POLİTİKA - 10 Mayıs 2023 Çarşamba 16:24

Davraz Kapalı Pazaryeri’nin Ağustos ayı sonunda tamamlanması hedefleniyor

A
A
A
Davraz Kapalı Pazaryeri’nin Ağustos ayı sonunda tamamlanması hedefleniyor

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, geçen sene kış ayındaki yoğun kar yağışında çöken Davraz Kapalı Pazaryeri’ndeki inşaat çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, geçen sene kış ayındaki yoğun kar yağışında çöken Davraz Kapalı Pazaryeri’ndeki inşaat çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Müteahhit firmanın pazaryerini Ağustos ayının sonuna yetiştirmeyi hedeflediğini belirten Başkan Başdeğirmen, “Bu alana 148 adet fore kazık çaktık. Birbirine bağlı güçlü temeller atarak olası bir depreme karşı dayanıklılık oluşturduk. Firma Ağustos ayının sonuna tamamlamayı hedefliyor ama 15 gün daha öne çekebilirsek, bir an önce vatandaşımızın ve esnafımızın hizmetine burayı sunmak istiyoruz” dedi.


Isparta Belediyesi, geçen sen kış aylarında yoğun kar yağışı sebebi ile çöken, 7 bin 857 metrekare toplam alana sahip bölgedeki 6 bin 750 metrekarelik pazar alanının üstünün kapatılması için çalışmalarını sürdürüyor. Yüklenici firma tarafından yapı sağlamlığı için zeminde fore kazık ve altyapı çalışmaları tamamlandı. Üstyapının imalatları da gelirken, önümüzdeki günlerde montaj işlemlerinin başlayacağı belirtildi. Kapalı pazaryerinin çatısı ise güneş enerjisi santraline uygun olarak yapılacak ve bu sayede elektrik üretimi gerçekleştirilecek.


Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Davraz Kapalı Pazaryeri inşaatında incelemelerde bulunarak yüklenici firma yetkililerinden çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Proje Müdürü Esra Süslü, Davraz Kapalı Pazaryeri’nin inşaat çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Bugüne kadar şantiyede beton kalıp ve hafriyat işlemlerini, yüzde 85 oranında da betonarme imalatlarını tamamlandıklarını belirten Süslü, çelik imalatının da yüzde 90 seviyesinde tamamlandığını ve boya işlemlerine başladıklarını söyledi. Süslü, “Tüm uzay kafes sistemi sahaya indi. Sandviç panellerimizi sipariş ettik, onlar da 2 ay içerisinde sahaya inmiş olacak. Süreç montaj aşaması devam ederken burada sandviç panellerle tamamlanarak inecek. Güneş enerjisi sistemiyle bir panel montajımız var. Altyapı imalatlarını gerçekleştireceğiz, güneş enerjisine hazır vaziyette teslim etmiş olacağız” diye konuştu.


Başkan Başdeğirmen, Davraz Kapalı Pazaryeri’nin geçen sene yoğun kar yağışında çöktüğünü hatırlattı. Alanın yenilenmesiyle alakalı çalışma başlattıklarını, hukuki süreçlerin ardından projenin uygulanması için ihaleye çıktıklarını, ihaleyi alan firmanın aldığı günden itibaren aralıksız çalıştığını söyledi. Zemine baktıklarını ve zeminin dolgu olduğunu belirterek, “Zeminin dolgu olması dolayısıyla projeyi daha farklı bir hale getirdik. Bu alana 148 adet fore kazık çaktık. Birbirine bağlı güçlü temeller atarak olası bir depreme karşı dayanıklılık oluşturduk. Uzay çatı sistemlerini müteahhit getirdi, demirlerini biz vermiştik. Biz hiçbir parçayı ziyan etmiyoruz. Ne çıkarsa çıksın başka bir birimde kullanabileceğimizi düşünerek değerlendiriyoruz. Buradan çıkan çelikleri güçlendirdik ve burada kullanıyoruz. Ayrıca buradan çıkan kaplamalar, elektrik armatürleri ve yeni otogarın çatısından söktüğümüz malzemelerin hepsini mutlaka bir yerlerde kullanıyoruz. Çöken alandan çıkan malzemelerin bir kısmını burada kullanacağız. Bir kısmını Mehmet Tönge Kapalı Pazaryeri’nde kullanmıştık. Binbirevler Kapalı Pazaryeri’ni de hem buradan hem de otogardan aldığımız malzemelerle yapıyoruz. Önümüzdeki ilk proje ise Akkent Mahallesi Kapalı Pazaryeri. Orayı da buradan aldığımız malzemelerle yapacağız. Ayrıca Fen İşleri Müdürlüğümüzde kapattığımız alanımız ve kamyon garajı için de bu malzemeleri kullanıyoruz. 6 ayrı projede buradan çıkan malzemeleri değerlendiriyoruz. Buranın aslında ihale süreci Kasım sonuydu, müteahhit Ağustos sonu teslim edeceğini söylüyor. Bunu en azından 15 gün daha öne almak istiyoruz. Her bir hafta öne almamız demek buradaki esnafımızın ve pazar esnafımızın faydasına olacağı inancındayız. Alışveriş yapacak vatandaşlarımız ve çevredeki vatandaşlarımız bir an önce burada alışveriş yapmak istiyorlar. Buradaki işin aciliyeti bu anlamda önemli. Bir an önce bitirip hizmete açmak istiyoruz. Müteahhidin dediği Ağustos sonunu 15 Ağustos’a çekebilirsek bir an önce hizmete açmış oluruz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.