POLİTİKA - 14 Ekim 2023 Cumartesi 18:53

Başkan Başdeğirmen: “Bölgeyi ilmek ilmek dokuduk”

A
A
A
Başkan Başdeğirmen: “Bölgeyi ilmek ilmek dokuduk”

Isparta Belediyesi, uzun yıllar bakımsız kalmış ve yok olmaya yüz tutmuş doğa harikası, Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı’nı yeniden düzenleyerek vatandaşların hizmetine sundu. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bölgenin ilmek ilmek dokunduğunu söyleyerek, “Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanımız gecesi ve gündüzüyle bambaşka oldu” dedi.


Isparta’nın doğal güzellikleri arasında yer alan Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesi, yıllardır unutulmuş bir cevherdi. Doğa harikası, sessizliğin ve doğanın sırlarını içinde barındıran yıllardır adeta saklı kalmış bu mekan, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in göreve gelmesiyle tekrardan ele alınarak, yeniden hayat buldu.


50 bin metrekarelik alanda yapılan düzenlemelerle derenin üzerine köprüler, yan tarafında yaya yolları, çocuklar için mini lunapark, yetişkinler için çay bahçesi oluşturuldu. Şehrin özgün ve değerli bir simgesi olan Isparta halısı Köşe Göbek desenini belediyenin ürettiği 5 farklı renk ve 49 bin 599 adet begonit taşlarla 10 metre genişlik ve 50 metre uzunlukta işleyerek kültürel miras tanıtılıyor ve yaşatılıyor. Dere boyunca yapılan güzel yolculukla ulaşılan Andık Deresinde ise şelaleler, oturma alanları, piknik alanları ve gezi kısımları bulunuyor.


Yürüyüş yolları, gece aydınlatmaları ve renkli ışıklarla bu alan geceleri de ziyaret edebilecek, doğal güzellikler yaşanabilecek.


Bölgede bir tane şelale bulunurken belediye tarafından yapılan çalışmalarla yan tarafta tepeden, 70 metre yükseklikten su dökülen başka bir şelale daha oluşturuldu ve alana farklı bir görsellik katıldı. Şelalelerin ön kısmında yer alan havuzlar ise fıskiyeler ve değişik aydınlatma sistemleriyle donatıldı.


Yine şelalenin üst kısmındaki Zambaklı olarak geçen bölgede de düzenleme yapılırken bu alan da vatandaşların kullanımına açılıyor. Şelalenin üst bölümüne ulaşılması amacıyla 50 metrelik bir merdiven oluşturuldu.


Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı görkemli bir açılışla hizmete sunuldu. Açılışa Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, AK Parti Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun, AK Parti İl Başkanı Serkan Keskin, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Furkan Cem Er, önceki dönem AK Parti Milletvekili ve YSK Temsilcisi Recep Özel, MHP İl Başkanı Önder Topçu, İl Jandarma Komutanı Albay İlker Şimşek, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.


Süleyman Demirel Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğunun gösterisiyle başlayan açılış programında konuşan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesinin gündüzüyle ve gecesiyle farklı anlar yaşattığını belirterek, bölgede uzun süren hummalı çalışmalar yapıldığını dile getirdi. Bölgenin ilmek ilmek dokunduğunu kaydeden Başkan Başdeğirmen, Isparta kamuoyunun Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesinin eski halini bildiğini ifade ederek, “Daha önceleri burası atıl bir durumdaydı. Çocukluğumuzda buraya gelir zaman geçirirdik ancak sonrasında aileler buraya gelemez oldu. Zamanımızda buralar piknik alanıydı fakat daha sonraları o özelliğini kaybetti. Özelliğini kaybeden yerlerden bir tanesi de Kirazlıdere’ydi. Kirazlıdere ile başladık, üst yoldan buraya kadar geldik. Burayı da vatandaşlarımızın hizmetine açtık” dedi.


Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı bölgesinin yeniden düzenlenmesinde kullanılan tüm malzemelerin belediyeye ait olduğunu kaydeden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Üzerine bastığımız taşların hepsini belediyemizin fabrikasında ürettik. Ahşapları da biz ürettik. Alanın doğasıyla hiç oynamadık. Doğanın özelliği olan taş ve ahşabı burada kullandık. Gece gündüz demeden burada çalışan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Onların büyük emeği var. Başkan yardımcılarımız, meclis üyelerimiz ve mesai arkadaşlarımızdan Allah razı olsun” şeklinde konuştu.


Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bölgede 49 bin 599 adet taştan Isparta’nın simgesi Köşe Göbek Halısı deseni oluşturduklarını, ahşap tünelden Bezirgan Yolu yaptıklarını, bölgedeki ağaçlara hiç dokunulmadığı gibi yeni ağaçlar ve bitkilerin dikildiğini söyledi. Başkan Başdeğirmen, “70 metreden düşen buraya yakışan şelale yaptık. Ağaçlara 3 bin adet aydınlatma yaptık. Havuz içerisine müziğe göre hareket edebilen fıskiyeler konuldu. Bölgeye kafe restoran inşa ediyoruz. 31 Aralık 2023 tarihinde restoranı açmayı hedefliyoruz. İçerisinde bin kişinin aynı anda yemek yiyebileceği bir restoran yapıyoruz” ifadelerinde bulundu.


Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek de Andık Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının açılışına katılmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. Isparta’nın çok özel bir şehir olduğuna değinen Vali Yardımcısı Özgödek, “Özel şehir olduğunuzu Isparta’da yaşayanlar olarak fark edemeyebilirsiniz ama benim gibi 36 senedir Türkiye’nin birçok yerinde görev yapmış, belki tüm ülkeyi tanıyan birisi olarak şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki Isparta bambaşka bir il. Isparta huzurlu, barışçıl, insanıyla, tabiatıyla, hizmetleriyle mükemmel bir il. Geleceğin Şehri Isparta deniyor ama bence bugünün şehri Isparta gelecekte acaba daha nice güzelliklere sahne olacak inşallah” dedi.


Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının açılmasının çok güzel bir hizmet olduğunu vurgulayan Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, bölgenin hayırlı olması temennisinde bulundu.


Konuşmaların ardından yeni yüzüyle Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesi aydınlatmaları etap etap açılarak, vatandaşlara görsel şölen yaşattı. Görsel şölen havai fişek gösterileriyle devam etti. Vatandaşlar, kendileri için hizmete sunulan Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanda gezerek, keyifli vakit geçirdiler. Protokol üyeleri de şelale bölgesine çıkarak, mesirelik alanı kuşbakışı izlediler.


Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının çok güzel bir hale geldiğini ifade eden vatandaşlar, “Buraların daha önceki halini biliyorduk. Ailecek gelemiyorduk. Belediye Başkanımız sayesinde çok güzel bir görünüme kavuştu. Başkanımız şehrimiz için ne gerekiyorsa yapıyor. Allah razı olsun, hizmetleri için teşekkür ederiz" dediler.



Başkan Başdeğirmen: “Bölgeyi ilmek ilmek dokuduk”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye Türkiye, Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya kazanarak şampiyon oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcular 5 madalya kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın dördüncü ve son gününde taekwondoda 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular son günde, 1 altın, ve 4 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. Milli taekwondocu Elif Sude Akgül kadınlar 49 kiloda Avrupa şampiyonu olmayı başardı. +73 kiloda Nafia Kuş Aydın da bronz madalya kazandı. Para taekwondoculardan erkekler +80 kiloda Adem Arda Özkul ve Osman Ertürk ile kadınlar +65 kiloda Fatma Nur Yoldaş da bronz madalya elde etti. Türkiye, Avrupa’nın zirvesinde Türkiye dört gün süren şampiyonayı, 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplamda 22 madalyaya ile tamamladı. Taekwondoda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya eden Türkiye genel sıralamada Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Türkiye, 27. kez düzenlenen Avrupa şampiyonalarında toplamda 9. kez takım halinde şampiyon oldu. Türkiye kadın takım olarak da kürsünün en üst basamağında yer aldı. Türkiye, 1976 yılından bu yana yapılan Avrupa şampiyonalarında toplamda 66 altın madalyaya ulaşarak 64 madalyada kalan İspanya’yı geride bıraktı ve bu alanda da ilk sıraya yerleşti. Para taekwondocular ise şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere 14 madalya ile tamamladı. 2022 ve 2024’te takım halinde şampiyon olan Türkiye, bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıktı. Para taekwondocular hem kadın hem erkek takım olarak da şampiyonluğu elde etti. Millilerin kazandığı madalyalar şöyle: Altın: Elif Sude Akgül (Taekwondo 49kg), Merve Dinçel Kavurat (Taekwondo 53kg), Berkay Erer (Taekwondo 68kg), Mahmut Bozteke (Para Taekwondo 63kg), Yusuf Yünaçtı (Para Taekwondo 70kg),Gamze Özcan (Para Taekwondo 57kg) Gümüş: Emine Gögebakan (Taekwondo 46kg), Sude Yaren Uzunçavdar (Taekwondo 73kg), Nurcihan Ekinci Gül (Para Taekwondo 47kg), Meryem Betül Çavdar (Para Taekwondo 52kg) Bronz: Hatice Kübra İlgün (Taekwondo 57kg), Nafia Kuş Aydın (Taekwondo +73kg), Enes Kaplan (Taekwondo 58kg), Büşra Emire (Para Taekwondo 47kg), Tuana Çelik (Para Taekwondo (57kg), Zehra Orhan (Para Taekwondo 65kg), Fatma Nur Yoldaş (Para Taekwondo +65kg), Ali Can Özcan (Para Taekwondo (58kg), Hamza Tarhan (Para Taekwondo (58kg), Emre Bulgur (Para Taekwondo 80kg), Adem Arda Özkul (Para Taekwondo +80kg), Osman Ertürk (Para Taekwondo +80kg)
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.