mesleğiyle yetinmedi, üniversiteyle pekiştirip halı tezgahının başına geçti

A
A
A
Baba mesleğiyle yetinmedi, üniversiteyle pekiştirip halı tezgahının başına geçti

Ispartalı El Sanatları Uzmanı İhsan Akkuş baba mesleği olan halı dokumacılığı ve halı tamiri mesleğini gelecek nesillere aktarmak ve halıcılığı canlandırmak için çalışıyor.

Ispartalı El Sanatları Uzmanı İhsan Akkuş baba mesleği olan halı dokumacılığı ve halı tamiri mesleğini gelecek nesillere aktarmak ve halıcılığı canlandırmak için çalışıyor.


Isparta’da yaşayan 53 yaşındaki İhsan Akkuş 12. yüzyıldan beri varlığı bilinen, desenleri, ilmiği, yün ve pamuk kalitesiyle dünya çapında üne sahip Isparta Halısını şimdilerde Isparta’da bulunan Isparta Etnografya Halı ve Kilim Müzesinde, dokumasını ve tamirini yaparak mesleğini gelecek nesillere aktarmaya çalışıyor. Baba mesleği olan halı tamirciliğinde çocukluğundan beri halı ve kilimlerin içinde büyüyen Akkuş, bu işi meslek edinmeye başlayarak, Güzel Sanatlar Fakültesinde lisans eğitimini tamamladıktan sonra yine Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları bölümü Halı-Kilim ve Eski Kumaş Desenleri Ana sanat dalında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Alaylı ve mektepli olmanın avantajlarına sahip olan Akkuş bilgilerini gelecek nesillere mutlaka aktarması gerektiğini belirterek “Gerek dokuma, gerek tamir ve tasarım konusunda yetiştirdiğim insanlar var. Baba mesleği halı tamirciliği ata mesleğim benim. Özellikle dijital tasarım konusunda bilgisayar ekranında tasarım yaparak uygun malzemelerin, ipliklerin nerede olduğunu, nereden temin edeceğimizi sektörün içinde büyümüş olmanın verdiği avantajla biliyorum. Meslek bizi bu noktalara getirdi ben de mesleğe olan ahde vefamı yerine getirmeye çalışıyorum. Kalıcı değiliz geçmişimizde arkamızda hoş bir seda bırakabilmek yaptıklarımız yapacaklarımız bunlardan ibaret” dedi.



“Kendimizi çalışırken yetiştirmiş gibi olduk”


Her türlü halı dokuma tekniğinin tamirini yapabildiğini ve çocukluğundan beri bunun içinde olduğunu vurgulayan İhsan Akkuş “Halı tamiri tabi baba mesleği ama işi üniversite okuduktan sonra fark ettik. Aslında tamirin ne olduğunu dokumadan kaynaklı hatalar dokuma sonrası kaynaklanan hatalar veya yıkama sonrası kaynaklanan hataları babamdan kendi evimizde olan atölyemizde öğrendim. Tamirin içinde olduğum için bize sadece bir tek halı veya sadece Isparta Halısı gelmiyordu. Her türlü Türkiye’nin değil dünyanın muhtelif bölgelerinden farklı dokuma tekniklerinden halılar geliyordu bunları tamir ederken de o teknikler her zaman benim dikkatimi çekmişti. Aslında bir yerde kendimizi çalışırken yetiştirmiş gibi olduk” şeklinde konuştu.


Şimdilerde birçok kişiye halı dokuma ve tamir konusunda öğreticilik yapan Akkuş Öğrencileri ile birlikte yaptıkları halılar ile Isparta’da halıcılığın tekrar canlanmasını sağlayacaklarını belirterek “Artık günümüz şartlarında bir sınırsızlık var yani şunda olup bunun arkası olmaz denen bir kavram kalktı. Bugün burada yaptığımız tasarımlarda sınır koymuyoruz kendimize bu yünden olacak başka olmaz değil pamuk, yün, viskon, keten her birini kullanabilme bilgi becerisine sahibiz dolayısıyla yetiştirdiğim insanlar bu malzemelerle birlikte dokuyacakları dokumaların kalitesine göre de ne yapmaları gerektiğini öğretiyorum. Bizim halıdan daha fazla dokumacılık kültürümüz var yani dokuma bilgi beceri ve kabiliyetlerimiz var bu vesileyle düne kadar yapamadıklarımızı bugün yapmaya çalışıyoruz yani Isparta halısını yeniden canlandırmaya çalışmamızdaki gaye de bu. Yüzyıllar öncesinde Isparta’da dokunmuş halılarının bugün dünyanın muhtelif müzelerinde sergilenen halıların tekrar üretimini yapıyoruz. Bunları yapmakla kalmayıp üzerine neler katabiliriz onların çalışmalarını yapıyoruz. Yeni modellerin yeni tasarımların, dünyanın arz ve taleplerine cevap verebilecek ürünlerin tasarlanması ve üretebilmesi. Biz bunları yapabilirsek dünyadaki rekabet gücümüz artar ve dünyadaki pazardan payımızı alabiliriz. Bu aşamada çalışmalarımız tam gaz dolu dolu devam ediyor. Dolayısıyla Isparta dediğimiz zaman halı değil ama halıcılık olarak bilgi becerimizi katma değeri olan sürdürülebilir halılarla tekrar canlandırmaya çalışıyoruz” dedi.


Şuan tamamen yün halılar yaptığını belirten Akkuş, yaptığı ürünlerin bir geleceğinin olduğuna, yani yüzyılda geçse üzerinden müzelerde sergilenecek ürünler olduğuna inandığını dile getirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa "Şampiyon Melekler"in adı Nilüfer’de yaşayacak Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden KKTC’li "Şampiyon Melekler"in adını Beşevler Cimnastik Salonu’nda ölümsüzleştirdi. Duygu dolu anlara sahne olan törende, şampiyonların anısının Nilüferli çocukların umutlarında ve başarılarında yaşayacağı vurgulandı. 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’daki İsias Otel enkazında hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji Voleybol Takımının anısı, Nilüfer’de sporla yaşamaya devam edecek. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir törenle, Beşevler Cimnastik Salonu’nun adı "Beşevler Şampiyon Melekler Cimnastik Salonu" olarak değiştirildi. Duygu dolu anların yaşandığı isim verme törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Yarım kalan hayalleri bizim için sorumluluktur" Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ın acısının ilk günkü gibi taze olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, "Adıyaman’da yıkılan binalardan biri olan İsias Otel’in altında çoğu çocuk 35 canımızı yitirdik. Onlar birer şampiyon ve melekti. Nilüfer bir spor kentidir. Bizim en büyük gururumuz, ahlaklı ve sporu yaşam biçimi haline getirmiş gençler yetiştirmektir. Tıpkı Şampiyon Melekler gibi. Onların yarım kalan hayalleri artık bizim için bir sorumluluk. O güzel çocukların adını, yine çocukların sporla büyüyeceği bu salonda yaşatmak istedik. Onların hayalleri buraya gelen her çocuğun hayalinde büyüyecek" dedi. Başkan Şadi Özdemir ayrıca, bu fikrin oluşmasına vesile olan RUMELİSİAD’a teşekkürlerini iletti. "Çocuklarımızın umutlarında olacaklar" CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, Kıbrıs Türkleriyle olan kardeşlik bağına dikkat çekti. Salonun, Nilüfer’in yanı sıra farklı şehirlerden ve uluslararası turnuvalardan gelen sporcuların da Şampiyon Melekler’in hikâyesinin öğreneceği bir mekan olması dileğinde bulunan Öztürk, "Onlar her zaman kalplerimizde ve çocuklarımızın umutlarında olacak" diye konuştu. Deprem haberini alır almaz Adıyaman’a gittiklerini ve oradaki dayanışmayı asla unutamadıklarını belirten Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ise, zor günlerde her zaman Türkiye’nin desteğini gördüklerini söyleyerek, Nilüfer Belediyesi’ne gösterdiği bu vefa örneği için teşekkür etti. Sürecin mimarlarından RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke de, Kıbrıs’ta düzenlenen bir ekonomi zirvesinde paylaştıkları bu düşüncenin bugün hayata geçmesinden duydukları gururu dile getirdi. "Şampiyonlar asla ölmez" Törende Şampiyon Meleklerin aileleri adına konuşan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duygu yüklü bir konuşma yaptı. Çocuklarının voleybola ve ülkelerini temsil etmeye tutkuyla bağlı olduğunu belirten Karakaya, "Spor salonları sadece müsabaka yeri değil; dostluğun, dayanışmanın, emeğin ve hayallerin büyüdüğü alanlardır. Çocuklarımızın isimlerinin böyle bir yerde yaşayacak olması bize tarifsiz bir gurur veriyor. Bizler adalet mücadelemizi sürdürürken, onların adlarını sporda ve umut dolu projelerde yaşatmaya devam edeceğiz. Çünkü şampiyonlar asla ölmez" dedi. Konuşmaların ardından Şampiyon Melekler anısına hazırlanan özel bir video gösterimi gerçekleştirildi. Tören, katılımcıların salon girişinde hazırlanan anı duvarına kırmızı karanfiller bırakmasıyla sona erdi.
Aksaray Su kuyusundaki temizlik faciasında ölen 3 kişi son yolculuğuna uğurlandı Aksaray’da temizlik için indiği su kuyusundan çıkmayan şahsın arkasından inen 2 kardeşi ve 1 kuzeni de oksijen yetersizliği nedeniyle fenalaştı. Kuyuya inerek hayatını kaybeden 2’si kardeş 1’i kuzen 3 kişi bugün köy mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı. Olay, dün saat 16.30 sıralarında Aksaray’ın merkeze bağlı Koçpınar köyünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, müstakil evlerinin bahçesinde tarım arazilerini sulamak için kullandıkları yaklaşık 19 metre derinliğindeki su kuyusuna inen Mehmet Yeşildal (30) bir süre sonra çıkmayınca kardeşleri Recep Yeşildal (45), İsmail Yeşildal (50) ile kuzeni Murat Yeşildal (28) da kuyuya indi. Kuyudaki oksijen yetersizliği nedeniyle 2 kardeş ve 1 kuzen de kuyudan çıkamadı. Diğer aile fertleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, itfaiye, Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen kurtarma ekipleri, oksijen maskeleri takarak kuyuya indi. Kuyuda bulunan İsmail Yeşildal yaralı olarak kurtarılırken, kardeşleri Recep ve Mehmet Yeşildal ile kuzeni Murat Yeşildal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri olay yerinde inceleme yaptı. "Mehmet’in arkasından ilk ben indim, 112’yi arayın diye bağırdım" Olayda hayatını kaybeden 2’si kardeş 1’i kuzen 3 kişi bugün köy meydanında kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Kuyuya inip yaralı olarak kurtarılan ve hastaneye kaldırılan İsmail Yeşildal tedavisinin ardından köy meydanındaki cenaze namazına katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yeşildal, "Mehmet dinamoyu kontrol etmeye girmişti. O an aşağıda sendeledi. Sendeleyince ben aşağıya indim. Normalde Mehmet’in arkasından ben indim. Murat ve Recep de inmiş ama onların indiğinden benim hiç haberim olmadı. Mehmet’i düzelttim, kaldırdım sonra 112’yi arayın diye bağırdım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ben indiğimde aşağıda bir kişi, Mehmet vardı, o da canlıydı. Bu kuyuyu bahçe sulamak için kullanıyorduk. Her sene temizliyorduk. Bu sene böyle dengesizlik oldu. Koku falan yoktu, sadece oksijen yetersizdi. Başka koku falan yoktu. Beni de AFAD çıkarmış. Normalde Mehmet’in arkasından ilk inen benim. Yelek giydirmeye çalıştıklarını hatırlıyorum ama bulanık hepsi. Benim indiğimde 1 metre falan su vardı. Ondan sonra dolmuş" dedi.
Bilecik İl Müdürü Bozkurt: "Bilecik’imizin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, dünya gastronomisinde Türk mutfağının asırlık tariflerle, zengin kültür senteziyle, geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürü ile önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, "Bilecik’imizi ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. İl Kültür Ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt, 21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası ile ilgili kutlama mesajı yayımladı. Bozkurt mesajında, "Böylesine önemli ve zengin Türk Mutfağının dünyaya tanıtılması noktasında Kültür ve Turizm Bakanlığımız yönetiminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde, 21-27 Mayıs tarihleri ülkemizde Türk Mutfağı Haftası olarak kutlanmaya başlanmıştır. Kültürümüzün bir parçası olan lezzetlerimizin, zengin mutfağımızın tanıtılması ve dünyaya duyurulması noktasında çok önemli olduğunu düşündüğümüz bu haftada 81 ilimizde ülkemizin dört bir yanında binlerce çeşit yöresel yemek kültürümüz ve tatlarımız görücüye çıkıyor. Tatlısından tuzlusuna, çorbasından unlu mamullere, etli yemeklerinden salatasına kadar birçok çeşit ürün ulusal ve uluslararası platformda hem tanıtılacak hem de tadım fırsatı sunulacak" dedi. İl Müdürü Bozkurt açıklamasının devamında, "Bilecik, zengin bir yemek ve gastronomi çeşitliliğine sahiptir. İlimizde her ilçemizin ayrı tatları ön plana çıkmaktadır. Türk mutfağı; sağlıklı, doğal ve köklü yapısıyla dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. İlimizde gerçekleştirilen bu programda yerel üreticilerimizin ve kültürel değerlerimizin görünürlüğünü artırmış, halkımızın yoğun ilgisiyle karşılanmıştır. Emeği geçen başta kaymakamlarımıza, belediye başkanlarımıza, tüm kurum ve kuruluşlarımıza, katkı sağlayan paydaşlarımıza ve kıymetli hemşerilerimize teşekkür ederim. Bilecik’imizi ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalarımızın kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Kayseri Uluslararası Türkoloji Zirvesi’ne üst düzey katılım Talas Belediyesi, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını geleceğe taşımayı hedefleyen önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım’ın himayelerinde gerçekleştirilecek ’Uluslararası Türkoloji Zirvesi’, 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Talas’ta düzenlenecek. Türk dili, ortak alfabe çalışmaları, kültürel birliktelik ve Türk dünyasının gelecek vizyonunun ele alınacağı zirveye; başta TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım olmak üzere Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, KKTC Aksakalı Oktay Öksüzoğlu, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin TÜRKSOY nezdindeki temsilcileri ve çok sayıda üst düzey diplomatın katılması bekleniyor. Türkiye başta olmak üzere Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan’dan bakan yardımcıları, akademisyenleri, kültür insanlarını, bilim adamlarını ve sanatçıları bir araya getirecek zirve, Türk dünyasının kültürel hafızasına önemli katkılar sunacak. Talas Belediyesi tarafından geçen yıl düzenlenen Türk Dünyası Yazar ve Şair Buluşmalarıyla kültürel birlikteliğe güçlü katkılar sağlanırken, Uluslararası Türkoloji Zirvesi ile bu çalışmalar daha geniş ve uluslararası bir boyuta taşınmış olacak. Özellikle 1-4 Kasım 2025 tarihleri arasında Talas’ta gerçekleştirilen Türk Dünyası Yazar ve Şairleri Buluşması programı, Türk coğrafyasından gelen fikir ve edebiyat insanlarını aynı çatı altında buluşturarak büyük yankı uyandırmıştı. Zirve çerçevesinde Türkçe Sokağı gezisi, Ortak Alfabe Anıtı’nın açılışı, akademik oturumlar ve ’Türk Dünyasında Ortak Dil ve Kültürel Gelecek’ konulu panel gerçekleştirilecek. Programlarda Türk devletleri arasındaki kültürel iş birliği, ortak alfabe süreci ve kültürel entegrasyon konuları masaya yatırılacak. Türk dünyası müzik ve halk dansları gösterisi Zirvenin kültürel ayağında ise Talas Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu sahne alacak. 20 Mayıs Çarşamba saat 20.00’de Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek gösteride Türk dünyasının farklı coğrafyalarına ait ezgiler ve halk dansları vatandaşlarla buluşacak. Programda ortak kültürün müzik ve folklor yoluyla sahneye taşınması hedefleniyor.