- 16 Mart 2023 Perşembe 08:58

Depremzede üçüzler Isparta’da ders başı yaptı

A
A
A
Depremzede üçüzler Isparta’da ders başı yaptı

Malatya’dan Isparta’ya gelen depremzede üçüz kardeşler İkra, Erva ve Meyra depremin izlerini Isparta’da eğitim gördükleri yeni okullarında silmeye çalışıyor.

Malatya’dan Isparta’ya gelen depremzede üçüz kardeşler İkra, Erva ve Meyra depremin izlerini Isparta’da eğitim gördükleri yeni okullarında silmeye çalışıyor.


Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlere Malatya’da yakalanan Hilal ve İhsan Coşkun çiftinin üçüz kızları 7 yaşındaki İkra Nur, Erva Nur, Meyra Nur eğitimlerine aileleriyle birlikte geldikleri Isparta’da devam ediyor. Isparta Şehit Ferhat Çiftçi İlkokulunda birinci sınıf eğitimine başlayan üçüz kardeşler yeni okullarına ve arkadaşlarına adapte olup depremi unutmaya çalışıyor. Üçüz kızlarının okullarına adapte olması konusunda çok fazla ilgi gördüklerini söyleyen anne Hilal Coşkun “Depremden sonra on gün kadar Malatya’da kaldık. Çocukların çok etkilendiğini görünce Isparta’ya geldik. KYK yurdunda kalıyoruz. Üçüzlerimiz birinci sınıfa başladı alışma dönemindeler. Yarım dönem Malatya’da eğitim gördükten sonra adapte olamadılar çok fazla ama sağolsun okulumuz çok ilgileniyor. Kızlarımdan birisi biraz sıkıntı yaşıyor ama diğer ikisi seviyorlar okula devamlı olarak gidip geliyorlar. Durumları şu an olarak iyi ama depremin etkisini hala atamadılar üzerlerinden. Burayı seviyorlar Malatya’ya dönmek istemiyorlardı ama ’arkadaşlarımızı özledik’ “arkadaşlarımızla aynı ortamda olmak istiyoruz” diyorlar. Buradaki öğretmenlerini de seviyorlar ama kendi öğretmenlerini istiyorlar. Oyunlarında ya da kitap okurken deprem geçtiği anda aynı şeyleri yaşayacak hisse kapılıyorlar” dedi.


Deprem anında çocukları ile yaşadıklarını anlatan baba İhsan Coşkun ise “Sabah 4.17 de deprem olduğu zaman bir anne baba olarak ilk akla gelen çocuklar. Çocukların odasına koştuk onları bazaların arasına aldık. Orada beklemeye başladık. Deprem çok şiddetliydi. Depremi 45 saniyelik iki deprem gibi düşünebilirsiniz. Birinci deprem oldu sonra yavaşlamaya başladı ardından ikinci deprem hızlı bir şekilde oldu. Kolonlardan duvarlardan sürekli ses geliyordu. Gittik dedik Kelime-i Şehadet getirdik bekledik. Sonrasında dışarı çıktık zaten tabi o sürede çocuklar inanılmaz korkmuşlardı. O gün ikinci dönemin ilk günüydü aşırı kar yağışından dolayı tatil edildi okullar ve dışarısı soğuktu zaten. Belli bir süre sonra aceleyle çıktığımız için çok hızlı bir şekilde tekrar içeriye girmek zorunda kaldık. Çocukların montlarını aldık ve dışarıda beklemeye devam ettik. Birkaç gün arabada kaldık yeme ve içme noktasında zorlandık çünkü büyük bir alanda deprem olmuştu. İkinci günden itibaren hamdolsun devletimizden, milletimizden, sivil toplum kuruluşlarından su, çorba ve battaniye yardımları gelmeye başladı. Hava inanılmaz soğuktu biz şanslıydık arabamız vardı arabada kalıyorduk” şeklinde konuştu.


İkinci günün sonunda üçüz kızları ile birlikte köy evlerine yerleştiğini dile getiren baba, “Çocukları oraya götürdük köy evi de sürekli sallanıyordu. Malatya sürekli sallantı halindeydi. On beş gün orada kaldık. Malatya’dan çıktığımız zaman orayı boş bırakmış gibi hissettik, kendimizde eksiklik hissediyorduk. O süre zarfında gündüzleri Kızılay’a, AFAD’a, kaymakamlığa gidip sürekli bir yardım, erzak dağıtımı, çadır dağıtımı yardımında bulunuyorduk ki vicdanen kendimizi rahatlatalım. Akşam eve geldiğim zaman çocuklar bana baba deprem oldu korktuk gibi cümleler kuruyorlardı. Bir gün gece yine iki, üç gibi bir sallantı oldu dışarı çıktık çocuklar aşırı derecede korkmuşlardı ağlamaya başladılar. Bunun üzerine eşimle birlikte çocuklar için Malatya dışına çıkalım dedim. İlk önce Antalya’ya gittik oradan sonra Isparta’ya geldik. Hamdolsun yerimiz gerçekten iyi” şeklinde konuştu.



“Çocuklar, ben enkaz altında kalayım sizde beni kurtarın gibi” oyunlar oynamaya başladı”


Isparta’da bulundukları süre içerisinde Malatya’ya dönmeyi düşündüklerini belirten baba İhsan Coşkun “Sonrasında 5.6 şiddetinde bir deprem oldu orada bir arkadaşım vefat etti bir arkadaşım ağır yaralı ondan dolayı vazgeçtik. Yakın zamanda birkaç gün içerisinde dönmeyi düşündük fakat şunu fark ettik. Birkaç kere oyun oynarken ard arda “sen anne ol, ben baba olayım, çocuk olayım, ben enkaz altında kalayım siz de beni kurtarın gibi” oyunlar oynamaya başlayınca biraz daha duralım dedik. Bu süreçte Şehit Ferhat Çiftçi İlkokuluna yazdırdık. Burada hem idareci arkadaşlar, hem de öğretmenler çok ilgililer. Rehabilite açısından çok yardımcı oldular çok faydaları oldu. Allah kendilerinden razı olsun. Rabbim devletimizden milletimizden razı olsun bir daha yaşatmasın” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.